ÖZET: Başvuru, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’na yapılan vergi ihbarı ile ilgili olarak, başvuranın ihbar ikramiyesi talebini içermektedir. Başvuran, vergi kaçırıldığına dair bilgi sunduğunu, ancak idarenin kendisine yanıt vermediğini ve bu nedenle ihbar ikramiyesinin ödenmesini talep etmiştir. Gelir İdaresi Başkanlığı, başvuranın dilekçesinin ilgili birimlere iletildiğini ve ihbarın değerlendirildiğini belirtmiştir. Ancak, yapılan incelemelerde başvuranın sunduğu belgelerin yetersiz olduğu ve ihbarın gümrük vergileri ile ilgili olması nedeniyle herhangi bir ikramiye ödenmesine gerek olmadığı ifade edilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruya ilişkin yapılan incelemede, başvuranın somut bilgi ve belgeler sunmadığını tespit etmiştir. İlgili mevzuat gereği, ihbar ikramiyesi talebinin kabul edilebilmesi için somut delillere dayanması gerektiği vurgulanmıştır. Sonuç olarak, başvurunun reddedilmesine karar verilmiş ve bu karar, ilgili idarelere tebliğ edilmiştir. Başvuranın, idareye karşı dava açma hakkının bulunduğu da belirtilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 5633-5633

BAŞVURU NO : 2018/10888

KARAR TARİHİ : 04/03/2019

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Vergi ihbar ikramiyesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 08/09/2018

I.BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1.Başvuran, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Denetim Grup Müdürlüğü’ne bazı firmalar hakkında vergi kaçırdığı iddiası ile ihbar dilekçesi verdiğini, tarafına cevap verilmediğini, ikinci bir dilekçe daha verdiğini, büyük oranda vergi kaçırıldığını, idarenin sonucundan bilgi dahi vermediğini belirterek ihbar ikramiyesinin (ödülünün) tarafına ödenmesini talep etmektedir.

II.İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Gelir İdaresi

Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden özetle; 2.1.Söz konusu dilekçe 18/05/2015 tarih ve 47411 sayılı yazımız ile Vergi Denetim Kurulu

Başkanlığına intikal ettirildiği, konu hakkında ayrıca 04/05/2015 tarih ve … sayılı yazı ile ihbarcıya bilgi verildiği, 2.2.Konu hakkında Bakanlığın Vergi Denetim Kurulu Başkanlığından alınan 14/09/2018 tarihli yazı ekinde; Marmara Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığının 22/12/2014 tarihli yazısında, ihbar dilekçesinin Vergi Müfettişi tarafından vergi mevzuatı yönünden değerlendirildiği, konu ile ilgili olarak 03/03/2010 tarihli Basit Rapor ve 07/12/2010 tarihli

İhbar Değerleme Raporu düzenlendiği, 2. 3.Söz konusu yazı ekinde; ihbarcıya yazılan 12/09/2018 tarih ve … sayılı yazıda; ihbara ilişkin düzenlenen 07/12/2010 tarihli İhbar Değerleme Raporunda, ‘…İhbarın gümrükte alınan vergiler ve ithalattan alınan Katma Değer Vergisi ile ilgili olması nedeniyle konunun Gümrük

İdaresi tarafından değerlendirilmek üzere T.C. Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığına gönderildiğinden ihbarcıya herhangi bir ihbar ikramiyesi ödenmesine gerek bulunmadığı’, ayrıca başvuru sahibine ve avukatına 22/12/2014 ve 27/03/2015 ve 12/09/2018 tarihli yazılar ile bilgi verildiği açıklamalarına yer verilmiştir. 3.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Vergi Denetim Kurulu

Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden özetle; 3. 1.Konunun Grup Başkanlığınca tetkikinde, 27/03/2007 tarihli dilekçeye 22/12/2014 tarih ve … sayılı yazı ile bilgi verildiği, ayrıca başvuranın avukatının 27/03/2015 tarihli dilekçesine ise 16/06/2015 tarih ve … sayılı yazı ile bilgi verildiği, 3. 2.İlgili yazılarda konunun T.C. Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı’ndan takip edilmesi gerektiğinin belirtildiği, ayrıca; 07/12/2010 tarihli İhbar Değerleme Raporunun; ‘…İhbarcı tarafından Türkiye sınırları içinde satış aşamasında gerçekleştiğini iddia ettiği vergi kaybı ile ilgili belge ve bilgileri tarafımıza sunamadığı, ihbarın gümrükte alınan vergiler ve ithalattan alınan Katma Değer Vergisi ile ilgili olması nedeniyle, konunun Gümrük İdaresi tarafından değerlendirilmek üzere T.C. Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığına gönderildiğinden, ihbarcıya herhangi ihbar ikramiyesi ödenmesine gerek bulunmadığı…’ şeklinde olduğu açıklanmıştır.

4.Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Ticaret Bakanlığı

Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’ndan alınan cevabi yazı ve eklerinin tetkikinden özetle; 4. 1.Başkanlığın kayıtları ve işlem dosyalarının incelendiği, mülga Maliye Bakanlığı Gelir

İdaresi Başkanlığının mülga Gümrük Müsteşarlığına yönelik 21/04/2010 tarihli … sayılı yazısının olduğu, bu yazıda, GSM sektöründe faaliyet gösteren ve telefon ithalat yapan muhtelif firmalar hakkında, ihbarcı …’n Maliye Bakanlığına yönelik 27/03/2007 tarihli dilekçesiyle yapmış olduğu ihbar ile bu ihbarın araştırılıp incelenmesi sonucunda düzenlenen raporun gönderildiğinin belirtilerek, konunun gümrükte alınan vergiler ve ithalatta alınan KDV ile ilgili olması nedeniyle Gümrük Müsteşarlığınca değerlendirilmesinin istenilmesi üzerine, mezkûr yazı ve eklerinin Gümrük Müsteşarlığı Makamından gereği için Başkanlığa havale edildiği, 4.2.Konuya ilişkin olarak 16/01/2014 günlü rapor düzenlendiği, anılan raporun “IVDeğerlendirme ve Sonuç” bölümünde özetle; “İhbarcı …’ın GSM sektöründe faaliyet gösteren ve telefon ithalatı yapan 112 adet firma hakkındaki ihbarı ve 08/02/2010 günlü ifadesi değerlendirildiğinde; mektubun herhangi bir bilgi ve belgeye dayanmadığı, tamamen sübjektif konulardan bahsettiği, ihbarcının iddialarını destekleyici bir belge ekleyemediği, ihbarına 2002 yılında sektörde faaliyet gösteren tüm firmaların isminin alt alta yazılmasıyla oluşturulmuş bir listenin eklendiği, bu listeyle de sınırlı kalmayarak 2002 yılından bu yana telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösteren firmalara yönelik uygulanan tüm vergi cezalarından ihbar ikramiyesi istenildiği”, bu bağlamda GÜVAS’da (Gümrük Veri Ambarı Sistemi) 01/01/2002-

2008 yılları arasında tüm cep telefonu ithalatlarının tespiti amacıyla gerçekleştirilen

sorgulamalar neticesinde; ihbar mektubunda kayıtlı 112 firmadan sadece 71 tanesinin cep telefonu ithal ettiği, kalan 41 tanesinin ise cep telefonu ithalatının mevcut olmadığının tespit edildiği, 4.3.Rapor konusu ihbarın Maliye Bakanlığına yapıldığı, Maliye Bakanlığı denetim elemanlarınca konunun 2007-2010 yılları boyunca incelendiği, sonucunda herhangi bir bilgi ve bulguya rastlanılamayarak “Basit Rapor” yazıldığı, konunun ithalatta alınan vergileri ilgilendirdiğinden bahisle Gümrük Müsteşarlığına gönderildiği, Başkanlıkça hazırlanan raporun ilgili kurumlara iletildiği, diğer yandan, başvuru konusuna ilişkin idareye karşı açılmış bir davanın varlığı konusunda da Başkanlığa ulaşan herhangi bir bilgi bulunmadığı şeklinde belirtilmiştir.

III.İLGİLİ MEVZUAT

5.Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

6.6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinde;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

7.3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunun “Dilekçe hakkı” başlıklı 3

üncü maddesinde;

“Türk vatandaşları kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, Türkiye

Büyük

Millet Meclisine ve yetkili makamlara yazı ile başvurma hakkına sahiptirler.”,

8.4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununun,

8.1.“Bilgi edinme hakkı” başlıklı 4 üncü maddesinde;

“Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir…”, 8.2.“Bilgi verme yükümlülüğü” başlıklı 5 nci maddesinde;

“Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. …”, 8.3.“Başvuruların cevaplandırılması” başlıklı 12 nci maddesinde;

“Kurum ve kuruluşlar, bilgi edinme başvurularıyla ilgili cevaplarını yazılı olarak veya elektronik ortamda başvuru sahibine bildirirler. Başvurunun reddedilmesi hâlinde bu kararın gerekçesi ve buna karşı başvuru yolları belirtilir.”,

9.1905 sayılı Menkul ve Gayrimenkul Emval İle Bunların İntifa Hakları ve Daimi

Vergilerin

Mektumatı Muhbirlerine Verilecek İkramiye Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinde; “Bina, arazi ve arsalardan tahrir harici kalanlar ile kazanç, hayvanlar, veraset ve intikal, muamele, dahili istihlak ve damga gibi daimi vergilerden yanlış beyanname vermek veya çift defter tutmak veya sair suretlerle ketmedilmiş olanları haber verenlere tahakkuk edecek vergi

ve misil cezaları mecmuu üzerinden aşağıdaki nispetler dahilinde ikramiye verilir:

500 liraya kadar yüzde 15

5.000 liraya kadar, 500 liradan yukarı olan kısım için yüzde 30

15.000 liraya kadar, 5.000 liradan yukarı olan kısım için yüzde 20

15.000 liradan yukarı olan kısım için yüzde 10

Bu nispetlere göre hesap olunacak ikramiyenin üçte biri verginin kati surette tahakkukunda ve üçte ikisi verginin tahsili akabinde verilir. Muhbirleri mevcut olupta tahakkuk muamelesi henüz intaç edilmemiş olan bu kabil mektumların muhbirlerine dahi işbu maddenin hükümlerine göre ikramiye verilir. …”,

10.213 sayılı Vergi Usul Kanununun,

10.1.“Maksat” başlıklı 134 üncü maddesinde;

“Vergi incelemesinden maksat, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak tespit etmek ve sağlamaktır.”, 10.2.“İncelemede uyulacak esaslar” başlıklı 140 ıncı maddesinde;

“Vergi incelemesi yapanlar, yaptıkları inceleme sırasında aşağıdaki esaslara uymaya

mecburdurlar:

1.İncelemeye tabi olana, bunun mevzuunu işe başlamadan evvel açık olarak izah ederler; 2.Vergi incelemesine başlanıldığı hususunu bir tutanağa bağlayarak bir örneğini nezdinde vergi incelemesi yapılana verirler.

Ayrıca, tutanağın bir örneğini bağlı olduğu birime, diğer örneğini de ilgili vergi dairesine gönderirler…”, 11.Maliye Bakanlığının 20/01/2000 tarih ve 2000/1 Sıra Nolu Vergi İhbarları İç

Genelgesinde;

“…Vergi daireleri veya Defterdarlıklara gönderilen ihbar ve şikayetlerle ilgili olarak yapılacak vergi inceleme taleplerine, mükelleflerin durumuna ilişkin bilgilerle, yoklama tutanakları veya varsa diğer tespitler eklenecek, mahallinde yapılaması gereken işlemler tamamlanmaksızın bu dilekçeler inceleme talebiyle ilgili birimlere intikal ettirmeyecektir.”, 12.Gelir İdaresi Başkanlığının 23/02/2012 tarih ve 2012/1 Sıra Nolu Vergi Denetimi ve

Koordinasyonu İç Genelgesi; “…Vergi Dairesi Başkanlıklarına gelen vergi incelemesi talepli ihbar ve şikâyetler ile

Başkanlığın bağlı birimlerinden gelen inceleme talepleriyle ilgili olarak verimliliğin artırılması ve ilgili birimin tespiti amacıyla Vergi Dairesi Başkanlıklarında ‘İhbar ve İnceleme

Taleplerini Değerlendirme Komisyonu’ oluşturulması uygun görülmüştür…

Komisyon; Vergi Dairesi Başkanlığına doğrudan yapılan, diğer vergi dairesi Başkanlıkları/

Defterdarlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarından gelen, vergi incelemesi talebi içerikli ihbar ve şikâyetleri değerlendirmeye tabi tutarak… form esas almak suretiyle görüş bildirir ve bahse konu evrakları Vergi Dairesi Başkanının onayına sunar. Onaylanan formlar Vergi

Dairesi Başkanlığı tarafından ilgili birime gönderilir.”, 13.Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının 16/02/2015 tarihli İhbar ve İnceleme Taleplerini

Değerlendirme Komisyonlarının Oluşturulması İle Çalışma Usul ve Esaslarına İlişkin

Yönergesinin 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında;

“Komisyonlar; Grup Başkanlıkları, Vergi Dairesi başkanlıkları veya Defterdarlıklar ile diğer kurum ve kuruluşlardan intikal ettirilen inceleme taleplerini değerlendirmeye tabi tutar.”, 14.Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının 04/03/2015 tarihli ve 2015/1 Sıra Nolu İhbar ve

İnceleme Taleplerini Değerlendirme Genelgesinde, “…1-Grup Başkanlıklarına intikal eden vergi inceleme talepleri ile ihbar ve şikâyetler Grup

Başkanlığı Komisyonlarında anılan Yönergede yer alan usul ve esaslar çerçevesinde değerlendirmeye tabi tutulacaktır.

Yönergenin 12 nci maddesinin Başkanlığımıza verdiği yetkiye dayanarak, Grup Başkanlığı

Komisyonlarında değerlendirilen ihbar ve şikâyet başvurularına dair ön değerlendirmelerin

Vergi Denetim Kurulu Bilgi İşlem Sistemi (VDKBİS) üzerinden Kurul Başkanlığı

Komisyonunun onayına sunulması uygun görülmüştür…” hükümleri yer almaktadır.

IV.KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

15.Kamu Denetçisi tarafından; başvuruya konu idarenin tesis ettiği işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı tespit edildiğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi”

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A.Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 16.Başvuranın dilekçe ve ekleri incelendiğinde, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Denetim

Grup Müdürlüğü’ne bazı firmalar hakkında vergi kaçırdığı iddiası ile ihbar dilekçesi verdiğini, tarafına cevap verilmediğini, ikinci bir dilekçe daha verdiğini, büyük oranda vergi kaçırıldığını, idarenin sonucundan bilgi dahi vermediğini iddia ederek ihbar ikramiyesinin (ödülünün)

tarafına ödenmesini talep ettiği tespit edilmiştir. 17.Gelir İdaresi Başkanlığı’nın Kurumumuza verdiği cevap ve ekleri tetkik edildiğinde, başvuran 27/03/2015 tarihli dilekçesinde bilgi talep ettiği, söz konusu dilekçe 18/05/2015 tarih ve … sayılı yazı ile Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’na intikal ettirildiği, ayrıca konu hakkında 04/05/2015 tarih ve … sayılı yazı ile ihbarcıya bilgi verildiği, konu hakkında Vergi

Denetim Kurulu Başkanlığından alınan 14/09/2018 tarihli yazıda, ihbar dilekçesinin Vergi

Müfettişi tarafından vergi mevzuatı yönünden değerlendirildiği, konu ile ilgili olarak 03/03/2010 tarihli Basit Rapor ve 07/12/2010 tarihli İhbar Değerleme Raporu düzenlendiği, ihbara ilişkin düzenlenen 07/12/2010 tarihli İhbar Değerleme Raporunda, “…İhbarın gümrükte alınan vergiler ve ithalattan alınan Katma Değer Vergisi ile ilgili olması nedeniyle konunun Gümrük İdaresi tarafından değerlendirilmek üzere Başbakanlık

Gümrük Müsteşarlığına gönderildiğinden ihbarcıya herhangi bir ihbar ikramiyesi ödenmesine gerek bulunmadığının” belirtildiği, ayrıca başvuru sahibine ve avukatına 22/12/2014 ve 27/03/2015 ve 12/09/2018 tarihli yazılar ile bilgi verildiği anlaşılmıştır.

18.Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı’nın Kurumumuza verdiği cevap ve ekleri tetkik edildiğinde, konunun Grup Başkanlığınca tetkikinde, 27/03/2007 tarihli dilekçeye 22/12/2014 tarih ve … sayılı yazı ile bilgi verildiği, başvuranın avukatının 27/03/2015 tarihli dilekçesine ise 16/06/2015 tarih ve … sayılı yazı ile bilgi verildiği, ilgili yazılarda konunun T.C.

Başbakanlık Gümrük Müsteşarlığı’ndan takip edilmesi gerektiğinin belirtildiği, 07/12/2010 tarihli İhbar Değerleme Raporunun; “…İhbarcı tarafından Türkiye sınırları içinde satış aşamasında gerçekleştiğini iddia ettiği vergi kaybı ile ilgili belge ve bilgileri tarafımıza sunamadığı, ihbarın gümrükte alınan vergiler ve ithalattan alınan KDV ile ilgili olması nedeniyle, konunun Gümrük İdaresi tarafından değerlendirilmek üzere Başbakanlık Gümrük

Müsteşarlığına gönderildiğinden, ihbarcıya herhangi ihbar ikramiyesi ödenmesine gerek bulunmadığı…” şeklinde olduğu belirtilmiştir.

19.Ticaret Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’nın Kurumumuza verdiği cevap ve ekleri tetkik edildiğinde, mülga Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nın mülga Gümrük

Müsteşarlığı’na yönelik 21/04/2010 tarihli yazısının olduğu, bu yazıda, GSM sektöründe faaliyet gösteren ve telefon ithalat yapan muhtelif firmalar hakkında, ihbarcı …’ın Maliye

Bakanlığına yönelik 27/03/2007 tarihli dilekçesiyle yapmış olduğu ihbar ile bu ihbarın araştırılıp incelenmesi sonucunda düzenlenen raporun gönderildiğinin belirtildiği, konunun gümrükte alınan vergiler ve ithalatta alınan KDV ile ilgili olması nedeniyle Gümrük

Müsteşarlığı’nca değerlendirilmesinin istenilmesi üzerine, mezkur yazı ve eklerinin Başkanlığa havale edildiği, konuya ilişkin olarak 16/01/2014 günlü rapor düzenlendiği, anılan raporun “IVDeğerlendirme ve Sonuç” bölümünde özetle; “İhbarcı …’ın GSM sektöründe faaliyet gösteren ve telefon ithalatı yapan 112 adet firma hakkındaki ihbarı ve 08/02/2010 günlü ifadesi değerlendirildiğinde; mektubun herhangi bir bilgi ve belgeye dayanmadığı, tamamen sübjektif konulardan bahsettiği, ihbarcının iddialarını destekleyici bir belge ekleyemediği, ihbarına 2002 yılında sektörde faaliyet gösteren tüm firmaların isminin alt alta yazılmasıyla oluşturulmuş bir listenin eklendiği, bu listeyle de sınırlı kalmayarak 2002 yılından bu yana telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösteren firmalara yönelik uygulanan tüm vergi cezalarından ihbar ikramiyesi istenildiği”, bu bağlamda GÜVAS’da (Gümrük Veri Ambarı

Sistemi) 01/01/2002-2008 yılları arasında tüm cep telefonu ithalatlarının tespiti amacıyla gerçekleştirilen sorgulamalar neticesinde; ihbar mektubunda kayıtlı 112 firmadan sadece 71 tanesinin cep telefonu ithal ettiği, kalan 41 tanesinin ise cep telefonu ithalatının mevcut olmadığının tespit edildiği, rapor konusu ihbarın Maliye Bakanlığına yapıldığı, Maliye Bakanlığı denetim elemanlarınca konunun 2007-2010 yılları boyunca incelendiği, sonucunda herhangi bir bilgi ve bulguya rastlanılamayarak “Basit Rapor” yazıldığı, konunun ithalatta alınan vergileri ilgilendirdiğinden bahisle Gümrük Müsteşarlığına gönderildiği, Başkanlıkça hazırlanan raporun ilgili kurumlara iletildiği, diğer yandan, başvuru konusuna ilişkin idareye karşı açılmış bir davanın varlığı konusunda da Başkanlığa ulaşan herhangi bir bilgi bulunmadığı belirtilmiştir.

20.1905 sayılı Kanun, mevcut vergi kayıp ve kaçağının vergi idaresine haber verilmesi ve

sonucunda kesinleşecek vergi ve cezalara uygulanacak belirli nispetlerde ikramiye verilmesini öngörmekte olup; Kanun ile vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi amaçlanmaktadır.

21.1905 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ihbar ikramiyesi ödenebilmesi için idarenin

bilgisi dışında kalan bir verginin ihbar edilmesi, bunun muhbir tarafından sunulan somut delillere dayanması ve yapılan vergi incelemesiyle bu durumun ortaya çıkarılması gerekmektedir.

22.1905 sayılı Kanunun 6 ncı maddesine göre ihbar ikramiyesi ödenebilmesi için; ihbarcının

ihbar ettiği konu hakkında vergi kayıp ve kaçağının vergi inceleme raporları ile tespit edilmesi ve buna göre tarh edilen vergi ve cezaların kat’i tahakkuk etmesi ve matrah farkı ile ihbar arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığını belirten bir görüş raporunun düzenlenmesi ve bu görüş raporunda muhbire ihbar ikramiyesi ödeneceğinin belirtilmesi gerekmekte olup başvuruya konu olayda “…İhbarcı tarafından Türkiye sınırları içinde satış aşamasında gerçekleştiğini iddia ettiği vergi kaybı ile ilgili belge ve bilgileri sunamadığı, ihbarcıya herhangi ihbar ikramiyesi ödenmesine gerek bulunmadığı…” şeklinde bir rapor düzenlenmiştir.

23.İdare tarafından başvuranın somut bilgi ve belge sunmadığı ifade edilmiştir.

24.Danıştay 3. Dairesinin 06.04.1990 tarih ve E:1990/25, K:1990/1661 sayılı kararında; “…02/04/1980 tarihli ihbar dilekçesine konu şirketler adına tahakkuk ettirilen vergiler dolayısıyla 1905 sayılı Kanunun 6 ıncı maddesi uyarınca ihbar ikramiyesi ödenen davacının diğer paravan şirketler dolayısıyla da ihbar ikramiyesi ödenmesi yolundaki talebinin cevap verilmemek suretiyle reddedilmesine dair Maliye ve Gümrük Bakanlığı işlemine karşı açılan davayı, dava dosyası ile ihbar dilekçesinin incelenmesinden… Sanayi ve Ticaret A.Ş ile…

Ticaret ve… ile ilgili olarak ihbarda bulunulduğu ve bu ihbardan dolayı 190 sayılı Kanun hükümlerine göre ihbar ikramiyesi ödendiğinin anlaşıldığı, anılan şahıs ve firmalar dışında ihbar ikramiyesine hak kazanılabilmesi için ihbarın açık ve seçik olması mevcut maddi delillerde eklenmek suretiyle yetkili makamlara intikal ettirilmesi ve vergi zıyaı bulunduğu hususunun bütün çıplaklığıyla kanıtlanması gerektiği, inceleme elemanlarınca bir ihbarın değerlendirilmesi sırasında lüzum görülen diğer şahıs ve firmalar nezdinde incelemeye başlanması ve kişisel tecrübe ve bulgular sonucunda diğer firma ve şahıslar hakkında da vergi ve ceza tarhiyatı yapılmasının muhbire ihbar ikramiyesi verilmesi için yeterli neden teşkil etmediği bu nedenle muhbirin dilekçesini, ihbar dilekçesi olarak kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle reddeden Ankara 7 inci Vergi Mahkemesinin 28.09.1989 tarih ve

E:1988/403, K:1989/586 sayılı Kararının bozulması isteminin reddine karar verilmiştir…” hükmüne yer verilmiştir. 25.Danıştay 3. Dairesinin E:2016/7644, K:2016/7839 sayılı kararında; “…Mahkemece verilen dilekçe ret kararı üzerine davacı tarafından yenilenen dava dilekçesiyle ihbar ettiği mükellef hakkında yapılan incelemelere ilişkin bilgi ve belgelerin kendisine verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun 213 sayılı Kanunun “Vergi Mahremiyeti” başlıklı 5 inci maddesi kapsamında değerlendirilmesi sonucunda tesis edilen 12/08/2014 tarih ve 82065 sayılı işlemin iptalinin istenildiği anlaşılmış olup Vergi Mahkemesince bu işlemin hukuka uygun olup olmadığına karar verilmesi yeterliyken, davacının ihbar ikramiyesine hak kazanıp kazanmadığı hususunda da incelemeye değerlendirme yapılmak suretiyle hüküm kurulması, İdari Yargılama

Usulü Kanununun 22 ve 24’üncü maddelerine uygun düşmemişse de davanın reddi yoluyla verilen kararda sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir…” hükmüne yer verilmiştir.

26.Denizli Vergi Mahkemesi’nin E;2014/932, K;2015/547 sayılı kararında; “…Olayda, davacının kimlik bilgileri olmaksızın yaptığı ihbar esas alınarak adı geçen şirket hakkında incelemeye başlanılmış ise de Mahkememizin 28/04/2015 tarihli ara kararı üzerine gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden ihbar dilekçesinde öne sürülen hususların somut bilgi ve belgelere dayanmadığı, incelemenin genel esaslar çerçevesinde yürütüldüğü, ihbar dilekçesinde davacının kimlik bilgileri yazılmadığından ifadesine başvurulup, somut bilgi ve belgelerin ibraz edilmediği dolayısıyla inceleme sonucu bulunan vergi farklarının ihbar edilen konu ile doğrudan ilişkilendirilmesinin söz konusu olmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır…” hükmüne yer verilmiştir.

27.Ankara Vergi Mahkemesi’nin E:2015/491, K:2015/2185 sayılı kararında;

“…Davacının vergi kaçırdığına dair vergi idaresine somut bir bilgi ve belge ibraz etmediği, dolayısıyla iddialarını delillere dayandırmadığı sonucuna varıldığından davacıya ihbar ikramiyesi ödenmemesi işleminde hukuka aykırılık bulunmamaktadır…” hükmüne yer verilmiştir.

28.İhbar ikramiyesi hakkında Kurumumuza yapılan 04.2013/1726, 2018/350, 2018/399 ve 2018/2326 numaralı başvurular ile ilgili olarak Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma sonucunda; “Ret Kararı” verilmiştir. Söz konusu kararlarda; somut bilgi ve belge bulunmadığı bundan dolayı hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden idari işlemlerin hukuka aykırı olmadığı tespit edilmiştir.

29.Bu kapsamda; söz konusu mevzuat hükümleri doğrultusunda, başvuranın somut bilgi ve belgelere dayanması gerekirken soyut iddialara dayandığı, ilgili idare tarafından tesis edilen işlemde mevzuata aykırılık bir husus olmadığı tespit edilmiştir.

30.Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, konuyla ilgili yargı kararları ile tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın ihbar ikramiyesi talebi hakkında, başvuranın somut olmayan iddialarının olduğu, dilekçenin herhangi bir bilgi ve belgeye dayanmadığı, tamamen sübjektif konulardan bahsettiği, ihbarcının iddialarını destekleyici bir belge ekleyemediği, ihbarına 2002 yılında sektörde faaliyet gösteren tüm firmaların isminin alt alta yazılmasıyla oluşturulmuş bir listenin eklendiği, ihbar ikramiyesinden yaralanmasının mümkün olmadığı, aksine ilişkin bir tespit yapılamaması durumları da dikkate alındığında, idarenin işlemlerinde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilmemiştir.

B.İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 31.İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir.

Başvuranın, başvuru dilekçesine idare tarafından verilen cevapta, hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili idarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. Adı geçen idarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI.HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

32.6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın başvurana tebliğ

tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemlerine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Ankara Vergi Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII.KARAR

Açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN REDDİNE;

Kararın, ŞİKÂYETÇİYE, GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI’NA, VERGİ DENETİM

KURULU BAŞKANLIĞI’NA ve TİCARET BAKANLIĞI REHBERLİK ve TEFTİŞ

BAŞKANLIĞI’NA TEBLİĞ EDİLMESİNE,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi