ÖZET: Kamu İhale Kurulu, bir ihale sürecinde başvuru sahibinin hak arama özgürlüğünün ihlal edildiğine ve idarenin bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmediğine karar vermiştir. İlgili mahkeme, kesinleşen ihale kararının başvuru sahibine bildirilmesi sırasında hangi kanun yollarına başvurulacağı ve sürelerin belirtilmediği gerekçesiyle, başvurunun süre yönünden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Bu durum, kamu kurumlarının işlemlerinde doğru bilgilendirme yapma yükümlülüğünü vurgulamaktadır.

Kamu İhale Kurulu, bu tespitler doğrultusunda başvurunun süre aşımından reddedilemeyeceğine ve işin esasının incelenmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu karar, kamu ihalelerinde şeffaflık ve adaletin sağlanması açısından önemli bir adım olarak değerlendirilmektedir. İdarenin mahkeme kararlarına uyması gerektiği ve bu kararların geciktirilmeden uygulanması gerektiği de vurgulanmıştır. Bu bağlamda, Kamu İhale Kurulu’nun önceki kararının iptal edilmesiyle birlikte, ihale sürecinin yeniden değerlendirilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır.

Karar no 2017/MK-504
Karar tarihi 27.12.2017
Toplantı No 2017/068
Gündem No 24
Gündem Konusu 2012/143020 İhale Kayıt Numaralı “100 Adet Körüklü Otobüs Satın Alınması” İhalesi

ESHOT Genel Müdürlüğü Mal Alım İhaleleri Şube Müdürlüğü tarafından yapılan 2012/143020 İhale Kayıt Numaralı “100 Adet Körüklü Otobüs Satın Alınması” ihalesine ilişkin olarak Mercedes Benz Türk A.Ş. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 10.07.2013 tarih ve 2013/UM.IV-2889 sayılı karar ile süre yönünden “Başvurunun reddine” karar verilmiştir.

Davacı Mercedes Benz Türk A.Ş. tarafından anılan kararın iptali istemiyle açılan davada Ankara 13. İdare Mahkemesinin 09.05.2014 tarih ve E:2013/1526, K:2014/879 sayılı kararı ile davanın reddine kararı verilmesi üzerine, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu sonucunda, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 26.10.2017 tarih ve E:2014/3184, K:2017/2698 sayılı kararında; “…Bu durumda, kamu kurum kuruluşlarının işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğunu kurala bağlayan Anayasa’nın 40. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye rağmen, ihaleyi yapan idarenin kesinleşen ihale kararının davacıya bildirilmesine ilişkin işlemde davacının hangi kanun yolları ve mercilere başvurabileceği ve sürelerinin belirtilmediği, idarenin doğru bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve hak arama özgürlüğünün ihlal edilmiş olması karşısında, bakılan davada süre aşımından söz edilemeyecek olup, Kamu İhale Kurulu’nca işin esasının incelenmesi gerekirken başvurunun süre yönünden reddine ilişkin dava konusu kararda hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle; temyiz isteminin kabulü ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca Ankara 13. İdare Mahkemesinin 09.05.2014 tarih ve E:2013/1526, K:2014/879 sayılı kararının bozulmasına, dava konusu işlemin iptaline,” karar verilmiştir.

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle;

1-Kamu İhale Kurulu’nun 10.07.2013 tarihli ve 2013/UM.IV-2889 sayılı kararının iptaline,

2-Anılan mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, esasın incelenmesine geçilmesine,


Oybirliği ile karar verildi.