|
ÖZET: Başvuran, Sakarya Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü kadrosuna il müdür yardımcısı olarak atandıktan bir hafta sonra görevden alındığını ve araştırmacı kadrosuna atandığını, bu işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmiştir. Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü, başvuranın atamasının pandemi döneminde hizmetlerin aksamadan yürütülmesi amacıyla yapıldığını, daha sonra kendi isteğiyle alt unvan olan şube müdürü kadrosuna geçtiğini ve bu atamanın iptal edilmesi üzerine tekrar il müdür yardımcısı kadrosuna atandığını açıklamıştır. Sonrasında, idarenin takdir yetkisi çerçevesinde araştırmacı kadrosuna atanmıştır.
Yapılan incelemeler sonucunda, başvuranın il müdür yardımcılığı görevine atanmasının mahkeme kararıyla gerçekleştiği, dolayısıyla bu atamanın iptalinin hukuka aykırı olacağına dair bir durumun söz konusu olmadığı belirlenmiştir. İdarenin, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak takdir yetkisini kullandığı ve başvurana tüm mali haklarının sağlandığı tespit edilmiştir. Ayrıca, idarenin başvuru sahibine verdiği yanıtın gerekçeli olduğu, ancak başvuru yollarının belirtilmediği için bu ilkeye uyulmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın araştırmacı kadrosuna atanma işleminin iptali ve il müdür yardımcısı kadrosuna atanma talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karar, başvurana ve Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü’ne tebliğ edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/10376-S.24.15930
BAŞVURU NO : 2024/10195
KARAR TARİHİ : 30.09.2024
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
Atanma Talebi Hakkında
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 16.08.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; Sakarya Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü kadrosuna il müdür yardımcısı olarak atandıktan bir hafta sonra görevden alındığını ve araştırmacı kadrosuna atandığını, hakkında herhangi bir ceza veya idari soruşturma olmadan yapılan görevden alma işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içerikli yazımıza istinaden Türkiye İş
Kurumu Genel Müdürlüğü Personel Dairesi Başkanlığınca gönderilen 13.09.2024 tarih ve E– – sayılı cevabi yazıda özetle; 2.1. Başvuranın pandemi döneminde hizmetlerin aksatılmadan aktif ve verimli yürütülmesini teminen
Sakarya Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü bünyesinde İl Müdür Yardımcısı kadrosuna Bakanlık
Makamının 28.12.2020 tarihli ve sayılı Onayı ile atanmasının uygun görüldüğü, daha sonra adı geçenin kendi isteği ile alt unvan olan Şube Müdürü kadrosuna atanmak istemesi üzerine Bakanlık
Makamının 04.01.2021 tarihli ve sayılı Onayı ile Şube Müdürü kadrosuna atandığı, 2.2. Başvuran Şube Müdürü ünvanı ile görevine devam etmekteyken bir kurum personeli tarafından; Bakanlık Makamı onayı ile Şube Müdürü olarak ataması yapılan personelin söz konusu atamalarının iptali için açılan davada Ankara 11. İdare Mahkemesinin / esas nolu dosyasında verilen 09.11.2022 tarihli ve / karar sayılı ilamla davanın reddine karar verildiği, istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi 1. İdari Dava Dairesinin 28.12.2023 tarihli / esas
/ karar sayılı ilamıyla ilk derece mahkemesini kararının kaldırılarak işlemin iptaline karar verildiği,
2.3. Şube Müdürü kadrosundan önce 28.12.2020 tarihli ve sayılı Onay ile İl Müdür Yardımcısı kadrosuna atanmış olduğundan anılan mahkeme kararının uygulanması teminen tekrardan İl Müdür
Yardımcısı kadrosuna Bakanlık Makamının 08.05.2024 tarihli ve sayılı Oluru ile atandığı, daha sonra ise Bakanlık Makamının takdirleri çerçevesinde 15.05.2024 tarihli ve sayılı Oluru ile 7417 sayılı Kanun’un 59’uncu maddesi gereğince (375 sayılı KHK’nın mülga ek 18’inci maddesi kapsamında)
Sakarya İl Müdürlüğüne ihdas edilmiş sayılan 1’inci dereceli Araştırmacı (6639) kadrosuna 657 sayılı
Kanun’un 76 ve 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin 2’nci maddesi ile Bakanlık İmza Yetkileri
Yönergesinin 11’inci maddesi gereğince kazanılmış hak aylığı ve emekli keseneğine esas aylığı yönünden bulunduğu 1/4 derece/kademe +2800 (+3600) ek gösterge ile atandığı 2.4. Başvurana 375 sayılı KHK’nın mülga ek 18’inci maddesinin son fıkrasına uygun olarak Araştırmacı (6639) kadrosuna atanması sonucu mali hakları, atandığı tarihi takip eden aybaşından itibaren ikinci yılın sonuna kadar fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç, İl Müdür Yardımcısı unvanının maaş unsurları esas alınarak verilmeye devam edildiği
İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
4. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı
5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü
eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun,
5.1. “Bir Sınıftan Başka Bir Sınıfa Geçme” başlıklı 71 inci maddesinde;” Memurların eşit dereceler arasında veya derece yükselmesi suretiyle sınıf değiştirmeleri caizdir. Bu şekilde sınıf değiştireceklerin geçecekleri sınıf ve görev için bu Kanunda, kuruluş kanunlarında veya Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen niteliklere sahip olmaları şarttır. Bu durumda sınıfları değişenlerin eski sınıflarının derecesinde elde ettikleri kademelerde geçirdikleri süreler yeni sınıflardaki derecelerinde
[145] dikkate alınır.
Kurumlar, memurlarını meslekleri ile ilgili sınıftan genel idare hizmetleri sınıfına veya genel idare hizmetleri sınıfından meslekleri ile ilgili sınıfa, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle atayabilirler.”
5.2. “Memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi” başlıklı 76 ncı maddesinde
“Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.
Memurlar istekleri ile kurumlarında kazanılmış hak derecelerinin en çok üç derece altında aynı veya başka yerlerdeki kadrolara atanabilirler.
Aşağı dereceye atananların 68 inci maddede yazılı süre kaydı aranmaksızın eski derecelerine tekrar atanmaları mümkündür.
Kazanılmış hak derecelerinden aşağı derecelere atananların aylık derece ve kademeleri genel hükümlere göre tespit edilmekle beraber, atandıkları bu derecelerde geçirdikleri süreler (kesenek ve karşılık farklarının kendileri tarafından her ay T.C. Emekli Sandığına gönderilmesini kabul etmeleri şartiyle) emeklilik yönünden eski derecelerinde değerlendirilir.”
5.3. Ek 18. Maddesinde ; “22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ile 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı
Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu hariç olmak üzere, tabi oldukları personel kanununa bakılmaksızın Başbakanlık, bakanlıklar, bağlı ve ilgili kuruluşlar ile başkan ve üyeleri hariç olmak üzere 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (III) sayılı Cetvelde sayılan düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunda; (…) ç) Ek göstergesi 3600’den daha düşük tespit edilen yönetici kadro veya pozisyonlarında bulunanlar görevden alındıklarında veya görev süreleri sona erdiğinde;
1) Daha önce 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11)
numaralı bendinde sayılan kadrolar ile mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri ve yeterlilikleri aynı veya benzer nitelik arz eden kadro veya pozisyonlarda bulunanlar daha önceki bu kadro veya pozisyonlarına,
2) Diğerleri, bu maddeye göre ihdas edilmiş sayılan merkez veya taşra teşkilatına ait araştırmacı kadro
veya pozisyonlarına, atanırlar.
(…) Birinci fıkra hükmü kapsamında atananlardan birinci fıkra kapsamında yer alan yönetici kadro veya pozisyonlarında kesintisiz olarak en az iki yıl fiilen görev yapmış olanların mali hakları, atandıkları söz konusu kadro veya pozisyonlarda bulunmaları kaydıyla, atandıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren ikinci yılın sonuna kadar fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç, önceki görevine ait ödeme unsurları esas alınarak verilmeye devam edilir.””
hükümleri yer almaktadır.
IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
6. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisine sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
7. Başvuran Sakarya Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü kadrosuna il müdür yardımcısı olarak atandıktan bir hafta sonra görevden alındığını ve araştırmacı kadrosuna atandığını, hakkında herhangi bir ceza veya idari soruşturma olmadan yapılan görevden alma işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.
8. Başvuru konusu olayda uyuşmazlık İl Müdür Yardımcısı Kadrosunda görev yapan başvuranın idarenin takdir yetkisini kullanması suretiyle araştırmacı kadrosuna atanması hususunda oluşmaktadır. Yapılan incelmede her ne kadar başvuranın bir hafta il müdür yardımcısı unvanında görev yaptığı akabinde araştırmacı kadrosuna tanıdığı görülse de, il müdür yardımcısı kadrosuna atamanın başvuranın bulunduğu şube müdürü kadrosuna ilişkin sonuçlanan dava neticesinde önceki unvana atanma şeklinde yapıldığı anlaşılmıştır. Başvuran 2020 yılında il müdür yardımcısı kadrosuna atanmış 2021 yılında ise kendi talebi ile şube müdürü kadrosuna atanmıştır. 2023 yılında mahkeme kararı ile şube müdür kadrosuna yapılan
atama iptal edilince tekrar il müdür yardımcısı kadrosuna atandığı anlaşılmıştır. Başvuran tekrar il müdür yardımcısı kadrosuna atanması üzerine idarenin takdir yetkisi ile araştırmacı kadrosuna atanmıştır.
9. Takdir yetkisi, idarenin belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda tanınan bir serbestiye ya da belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması olarak tanımlanmaktadır. İdari işlemler tesis edilirken, İdareler, bağlı yetki veya takdir yetkisi çerçevesinde karar alırlar. Bu doğrultuda, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli bir yönde hareket etme hususunda bir tercih tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetkiden, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisinden söz edilmektedir. (Halil Kalabalık, İdare
Hukukunda Takdir Yetkisi Kavramı ve Benzer Kurumlarla Karşılaştırılması, Gazi Üniversitesi Hukuk
Fakültesi Dergisi Cilt 1, Sayı 2, Aralık 1997)
10. Bu itibarla, İdareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması idarenin görevlerinin niteliği gereği zorunludur. Ancak, idareye belli konularda takdir yetkisinin tanınması, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına da gelmez. Bu doğrultuda idare takdir yetkisini kullanırken yasanın koyduğu sınırlar içinde kalmalı, eşitlik ilkesine önem vermeli, bu yetkiyi kamu yararı için kullanmalı, yasanın öngördüğü amaçtan başka ya da kamu yararı dışında bir amaç için kullanamamalı ve bu yetkiyi gerekçeli olarak kullanmalıdır.(Prof. Dr. Şeref GÖZÜBÜYÜK, “Yönetim Hukuku”, Eylül/1991 s.204) Ayrıca öğretide de, idarenin takdir yetkisini kullanırken yasaların koyduğu sınırlar içerisinde hareket etmesi, eşitlik ilkesine riayet etmesi, kamu yararı için kullanılması ve gerekçeli olması gibi ilkelere uygun şekilde işlem tesisinin hukuk devleti açısından zorunlu olduğu belirtilmektedir. Bir başka deyişle, idareye yasalarla tanınan takdir yetkisinin mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olduğunu da belirtmek gerekmektedir.
(Danıştay 2. Dairesinin, 17/09/2015 tarihli E. 2015/2662, K. 2015/7471 sayılı kararı).
11. Bu kapsamda, idarenin iş ve işlemlerinde kamu yararına ve hizmet gereklerine riayet etmesi, yasal ve makul gerekçeye dayanması, nesnel ve adil olması, eşitlik ve hakkaniyet ölçütlerini gözetmesi hukuk devleti olmanın gereği olup, idarenin yasalarla kendisine tanınan takdir yetkisini bu ilke ve ölçütleri göz önünde tutarak kullanması gerekmektedir.
12. Danıştay 2. Dairesinin 20.09.2023, 2023/2830 E. Ve 2023/4151 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere
657 sayılı Kanun’un 76. maddesi ile idareye, personelini atama konusunda takdir yetkisi tanındığı açık olup,
bu yetkinin ancak, kamu yararı ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde bu durumun idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği belirtilmiştir.
13. Kurumumuzca yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, başvuranın daha önce yapılan il müdür yardımcılığı görevinden kendi talebi ile şube müdürlüğü görevine geçirildiği tekrar il müdür yardımcılığı görevine atanmasının mahkeme kararı sebebiyle olduğu, mevcut durumda kariyer ve liyakat ilkelerine uygun olarak yapılan bir atamanın herhangi bir sebep gösterilmeksizin iptali gibi durumun söz konusu olmadığı, atama sonucunda başvurana mevzuata uygun olarak tüm mali hakların sağlandığı, idarenin mevzuat uyarınca sahip olduğu takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak kullandığına dair herhangi bir bilgi ve belgenin dosyada bulunmadığı, şikâyet konusu atama işleminin, hizmetin daha etkin ve verimli bir şeklide yürütülmesini sağlamak amacıyla kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşıldığından, işlemin hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
14. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikayet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle araştırmacı kadrosuna atanma işleminin iptali ile il müdür yardımcısı kadrosuna atanma talebinin REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA ve TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi