|
ÖZET: Kamu İhale Kurulu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun, şirketlerin ana sözleşmelerinde belirtilen iştigal konuları dışında da faaliyet göstermelerine izin verdiğini belirterek, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 4. maddesindeki “istekli olabilecek” tanımının, ihale sürecine katılma iradesini ortaya koyanların başvuru yollarını kullanma haklarını sınırlamadığını tespit etmiştir. Bu çerçevede, ihaleye katılacak isteklilerin belirlenmesinde, ihale dokümanında belirtilen yeterlik koşullarının dışında, faaliyet alanıyla sınırlama getirilemeyeceği vurgulanmıştır.
Kurul, davacının ihale konusu alanda faaliyet göstermediği gerekçesiyle teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasının hukuka uygun olmadığını ifade etmiş ve bu durumun, 4734 sayılı Kanun’un 4. maddesi gereği istekli olma şartını ihlal ettiğini belirtmiştir. Sonuç olarak, davanın reddine dair mahkeme kararının bozulmasına ve ihale sürecinin yeniden değerlendirilmesine karar verilmiştir. Bu karar, Kamu İhale Kurulu’nun, ticaret şirketlerinin faaliyet alanları üzerindeki kısıtlamaları kaldıran yaklaşımını ortaya koymaktadır. |
| Karar no | 2017/MK-30 |
|---|---|
| Karar tarihi | 26.01.2017 |
| Toplantı No | 2017/006 |
| Gündem No | 98 |
| Gündem Konusu | 2015/64048 İhale Kayıt Numaralı “Atlar İçin Yem” İhalesi |
Kara Harp Okulu Komutanlığı tarafından 30.06.2015 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan 2015/64048 ihale kayıt numaralı “Atlar İçin Yem” ihalesine ilişkin olarak, Özerbey Tarım Gıda Petrol İnşaat Taah. Orman Ürn. Oto. Nak. Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusu üzerine, 22.07.2015 tarihli ve 2015/UM.III-2035 sayılı Kurul kararı ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince, düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.
22.07.2015 tarihli ve 2015/UM.III-2035 sayılı Kurul kararının iptali istemiyle Ak-Ba Pırlanta Kuyumculuk İnş. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından açılan davada Ankara 3. İdare Mahkemesinin 09.10.2015 tarih ve E:2015/2183, K:2015/1393 sayılı kararı ile “Davanın reddine” karar verilmiştir.
Söz konusu İdare Mahkemesinin kararına karşı davacı Ak-Ba Pırlanta Kuyumculuk İnş. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine verilen Danıştay 13. Dairesinin 07.10.2016 tarihli ve E:2016/220, K:2016/3167 sayılı kararında “…İdare Mahkemesi’nce; tüzel kişi tacir olan ticaret şirketlerinin ana sözleşmelerinde yer almayan faaliyet konularında da bütün haklardan yararlanıp borçları üstlenebilmelerinin önünde Türk Ticaret Kanunu açısından herhangi bir engel bulunmadığı, şirketlerin hak ehliyetlerinin konuları ile sınırlı olmasını ifade eden “ultra vires” ilkesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile kaldırıldığı, bu düzenleme neticesinde ticaret şirketlerinin ana sözleşmelerinde yer alan faaliyet konuları dışında da bütün haklardan yararlanıp, borçları üstlenebilecekleri, ancak söz konusu düzenleme ilgili şirketlerin 6102 sayılı Kanun kapsamındaki ehliyetlerine ilişkin olduğu, … ihale işlerinde 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na göre özel kanun niteliği taşıdığı, 4734 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca da istekli olabilecek sıfatını kazanmak için ihale konusu alanda faaliyet gösterilmesi gerektiği, kıymetli taşlar ve madenler sektöründe faaliyet gösteren davacı şirketin faaliyet konuları arasında yem alım-satımı ticareti işi bulunmadığı, bu durumda ihale konusu alanda faaliyet göstermeyen davacı şirketin teklifinin değerlendirme dışı bırakılarak bu aşamadan sonraki işlemlerin mevzuata uygun olarak yeniden gerçekleştirilmesine yönelik Kamu İhale Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacı tarafından temyiz edilmiştir…
6102 sayılı Kanunla ultra vires (yetki aşımı) ilkesi kaldırılmış, 6762 sayılı (mülga) Türk Ticaret Kanunu döneminde kurulan ve şirket ana sözleşmesinde şirketin sadece ana sözleşmede yazılı olan konularla sınırlı şekilde faaliyette bulunabileceğine ilişkin hükümlerin yazılmamış sayılacağı ifade edilerek, şirketlerin ana sözleşmede yazılı olan iştigal konuları dışında da faaliyette bulunabilmesine imkân tanınmıştır.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 4. maddesine 20.11.2008 tarihli 5812 sayılı Kanun’un 2. maddesiyle eklenen “istekli olabilecek” tanımıyla ilgili olarak 23. Dönem, 253 sıra sayılı “Kamu İhale Kanunu ile Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ve Avrupa Birliği Uyum ile Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonları Raporlarının “Madde Gerekçeleri” bölümünde “ihale dokümanını satın alarak ihale sürecine katılma istek ve iradesini ortaya koyanların da ihalelere yönelik başvuru yollarını kullanma hakları bulunmakla birlikte, bu hususun açıklığa kavuşturulmasını temin için, 4734 sayılı Kanun’un 54, 55 ve 56. maddelerinde yapılan değişikliğe paralel olarak, Kanun’un 4. maddesine “İstekli olabilecek” tanımı eklenmekte olduğu” ifade edilmiştir. Bu çerçevede, “İstekli olabilecek” tanımının; ihale ilanı ve dokümanına yönelik olmadığı, şikayet ve itirazen şikayet müesseselerine başvurabilecek kişilere yönelik sınırlama amacıyla getirilmiş olduğu, ihalede istekli olma konusunda herhangi bir sınırlama getirmediği açıktır. Nitekim, anılan Kanun’un 4. maddesinde isteklinin “Mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalesine teklif veren tedarikçi, hizmet sunucusu veya yapım müteahhidini” ifade edeceği belirtilmiştir.
4734 sayılı Kanun’un 10. maddesinde, ihaleye katılacak isteklilerden, ekonomik ve mali yeterlik ile mesleki ve teknik yeterliklerinin belirlenmesine ilişkin olarak kanunda tahdidi olarak belirtilen bilgi ve belgelerin istenebileceği ve ihale konusu işin niteliğine göre bu bilgi veya belgelerden hangilerinin yeterlik değerlendirmesinde kullanılacağının, ihale dokümanında ve ihale veya ön yeterliğe ilişkin ilân veya davet belgelerinde belirtileceği kurala bağlanmıştır. Buna göre, idareler belirli işlerin ihalelerinde ihale dokümanında belirtilmek kaydıyla bu yeterlik koşullarından bazılarını isteyebileceklerdir.
Dava konusu olayda, ihale konusu malın niteliğine göre, idarece, ihale dokümanında ihaleye katılıma yönelik isteklilerden ticaret odası kaydının talep edildiği, taahhüt edilen ihale konusu veya benzer işlere ilişkin olarak iş deneyim belgesi istenmediği anlaşılmaktadır. Öte yandan, 6102 sayılı Kanuna göre, şirketlerin ana sözleşmede yazılı olan iştigal konuları dışında da faaliyette bulunmasına engel bulunmamaktadır. Bu itibarla, ihaleye teklif verebileceklerin belirlenmesinde, 4734 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yer alan ve ihale dokümanında belirtilecek yeterlik koşulları dışında, 4734 sayılı Kanun’un 4. maddesine 5812 sayılı, Kanun’un 2. maddesiyle eklenen ve madde gerekçesinde de belirtildiği üzere, başvuru yollarını tüketebilecek kişilerin sınırlanmasına yönelik olarak vazedilen “istekli olabilecek” tanımından hareketle, isteklilerin ihaleye teklif vermelerinin faaliyet alanıyla sınırlandırılması mümkün bulunmamaktadır.
Bu durumda, istekli olabilecek sıfatını ve bunu takiben de ihaleye teklif verilerek istekli sıfatını haiz olunabilmesi için 4734 sayılı Kanun’un 4. maddesinde ihale konusu alanda faaliyet gösterilmesi şartının getirildiğinden bahisle, davacının ihale konusu alanda faaliyet göstermediği ve ihalede istekli olamayacağı gerekçesiyle teklifinin değerlendirme dışı bırakılmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki Mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; temyiz isteminin kabulü ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesi uyarınca Ankara 3. İdare Mahkemesi’nin 09.10.2015 tarih ve E:2015/2183, K:2015/1393 sayılı kararının bozulmasına, dava konusu işlemin iptaline, dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine” karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’üncü maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle;
1- 22.07.2015 tarihli ve 2015/UM.III-2035 sayılı Kurul kararının iptaline,
2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince, itirazen şikâyet başvurusunun reddine,
Oybirliği ile karar verildi.
|
||||||||||||||||||