|
ÖZET: Başvuran, 2017 yılından beri Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Sosyal Çalışmacı/Sosyal Hizmet Uzmanı olarak görev yapmaktadır. 2018’den itibaren çocuk izlem merkezinde çalışırken, 2024 yılı itibarıyla hasta hakları biriminde görevlendirilmiştir. Ancak, bu yeni görevin kendi uzmanlık alanıyla örtüşmediğini belirterek, başhekimliğe iki dilekçe sunmuş ve durumu detaylı bir şekilde açıklamıştır. İdarenin verdiği yanıt, başvuranın dilekçelerinin gereksiz olduğunu ifade etmiştir. Başvuran, hasta hakları biriminde sosyal çalışmacı olarak bir görevin bulunmadığını ve bu durumun mesleki itibarı zedelediğini vurgulamaktadır.
Sağlık Bakanlığı, çocuk izlem merkezlerinin sürekli hizmet sunan birim olduğunu ve burada görevli personelin başka bir birimde çalıştırılmaması gerektiğini belirtmiştir. İdare, başhekimliğin personel görevlendirmeleri konusunda takdir yetkisine sahip olduğunu ifade etse de, bu durumun çocukların yararını gözetmediği değerlendirilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebini dikkate alarak, çocuk izlem merkezinde görevli personelin başka bir birimde çalıştırılmaması gerektiği yönünde Sağlık Bakanlığı’na tavsiyede bulunmuştur. Sonuç olarak, başvuranın talebi kabul edilmiş ve Sağlık Bakanlığı’na, çocuk izlem merkezlerinde görevli personelin verimliliğini azaltacak şekilde başka görevler verilmemesi gerektiği tavsiye edilmiştir. Bu kararın, ilgili idareye tebliğinden itibaren 30 gün içinde uygulanması gerekmektedir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/5764-S.24.9063
BAŞVURU NO : 2024/2094
KARAR TARİHİ : 28.05.2024
TAVSİYE KARARI ,TCKN:
Adres:
SAĞLIK BAKANLIĞI
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞVURUNUN KONUSU : İkinci görevin iptal edilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 08.02.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 2017 yılından beri sicil numarası ile
Sosyal Çalışmacı/Sosyal Hizmet Uzmanı olarak görev yaptığını, 2018 yılından bu yana hastanenin çocuk izlem merkezinde görevli olduğunu, kendisine yıllar içerisinde çocuk izlem merkezindeki görevi ile birlikte yürütmek üzere çeşitli görevler (SABİM-CİMER Birim Sorumluluğu, çalışan hakları birim elemanı)
verildiğini, son bir yıldır çocuk izlem merkezi ile birlikte çalışan hakları biriminde görev yaptığını,
11.01.2024 tarihinde ise çalışan hakları birimindeki görevi sonlandırılarak çocuk izlem merkezi ile birlikte
hasta hakları biriminde görevlendirildiğini, görev tanımının tam olarak anlaşılamaması nedeniyle başhekimliğe bir dilekçe verdiğini, hasta hakları uygulama genelgesini incelediğinde hasta hakları birim personeli ile ilgili “Hasta iletişim birim sorumlusuna bağlı bilgisayar kullanmayı bilen, yeterli sayıda personel görevlendirilir.” ibaresinin bulunduğunu, kendi uzmanlık alanına ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmadığını, Ayrıca 22.05.2014 tarihinde Resmi Gazete’ de yayınlanan Sağlık Meslek Mensupları İle
Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş Ve Görev Tanımlarına Dair Yönetmelik’te
Sosyal çalışmacı/sosyal hizmet uzmanının görev tanımlarının açık şekilde belirtildiğini, ilgili yönetmeliğe göre meslek alanı ile ilgili hastanede şu anda hizmet vermekte olan tıbbi sosyal hizmet birimi, toplum ruh sağlığı merkezi ve çocuk izlem merkezinde (sertifikalı eğitimi bulunduğu için) görevlendirilebileceğinin anlaşıldığını, bu duruma istinaden başhekimliğe 22.01.2024 tarihinde durumu ve mevzuata aykırı olduğunu detaylı şekilde anlattığı ikinci dilekçesini de verdiğini, idare tarafından verilen cevapta dilekçe vermiş olduğu için gereksiz yazışma yaptığının ifade edildiğini, hasta hakları biriminde sosyal çalışmacı olarak görevlendirildiğinin belirtildiğini, hasta hakları uygulama genelgesine göre hasta hakları biriminde sosyal çalışmacı şeklinde bir görevin olmadığını, bu şekilde yapılan görevlendirmenin uzmanlık alanını ve mesleğini itibarsızlaştırdığını, hali hazırda görev yapmakta olduğu çocuk izlem merkezi ile ilgili Sağlık
Bakanlığı’nın tüm hastanelere göndermiş olduğu 14.05.2018 tarihli Çocuk izlem merkezlerinin işleyişi
konulu yazıda ve 06.12.2022 tarihli Eğitim Almış Personel Görevlendirmeleri konulu yazıda çocuk izlem merkezinde çalışan personelin başka bir yerde görevlendirilmemesi gerektiğinin açıkça yazdığını, şu anda çocuk izlem merkezindeki görevi ile birlikte yürütmek üzere tarafına verilen ve meslek tanımı ile uyuşmayan hasta hakları birim elemanı görevlendirmesinin iptalini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Sağlık Bakanlığı tarafından gönderilen 14/03/2024 tarihli ve E- – – sayılı cevabi yazısında özetle, Çocuk izlem Merkezleri (ÇİM) 7/24 nöbet usulü hizmet sunan merkezler olduğu, halihazırda Eğitim Araştırma Hastanesi Çocuk İzlem Merkezinde 4 adli görüşmecinin görev yaptığını, Çocuk İzlem Merkezinin günlük vaka ortalaması diğer illerde bulunan merkezlere göre düşük olduğunu, Çocuk İzlem Merkezinde ve hasta hakları biriminde hizmetin aksamaması için ÇİM’ de nöbetçi kalan personelin, nöbetçi olduğu gün hasta hakları biriminde görevlendirilmediğini, bahse konu dostane çözüm kararı halihazırda hastane idaresi tarafından uygulandığını, bununla birlikte hastane başhekimi hastane içerisinde personelin dengeli dağılımını sağladığı, personele uygun görevleri tevdi ettiğini, personeli mutlaka tek bir görev için görevlendirmesi şart olmadığı,
İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasasının; 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında, “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 3.2. “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 inci maddesinde “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.
Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.
(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/4 md.) Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.
(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/4 md.) Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır.” 4. Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin 3 üncü maddesinde
“1.Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir.
2. Taraf Devletler, çocuğun ana–babasının, vasilerinin ya da kendisinden hukuken sorumlu olan diğer kişilerin hak ve ödevlerini de göz önünde tutarak, esenliği için gerekli bakım ve korumayı sağlamayı üstlenirler ve bu amaçla tüm uygun yasal ve idari önlemleri alırlar.
3. Taraf Devletler, çocukların bakımı veya korunmasından sorumlu kurumların, hizmet ve faaliyetlerin özellikle güvenlik, sağlık, personel sayısı ve uygunluğu ve yönetimin yeterliliği açısından, yetkili makamlarca konulan ölçülere uymalarını taahhüt ederler.”
5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”
6.Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve
Görev Tanımlarına Dair Yönetmeliğin 6.1. “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinde
“(1) Bu Yönetmelikte geçen; a) Bakanlık: Sağlık Bakanlığını, b) Sağlık meslek mensupları: Tabip, diş tabibi, eczacı, hemşire, ebe ve optisyen ile 1219 sayılı Kanunun ek
13 üncü maddesinde tanımlanan diğer meslek mensuplarını,
c) Sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensupları: Sağlık meslek mensubu olmadığı halde, sağlık hizmet sunumu çerçevesinde özgün görevi olan ve bu alanda çalışan diğer meslek mensuplarını,” ifade eder.
6.2. “İş ve Görev Tanımları” başlıklı 6 ıncı maddesinde “Sağlık meslek mensuplarının unvanlara göre iş ve görev tanımları Ek 1’de düzenlenmiştir.
(2) Sağlık hizmetlerinde çalışan diğer meslek mensuplarının unvanlara göre iş ve görev tanımları Ek 2’de düzenlenmiştir.
Ek 2 Diğer Meslek Mensuplarının Sağlık Hizmetlerinde İş ve Görev Tanımları
Sosyal çalışmacı/sosyal hizmet uzmanı a) Sosyal işlevselliğin sağlanması, korunması, geliştirilmesi ve rehabilitasyonu amacıyla sosyal hizmet müdahalesini gerçekleştirir.
b) Tıbbi sosyal hizmet müdahalesinin gerektirdiği sosyal inceleme raporu, süreç raporu, vaka değerlendirme ve sonlandırma raporlarını hazırlar, gerektiğinde ilgili birim ve yetkililerle paylaşır.
c) Sosyal işlevsellik sorunlarını önleyici ve rehabilite edici tıbbi sosyal hizmet programları geliştirir, uygular ve değerlendirir.
ç) Sağlık hizmeti alanların sosyal sağlığını destekleyici ve güçlendirici tıbbi sosyal hizmet programlarını uygular, izler ve değerlendirir.
d) Sağlık hizmeti alan dezavantajlı hasta gruplarının ve yakınlarının tedavi sürecinde yaşadıkları sosyal ve sosyoekonomik sorunlarının zamanında çözümlenebilmesi amacıyla uygun sosyal hizmet müdahalesini belirler ve uygular.
e) Kriz durumlarında, tıbbi sosyal hizmet müdahalesini uygular f) Tıbbi sosyal hizmet alanında farkındalık oluşturmak için çalışmalar yapar.
g) Sağlık kurum ve kuruluşlarındaki gönüllülük esasına dayanan çalışmaları koordine eder.
ğ) Sağlık hizmetlerinden yararlanma sürecinde ihmal ve/veya istismar ve aile içi şiddet olgularına yönelik sosyal hizmet müdahalesini gerçekleştirir.
h) Sağlık hizmeti alanların ihtiyaç duyabileceği, sosyal destek programlarına erişimini sağlar.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Tavsiye Kararı Önerisi hazırlanmıştır.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8. Başvuran sosyal çalışmacı olarak ilgili hastanede çocuk izlem merkezinde görevli olduğunu ancak ikinci görev olarak hasta hakları biriminde görevlendirildiğini belirterek ikinci görevin kendi görev alanına girmediğini belirterek ikinci görevin iptalini talep etmektedir.
9. Çocuk izlem merkezi konulu 2012/20 sayılı ve 4.10.2012 tarihinde 28431 sayılı Resmi Gazete yayımlanan genelgede “Bu hedef doğrultusunda; çocuklarımızı koruyup kollamaya yönelik mevzuat ve düzenlemeler yürürlüğe konularak, oluşturulan altyapı çerçevesinde yürütülen uygulamaların geliştirilmesi için çalışmalar devam etmektedir.
Çocuğun beden veya ruh sağlığına zarar veren ya da zarar verme riski taşıyan, fiziksel, duygusal, zihinsel veya cinsel gelişimini olumsuz etkileyen durumlar, çocuğa karşı kötü muamele şeklinde tanımlanmaktadır.
Kötü muamelenin istismar ya da ihmal olmak üzere iki farklı boyutu bulunmaktadır. Ülkemizde istismara uğrayan çocuk ve/veya ailesi, yaşanan olumsuzlukları pek çok sebeple gizleme eğilimindedir. Bu sebeple de istismara uğrayan çocuğa verilmesi zorunlu olan hukuki, tıbbi, ruhsal ve sosyal destek aksayabilmektedir.
Mağdur çocukların; kolluk kuvvetleri, adli merciler ve sağlık kurumları tarafından ayrı ayrı değerlendirilmesi ve bu süreçte yaşadıklarını defalarca dile getirmek zorunda bırakılması, gizliliğin yeterince sağlanamaması, ilgili kurumlarda çocukla görüşme yapanların; çocuğun ruhsal durumunu gözeterek görüşme yapabilecek yeterlilikte eğitime sahip olmaması halinde, çocuğun uğradığı travma şiddetlenmektedir.
Yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak; çocuk istismarının önlenmesi ve istismara uğrayan çocuklara bilinçli ve etkin bir şekilde müdahale edilmesi amacıyla, öncelikli olarak cinsel istismara uğramış çocukların ikincil örselenmesini asgariye indirmek, adli ve tıbbi işlemlerin bu alanda eğitimli kişilerden oluşan bir merkezde ve tek seferde gerçekleştirilmesini temin etmek üzere; Sağlık Bakanlığına bağlı hastaneler/kurumlar bünyesinde Çocuk İzlem Merkezlerinin (ÇİM) kurulması ve bu merkezlerin işleyişinin Sağlık Bakanlığınca koordine edilmesi gerekli görülmüştür.” İfadelerine yer verilmiştir.
10. T.C Anayasası’ nın “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 inci maddesinde “Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.” hükmü mevcuttur. Söz konusu maddede çocukların korunmasının ve bakımının çocuğun yüksek yararını gözetecek şekilde sağlanmasının Devletin görevleri arasında olduğu belirtilmiştir. Aynı şekilde taraf olduğumuz Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin 3 üncü maddesinde de Kamusal ya da özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşünce olması gerektiği ve Taraf Devletlerin, çocukların bakımı veya korunmasından sorumlu kurumların, hizmet ve faaliyetlerin özellikle güvenlik, sağlık, personel sayısı ve uygunluğu ve yönetimin yeterliliği açısından, yetkili makamlarca konulan ölçülere uymalarını taahhüt ettikleri açıkça belirtilmiştir.
11. Ayrıca Sağlık Meslek Mensupları ile Sağlık Hizmetlerinde Çalışan Diğer Meslek Mensuplarının İş ve
Görev Tanımlarına Dair Yönetmeliğin tanım başlıklı 4 üncü maddesinde Sağlık hizmetlerinde çalışan diğer
/
meslek mensupları: Sağlık meslek mensubu olmadığı halde, sağlık hizmet sunumu çerçevesinde özgün görevi olan ve bu alanda çalışan diğer meslek mensuplarını ifade ettiğini ve yine aynı Yönetmeliğin İş ve
Görev Tanımları” başlıklı 6 ıncı maddesinde sosyal çalışmacı unvanlı personelin görevlerinin ek 2 sayılı cetvelde düzenlendiği belirtilmiştir. İlgili görevlere bakıldığında sosyal çalışmacı unvanlı personelin tıbbi sosyal hizmet, rehabilitasyon, dezavantajlı hasta gruplarının ve yakınlarının tedavi sürecinde yaşadıkları sosyal ve sosyoekonomik sorunların zamanında çözülmesini sağlama, sağlık hizmetlerinden yararlanma sürecinde ihmal ve/veya istismar ve aile içi şiddet olgularına yönelik sosyal hizmet müdahalesinde bulunma gibi ilgili mesleğin uzmanlık alanına giren özgü görevlerin olduğu anlaşılmaktadır.
12. İdare tarafından gönderilen cevapta; Başhekimin ilgili birimlerde personel görevlendirmesinin iş yükü gözetilerek takdir yetkisi içinde olduğu belirtilse de öncelikle Çocuk İzlem Merkezinde bulunan çocukların üstün yararı gözetilmeden burada görev yapan sosyal çalışmacı personelin ve diğer personelin birimden ayrılması sonucunu doğuracak şekilde ikini görev verilmesinin ve yine ikinci görev verilerek iş yükünün artırılması suretiyle bu birimdeki verimliliğinin azaltılmasının T.C. Anayasası’nın “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 inci maddesi ile Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin 3 üncü maddesine aykırı olduğu değerlendirilmiştir.
13. Netice olarak; Çocuk İzlem Merkezinde asli olarak görevlendirilen personelin (sosyal çalışmacı ve diğer) süreklilik arz edecek şekilde ilgili birimde bulunması gerektiği, personel açığının diğer birimlerden sağlanması gerektiği aksi durumda takdir yetkisinin kullanımının T.C. Anayasası’nın 41 inci ve taraf olduğumuz Çocuk Hakları Sözleşmesinin 3 üncü maddesine aykırı olacağı değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
14. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idare tarafından gönderilen cevabi yazıda bilgi ve belge talebinde bahsedilen hususlara değinilmediği ve tam olarak cevap verilmediği anlaşıldığından
“kararların gerekçeli olması” ilkesine uygun davranılması beklenilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)
dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Kastamonu İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE;
T.C. Anayasası’nın “Ailenin korunması ve çocuk hakları” başlıklı 41 inci maddesi ve Çocuk Haklarına
Dair Sözleşmenin 3 üncü maddesi gereğince Çocuk İzlem Merkezlerinde görevli olan personelin görev yerlerini terk etmelerine ve ilgili görevlerindeki verimliliğinin azalmasına sebep olacak şekilde başkaca görev verilmemesi yönünde SAĞLIK BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,
Kararın BAŞVURANA ve SAĞLIK BAKANLIĞINA tebliğine;
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare
tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/