ÖZET: Başvuran, Etimesgut Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne kayıtlı bir mükellef hakkında 1905 sayılı Kanun çerçevesinde vergi ihbarında bulunmuş ve bu ihbar sonucunda kendisine ödenmesi gereken ikramiyenin hatalı hesaplandığını iddia etmiştir. İtirazı, idare tarafından reddedilmiş olup, başvuran, ikramiyenin yeniden hesaplanmasını ve vergi ziyalarının dahil edilmesini talep etmiştir.

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın verdiği bilgilere göre, ihbar ikramiyesi ödemeleri, vergi ve ceza tahsilatlarının tamamlanmasına bağlıdır. 1905 sayılı Kanun’un 6. maddesi, ikramiyenin ödenmesi için verginin kesinleşmesini ve tahsil edilmesini şart koşmaktadır. Başvuranın talebi, bu mevzuat çerçevesinde değerlendirildiğinde, ikramiyenin yalnızca vergi tahakkuk ettikten sonra ödenebileceği sonucuna varılmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın talepleri, mevzuata uygun olarak reddedilmiş ve idarenin hesaplamalarının doğru olduğu tespit edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin kararına ilişkin hukuka ve hakkaniyete aykırılık olmadığını belirtmiştir. Başvuranın, kararın tebliğinden itibaren yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/7099-S.10832

BAŞVURU NO : 2019/3450

KARAR TARİHİ : 09/08/2019

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ETİMESGUT VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ

BAŞVURUNUN KONUSU : Vergi ihbarı hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 13/02/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, …Vergi Dairesi Müdürlüğüne kayıtlı… hakkında 1905 sayılı Kanun hükümlerine göre ihbar başvurusunda bulunduğunu, idare tarafından kendisine ihbar ikramiyesi ödenmesine karar verildiğini, ödenmesine karar verilen ihbar ikramiyesinin idare tarafından eksik ve yanlış hesaplandığını, bu konu hakkında idareye 14/01/2019 tarihinde itiraz başvurusunda bulunduğunu, itirazının idare tarafından 25/01/2019 tarihinde ret edildiğini iddia edip adına düzenlenen ihbar ikramiyesine vergi ziyalarının dahil edilerek yeniden hesaplanmasını, ödemenin bu hesaplama üzerinden yapılmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Gelir İdaresi

Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden özetle;

2.1. … … isimli şahsa ait başvuru hakkında, … hakkında yapılan işlemlerle ilgili olarak bilgi ve belge verilmesinin talep edildiği,

2.2. …Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün… vergi numaralı mükellefi… hakkında Vergi Müfettişi tarafından yapılan inceleme sonucu, muhbire ihbar ikramiyesi ödenmesinin uygun görüldüğü,

2.3. 04/10/2017 tarihli Görüş ve Öneri Raporu (İhbar İkramiyesi Raporu) düzenlendiği,

2.4. Söz konusu raporun Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının 16/10/2017 tarihli yazısı ekinde

Başkanlığa gönderildiği,

2.5. Söz konusu rapora göre muhbire ihbar ikramiyesi ödeme işlemleri için, 26/12/2017 tarihli yazı ile Ankara Vergi Dairesi Başkanlığından “İhbar Sonucu Tespiti ve İkramiye Hesap

Çizelgelerinin” (fonlar, geçici vergi ve bunlara bağlı cezalar ile usulsüzlük, özel usulsüzlük, gecikme faizi, gecikme zammı dahil edilmeden) ikramiye hesaplamasında % 10 (yüzde on) oran uygulanmak suretiyle düzenlenerek Başkanlığa gönderilmesinin talep edildiği,

2.6. Anılan Başkanlığın 14/12/2018 tarihli yazı eki ile “İhbar Sonucu Tespiti ve İkramiye Hesap

Çizelgeleri’nin” gönderildiği,

2.7. Gerekli idari işlemler yapılarak kat’i olarak tahakkuk eden vergi miktarı üzerinden hesaplanan 4.110,00 TL ihbar ikramiyesi ödeneğinin 11/03/2019 tarihli yazı ile muhbire ödenmek üzere Ankara Vergi Dairesi Başkanlığına gönderildiği,

2.8. Mükellef adına tarh edilen vergi ile kesilen ceza miktarlarının tahsil edilmesi halinde gerekli işlemlerin Başkanlık tarafından yapılacağı,

2.9. 1905 sayılı Kanuna göre kati olarak tahakkuk eden vergi cezaları üzerinden tahsilatın tamamlanması halinde ihbar ikramiyesi ödemesi yapılacağı,

2.10. İhbar ikramiyesi ödemesiyle ilgili usul ve esasların 1905 sayılı Menkul ve Gayrimenkul

Emval İle Bunların İntifa Hakları ve Daimi Vergilerin Mektumatı Muhbirlerine Verilecek

İkramiye Hakkında Kanun ile düzenlendiği,

2.11. Adı geçen Kanunun 6’ncı maddesinde; “Bina, arazi ve arsalardan tahrir harici kalanlar ile kazanç, hayvanlar, veraset ve intikal, muamele, dahili istihlak ve damga gibi daimi vergilerden yanlış beyanname vermek veya çift defter tutmak veya sair suretlerle ketmedilmiş olanları haber verenlere tahakkuk edecek vergi ve misil cezaları mecmuu üzerinden aşağıdaki nispetler dahilinde ikramiye verilir… Bu nispetlere göre hesap olunacak ikramiyenin üçte biri verginin kati surette tahakkukunda ve üçte ikisi verginin tahsili akabinde verilir.” şeklinde düzenlemeye yer verildiği,

2.12. 1905 sayılı Kanunda ihbar ikramiyesi hesaplanması sürecinde vergi ve cezalardan bahsedilmesine rağmen, ödenmesi sürecinde sadece verginin tahakkukundan bahsedildiği,

2.13. Bu hususun dikkate alınması gerektiği,

2.14. Cezaların vergiler gibi tahakkuk eden ve takibi vergiler gibi kati olmayan unsurlardan olduğu,

2.15. Kanunda da ödeme ile ilgili olarak cezanın tahakkukundan bahsedilmediği,

2.16. 1905 sayılı Kanunun 6 ncı maddesine göre, hesaplanan ihbar ikramiyesinin 1/3’ünün verginin kat’i surette tahakkukunda, 2/3’ünün verginin tahsilatının tamamlanması halinde ödeneceği,

2.17. Dolayısıyla, ikramiyenin kati tahakkuk eden vergiye isabet eden kısmının üçte birinin verginin kati tahakkuku sırasında ve üçte ikisinin verginin tahsilinden sonra, cezaya isabet eden kısmının ise cezanın kati tahakkukundan ve tahsilinden sonra tek aşamalı olarak ödenmesi gerektiği,

2.18. Diğer bir deyişle, vergi henüz tahsil edilmemiş olsa dahi kati surette tahakkuk safhasında vergiye isabet eden ikramiyenin bir kısmının ödenmesinin mümkün olduğu,

2.19. Ceza kati surette tahakkuk etse dahi ikramiye ödenmesi için cezanın tahsil edilmesinin beklenmesi gerektiği,

2.20. Zira cezanın ölüm ve af kanunları gibi nedenlerle tamamen veya kısmen kalkması gerekebileceği,

2.21. Şu halde kalkması muhtemel olan ve dolayısıyla tahsil imkânı mutlak olmayan ceza miktarı üzerinden ikramiye ödenmesinin düşünülemeyeceği,

2.22. Ayrıca, 1905 sayılı Kanunun amacının devlet alacağının kaybolmaması ve bu yolla, vergisini ödemeyen mükellefleri ihbar ederek kaçırılan meblağların devlet hazinesine girmesini sağlayan kişilerin ödüllendirilmesi olduğu,

2.23. 1905 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinde belirtilen kati tahakkuktan amacın, verginin tahsilini engelleyebilecek yasal bir yolun kalmaması hali olduğu,

2.24. Bunun da tüm yargı yollarının (itiraz, temyiz, kararın düzeltilmesi, yargılamanın yenilenmesi) tüketilmesi halinde söz konusu olduğu,

2.25. Tahakkuk eden ceza üzerinden ikramiye ödenmesinin, devletin tahsil etmediği veya edemeyeceği meblağlardan ikramiye ödenmiş olması sonucunu doğurabileceği,

2.26. Söz konusu Kanunun amacının bu olmadığının açık olduğu,

2.27. Başkanlıkça, söz konusu kanunun uygulanmaya başladığı tarihten bu yana vergi aslına bağlı cezalara ilişkin ihbar ikramiyesi hesaplanırken, cezaların tahakkukunda ihbar ikramiyesi ödenmediği,

2.28. Tahsilatın tamamlanması halinde tamamı üzerinden ihbar ikramiyesi ödendiği,

2.29. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere kesilen ceza miktarlarının, tahsil edilmediği sürece ihbar ikramiyesi hesaplamasına konu teşkil etmediği,

2.30. Netice itibariyle, 1905 sayılı Kanun hükümlerine göre ihbar ikramiyesi ile ilgili idari işlemlerin Başkanlıkça ivedilikle yerine getirilmekte olduğu,

2.31. … hakkında tarh edilen vergi ile kesilen ceza miktarlarının tahsil edilmesi halinde gerekli işlemlerin Başkanlık tarafından yapılacağı belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,

3.1. “Vergi Ödevi” başlıklı 73 üncü maddesinde;

“Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.

Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır. Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi

Cumhurbaşkanına verilebilir.”,

3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

5. 1905 sayılı Menkul ve Gayrimenkul Emval İle Bunların İntifa Hakları ve Daimi

Vergilerin Mektumatı Muhbirlerine Verilecek İkramiye Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde;

“Bina, arazi ve arsalardan tahrir harici kalanlar ile kazanç, hayvanlar, veraset ve intikal, muamele, dahili istihlak ve damga gibi daimi vergilerden yanlış beyanname vermek veya çift defter tutmak veya sair suretlerle ketmedilmiş olanları haber verenlere tahakkuk edecek vergi

ve misil cezaları mecmuu üzerinden aşağıdaki nispetler dahilinde ikramiye verilir:

500 liraya kadar yüzde 15

5 000 liraya kadar, 500 liradan yukarı olan kısım için yüzde 30

15 000 liraya kadar, 5 000 liradan yukarı olan kısım için yüzde 20

15 000 liradan yukarı olan kısım için yüzde 10

Bu nispetlere göre hesap olunacak ikramiyenin üçte biri verginin kati surette tahakkukunda ve üçte ikisi verginin tahsili akabinde verilir.

Muhbirleri mevcut olupta tahakkuk muamelesi henüz intaç edilmemiş olan bu kabil mektumların muhbirlerine dahi işbu maddenin hükümlerine göre ikramiye verilir…”,

6. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun,

6.1.“Maksat” başlıklı 134 üncü maddesinde;

“Vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamaktır.”,

6.2.“İncelemede uyulacak esaslar” başlıklı 140 ıncı maddesinde;

“Vergi incelemesi yapanlar, yaptıkları inceleme sırasında aşağıdaki esaslara uymaya

mecburdurlar:

1. İncelemeye tabi olana, bunun mevzuunu işe başlamadan evvel açık olarak izah ederler;

2. Vergi incelemesine başlanıldığı hususunu bir tutanağa bağlayarak bir örneğini nezdinde vergi incelemesi yapılana verirler.

Ayrıca, tutanağın bir örneğini bağlı olduğu birime, diğer örneğini de ilgili vergi dairesine gönderirler…”,

7. Maliye Bakanlığının 20/01/2000 tarih ve 2000/1 Sıra Nolu Vergi İhbarları İç

Genelgesinde;

“… Vergi daireleri veya Defterdarlıklara gönderilen ihbar ve şikayetlerle ilgili olarak yapılacak vergi inceleme taleplerine, mükelleflerin durumuna ilişkin bilgilerle, yoklama tutanakları veya varsa diğer tespitler eklenecek, mahallinde yapılması gereken işlemler tamamlanmaksızın bu dilekçeler inceleme talebiyle ilgili birimlere intikal ettirilmeyecektir.”,

8. Gelir İdaresi Başkanlığının 23/02/2012 tarih ve 2012/1 Sıra Nolu Vergi Denetimi ve

Koordinasyonu İç Genelgesi;

“… Vergi Dairesi Başkanlıklarına gelen vergi incelemesi talepli ihbar ve şikâyetler ile

Başkanlığın bağlı birimlerinden gelen inceleme talepleriyle ilgili olarak verimliliğin artırılması ve ilgili birimin tespiti amacıyla Vergi Dairesi Başkanlıklarında ‘İhbar ve İnceleme

Taleplerini Değerlendirme Komisyonu’ oluşturulması uygun görülmüştür…

Komisyon; Vergi Dairesi Başkanlığına doğrudan yapılan, diğer vergi dairesi

Başkanlıkları/Defterdarlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarından gelen, vergi incelemesi talebi içerikli ihbar ve şikâyetleri değerlendirmeye tabi tutarak… form esas almak suretiyle görüş bildirir ve bahse konu evrakları Vergi Dairesi Başkanının onayına sunar.

Onaylanan formlar Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından ilgili birime gönderilir.” hükümlerini amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu

Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

10. Başvuranın dilekçe ve ekleri incelendiğinde, özet olarak başvuran, …Vergi Dairesi

Müdürlüğüne kayıtlı … hakkında 1905 sayılı Kanun hükümlerine göre ihbar başvurusunda bulunduğunu, idare tarafından kendisine ihbar ikramiyesi ödenmesine karar verildiğini, ödenmesine karar verilen ihbar ikramiyesinin idare tarafından eksik ve yanlış hesaplandığını, bu konu hakkında idareye 14/01/2019 tarihinde itiraz başvurusunda bulunduğunu, itirazının idare tarafından 25/01/2019 tarihinde ret edildiğini iddia edip adına düzenlenen ihbar ikramiyesine vergi ziyalarının dahil edilerek yeniden hesaplanmasını ve ödemenin bu hesaplama üzerinden yapılmasını talep ettiği tespit edilmiştir.

11. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Kurumumuza verdiği cevap ve ekleri tetkik edildiğinde, … … isimli şahsa ait başvuru hakkında, … hakkında yapılan işlemlerle ilgili olarak bilgi ve belge verilmesinin talep edildiği, … Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün … vergi numaralı mükellefi

… hakkında Vergi Müfettişi tarafından yapılan inceleme sonucu, muhbire ihbar ikramiyesi ödenmesinin uygun görüldüğü, 04/10/2017 tarihli Görüş ve Öneri Raporu (İhbar İkramiyesi

Raporu) düzenlendiği, söz konusu raporun Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının 16.10.2017 tarihli yazısı ekinde Başkanlığa gönderildiği, söz konusu rapora göre muhbire ihbar ikramiyesi ödeme işlemleri için, 26.12.2017 tarihli yazı ile Ankara Vergi Dairesi Başkanlığından “İhbar

Sonucu Tespiti ve İkramiye Hesap Çizelgeleri’nin” (fonlar, geçici vergi ve bunlara bağlı cezalar ile usulsüzlük, özel usulsüzlük, gecikme faizi, gecikme zammı dahil edilmeden)

ikramiye hesaplamasında % 10 (yüzde on) oran uygulanmak suretiyle düzenlenerek Başkanlığa gönderilmesinin talep edildiği, anılan Başkanlığın 14.12.2018 tarihli yazı eki ile “İhbar

Sonucu Tespiti ve İkramiye Hesap Çizelgeleri’nin” gönderildiği, gerekli idari işlemler yapılarak kat’i olarak tahakkuk eden vergi miktarı üzerinden hesaplanan 4.110,00 TL ihbar ikramiyesi ödeneğinin 11.03.2019 tarihli yazı ile muhbire ödenmek üzere Ankara Vergi Dairesi

Başkanlığına gönderildiği, mükellef adına tarh edilen vergi ile kesilen ceza miktarlarının tahsil edilmesi halinde gerekli işlemlerin Başkanlık tarafından yapılacağı, 1905 sayılı Kanuna göre kati olarak tahakkuk eden vergi cezaları üzerinden tahsilatın tamamlanması halinde ihbar ikramiyesi ödemesi yapılacağı, ihbar ikramiyesi ödemesiyle ilgili usul ve esasların 1905 sayılı

Menkul ve Gayrimenkul Emval İle Bunların İntifa Hakları ve Daimi Vergilerin Mektumatı

Muhbirlerine Verilecek İkramiye Hakkında Kanun ile düzenlendiği, adı geçen Kanunun 6’ncı maddesinde; “Bina, arazi ve arsalardan tahrir harici kalanlar ile kazanç, hayvanlar, veraset ve intikal, muamele, dahili istihlak ve damga gibi daimi vergilerden yanlış beyanname vermek veya çift defter tutmak veya sair suretlerle ketmedilmiş olanları haber verenlere tahakkuk edecek vergi ve misil cezaları mecmuu üzerinden aşağıdaki nispetler dahilinde ikramiye verilir… Bu nispetlere göre hesap olunacak ikramiyenin üçte biri verginin kati surette tahakkukunda ve üçte ikisi verginin tahsili akabinde verilir.” şeklinde düzenlemeye yer verildiği, 1905 sayılı Kanunda ihbar ikramiyesi hesaplanması sürecinde vergi ve cezalardan bahsedilmesine rağmen, ödenmesi sürecinde sadece verginin tahakkukundan bahsedildiği, bu hususun dikkate alınması gerektiği, cezaların vergiler gibi tahakkuk eden ve takibi vergiler gibi kati olmayan unsurlardan olduğu, kanunda da ödeme ile ilgili olarak cezanın tahakkukundan bahsedilmediği, 1905 sayılı Kanunun 6 ncı maddesine göre, hesaplanan ihbar ikramiyesinin 1/3’ünün verginin kat’i surette tahakkukunda, 2/3’ünün verginin tahsilatının tamamlanması halinde ödeneceği, dolayısıyla, ikramiyenin kati tahakkuk eden vergiye isabet eden kısmının üçte birinin verginin kati tahakkuku sırasında ve üçte ikisinin verginin tahsilinden sonra, cezaya isabet eden kısmının ise cezanın kati tahakkukundan ve tahsilinden sonra tek aşamalı olarak ödenmesi gerektiği, diğer bir deyişle, vergi henüz tahsil edilmemiş olsa dahi kati surette tahakkuk safhasında vergiye isabet eden ikramiyenin bir kısmının ödenmesinin mümkün olduğu, ceza kati surette tahakkuk etse dahi ikramiye ödenmesi için cezanın tahsil edilmesinin beklenmesi gerektiği, zira cezanın ölüm ve af kanunları gibi nedenlerle tamamen veya kısmen kalkması gerekebileceği, kalkması muhtemel olan ve dolayısıyla tahsil imkânı mutlak olmayan ceza miktarı üzerinden ikramiye ödenmesinin düşünülmeyeceği, ayrıca, 1905 sayılı Kanunun amacının devlet alacağının kaybolmaması ve bu yolla, vergisini ödemeyen mükellefleri ihbar ederek kaçırılan meblağların devlet hazinesine girmesini sağlayan kişilerin ödüllendirilmesi olduğu, 1905 sayılı Kanunun 6’ncı maddesinde belirtilen kati tahakkuktan amacın, verginin tahsilini engelleyebilecek yasal bir yolun kalmaması hali olduğu, bunun da tüm yargı yollarının (itiraz, temyiz, kararın düzeltilmesi, yargılamanın yenilenmesi) tüketilmesi halinde söz konusu olduğu, tahakkuk eden ceza üzerinden ikramiye ödenmesinin, devletin tahsil etmediği veya edemeyeceği meblağlardan ikramiye ödenmiş olması sonucunu doğurabileceği, söz konusu

Kanunun amacının bu olmadığının açık olduğu, Başkanlıkça, söz konusu kanunun uygulanmaya başladığı tarihten bu yana vergi aslına bağlı cezalara ilişkin ihbar ikramiyesi hesaplanırken, cezaların tahakkukunda ihbar ikramiyesi ödenmediği, tahsilatın tamamlanması halinde tamamı üzerinden ihbar ikramiyesi ödendiği, bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere kesilen ceza miktarlarının, tahsil edilmediği sürece ihbar ikramiyesi hesaplamasına konu teşkil etmediği, netice itibariyle, 1905 sayılı Kanun hükümlerine göre ihbar ikramiyesi ile ilgili idari işlemlerin Başkanlıkça ivedilikle yerine getirilmekte olduğu, …hakkında tarh edilen vergi ile kesilen ceza miktarlarının tahsil edilmesi halinde gerekli işlemlerin Başkanlık tarafından yapılacağı şeklinde belirtilmiştir.

12. Anayasada, herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, mali gücüne göre, vergi ödemekle yükümlü olacağı, vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacı olduğu, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulacağı, değiştirileceği, kaldırılacağı, vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebileceği hüküm altına alınmıştır.

13. 1905 sayılı Kanun, mevcut vergi kayıp ve kaçağının vergi idaresine haber verilmesi ve sonucunda kesinleşecek vergi ve cezalara uygulanacak belirli nispetlerde ikramiye verilmesini öngörmekte olup; Kanun ile vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi amaçlanmaktadır. 1905 sayılı

Kanun hükümleri uyarınca ihbar ikramiyesi ödenebilmesi için idarenin bilgisi dışında kalan bir verginin ihbar edilmesi, bunun muhbir tarafından sunulan somut delillere dayanması ve yapılan vergi incelemesiyle bu durumun ortaya çıkarılması gerekmektedir.

14. 1905 sayılı Kanunun 6 ncı maddesine göre ihbar ikramiyesi ödenebilmesi için; ihbarcının ihbar ettiği konu hakkında vergi kayıp ve kaçağının vergi inceleme raporları ile tespit edilmesi ve buna göre tarh edilen vergi ve cezaların kat’i tahakkuk etmesi ve matrah farkı ile ihbar arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığını belirten bir görüş raporunun düzenlenmesi ve bu görüş raporunda muhbire ihbar ikramiyesi ödeneceğinin belirtilmesi gerekmekte olup başvuruya konu olayda ihbar ikramiyesi ödenmesi uygun görülmüştür.

15. Başvuruya konu olayda, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığından “İhbar Sonucu Tespiti ve

İkramiye Hesap Çizelgelerinin” (fonlar, geçici vergi ve bunlara bağlı cezalar ile usulsüzlük, özel usulsüzlük, gecikme faizi, gecikme zammı dahil edilmeden) ikramiye hesaplamasında

% 10 (yüzde on) oran uygulanmak suretiyle düzenlenerek Başkanlığa gönderilmesi talep edilmiş olup gerekli idari işlemler yapılarak kat’i tahakkuk vergi miktarı üzerinden hesaplanan 4.110,00 TL ihbar ikramiyesi ödeneği Ankara Vergi Dairesi Başkanlığına gönderilmiştir.

16. 1905 sayılı Kanuna göre, kati tahakkuk eden vergi cezaları üzerinden tahsilatın tamamlanması halinde ihbar ikramiyesi ödemesi yapılacağı, hesaplanan ihbar ikramiyesinin 1/3’ünün verginin kat’i surette tahakkukunda, 2/3’ünün verginin tahsilatının tamamlanması halinde ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

17. Kesilen ceza miktarları tahsil edilmediği sürece ihbar ikramiyesi hesaplamasına konu teşkil etmediği, 1905 sayılı Kanun hükümlerine göre ihbar ikramiyesi ile ilgili idari işlemler

Başkanlıkça ivedilikle yerine getirilmekte olduğu, … hakkında tarh edilen vergi ile kesilen ceza miktarlarının tahsil edilmesi halinde gerekli işlemler Başkanlık tarafından yapılacağı idarenin cevabi yazısından tespit edilmiştir.

18. Bu kapsamda; söz konusu mevzuat hükümleri doğrultusunda, başvuranın “Tahsilata ve hesaplamaya” ilişkin taleplerinin idare tarafından “Hesaplamanın mevzuata göre yapıldığı, ihbar edilen verginin tahsiline kadar mevzuat gereği ödenemeyeceği” şeklinde ret işlemi tesis etmesinin mevzuata aykırı olmadığı tespit edilmiştir.

19. Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, konuyla ile ilgili tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın taleplerinin idare tarafından ret edilmesi işleminde, aksine ilişkin bir tespit yapılamaması durumları da dikkate alındığında, hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

20. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir.

Başvuranın, başvuru dilekçesine idare tarafından verilen cevapta, hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili idarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. Adı geçen idarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara Vergi Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,

Kararın BAŞVURANA ve GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞINA tebliğine,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi