ÖZET: Kamu İhale Kurulu, ihale süreçlerinde gizlilik ilkesinin uygulanmasının gerekliliğini vurgulayarak, isteklilerin diğer isteklilerin teklifleri ve ihale dosyasına sunulan belgeler hakkında yeterli bilgiye sahip olamayacaklarını belirtmiştir. Bu durum, itirazen şikayet başvurularında ileri sürülen iddiaların somutluğu açısından geniş bir yorum gerektirmektedir. Aksi takdirde, kişilerin hak arama hürriyetinin kısıtlanacağı ifade edilmiştir.

İnceleme sonucunda, başvuruda belirtilen maliyet hesaplamaları ve belgelerin uygunluğuna dair ciddi iddiaların bulunduğu tespit edilmiştir. Özellikle, ayni yol bedeli, yemek bedeli, bakım giderleri ve diğer maliyet unsurlarının belgelerle tevsik edilip edilmediği gibi hususların incelenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu bağlamda, başvurunun davalı idare tarafından incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Böylece, ihale süreçlerinde şeffaflık ve adaletin sağlanması adına önemli bir adım atılmıştır.

Karar no 2014/MK-250
Karar tarihi 14.05.2014
Toplantı No 2014/033
Gündem No 68
Gündem Konusu Kamu İhale Kurulu’nun 11.12.2013 tarihli ve 2013/UH.IV-4739 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge İdare Mahkemesince verilen 25/03/2014 tarihli ve E:2014/1500 sayılı “yürütmenin durdurulmasına” kararına ilişkin Kurul kararı alınması.

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı tarafından 02.10.2013 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan “Genel Temizlik Hizmeti” ihalesine ilişkin olarak Arcan Sosyal Hizm. Tem. İnş. Eğt. Tic. Ltd. Şti.nin 02.12.2013 tarih ve 37390 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan itirazen şikâyet başvurusu üzerine, Kamu İhale Kurulu’nun 11/12/2013 tarihli ve 2013/UH.IV-4739 sayılı kararında “…İhalede en avantajlı birinci ve ikinci teklif sahibi isteklilerce sunulan aşırı düşük teklif açıklamalarının mevzuata uygun olup olmadığının Kurumumuzca incelenmesi talep edilmektedir. Yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca başvuru sahibinin iddialarını somut delillere dayandırması gerektiği, aksi durumda başvurunun delil unsurunda eksiklik olacağı, bu noktadan hareketle başvuru dilekçesinin yukarıda yazılı mevzuat düzenlemelerine uygun olmadığı, başvuru sahibinin iddialarını somut delillere dayandırmadığı anlaşılmıştır.

Bu kapsamda, başvuru dilekçesinde başvurunun konusu, sebepleri ve dayandığı delillerin belirtilmediği, söz konusu eksikliğin, İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik’in 16’ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında son başvuru tarihi olan 02.12.2013 günü mesai bitimine kadar başvuru sahibi tarafından giderilebilmesi için www.ihale.gov.tr adresinde 02.12.2013 tarihinde ilan edildiği, tespit edilen eksikliğin İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Yönetmelik’in 16’ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca on günlük itirazen şikâyet süresi içerisinde giderilmediği anlaşılmıştır.

Ayrıca, başvuru sahibinin 04.12.2013 tarihinde Kurum kayıtlarına alınan eksiklik tamamlama dilekçesi ile Kuruma başvurduğu ancak söz konusu eksiklik tamamlama dilekçesinde de iddialarını somut delillere dayandırmadığı” gerekçesiyle“Başvurunun reddine” karar verilmiştir.

Davacı Arcan Sosyal Hizm. Tem. İnş. Eğt. Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan kararın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge İdare Mahkemesi’nin 25/03/2014 tarih ve E:2014/1500 sayılı kararında “…Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin ışığında, gizlilik ilkesinin uygulanmasının zorunlu olduğu ihale süreçlerinde isteklilerin, diğer isteklilerin teklifi ve ihale dosyasına sunulan bilgi ve belgeleri hakkında detaylı bilgiye sahip olmaları mümkün olmadığından, itirazen şikayet başvurularında ileri sürülen bu yöndeki iddiaların somutluğu açısından konunun geniş yorumlanması gerekmektedir. Aksi bir kabul kişilerin hak arama hürriyetini kullanmasını zorlaştıracaktır.

Dosyanın ve şikayet dilekçesinin incelenmesinden, ayni yol bedeline ilişkin olarak belirtilen izahatların, bu maliyete ilişkin sunulan tevsik edici bilgi ve belgelerin, toplam birim maliyetin vergi beyanname dönemindeki veriler dikkate alınarak tanzim edilip edilmediğinin, yakıt tüketimine ilişkin belgelerin, belirtilen mesafelerin şartnamedeki kriterlere uygun olup olmadığının, bakım giderlerine ilişkin açıklamaların proforma faturalarla tevsik edilip edilmediğinin, amortisman bedellerine ilişkin hesaplamaların, Motorlu Taşıtlar Vergisine ilişkin belgelerin onay ve teyidinin bulunup bulunmadığı gibi hususların yanısıra, ayni yemek bedeline ilişkin olarak da, asgari işçilik maliyeti kapsamında ayni yemek bedeli üzerinden %3 oranındaki sözleşme giderleri ile genel giderlerin hesaplanıp hesaplanmadığı, yemeklerin maliyet hesabının usulüne uygun belgelendirilip belgelendirilmediği ve teknik şartnamede belirtilen kalori kriterlerine uygun bulunup bulunmadığı, yemek menülerinin hizmetin ifa günlerine göre dağılımının yapılıp yapılmadığı, taşıma giderlerinin, açıklama kapsamında sunulan belgelerin kontrolünün, birim fiyatlarla faturada yer alan birim fiyatların uyumlu olup olmadığı, yemeklerin tevzi edileceği işletmenin yemek üretimi kapsamında gerekli izinlerinin bulunup bulunmadığı hususların incelenmesi gerektiğinin ileri sürüldüğü, bu iddiaların yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre somut ve ciddi nitelikte iddialar olduğu görüldüğünden, anılan iddiaların yer aldığı başvurunun davalı idarece incelenerek bir karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.

Bu durumda, davacı şirketin ihalede en avantajlı birinci ve ikinci teklif sahibi isteklilerce sunulan aşırı düşük teklif açıklamalarının mevzuata uygun olup olmadığının değerlendirilmesi istemiyle yaptığı itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle davacı itirazının kabulüne; yürütmenin durdurulması talebinin reddine yönelik olarak Ankara 13. İdare Mahkemesince verilen 27/02/2014 gün ve E:2014/30 sayılı kararın kaldırılmasına; hukuka aykırı olduğu ve uygulanması halinde davacının telafisi güç zararına yol açacağı açık bulunan dava konusu işlemin, dava sonuna kadar ve teminat aranmaksızın yürütmesinin durdurulmasına”karar verilmiştir.

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle;

1) Kamu İhale Kurulu’nun 11.12.2013 tarihli ve 2013/UH.IV-4739 sayılı kararının iptaline,

2) Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, esasın incelenmesine geçilmesine,

Oybirliği ile karar verildi.

Mahmut GÜRSES

Başkan

Kazım ÖZKAN

II. Başkan

Ali Kemal AKKOÇ

Kurul Üyesi

Erkan DEMİRTAŞ

Kurul Üyesi

Ahmet ÖZBAKIR

Kurul Üyesi

Mehmet Zeki ADLI

Kurul Üyesi

Hasan KOCAGÖZ

Kurul Üyesi

Hamdi GÜLEÇ

Kurul Üyesi

Mehmet AKSOY

Kurul Üyesi