ÖZET: Başvuru, 1905 sayılı Kanun kapsamında vergi ihbar ikramiyesi talebine ilişkindir. Şikayetçi, Vergi Denetim Kurulu tarafından kendisine iletilen yazıda, “Tahakkuk muamelelerinde vazifedar memur” olduğu gerekçesiyle ihbar ikramiyesine hak kazanamadığı belirtilmiştir. Ancak şikayetçi, muhasebe yetkilisi mutemedi olarak “Tahsilat muamelelerinde vazifedar” olduğunu savunmakta ve bu durumun ihbar ikramiyesi almasına engel teşkil etmediğini iddia etmektedir. İlgili idareler, yapılan incelemeler sonucunda şikayetçinin iddialarının geçersiz olduğunu ve herhangi bir vergi kaybı tespit edilmediğini ifade etmiştir.

Vergi Denetim Kurulu, şikayetçinin durumu üzerine yapılan incelemede, 1905 sayılı Kanun’un 6. maddesi gereği, tahakkuk muamelesinde görevli olanların ihbar ikramiyesi alamayacağını belirtmiştir. Şikayetçinin görev tanımının, ihbar ikramiyesi talep edebilmesi için gerekli şartları sağlamadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın verdiği bilgiler doğrultusunda, şikayetçinin görevleri ve yaptığı işlemler, ihbar ikramiyesi almasına engel teşkil eden durumlar arasında değerlendirilmiştir.

Sonuç olarak, şikayetçinin talebi, hukuka uygunluk açısından değerlendirilmiş ve reddedilmiştir. İlgili idarenin, kararın gerekçelerini yeterince açıklamadığı ve başvuru yollarını belirtmediği tespit edilmiştir. Bu durum, iyi yönetim ilkelerine aykırı bulunmuş ve idareye bu ilkelere uygun davranması önerilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 13951-13951 |sayi|36311982-101.07.05.99-E.36311982-101.07.05.99-E.

BAŞVURU NO : 2018/2326 2018/ 2326

KARAR TARİHİ : 07/08/2018 |tarih|

RET KARARI

BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :

BAŞVURUYA KONU İDARE : Vergi Denetim Kurulu (VDK)

BAŞVURUNUN KONUSU : 1905 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ihbar ikramiyesi ödenmesi talebi hakkındadır .

BAŞVURU TARİHİ : 24/02/2018 24.2.2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Şikâyetçi, “Vergi ihbarında bulunarak 1905 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ihbar ikramiyesi ödenmesi talebiyle ilgili İdareye başvurduğunu, bu kapsamda Vergi Denetim Kurulu Konya Küçük ve

Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığı tarafından kendisine gönderilen 22/ 02/ 2018 tarihli yazıda, ‘Tahakkuk muamelelerinde vazifedar memur olması nedeniyle vergi ihbar ikramiyesine hak kazanamadığı’ hususunun tarafına bildirildiğini, kendisinin muhasebe yetkilisi mutemedi olarak

‘Tahakkuk muamelelerinde vazifedar ’ değil ‘Tahsilat muamelelerinde vazifedar ’ bir memur olduğunu, ilgili kanun ve yönetmeliklerde bu ayırım ve gruplandırmaların yapılmış olduğunu, ‘Tahsilat memuru’ olmasına rağmen ‘Tahakkuk memuru’ gibi gösterilerek ihbar ikramiyesinden mahrum bırakıldığını, ayrıca Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müfettişliğince hazırlanan

Disiplin Soruşturması Raporunda kendisinin ‘Muhasebe yetkilisi’ olarak adlı kişinin ise ‘Tahakkuk memuru’ olarak ifadesine başvurulduğunu, VDK’nın kendisini ‘Tahakkuk memuru’ olarak gösterdiği bahsi geçen yazısı ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müfettişleri tarafından hazırlanan raporunun çeliştiğini” iddia ederek, tarafına vergi ihbar ikramiyesi ödenmesini talep etmektedir .

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

1 / 102. Vergi Denetim Kurulunun 18/ 05/ 2018 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;

2.1. İhbarcının iddia etmiş olduğu hususlarla ilgili olarak Grup Başkanlıkları İhbar ve İnceleme

Taleplerini Değerlendirme Komisyonu tarafından tanzim edilen 20/ 12/ 2017 tarih ve sayılı

İhbar Değerlendirme Karar Tutanağıyla, Konya İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü Döner

Sermaye İşletmesinin 2012 yılı KDV matrahlarının takdire sevk işleminin yapıldığı tespit edildiğinden, İhbar ve İnceleme Taleplerini Değerlendirme Komisyonlarının Oluşturulması İle

Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönerge’nin 10 uncu maddesinin 2 nci fıkrasının (ç) bendi uyarınca ihbar evrakı ve eklerinin sonuçlandırılmak üzere Konya Vergi Dairesi Başkanlığına gönderilmesine; ihbarcının Grup Başkanlığına vermiş olduğu 27/ 10/ 2015 tarihli ikramiye talepli ihbar dilekçesi ekindeki defter sayfalarındaki tarihlerin 2014 ve 2015 yıllarına ait olduğu tespit edildiğinden aynı Yönergenin 10 uncu maddesinin 2 nci fıkrasının (a) bendi ve sayılı İhbar

İnceleme Taleplerini Değerlendirme Genelgesinin 6 ncı maddesi uyarınca Konya İl Gıda, Tarım ve

Hayvancılık Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi hakkında öncelikle 2014 ve 2015 yıllarına ilişkin olarak katma değer vergisi ve ihbar ikramiyesi yönünden vergi incelemesi yapılmasına karar verildiği, 2.2. Şikayetçinin iddia ettiği hususlarla ilgili olarak, Konya Grup Başkanlığı İhbar ve İnceleme

Talepleri Değerlendirme Komisyonunun 20/ 12/ 2017 tarih ve sayılı kararıyla inceleme kararı alınarak konu hakkında gereken inceleme ve araştırma yapılmak üzere 26/ 12/ 2017 tarihli iş emriyle müfettiş görevlendirildiği, yapılan inceleme sonucunda düzenlenen Vergi Tekniği

Raporuyla ihbarcının iddia ettiği hususlarla ilgili herhangi bir vergi kaybının olmadığı hususunun ortaya konulduğu , söz konusu Vergi Tekniği Raporunun ilgili bölümünde; 1905 sayılı

Kanunun 6 ncı maddesinin, bilumum mal memurları ile tahrir ve tahmin heyetleri mensuplarına ve tahakkuk muamelesine vazifedar olanlara ikramiye verilemeyeceğine dair hükmüne istinaden aynı zamanda tahakkuka vazifedar memur olan şikayetçiye ihbar ikramiyesi verilmesinin mümkün olmadığı hususunun ortaya konulduğu, 2.3. Tarım ve Orman Bakanlığının (Mülga Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının) personel hareket onayları ve görevlendirme belgelerinden; söz konusu yerde idari mali işlerle ilgili gelir ve gider gerçekleştirme göreviyle görevlendirilen 2 personel olduğu, bunlardan adlı kişinin sürekli olarak kurum personelinin maaşları, özlük hakları vb. gider gerçekleştirme göreviyle alakalı işlerle vazifelendirildiği, şikayetçinin ise sürekli olarak “Döner sermaye tahsilatı” ve

“Gelir tahsilat makbuzu kesmekle” yani gelir gerçekleştirme görevi ile alakalı işlerde vazifelendirildiği hususlarının anlaşıldığı, gelir getirici idari mali işlerin hem “Gerçekleştirme görevi” hem de “Muhasebe yetkilisi mutemedi” olarak tahsilat yapma görevinin şikayetçiye verildiği, Döner Sermaye İşletmeleri gelirlerinin mahiyeti itibariyle tahakkuku tahsile bağlı gelirler olması nedeniyle işletme gelirlerinin tahsilatını yapan ve aynı zamanda tahakkukunu yapan kişinin şikayetçi olduğu, 2.4. Muhbirin 5018 sayılı Kanuna atıf yaparak tahakkuk memurunun harcama yetkilisi grubunda yer aldığı, mutemetlerin muhasebe yetkilisi grubunda yer aldığına dair iddiaların yerinde olmadığı, tahakkuk memurlarının “Gelir tahakkuk memuru” ve “Gider tahakkuk memuru” olarak ikiye

2 / 10ayrıldığı, çalıştığı kurumda gelir getirici faaliyetlerle ilgili “Muhasebe yetkilisi mutemedi” sıfatı ile

tek yetkili kişi olarak vazifelendirilen muhbirin yukarıda da açıklandığı üzere aynı zamanda görevi icabı “Gelir tahakkuk memuru” olduğu, adlı kişinin “Tahakkuk memuru” olmasına rağmen idari mali işlerle ilgili olarak yapılan görev paylaşımı mucibince tamamen giderle alakalı işlerde vazifelendirildiği, bu kişinin aynı zamanda gider tahakkuk memuru olduğu, 5018 sayılı

Kanunda bahsedilen aynı görevde birleşme yasağının “Harcama yetkilisi” ve “Muhasebe yetkilisi” ile ilgili olduğu ve bu ikisinin de şikayetçinin durumuyla ilgili olmadığı, 2.5. Tüm bu durumlar dikkate alındığında, şikâyetçiye, 1905 sayılı Kanuna göre ihbar ikramiyesi ödenmesi yapılmasının mümkün olmadığı, konuya ilişkin mevzuat hükümleriyle gereken açıklama ve değerlendirmelere yazıları ekinde yer alan ve incelemeyi yapan Vergi Müfettişi tarafından düzenlenen 13/ 02/ 2018 tarih ve ve sayılı Vergi Tekniği Raporlarında yer verildiği, söz konusu Raporlarda herhangi bir hukuki hata ya da tutarsızlık bulunmadığından İdarelerince muhbir hakkında tesis edilmiş olan işlemle ilgili herhangi bir değişiklik yapılmasının mümkün olmadığı hususları belirtilmiştir .

3. Tarım ve Orman Bakanlığının (Mülga Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının) 18/ 04/ 2018 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; 3.1. Şikayetçinin Bakanlıklarında Veteriner Sağlık Teknisyeni olarak görev yapmakta olduğu, 3.2. Şikâyette bahsi geçen Bakanlık Müfettişlerince hazırlanan 24/ 04/ 2017 tarihli ve sayılı Disiplin Soruşturma Raporu’nda şikayetçinin ifadesine “Muhasebe yetkilisi mutemedi” olarak başvurulduğu, 3.3. Şikayetçin ilgili dönemlerde çalışmış olduğu birime ait personel hareket onaylarının ve görevlendirme belgelerinin yazıları ekinde yer aldığı hususlarına yer verilmiştir .

4. Beyşehir Kaymakamlığı İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğünün 25/ 04/ 2018 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; 4.1. Şikayetçi ’ın İl Müdürlüklerinin 26/ 12/ 2014 tarih ve sayılı Olur ’larıyla 2015 yılı için “Muhasebe yetkilisi mutemedi” olarak görevlendirildiği, 4.2. Adı geçen kişinin, Valilik Makamının Olur ’larına istinaden 23/ 11/ 2015 tarihinden itibaren 2 ay süreyle ve yine 01/ 02/ 2016 tarihinde tarihinden itibaren 2 ay süreyle geçici olarak Çeltik İlçe Gıda

Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü emrine görevlendirildiğini, 4.3. İlgilinin, Bakanlık Makamının 11/ 04/ 2016 tarih ve sayılı Olur ’ları ile Rize İl Gıda Tarım ve

Hayvancılık Müdürlüğü emrine atanmış olduğu, İlçe Müdürlüklerindeki görevinden 16/ 05/ 2016 tarihinde ayrıldığı açıklamalarında bulunulmuştur .

III. İLGİLİ MEVZUAT

5. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Vatandaşlar…kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve

3 / 10şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına

sahiptir .…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir .”, 6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde; “ Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir” , 7. 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunun “Dilekçe hakkı ” başlıklı 3 üncü maddesinde; “Türk vatandaşları kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, Türkiye Büyük Millet Meclisine ve yetkili makamlara yazı ile başvurma hakkına sahiptirler .”, 8. 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun, “Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir .…”, “ Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 nci maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler . …”, “Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12 nci maddesinde; “Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler . Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir .”, 9. 1905 sayılı Menkul ve Gayrimenkul Emval İle Bunların İntifa Hakları ve Daimi Vergilerin

Mektumatı Muhbirlerine Verilecek İkramiye Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde; “Bina, arazi ve arsalardan tahrir harici kalanlar ile kazanç, hayvanlar, veraset ve intikal, muamele, dahili istihlak ve damga gibi daimi vergilerden yanlış beyanname vermek veya çift defter tutmak veya sair suretlerle ketmedilmiş olanları haber verenlere tahakkuk edecek vergi ve misil cezaları mecmuu

üzerinden aşağıdaki nispetler dahilinde ikramiye verilir :

500 liraya kadar yüzde 15

5 000 liraya kadar, 500 liradan yukarı olan kısım için ” 30

15 000 liraya kadar, 5 000 liradan yukarı olan kısım için ” 20

15 000 liradan yukarı olan kısım için ” 10

Bu nispetlere göre hesap olunacak ikramiyenin üçte biri verginin kati surette tahakkukunda ve üçte ikisi verginin tahsili akabinde verilir . Muhbirleri mevcut olupta tahakkuk muamelesi henüz intaç edilmemiş olan bu kabil mektumların muhbirlerine dahi işbu maddenin hükümlerine göre ikramiye verilir . Bilümum malmemurları ile tahrir ve tahmin heyetleri mensuplarına ve tahakkuk muamelesinde vazifedar olanlara ikramiye verilmez . …”, 10. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun “Maksat” başlıklı 134 üncü maddesinde; “Vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamaktır . …”, “İncelemeye yetkililer” başlıklı 135 inci maddesinde; “Vergi incelemesi; Vergi

4 / 10Müfettişleri, Vergi Müfettiş Yardımcıları, ilin en büyük mal memuru veya vergi dairesi müdürleri

tarafından yapılır . …”, 11. 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunun “Harcama yetkisi ve yetkilisi” başlıklı 31 inci maddesinde; “Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir .”, “Malî hizmetler birimi” başlıklı 60 ıncı maddesinde; “Kamu idarelerinde aşağıda sayılan görevler, malî hizmetler birimi tarafından yürütülür : … e) İlgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek . … Harcama yetkilisi ile muhasebe yetkilisi görevi aynı kişide birleşemez . Malî hizmetler biriminde ön malî kontrol görevini yürütenler malî işlem sürecinde görev alamazlar . …”, “Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61 inci maddesinde; “Muhasebe hizmeti; gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir . Bu işlemleri yürütenler muhasebe yetkilisidir . … Muhasebe yetkilisi adına ve hesabına para ve parayla ifade edilebilen değerleri geçici olarak almaya, vermeye ve göndermeye yetkili olanlar muhasebe yetkilisi mutemedidir . Muhasebe yetkilisi mutemetleri doğrudan muhasebe yetkilisine karşı sorumludur . Muhasebe yetkilisi mutemetlerinin görevlendirilmeleri, yetkileri, denetimi, tutacakları defter ve belgeler ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar Maliye

Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir .”, 12. (Mülga) 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanununun 8 inci maddesinde; “Kavanin ve nizamatına tevfikan Devlet varidatını tahakkuk ettirip kabili tahsil hale getirenlere varidat tahakkuk memuru ve Devlet masarifini mevzuata tevfikan tahakkuk ettirenlere de masraf tahakkuk memuru denir .”, 13. 31/ 12/ 2005 tarihli ve 26040 sayılı ( 3. Mükerrer) Resmi Gazete’de yayımlanan Muhasebe

Yetkilisi Mutemetlerinin Görevlendirilmeleri, Yetkileri, Denetimi ve Çalışma Usul ve Esasları

Hakkında Yönetmeliğin, “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde; “Bu Yönetmeliğin uygulanmasında; Muhasebe yetkilisi : Muhasebe hizmetlerinin yürütülmesinden ve muhasebe biriminin yönetiminden sorumlu, usulüne göre atanmış sertifikalı yöneticiyi, Muhasebe yetkilisi mutemedi : Muhasebe yetkilisi adına ve hesabına para ve parayla ifade edilebilen değerleri geçici olarak almaya, muhafaza etmeye, vermeye, göndermeye yetkili ve bu işlemler ile ilgili olarak doğrudan muhasebe yetkilisine karşı sorumlu olan kamu görevlilerini ve yetkili memurları, …

Mutemetlik : Muhasebe biriminin bulunduğu yer dışında, muhasebe birimine bağlı olarak tahsilat mutemetliği, tahsilat şefliği ve benzeri isimler altında mutemetlik görevinin yapıldığı birimi,…”

“Muhasebe yetkilisi mutemetlerinin görevlendirilmeleri” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Veznedar, tahsildar, icra memuru gibi unvanlarla muhasebe yetkilisi adına ve hesabına para ve parayla ifade edilebilen değerleri geçici olarak almak, vermek ve göndermek üzere görevlendirilenler muhasebe yetkilisi mutemedidir . … Zorunluluk bulunması halinde yukarıda unvanları belirtilenler dışında, muhasebe yetkilisi adına para ve parayla ifade edilebilen değerleri almak, vermek, vezne ve ambarlarda muhafaza etmek üzere kamu idarelerinin görevli personeli arasından, ilgili muhasebe yetkilisinin de muvafakatı alınarak seçilen personel, harcama yetkilisi

5 / 10tarafından muhasebe yetkilisi mutemedi olarak görevlendirilebilir . Ayrıca, özlük hakları

ödemelerinin yapıldığı muhasebe biriminin bulunduğu yer dışında bulunan birimlerde görev yapan personelin, görev yapılan yerdeki aynı bütçeli diğer idarelere hizmet veren muhasebe yetkilisine bağlı mutemet olarak görevlendirilmesi de mümkündür . …” “Yetki ve sorumluluk” başlıklı 7 nci maddesinde; “Muhasebe yetkilisi mutemetleri, muhasebe yetkilisi adına ve hesabına para ve parayla ifade edilebilen değerleri geçici olarak almaya, vermeye ve göndermeye yetkili olup, bu işlemlerinden dolayı doğrudan bağlı oldukları muhasebe yetkilisine karşı sorumludurlar . …”, 14. 31/ 01/ 2015 tarihli ve 29253 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tarım ve Orman Bakanlığı (Mülga Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı) Döner Sermaye İşletmeleri Uygulama

Yönetmeliğinin, “Harcama yetkilisinin görevleri” başlıklı 15 inci maddesinde; “Harcama yetkilisinin görevleri şunlardır; a) Harcama talimatı vermek, b) Ödeme emri belgelerini imzalamak .”, “Gelir ve gider gerçekleştirme görevlileri” başlıklı 16 ncı maddesinde; “İşletmenin gelir ve giderleri; Merkez Döner Sermaye İşletmesinde Başkanlık Mali Hizmetler Daire Başkanı, taşra işletmelerinde, idari ve mali işlerden sorumlu müdür yardımcısı, müdür yardımcısı olmayan işletmelerde ise harcama yetkilisi tarafından görevlendirilecek personel tarafından yerine getirilir .”, “Gelir ve gider gerçekleştirme görevlilerinin görevleri” başlıklı 17 nci maddesinde; “… a)

Gelir gerçekleştirme görevlileri, işletmenin faaliyetleriyle ilgili satışı yapılan mal ve hizmet gelirleri ile diğer işletme gelirlerinin tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir duruma getirilmesi işlemlerini gerçekleştirmekle, b) Gider gerçekleştirme görevlileri, mal ve hizmet alımı ile yapım işlerine ilişkin belgeleri hazırlamak, ödeme emri belgesine bağlamak ve bu belgeler üzerinde ön malî kontrol işlemini yapmakla, yükümlüdürler .”, 15. Vergi Denetim Kurulunun 16/ 02/ 2015 tarihli İhbar ve İnceleme Taleplerini Değerlendirme

Komisyonlarının oluşturulması ile Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin Yönergesinin 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında; “Komisyonlar; Grup Başkanlıkları, Vergi Dairesi başkanlıkları veya

Defterdarlıklar ile diğer kurum ve kuruluşlardan intikal ettirilen inceleme taleplerini değerlendirmeye tabi tutar .” 10 uncu maddesinde; “… ( 2) Komisyon, vergi yükümlülüklerine ilişkin ihbar ve şikayetler ile inceleme taleplerini değerlendirmeye tabi tutarak aşağıdaki kararlardan uygun olanlarım alır : a) Vergi incelemesi yapılması … ç) Sürekli mükellefiyeti gerektirmeyenler, Başkanlıkça yayımlanan Vergi İnceleme ve Denetim İç Genelgeleri ve ilgili diğer mevzuata göre Vergi Dairesi Başkanlığı/Defterdarlık birimlerince sonuçlandırılması gerekenlerin ilgili Vergi Dairesi Başkanlığına/Defterdarlığa gönderilmesi …” düzenlemelerine yer verilmiştir .

IV. KAMU DENETÇİSİ HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

16. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; şikayetçinin, gerek

“Muhasebe yetkilisi mutemedi” olarak aynı zamanda gelir gerçekleştirme göreviyle (işletme gelirlerinin tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir duruma getirilmesi işlemleri ilgili işlerde)

vazifelendirilmesi gerekse de şikayetçinin ihbar ettiği hususlarla ilgili olarak yapılan vergi incelemesi sonucuna göre herhangi bir vergi tahakkuku yapılmadığı hususlarının anlaşılması karşısında; ilgili İdarenin, 1905 sayılı Kanun hükümleri uyarınca şikayetçiye ihbar ikramiyesi ödememesi işleminde hukuka aykırılık tespit edilememiştir . Bu nedenlerle, şikayetçinin

6 / 10talebinin Reddi gerektiği yönünde hazırlanan Ret Karar önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 17. Şikâyetçi, vergi ihbarında bulunarak 1905 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ihbar ikramiyesi ödenmesi talebiyle ilgili İdareye başvuruda bulunduğunu, bu kapsamda İdare tarafından kendisine gönderilen yazıda “Tahakkuk muamelelerinde vazifedar memur olması nedeniyle vergi ihbar ikramiyesine hak kazanamadığı” hususunun bildirildiğini, kendisinin muhasebe yetkilisi mutemedi olarak “Tahakkuk muamelelerinde vazifedar” değil “Tahsilat muamelelerinde vazifedar” bir memur olduğunu, “Tahsilat memuru” olmasına rağmen “Tahakkuk memuru” gibi gösterilerek ihbar ikramiyesinden mahrum bırakıldığını, ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı (Mülga Gıda Tarım ve

Hayvancılık Bakanlığı) Müfettişliğince hazırlanan Disiplin Soruşturması Raporunda kendisinin

“Muhasebe yetkilisi” olarak adlı kişinin ise “Tahakkuk memuru” olarak ifadesine başvurulduğunu, VDK’nın kendisini “Tahakkuk memuru” olarak gösterdiği bahsi geçen yazısı ile

Tarım ve Orman Bakanlığı (Mülga Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı) Müfettişleri tarafından hazırlanan raporunun çeliştiğini iddia ederek, tarafına vergi ihbar ikramiyesi ödenmesini talep etmektedir .

18. VDK tarafından konuyla ilgili olarak Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda; şikayetçinin ihbar ettiği hususlarla ilgili olarak inceleme ve araştırma yapılmak üzere müfettiş görevlendirildiği, yapılan inceleme sonucunda düzenlenen Vergi Tekniği Raporuyla ihbarcının iddia ettiği hususlarla ilgili herhangi bir vergi kaybının olmadığı hususunun ortaya konulduğu, söz konusu Vergi

Tekniği Raporunda 1905 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin bilumum mal memurları ile tahrir ve tahmin heyetleri mensuplarına ve tahakkuk muamelesine vazifedar olanlara ikramiye verilemeyeceğine dair hükmüne istinaden, muhasebe yetkilisi mutemedi olarak aynı zamanda tahakkuka vazifedar memur olan şikayetçiye ihbar ikramiyesi verilmesinin mümkün olmadığı hususlarına yer verilmiştir .

19. 1905 sayılı Kanun, vergi kayıp ve kaçağının vergi idaresine haber verilmesi halinde, bu haber sonucuna göre kesinleşecek vergi ve cezalara uygulanacak belirli nispetlerdeki ikramiyenin muhbire verilmesini öngörmekte olup; Kanun ile vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi amaçlanmaktadır . Söz konusu Kanunun 6 ncı maddesinde; bilumum mal memurları ile tahrir ve tahmin heyetleri mensuplarına ve tahakkuk muamelesinde vazifedar olanlara ikramiye verilmeyeceği düzenlemesine yer verilmiştir . Söz konusu madde hükmü uyarınca ihbar ikramiyesi talep eden kişilerin görevlerinin, ihbar ikramiyesi verilmeyecek kişilerin görevleri kapsamda olup olmadığı hususunun öncelikle değerlendirilmesi gerekmektedir .

20. Tarım ve Orman Bakanlığı (Mülga Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı) tarafından

Kurumumuza gönderilen bilgiler değerlendirildiğinde, şikayetçinin ilgili dönemde “Muhasebe yetkilisi mutemedi” olarak ; döner sermaye tahsilatı yapmak, gelir tahsilat makbuzu kesmek, ilgili yazışmaları yapmak, idarece verilen diğer görevleri yapmak vb. işlerde görevlendirildiği anlaşılmaktadır . 1905 sayılı Kanunda; kimlerin “ Tahakkuk muamelesinde vazifedar olan” kişiler

7 / 10kapsamında olduğuna ilişkin bir tanımlama veya açıklama yapılmamıştır . Bu nedenle,

şikayetçinin görev durumu ve yaptığı işlemlerin, ihbar ikramiyesi almasına engel teşkil edip etmediği hususunun, 1050 sayılı (Mülga) Muhasebei Umumiye Kanunu, 1905 sayılı Kanun,

5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve konuyla ilgili yönetmelik hükümleri

uyarınca birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir .

21. 09/ 06/ 1927 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 1050 sayılı (Mülga) Muhasebei Umumiye

Kanununun 8 inci maddesinde; tahakkuk memurları için, gelir ve gider tahakkuk memurluğu olarak ikili bir ayrım yapılmıştır . İhbar ikramiyesine ilişkin düzenlemenin mevcut olduğu yürürlükteki

1905 sayılı Kanun, 31/ 12/ 1931 tarihi Resmi Gazete’de yayımlanmış olup, 1905 sayılı Kanunun

yürürlüğü girdiği tarihte 1050 sayılı (Mülga) Kanun uyarınca tahakkuk memurları, gelir tahakkuk memuru ve gider tahakkuk memuru olarak görev yapmaktadır . 1050 sayılı Kanun yürürlükte olduğu zaman yürürlüğe giren 1905 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle tahakkuk memurluğuna atıfta bulunurken “gelir tahakkuk memuru” veya “gider tahakkuk memuru” ayrımına gidilmediği, söz konusu Kanunun 6 ncı maddesinde “tahakkuk muamelesinde vazifedar olanlara ikramiye verilmez” şeklindeki düzenlemeyle, her iki durumdaki memuru da kapsayan genel bir düzenleme yapıldığı sonucuna varılmıştır . Bu kapsamda, şikayetçinin görev durumunun, tahakkuk muamelesinde vazifedar olup olmadığı yönünden değerlendirilmesi gerekmektedir .

22. Şikayetçinin ilgili dönemde “Muhasebe yetkilisi mutemedi” olması nedeniyle, öncelikle muhasebe yetkilisi mutemetlerinin görevlerinin ve yaptığı işlemlerin açıklanması gerekmektedir .

Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisi mutemediyle ilgili düzenlemelere, 5018 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelikte yer verilmiştir . 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunun 61 inci maddesinde, muhasebe hizmeti; gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleri olduğu, bu işlemlerin muhasebe yetkilisince yürütüldüğü, muhasebe yetkilisi adına ve hesabına para ve parayla ifade edilebilen değerleri geçici olarak almaya, vermeye ve göndermeye yetkili olanların muhasebe yetkilisi mutemedi olduğunu ve muhasebe yetkilisi mutemedinin muhasebe yetkilisine karşı sorumlu olduğunu hükme bağlamıştır . Muhasebe Yetkilisi Mutemetlerinin

Görevlendirilmeleri, Yetkileri, Denetimi ve Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde de benzer düzenlemelere yer verilmiştir .

23. Şikayetçinin ilgili dönemde “Muhasebe yetkilisi mutemedi” olarak “döner sermaye tahsilatı yapma” ve “gelir tahsilat makbuzu kesme” görevlerinde bulunduğu anlaşıldığından, şikayetçinin döner sermaye işletmesi adına yaptığı işlemlere de değinilmesi gerekmektedir . Tarım ve

Orman Bakanlığı (Mülga Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı) Döner Sermaye İşletmeleri

Uygulama Yönetmeliğinin, 16 ncı maddesinde, işletmenin gelir ve giderleri; Merkez Döner

Sermaye İşletmesinde Başkanlık Mali Hizmetler Daire Başkanı, taşra işletmelerinde, idari ve mali işlerden sorumlu müdür yardımcısı, müdür yardımcısı olmayan işletmelerde ise harcama yetkilisi tarafından görevlendirilecek personel tarafından yerine getirileceği, 17 nci maddesinde ise; gelir gerçekleştirme görevlileri, işletmenin faaliyetleriyle ilgili satışı yapılan mal ve hizmet gelirleri ile diğer işletme gelirlerinin tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir duruma getirilmesi işlemlerini

8 / 10gerçekleştirmekle görevli olduğunu hükme bağlamıştır .

24. 22 ve 23 no.lu paragrafta yer alan mevzuat hükümleri doğrultusunda şikayetçinin ilgili dönemdeki görevi değerlendirildiğinde, şikayetçinin “Muhasebe yetkilisi mutemedi” olarak aynı zamanda gelir gerçekleştirme göreviyle (işletme gelirlerinin tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir duruma getirilmesiyle ilgili işlerde) vazifelendirildiği ve bu kapsamda , tahakkuk işlemlerinin gerçekleşmesinde görevlendirilen bir memur da olduğu sonucuna varılmıştır . Bu nedenle, şikâyetçinin, 1905 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinde ihbar ikramiyesi verilmeyecek kişiler arasında sayılan “ Tahakkuk muamelesinde vazifedar olan” kişi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır .

25. Şikayetçi, kendisinin “Tahsilat memuru” olmasına rağmen ilgili İdarenin kendisini “Tahakkuk memuru” gibi göstererek ihbar ikramiyesinden mahrum bırakıldığı iddia etmektedir . İlgili idare ise; şikayetçinin “Döner sermaye tahsilatı” ve “Gelir tahsilat makbuzu kesmekle” yani gelir gerçekleştirme göreviyle alakalı işlerde vazifelendirildiği, gelir getirici idari mali işlerin hem gerçekleştirme görevi hem de muhasebe yetkilisi mutemedi olarak tahsilat yapma görevinin şikayetçiye verildiği, Döner Sermaye İşletmelerinin gelirleri mahiyeti itibariyle tahakkuku tahsile bağlı gelirler olması nedeniyle işletme gelirlerinin tahsilatını yapan ve aynı zamanda tahakkukunu yapan kişinin şikayetçi olduğu açıklamasına yer verilmiştir . Bu izahattan, ilgili İdarenin şikayetçiyi sadece “Tahakkuk memuru” olarak dikkate almadığı, şikayetçinin “Muhasebe yetkilisi mutemedi” olarak aynı zamanda gelir gerçekleştirme göreviyle (işletme gelirlerinin tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir duruma getirilmesi işlemleri ilgili işlerde) vazifelendirildiği hususunu da dikkate alarak konuyla ilgili değerlendirme yaptığı anlaşılmaktadır .

26. Diğer taraftan, şikayetçi her ne kadar tahakkuk muamelesinde görevli olmadığı ve bu nedenle ihbar ikramiyesine hak kazandığı iddialarında bulunmakta ise de şikayetçinin tahakkuk muamelesinde görevli olmaması söz konusu ihbar ikramiyesini alabileceği anlamına da gelmemektedir . Zira 1905 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ihbar ikramiyesi ödenebilmesi için; idarenin bilgisi dışında kalan bir verginin ihbar edilmesi, bunun muhbir tarafından sunulan somut delillere dayanması ve yapılan vergi incelemesiyle bu durumun ortaya çıkarılması gerekmektedir .

27. Danıştay Üçüncü Dairesinin konuya ilişkin 13/ 06/ 2001 tarihli sayılı kararında; “… 1905 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi uyarınca vergi kayıp ve kaçağını haber verene ihbar ikramiyesi ödenebilmesi için ihbar edilen kişi hakkında yapılan inceleme sonucu vergi tahakkuk ettirilmiş olması şartı arandığından, davacının ihbar ettiği … adına yapılmış bir tahakkuk olup olmadığı hususu araştırılarak sonucuna göre Mahkemece yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir .” şeklinde hüküm kurulduğu tespit edilmiştir .

28. 1905 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi ve söz konusu Danıştay kararı uyarınca konu değerlendirildiğinde; şikayetçinin ihbar ikramiyesine hak kazanabilmesi için, ihbar ettiği hususlarla ilgili olarak yapılan vergi incelemesi sonucunda herhangi bir vergi tahakkuku yapılması gerekmektedir . Ancak 2.2 no.lu paragrafta da değinildiği üzere; ihbar konusuyla ilgili

9 / 10olarak görevlendirilen vergi müfettişi tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen Vergi

Tekniği Raporunda, ihbarcının iddia ettiği hususlarla ilgili herhangi bir vergi kaybının olmadığı hususunun ortaya konulduğu anlaşılmıştır . Dolayısıyla, şikayetçinin ihbar ettiği mükellef hakkında yapılan inceleme sonucunda herhangi bir vergi tahakkuku yapılmadığından, şikayetçinin 1905 sayılı Kanun kapsamında ihbar ikramiyesi alabilmesi için gerekli olan diğer bir şartı da taşımadığı tespit edilmiştir .

29. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; şikayetçinin, gerek “Muhasebe yetkilisi mutemedi” olarak aynı zamanda gelir gerçekleştirme göreviyle (işletme gelirlerinin tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir duruma getirilmesi işlemleri ilgili işlerde) vazifelendirilmesi gerekse de şikayetçinin ihbar ettiği hususlarla ilgili olarak yapılan vergi incelemesi sonucuna göre herhangi bir vergi tahakkuku yapılmadığı hususlarının anlaşılması karşısında; ilgili İdarenin,

1905 sayılı Kanun hükümleri uyarınca şikayetçiye ihbar ikramiyesi ödememesi işleminde

hukuka aykırılık tespit edilememiştir .

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 30. İyi yönetim ilkelerine, 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir . Başvuranın, şikayet dilekçesine VDK tarafından verilen cevaplarda, hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir . Adı geçen İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir .

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

31. 6328 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili İdarelerin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Konya Vergi Mahkemesinde yargı yolu açıktır .

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın, ŞİKAYETÇİYE ve VERGİ DENETİM KURULU’NA tebliğ edilmesine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi