|
ÖZET: Başvuran vekili, müvekkilinin 2016 yılında kamu görevinden ihraç edilmesi nedeniyle kullanamadığı yıllık izinlerinin iadesini talep etmiştir. İlgili idare, bu talebi 657 sayılı Kanun’un 103. maddesine dayanarak reddetmiştir. Başvuran, müvekkilinin ihraç işlemi nedeniyle yıllık izin hakkını kullanamadığını, dolayısıyla bu durumun, izin haklarının düşmesiyle ilgili düzenlemenin uygulanamayacağını savunmaktadır. Ayrıca, Anayasa’nın 50. maddesi gereği yıllık iznin sosyal bir hak olduğunu ve 7075 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca ihraç sonrası hakların iade edilmesi gerektiğini belirtmektedir.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, yıllık izinlerin sosyal hak olarak değerlendirilmediğini ve bu nedenle talebin reddedildiğini ifade etmiştir. Ancak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin hukuka aykırı olduğunu ve yıllık izinlerinin iade edilmesi gerektiğini belirterek, ilgili idareye tavsiyede bulunmuştur. İyi yönetim ilkeleri çerçevesinde, idarenin başvuru sahibine karşı daha şeffaf ve bilgilendirici bir yaklaşım sergilemesi gerektiği de vurgulanmıştır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın 2016 yılından kalan yıllık izinlerinin iade edilmesi yönünde bir karar almış ve bu kararın uygulanması için idareye 30 gün içinde bildirimde bulunulması gerektiğini belirtmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/7697-S.24.12051
BAŞVURU NO : 2024/5616
KARAR TARİHİ : 24.07.2024
TAVSİYE KARARI
,TCKN:
Adres:
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran vekilinin, müvekkilinin, ihraç işlemi nedeniyle kullanamadığı 2016 yılından kalan yıllık izinlerinin iade edilmesi talebi hk.
BAŞVURU TARİHİ : 30.04.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran vekili, müvekkilinin, 29.10.2016 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 675 sayılı sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildiğini, ancak Ankara 19. İdare Mahkemesinin
/ E., / K. sayılı kararı ile görevine iade edildiğini, yıllık izin hakkının Anayasanın 50 nci maddesinde sosyal bir hak olarak düzenlendiğini, ayrıca, 7075 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “… göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından itibaren başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenecektir…” hükmü gereği sosyal bir hak olan yıllık izin hakkının verilmesi gerektiğini, müvekkilinin 12.10.2023 tarihli dilekçesi ile ihraç olduğu 2016 yılına ait izin haklarının iadesini istediğini, ancak, bu talebin, ilgili idarece, 657 sayılı Kanunun 103. maddesine dayanılarak reddedildiğini, oysa, 657 sayılı Kanunun 103. Maddesinde ”…Cari yıl ile bir önceki yıl hariç, önceki yıllara ait kullanılmayan izin hakları düşer…” hükmünün yer aldığını, bu hükümdeki
”kullanılmayan izin hakları” ifadesi ile kastedilenin, kamu görevlisinin kendi hür iradesiyle kullanmadığı yıllık izinler olduğunu, KHK ile ihraç edilen müvekkilinin ise, iradesi dışında yıllık iznini kullanamadığını, dolayısıyla, 657 sayılı Kanunun 103. Maddesinin somut olaya uygulanmasına imkan bulunmadığını, aynı idareye karşı daha önce açılan bir davada, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin /
E., / K. sayılı emsal kararı ile “davacının 2017 yılına ait yıllık izinlerinin kullandırılması talebinin zımnen reddine ilişkin kısmının iptali yolundaki hükümde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.” şeklinde karar verildiğini iddia ederek, müvekkilinin hukuka aykırı ihraç işlemi nedeniyle kullanamadığı 2016 yılından kalan yıllık izinlerinin iade edilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığı tarafından gönderilen 07/06/2024 tarih ve E. sayılı cevabi yazıda;
2.1. Anayasanın “Çalışma Şartları ve Dinlenme Hakkı” başlıklı 50. maddesinde yıllık izinlerin çalışanların dinlenme hakkı olarak tanımlandığı, diğer taraftan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun Kısım-VI
/
“Sosyal Haklar ve Yardımlar” başlığı altında izinlerin sosyal hak olduğuna ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, ayrıca 7075 sayılı Kanun çerçevesinde yıllık izinlerin, mali ve sosyal haklar kapsamında değerlendirilemeyeceğinin, yıllık iznin fiilen çalışmaya bağlı olarak Anayasa gereğince dinlenme hakkı olarak değerlendirmesi gerektiğinin düşünüldüğü,
2.2. Başvuranın talebinin, 657 sayılı Kanunun 103. Maddesinde yer alan ”…Cari yıl ile bir önceki yıl hariç, önceki yıllara ait kullanılmayan izin hakları düşer…” hükmü uyarınca reddedildiği,
2.3. Şikâyet konusu talebe ilişkin başvuran tarafından Bakanlığın taraf olduğu bir dava bulunmamakla birlikte, aynı durumda bulunan V.Y. hakkındaki karar örnekleri ile bilgi ve belgelerin ekte sunulduğu,
2.4. İlgili mevzuat hükümleri ve Ankara Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin E. / ve
K. / sayılı kararı değerlendirildiğinde başvurana 2016 yılı için yıllık izin hakkı verilmesinin hakkaniyete uygun olmayacağının düşünüldüğü,
ifade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı T.C. Anayasasının,
3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
3.2. “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50’nci maddesi; “… Dinlenmek, çalışanların hakkıdır.
Ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin hakları ve şartları kanunla düzenlenir.”
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun; “Yıllık izinlerin kullanılışı” başlıklı 103 üncü maddesi;
“Yıllık izinler, amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilir.
Birbirini izleyen iki yılın izni bir arada verilebilir. Cari yıl ile bir önceki yıl hariç, önceki yıllara ait kullanılmayan izin hakları düşer. …”
6. 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde
Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci fıkrası, “…İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. …”
Hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin kabulü ve tavsiyede bulunulması yönünde öneri, Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8. Başvuran vekili, müvekkilinin hukuka aykırı ihraç işlemi nedeniyle kullanamadığı 2016 yılından kalan yıllık izinlerinin iade edilmesini talep etmektedir.
/
9. İlgili idareden temin edilen bilgi ve belgelerin tetkiki neticesinde, başvuranın talebinin, 657 sayılı Kanunun
103 üncü maddesi uyarınca reddedildiği anlaşılmaktadır.
10. Anayasanın 50 nci maddesi ile çalışanların dinlenme hakkı teminat altına alınmakta, 657 sayılı Kanunun
103 üncü maddesinde, cari yıl ile bir önceki yıl hariç, önceki yıllara ait kullanılmayan izin haklarının düşeceği
öngörülmekte, 7075 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında, ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı, bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hükme bağlanmaktadır.
11. Somut olayda, ilgili idare tarafından yıllık izin hakkının 657 sayılı Kanununda sosyal hak olarak düzenlenmediğinin, 7075 sayılı Kanun çerçevesinde yıllık izinlerin, mali ve sosyal haklar kapsamında değerlendirilemeyeceğinin, yıllık iznin fiilen çalışmaya bağlı olarak Anayasa gereğince dinlenme hakkı olarak değerlendirmesi gerektiğinin ifade edildiği görülmekte, ancak; her ne kadar; yıllık izin hakkı, 657 sayılı
Kanununda sosyal haklar başlığı altında düzenlenmemiş, kamu görevinden ihraç edilip, akabinde görevine iade edilenlerin yıllık izinlerinin kullandırılıp kullandırılmayacağı hususuna ilgili mevzuat hükümlerinde açık bir düzenlemeye yer verilmemişse de; çalışanların dinlenme hakkının Anayasanın “Sosyal ve Ekonomik
Haklar” bölümünde düzenlenmek suretiyle teminat altına alınmış olmasının doğal sonucu olarak, yıllık izin hakkının sosyal haklar arasında yer aldığı, ayrıca, 657 sayılı Kanunun 103. Maddesinde yer alan ”…
kullanılmayan” ibaresinden kamu görevlisinin kendi iradesiyle kullanmadığı yıllık izinlerin anlaşılması gerektiği, başvuranın ise, hukuka aykırılığı mahkeme kararı sabit olan ihraç işlemi sebebiyle, iradesi dışında, yıllık izin hakkını kullanamadığı, 7075 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde yer alan ve göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesi gerektiği şeklindeki hükmün emredici bir biçimde düzenlendiği hususları göz önünde bulundurulduğunda, başvuranın ihraç işlemi nedeniyle kullanamadığı 2016 yılından kalan yıllık izinlerinin iade edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.
12. Nitekim, Enerji İşleri Genel Müdürlüğünde uzman yardımcısı kadrosunda görev yapmakta iken 689 sayılı
Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan ve bu isleme karşı yapmış olduğu itirazı
Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun 27/11/2019 tarih ve / saylı kararıyla kabul edilerek göreve iade edilen davacı tarafından, 2017 yılı içerisinde kullanamadığı izinlerin tanımlanması istemiyle yaptığı 26/12/2019 tarihli başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedilmesine yönelik işlemin iptali istemiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi tarafından “ … davacının, 689 sayılı Kanun
Hükmünde Kararname ile 29/4/2017 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme
Komisyonu kararı üzerine 30/12/2019 tarih ve sayılı olur işlemi ile görevine iade edilerek atamasının yapıldığı … ancak kamu görevinden çıkarıldığı 29/4/2017 tarihinden öncesine ait 19 gün yıllık izninin …
davacıya tanınmadığının anlaşıldığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda yıllık izin hakkının sosyal haklar başlığı altında düzenlenmediği ve kamu görevinden çıkarılıp, sonrasında görevine iade edilenlerin yıllık izinlerinin kullandırılıp kullandırılmayacağı hususu mevzuatta açık bir şekilde belirtilmemiş ise de, dinlenme hakkının çalışanlara tanınan ve Anayasamızın “Sosyal ve Ekonomik Haklar” bölümünde düzenlenerek güvence altına alınan bir hak olduğu, bu bakımdan yıllık izin hakkının sosyal haklar arasında yer aldığının kabulü ile 7075 sayılı Kanunun 10. maddesinde yer alan ve göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenmesi yönündeki hüküm uyarınca, davacının iradesi dışında kamu görevinden uzak kaldığı, diğer bir ifadeyle, 2017 … yılındaki izinlerini kendi isteği dışında kamu görevinden çıkarılmış olması nedeniyle kullanamadığı anlaşılmakla, 2017 yılından kalan 19 günlük yıllık izin hakkının davacıya tanınması gerektiği sonucuna varıldığından, uyuşmazlığın bu kısmına yönelik zımni ret işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, … , dava konusu işlemin, 2017 yılına ait yıllık izinlerin tanınması talebinin zımnen reddine yönelik kısmının iptali” yönünde karar verildiği, yapılan istinaf başvurusu sonucunda ise, Ankara
Bölge İdare Mahkemesi 7. İdari Dava Dairesinin 09/03/2022 tarih ve E. / K. / sayılı
Kararı ile “ … İstinaf başvurusuna konu mahkeme kararının, dava konusu işlemin davacının 2017 yılına ait yıllık izinlerinin kullandırılması talebinin zımnen reddine ilişkin kısmının iptali yolundaki hükümde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idarenin bu yöndeki istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir…” ifadelerine yer verilerek istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmektedir.
13. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuran vekilinin iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, yargı kararı ve tüm dosya kapsamı birlikte dikkate alınarak; ilgili idarenin başvuranın ihraç işlemi nedeniyle kullanamadığı 2016 yılından kalan yıllık izinlerinin iade edilmesi talebinin reddedilmesi yönünde tezahür eden işleminin, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
14. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması”, “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ve “makul sürede karar verme” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye de uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,
Başvuranın ihraç işlemi nedeniyle kullanamadığı 2016 yılından kalan yılık izinlerinin iade edilerek mağduriyetinin giderilmesi hususunda ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞINA TAVSİYEDE
BULUNULMASINA,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ENERJİ
VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞINCA bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde
Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Kararın başvurana ve gereği için ENERJİ VE TABİİ KAYNAKLAR BAKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi