onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, icra mahkemesinde alacaklının, ihale sonucunda satın aldığı taşınmazın tescili için icra müdürlüğüne yaptığı başvurunun, devam eden bir ihalenin feshi davası gerekçesiyle durdurulmasına ilişkin karara itirazı üzerine ortaya çıkmıştır. İlk derece mahkemesi, icra müdürlüğünün kararının yasal dayanağının olmadığını belirterek, taşınmazın tescilinin yapılmasına hükmetmiştir. Ancak, davalılar istinaf yoluna gitmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi, icra müdürlüğünün tedbiren tescil işlemlerini durdurma kararının yerinde olduğunu değerlendirerek, ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur. Mahkeme, taşınmazın alıcı adına tescilinin, ihalenin kesinleşmesi ve ihale bedelinin ödenmesi şartına bağlı olduğunu vurgulamıştır. İİK’nın ilgili maddeleri uyarınca, ihalenin feshi davasının devam ettiği bir durumda, icra müdürlüğünün tescil işlemlerini durdurmasının yasal bir zorunluluk olduğunu belirtmiştir.

Sonuç olarak, davalıların temyiz itirazları kabul edilerek, ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına ve icra müdürlüğünün kararının onanmasına karar verilmiştir. Bu durum, icra hukuku açısından ihale sürecinin kesinleşmesi gerekliliğini ve taşınmaz mülkiyetinin tescilinin şartlarını net bir şekilde ortaya koymaktadır.

12. Hukuk Dairesi         2023/6853 E.  ,  2024/4603 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
    DAVACI/ALACAKLI : …
    DAVALILAR/ HACİZ ALACAKLILARI : …, Yapı Ve Kredi Bankası Anonim Şirketi

    Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davalılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
    Şikayetçi alacaklının, icra mahkemesine başvurusunda, icra müdürlüğüne müracaat ederek takip dosyasından yapılan ihale sonucunda alacağa mahsuben satın aldığı taşınmazın adına tescili için gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettiğini, icra müdürlüğünce; açılmış olan ihalenin feshi davasının devam ettiği, alıcı adına tescil halinde dönülmesi imkansız hak kaybına neden olunabileceği gerekçesi ile tedbiren taşınmazın tescili işlemlerinin şimdilik durdurulmasına karar verildiğini, bu kararın yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek icra müdürlüğü kararının kaldırılmasını ve taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep ettiği, ilk derece mahkmesince; yasal süreden sonra açılan ihalenin feshi davası nedeniyle icra memurunca tescil işlemlerinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesinin yasal dayanağı olmadığı gerekçesi ile şikayetin kabulüne, icra memurunun 14.04.2022 tarihli kararında yer alan “ileride telafisi mümkün olmayacak zararların doğmasını engellemek amacıyla tedbiren taşınmazın tescili işlemlerinin şimdilik durdurulmasına” bölümünün kaldırılmasına, taşınmazın tescil işlemlerinin yapılmasına karar verildiği, davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verildiği görülmektedir.
    4721 sayılı TMK’nın 705. maddesi; “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır” hükmünü amirdir.
    İİK’nın 134/son maddesi uyarınca ise; ihalenin feshi için öngörülen şikayet süresinin geçmesinden ya da ihalenin feshi istenmiş ise, bu konudaki şikayeti neticelendiren kararın kesinleşmesinden sonra, ihalesi yapılan taşınmazın alıcı adına tescili için tapu idaresine yazı yazılır.
    İİK’nın 135/1. maddesi ” Taşınmaz alıcıya ihale edilip bedeli alındıktan sonra alıcı namına tescil edilmesi için (134) üncü maddede yazılı müddete riayet edilerek tapuya müzekkere yazılır. “ hükmü yer almaktadır.

    Yukarıda anılan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde; ihale sonrası mülkiyetin ihale alıcısına geçmesi için, ihalenin kesinleşmiş olması ve ihale bedelinin ödenmiş olması gerekir. İİK’nın 134/son ve 135/1. maddeleri uyarınca, ihalenin kesinleşmesi üzerine icra müdürü, taşınmazın alıcı adına tescili için tapuya yazı yazar. İcra müdürlüğünün yasanın amir hükmüne aykırı davranışı bir hakkın yerine getirilmemesi olup, İİK’nın 16. maddesi uyarınca süresiz şikayete tabidir.
    Somut uyuşmazlıkta; şikayete konu 129 ada, 20 parselde kayıtlı 1 nolu taşınmazın 01/02/2022 tarihinde, en çok pey süren dava dışı üçüncü kişye ihalesinin yapıldığı ve ihale alıcısının yasal süresi içinde ihale bedelini yatırmaması üzerine İİK’nın 133. maddesi gereğince ihale kararı kaldırılarak kendisinden sonra en yüksek teklif veren şikayetçi alacaklıya muhtıra gönderildiği, şikayetçi alacaklının taşınmazı almayı kabul ettiği ve şikayetçiye ihale edildiği, davalı haciz alacaklıları tarafından ihaleye fesat karıştırıldığı iddiasına dayalı olarak süresinde açılan ihalenin feshi davasında Foça İcra Hukuk Mahkemesinin 14/10/2022 tarihli, 2022/15 E. – 2022/47 K. sayılı kararı ile, ihalede peyler arasında açık orantısızlık bulunduğu ve ihaleye katılanların pey sürmesine imkan tanınmadığı, pey süren şirketlerin sicil kayıtlarından şirket yetkilileri arasında akrabalık ilişkişi bulunduğu, ihaleye fesat karıştırıldığı gerekçesiyle ihalenin feshine karar verildiği, fesih kararının Dairemizin 30.04.2024 tarih, 2024/2211 E. – 2024/4110 K. sayılı ilamı ile de onandığı, bu durumda, şikayetçinin taşınmazın adına tescilini talep ettiği tarihte süresinde açılmış ihalenin feshi davası olduğundan ve kesinleşmiş bir ihale bulunmadığından icra müdürlüğünün taşınmazın tescil işleminin tedbiren durdurulması yönündeki kararının yerinde olduğu görülmektedir.
    O halde ilk derece mahkemesince, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ :
    Davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 02/06/2023 tarih ve 2022/2026 E. – 2023/1498 K. sayılı istinaf talebinin esastan reddine ilişkin kararının KALDIRILMASINA,
    Manisa 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 09/05/2022 tarih ve 2022/349 E. – 2022/354 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.05.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.