|
ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın Anıtkabir Komutanlığı tarafından verilen “İkaz” yazısının iptali ve özlük dosyasından çıkarılması talebi incelenmiştir. Başvuran, ikaz yazısının ayrı bir dosyada muhafaza edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve bu durumun fişlenme kaygısına yol açtığını belirtmiştir. İdare, ikaz yazısının disiplin cezası niteliği taşımadığını savunsa da, Danıştay içtihatları doğrultusunda, ikaz yazısının özlük dosyasına konulmasının, başvuranın hukuki durumunu etkileyebileceği ve bu nedenle idari davaya konu olabileceği sonucuna varılmıştır.
Sonuç olarak, başvurana yazılan ikaz yazılarının veriliş amacına uygun olmadığı ve hukuka aykırı olduğu tespit edilerek, bu yazıların geri alınması yönünde Genelkurmay Başkanlığı’na tavsiyede bulunulmuştur. Bu karar, kamu görevlilerinin haklarının korunması ve disiplin hukukunun uygulanabilirliği açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/10858-S.23.17309
BAŞVURU NO : 2023/5641
KARAR TARİHİ : 29/08/2023
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvurana verilen ikaz yazısı hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 19/04/2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) Başvuran, başvuru dilekçesinde özetle; Anıtkabir K.lığınca 30/12/2022 tarihinde “İkaz” konulu yazı
ile ikaz edildiğini, söz konusu işlemin iptali ve özlük dosyasından çıkartılması için idareye vermiş olduğu dilekçesine idare tarafından 28/02/2023 tarihli ve “İkaz yazısının kaldırılması Hk.” yazı ile cevap verildiğini, bu yazıya Kurumumuz nezdinde itiraz etmesi üzerine Gönderme Kararı’nın Milli Savunma
Bakanlığı’na gönderildiğini, karar neticesinde Gen.Kur.Bşklığı Genel Sekreterliği’nin Anıtkabir K.lığına göndermiş olduğu 01/04/2023 tarihli verilen cevapta “Personelin yazılı olarak ikaz edilmesi konusunda verilmiş emir ve talimatlara bağlı olarak kurum içerisinde uygulama birliği bulunmaması nedeniyle personel hakkında ikaz yazısının şahsi dosyasından çıkarılarak ayrı bir dosyada muhafaza edilmesi gerektiği…” emrine istinaden Anıtkabir K.lığınca 03/04/2023 tarihli yazı ile “İlgi emir gereği almış olduğu ikaz yazısının personelin şahsi dosyasından çıkartılarak ayrı bir dosyada muhafaza altına alındığı” şeklinde tarafına tebliğ edildiğini, Devlet memurlarına ikaz yazısı ile ceza verilemeyeceği şeklinde içtihat oluşturulduğunu, buna rağmen idarece ikaz yazısının özlük dosyasından çıkartılıp başka bir dosyada muhafaza edilmesinin genel mevzuata ve mahkeme kararlarına aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca bu şekilde ayrı dosya tutulmasının şahsının ve diğer ikaz yazısı alan arkadaşlarının fişlendiğine yönelik kanaatin oluşmasına sebep olduğunu belirtmektedir. Başvuran, ayrı bir dosyada tutulan ikaz yazısının imha edilmesini ve dosyanın kaldırılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kurumumuzun 09/05/2023 tarihli, S. sayılı, 23/06/2023 tarihli ve S. sayılı yazılarımıza
cevaben gelen Millî Savunma Bakanlığına bağlı Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliğinin 09/06/2023 tarihli, E. 12/07/2023 tarih ve E. sayılı yazıları ve eklerinde;
2.1) Başvuranın 2023 yılı Nisan ayı sonuna kadar olan sürede; 27/12/2006 tarihinde (YHS)
kadrosunda göreve başladığı, 17/12/2010 tarihinde sınıf ve branş değişikliği yapılarak teknisyeni (THS) kadrosuna atandığı, halihazırda Anıtkabir Komutanlığından devlet memuru olarak görev yaptığı, derece ve kademesinin 1/1 olduğu,
2.2) Şikâyete konu uyuşmazlıklara ilişkin iş ve işlemlerin yürütülmesinde usul ve esasların 657 sayılı
Devlet Memurları Kanunu’nda belirtildiği şekilde olduğu, bahsi geçen ikaz yazısının 657 sayılı Devlet
Memurları Kanunu’nda belirtilen cezadan olması sebebiyle ceza olarak herhangi bir hukuki yaptırımının söz konusu olmadığı, personeli sadece ikaz etmek için verilmiş olup özlük hakları konusunda hiçbir etkisinin olmadığı,
2.3) Başvuranın ikaza konu fiilleri hakkında daha önce amirleri tarafından sözlü olarak uyarıldığı, personel
hakkında inceleme ve/veya soruşturma yapılmadığının tespit edildiği,
2.4) İkaza konu olan tutanağın, benzer konu hakkında Ankara 10.İdare Mahkemesinde görülmekte olan
/ esas sayılı dava sonucuna göre işlem yapmak üzere ayrı dosyada muhafaza edildiği, başvuranın talebi doğrultusunda ikaz yazısının şahsi dosyasından çıkartıldığı, personel aleyhinde özlük haklarında herhangi bir hak kaybına engel olmayacak şekilde muhafaza edildiği, Ankara 10.İdare Mahkemesinde görülmekte olan / esas sayılı davanın derdest olduğu, davanın sonuçlanmasına müteakip verilecek karara göre işlem yapılacağı,
2.5) Personelin talebi doğrultusunda Genelkurmay Başkanlığının (Anıtkabir Komutanlığı) 30.12.2022
tarihli ve sayılı yazı ile Genelkurmay Başkanlığının (Anıtkabir Komutanlığı) 23.03.2023 tarihli ve sayılı yazısının şahsi dosyadan çıkarıldığı, personel aleyhinde özlük haklarında herhangi bir hak kaybına yol açmayacak şekilde MSB Arşiv Yönergesi kapsamında belgelerin muhafaza edildiği,
2.6) Ayrıca Devlet Arşiv Hizmetleri Yönetmeliği hükümleri doğrultusunda hazırlanan MSB Arşiv
Yönergesi’nin 8’inci maddesinin “(1) Belgeler, üretildiği yıldan itibaren “Saklama Planı” ve Saklama
Süreli Standart Dosya Planında belirtilen süre kadar saklanır.” hükmüne amir olduğu, bu sebeple
Genelkurmay Başkanlığının (Anıtkabir Komutanlığı) 30.12.2022 tarihli ve 23.03.2023 tarihli yazıların belge niteliğinde olması sebebiyle standart dosya planı gereği birim arşivinde 5 (beş) yıl süreyle saklanmasının gerektiği, belgenin saklama süresi içerisinde, Ankara 10. İdare Mahkemesi’nde görülmekte olan / esas sayılı dava neticesinde Devlet Arşiv Hizmetleri Yönetmeliği ve MSB Arşiv
Yönergesi’nin hükümleri aksine karar çıkması halinde karar gereğinin yerine getirileceği, belirtilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve
kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” hükmü bulunmaktadır.
/
4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” hükmü mevcuttur.
5) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;
5.1) 10 uncu maddesinde; “Devlet memurları amiri oldukları kuruluş ve hizmet birimlerinde kanun, tüzük
ve yönetmeliklerle belirlenen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapmaktan ve yaptırmaktan, maiyetindeki memurlarını yetiştirmekten, hal ve hareketlerini takip ve kontrol etmekten görevli sorumludurlar.”,
5.2) 11 inci maddesinde; “Devlet memurları kanun, tüzük ve yönetmeliklerde belirtilen esaslara uymakla
ve amirler tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü ve görevlerinin iyi ve doğru yürütülmesinden amirlerine karşı sorumludurlar.”,
5.3) 109 uncu maddesinde; “Memurlar, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası esas alınarak kurumlarınca
tutulacak personel bilgi sistemine kaydolunurlar. Her memur için bir özlük dosyası tutulur. Özlük dosyasına, memurun mesleki bilgileri, mal bildirimleri; varsa inceleme, soruşturma, denetim raporları, disiplin cezaları ile ödül ve başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler konulur. Memurların başarı, yeterlik ve ehliyetlerinin tespitinde, kademe ilerlemelerinde, derece yükselmelerinde, emekliye ayrılmalarında veya hizmetle ilişkilerinin kesilmesinde, hizmet gerekleri yanında özlük dosyaları göz önünde bulundurulur. Özlük dosyalarının tutulma esasları ile özlük dosyalarında yer alacak belgelere ilişkin usûl ve esaslar Devlet Personel Başkanlığınca belirlenir.”,
5.4) 125 inci maddesinde; “Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını
gerektiren fiil ve haller şunlardır:
A – Uyarma : Memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.
Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:
a) Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak, b) Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terk etmek, c) Kurumca belirlenen tasarruf tedbirlerine riayet etmemek, d) Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak, e) Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak, f) Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak, g) Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak, h) Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.
B – Kınama : Memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.
…
C – Aylıktan kesme : Memurun, brüt aylığından 1/30 – 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır.
…
D – Kademe ilerlemesinin durdurulması : Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 – 3 yıl durdurulmasıdır.
…
E – Devlet memurluğundan çıkarma : Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır.
…
Özel kanunların disiplin suçları ve cezalarına ilişkin hükümleri saklıdır…”,
5.5) 126 ncı maddesinde; “Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından;
kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir.” hükümleri bulunmaktadır.
6) Kamu Personeli Genel Tebliğinde (Seri No: 2);
“…Özlük Dosyası Sekiz Bölümden Oluşur:
1. BÖLÜMDE; ilk defa-yeniden-naklen atamaya ilişkin belgeler, 2. BÖLÜMDE; öğrenim durumu, bildiği yabancı diller ve derecesi, yaptığı lisansüstü eğitim-staj ve incelemeleri ile ilgili belgeler, katıldığı her türlü eğitim faaliyetine ilişkin belgeler, kendisi tarafından verilen yayın ve eserlerine ilişkin bilgiler, 3. BÖLÜMDE; memurun kullandığı izinlere ilişkin belgeler, 4. BÖLÜMDE; memur hakkında yapılan disiplin soruşturmalarına ilişkin evraklar ile verilen disiplin cezaları, yargı organlarınca memur hakkında verilmiş karar örnekleri, görevden uzaklaştırmaya ilişkin belgeler ile varsa inceleme, soruşturma ve denetim raporları, 5. BÖLÜMDE; kurumlarca gerekli görülmesi halinde memurun maaş, ücret, harcırah ve sair parasal haklarına ilişkin belgeler, emeklilik durumuna ilişkin belgeler, bakmakla yükümlü olduğu kişilere ilişkin bildirimler, mal beyannameleri ile sendika üyeliğine ilişkin belgeler, 6. BÖLÜMDE; memurun adaylık ve asli memurluğa atanmasına ilişkin belgeler, derece ve kademe ilerlemeleri, sınıf, yer, unvan, görev değişiklikleri ile ilgili belgeler, geçici görevlendirilmesine ilişkin belgeler, 7. BÖLÜMDE; ödül, başarı ve üstün başarı belgesi verilmesine ilişkin bilgi ve belgeler, 8. BÖLÜMDE; askerlik durumu, mecburi hizmet yükümlülüğü ve özürlülük durumuna ilişkin belgeler ile yukarıdaki bölümler kapsamına girmeyen memurun hizmet durumuna ilişkin diğer mesleki bilgi ve belgeler, saklanır.” hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7) Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin
konu ile açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirilerek hazırlanan Tavsiye Karar
Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8) Başvuran, Anıtkabir Komutanlığınca 30/12/2022 tarihinde “İkaz” konulu yazı ile ikaz edildiğini, söz
konusu işlemin iptali ve özlük dosyasından çıkartılması için idareye vermiş olduğu dilekçesine cevaben idare tarafından şahsi dosyasından çıkartılarak ayrı bir dosyada muhafaza altına alındığının bildirildiğini belirtmektedir. Başvuran, ayrı bir dosyada tutulan ikaz yazısının imha edilmesini ve dosyanın kaldırılmasını talep etmektedir.
9) İlgili İdarenin ikaz yazısı ile ilgili açıklamalarında, söz konusu iki tane ikaz yazısının şahsi dosyadan
çıkarıldığı, personel aleyhinde özlük haklarında herhangi bir hak kaybına yol açmayacak şekilde MSB
Arşiv Yönergesi kapsamında belgelerin muhafaza edildiği, ikazın disiplin cezası olmaması sebebiyle personele herhangi bir cezai işlem uygulanmadığından MSB Arşiv Yönergesi’nin 8’inci maddesi gereği yazıların belge niteliğinde olması sebebiyle standart dosya planı gereği birim arşivinde 5 (beş) yıl süreyle saklanmasının gerektiği, belgenin saklama süresi içerisinde Ankara 10. İdare Mahkemesi’nde görülmekte olan / esas sayılı dava neticesinde Devlet Arşiv Hizmetleri Yönetmeliği ve MSB Arşiv
Yönergesi’nin hükümlerinin aksine karar çıkması halinde kararın gereğinin yerine getirileceği savunulmaktadır.
10) 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125 nci maddesinde disiplin cezaları ile her bir disiplin
cezasını gerektiren fiil ve hallerin düzenlendiği ve anılan maddenin (A) bendinde, “uyarma” cezasının, “memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesi şeklinde izah edildiği görülmektedir. Kamu personeline ilişkin disiplin hukukunda en alt ceza olarak öngörülen “uyarma” cezasını uygulanamayacağı hallerde “cezai mahiyette olmamak üzere yazı ile ikaz edilmeye” dair bir düzenlemeye yer verilmediği ve isnat edilen fiiller nedeniyle “yazı ile ikaz” şeklinde bir düzenlemenin bulunmadığı anlaşılmakla birlikte, uyarma cezasının ancak usulüne uygun yapılacak bir soruşturma/inceleme sonucu yetkili disiplin amirince verilebileceği açıktır.
11) Danıştay 12. Dairesinin / E., / K. sayılı Kararında; “Davacının tutum ve
davranışlarında daha dikkatli ve tutarlı davranması hususunda ikaz edilmesine ilişkin işlem her ne kadar disiplin cezası niteliği taşımasa da, davacının özlük dosyasına konulması karşısında davacı hakkında davalı idarenin takdir yetkisini kullanacağı çeşitli işlemlerde dikkate alınması olasılığı karşısında; davacının hukuki durumuna ciddi etkiler yapabileceği görüldüğünden söz konusu işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olduğu açıktır.” ifade edilmiştir.
12) Nitekim Danıştay 12. Dairenin E: / K: / sayılı kararında; İdare Mahkemesince,
Danıştay Onikinci Dairesinin 23/06/2016 tarihli ve E: / K: / sayılı bozma kararına
uyularak; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinde disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin düzenlendiği, anılan maddenin (A) bendinde, “uyarma” cezasının, “memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir.” şeklinde tanımlanarak en alt ceza olarak öngörüldüğü, en alt cezanın uygulanamayacağı hallerde “cezai mahiyette olmamak üzere yazı ile ikaz edilmeye” dair bir düzenlemeye yer verilmediği görüldüğünden, davacı hakkında isnat edilen fiiller nedeniyle “yazı ile ikaz” şeklinde işlem tesis edilmesine hukuken olanak bulunmadığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmesini onadığı görülmektedir.
13) Anayasa Mahkemesi de şikayet konusu ile benzer konuda bireysel başvuru yolu (2015/13108) ile
verdiği kararında; kamu görevlilerinin yazılı olarak ikaz edilmelerine imkân tanıyan bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tip işlemlerin esasen bir disiplin cezası niteliği taşımamakla birlikte söz konusu işlemlerin idarenin kamu görevlisi hakkında takdir yetkisini kullanacağı çeşitli işlemlerde (taltif/ceza/atama/görevlendirme/terfi gibi) dikkate alınabileceğinden hukuki durumunu etkileyebileceğinin kabul edildiği anlaşılmaktadır.
14) Ayrıca, Kurumumuza aynı konuda (başvurana yazılan ikaz yazılarının iptali talebi ile) yapılmış olan
2017/1645, 2021/13154, 2022/16757 ve 2023/679 numaralı başvurular için Kurumumuzca verilen Tavsiye
Kararlarında yazılan ikaz yazılarının hukuka uygun olmadığı değerlendirilerek, geri alınması hususunda ilgili idarelere tavsiyede bulunulduğu tespit edilmiştir.
15) Somut ikaz yazısı üzerinden yapılan değerlendirme neticesinde; her ne kadar ilgili idare tarafından
başvuranın ikaz edilmesine ilişkin işlemin disiplin cezası niteliğini taşımadığı ve ikaz yazısının özlük dosyasına konulmadığı ifade edilmiş olsa da söz konusu ikaz yazılarına ilişkin idarece herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, ikaz yazılarının veriliş amacına ve hizmet gereklerine uygun olup olmadığına yönelik idarece sunulmuş somut bilgiye ulaşılamadığı, başvurana “yazılı olarak ikaz” adı altında Genel Evrak
Birimi üzerinden kayıtlı yazılar gönderilerek ve ayrı bir dosyada muhafaza edilerek bu işlemin bir cezalandırma yöntemi olarak kullanıldığı anlaşıldığından başvurana verilen ikaz yazısının amacına uygun düşmediği değerlendirilerek imha edilmesi ve dosyanın kaldırılması gerektiği kanaati oluşmuştur.
16) Yukarıdan beri anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları,
ilgili mevzuat, yargı kararları ve Kurumumuzun emsal tavsiye kararı birlikte değerlendirildiğinde; idare tarafından başvurana yazılı olarak verilen ikaz yazılarının veriliş amacına ve hizmet gereklerine uygun olmadığından geri alınması yönünde idareye tavsiyede bulunulması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
17) İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece
“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; İdarenin, başvurucuya verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle
/
“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
Dava Açma Süresinin Yeniden Başlaması
18) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ
tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE; Başvurana yazılan ikaz yazılarının geri alınması hususunda GENELKURMAY BAŞKANLIĞINA
TAVSİYEDE BULUNULMASINA;
Kararın BAŞVURANA, MİLLÎ SAVUNMA BAKANLIĞINA ve GENELKURMAY
BAŞKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kanunun 20 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca İdare tarafından bu karar üzerine tesis
edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi