|
ÖZET: Bu karar, İl Özel İdaresi Genel Sekreteri için kiralanan konutun kira bedelinin İl Özel İdare bütçesinden ödenmesi üzerine yapılan tazmin hükmünü incelemektedir. Sorumlu, kiralama işleminin 2005 yılında yapıldığını ve her yıl yeniden yapılan bir işlem olmadığını, dolayısıyla tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. Sayıştay Başsavcılığı, daha önceki bir karara atıfta bulunarak, tazmin hükmünün yasal olduğunu belirtmiştir.
Sayıştay, aynı konuda daha önce verilmiş kararların, olayın ve dönemin özelinde geçerli olduğunu ve yeni bir durumun ortaya çıkmadığını ifade ederek, karar düzeltilmesine gerek olmadığına hükmetmiştir. Bu bağlamda, İl Özel İdaresi’nin kiralama işlemlerinin 5302 sayılı Kanun’a uygun olarak gerçekleştirildiği ve yapılan ödemelerin mevzuata aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla, tazmin hükmü geçerliliğini korumaktadır. |
| Kamu İdaresi Türü | Özel İdareler |
| Yılı | 2010 |
| Dairesi | 1 |
| Karar No | 38544 |
| İlam No | 42432 |
| Tutanak Tarihi | 30.11.2016 |
| Kararın Konusu | Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar |
Konu: İl Özel İdaresi Genel Sekreteri için kiralanan konutun kira bedelinin İl Özel İdare bütçesinden ödenmesi.
1)109 sayılı ilamın 5 inci maddesinde, … İl Özel İdaresi Genel Sekreteri … için kiralanan konutun kira bedelinin İl Özel İdare bütçesinden ödenmesi nedeniyle ….- TL. ye tazmin hükmünün, Sayıştay Temyiz Kurulunun 15.09.2015 tarihli, 40782 tutanak sayılı kararının 2 nci maddesi ile tasdikine karar verilmişti.
Sorumlu karar düzeltilmesi talebi ile vermiş olduğu dilekçesinde, İl Özel İdaresi Genel Sekreterine kiralama işleminin, her yıl yeniden yapılan bir işlem olmayıp, 2005 yılında yapılan kiralama işleminin devamı niteliğinde olduğunu, her yıl yeniden düzenlenen Kira Sözleşmesinde bulunan; “Kira döneminin sona ermesine 15 gün kala, kiracı yeni dönem kira mukavelesini yapmak için bizzat vakfa müracaat eder. Aksi takdirde akit münfesih sayılır ve tahliye sebebidir ” hükmüne istinaden her yıl Vakıfla Sözleşmenin yenilendiğini,
Bu kira ödemeleriyle ilgili olarak, işin gereği, ibraz edilen belgelerin mahiyeti, kiralanan dairenin aynı olmasına rağmen aynı konu hakkında Dairelerce ve Temyiz Kurulunca farklı kararlar verildiğini, 2007,2008 ve 2009 yıllarında Dairelerce verilen tazmin hükümlerinin Temyiz Kurulunca kaldırıldığını belirterek tazmin hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
Sayıştay Başsavcılığı; “….
Temyiz Kurulunun, 19.03.2013 tarih ve 36798 sayılı, aynı idarenin 2009 yılının lojman kiralaması ile ilgili yapılan ödemenin yasal olduğuna ilişkin kararı bulunduğundan, 6085 sayılı Kanunun 57. maddesi gereği 15.00.2015 tarih ve 40782 tutanak nolu Temyiz Kurulu Kararının 2. maddesinin düzeltilmesine karar verilmesi uygun olur” şeklinde görüş belirtmiştir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra gereği görüşüldü.
Aynı konuda yargı organlarınca verilen kararlar şahsına, olayına ve dönemine münhasır olup; Sayıştay Daireleri ve Kurulları, 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 58 inci maddesine göre Sayıştay Genel Kurulunca verilmiş içtihadın birleştirilmesi ve değiştirilmesi kararlarına uyma zorunluğu haricinde, bağımsız karar verme yetkisine sahiptir.
Sorumluların iddia etmiş olduğu hususların, 15.09.2015 tarih ve 40782 tutanak nolu Temyiz Kurulu Kararında karşılanmış olduğu ve ayrıca 6085 sayılı Kanunun 57 nci maddesinde belirtilen karar düzeltilmesini gerektiren yeni bir husus ileri sürülmediği gerekçesiyle KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL OLMADIĞINA
(Üye ….’nın;
“Kamu Konutları Yönetmeliği’nin 4.maddesinde;”Bütçelerinde yeterli ödeneğin bulunması kaydıyla, bağlı ve ilgili bulunulan Bakanlığın teklifi, Maliye ve Gümrük Bakanlığının uygun görüşü üzerine Başbakanlıktan izin alınması suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının diğer personeli için konut kiralanabilir” hükmü yer almaktadır.
Anayasanın 127. Maddesinde;
“Merkezi idare, mahallî idareler üzerinde, mahallî hizmetlerin idarenin bütünlüğü ilkesine uygun şekilde yürütülmesi, kamu görevlerinde birliğin sağlanması, toplum yararının korunması ve mahallî ihtiyaçların gereği gibi karşılanması amacıyla, kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde idarî vesayet yetkisine sahiptir.” denilmektedir.
İl Özel İdaresi üzerinde bir vesayet uygulaması ancak ”kanunda belirtilen esas ve usuller dairesinde” mümkündür.
Kanun dışında, daha alt hukuk normlarıyla (Genelge ile) mahalli idareler üzerinde vesayet uygulaması yapılması Anayasanın 127. maddesinde yer alan düzenleme ile bağdaşmamaktadır.
İl Özel İdaresi adına taşınmaz mal kiralanması konusunda izin alınacak makamı, özel bir kanun olan 5302 Sayılı Kanun’un 10. ve 26. maddeleri il Genel Meclisi ve il Encümeni olarak düzenlemiştir. 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 26’ncı maddesi (g) bendinde üç yılı geçmeyen taşınmaz malların kiralanmasına karar verme yetkisinin İl Encümenine; 10’uncu maddesinin (f) bendinde ise üç yıldan fazla (10 yıla kadar) süreli taşınmaz mal kiralanmasına karar verme yetkisinin İl Genel Meclisine ait olduğu belirtilmektedir.
İl Özel İdaresi Bütçesi İl Genel Meclisince görüşülerek kabul edildikten sonra yürürlüğe girmektedir, ilgili yıl bütçesinde Lojman kiralanması için ödeneğinin bulunması üzerine, İl Encümenince kiralama işlemi gerçekleştirilmiştir.
… İl Özel İdaresi Genel Sekreteri …’a lojman kiralanması işleminde 5302 sayılı Kanun’un yukarıda belirtilen maddelerine uygun hareket edildiğinden yapılan uygulama ve ödemede mevzuata aykırılık bulunmamaktadır.
Bu itibarla Temyiz Kurulu Kararının düzeltilerek, verilen tazmin hükmünün kaldırılmasına karar verilmesi gerekir” şeklindeki karşı oyları ile), Oyçokluğu ile,
| İÇERİĞE İLİŞKİN KISA SORU VE CEVAPLAR: |
|
1. İçeriğin esas konusuyla ilgili sorular: a) İdarenin türü nedir? Cevap: Özel İdareler b) Yılı kaçtır? Cevap: 2010 c) Dairesi kaçtır? Cevap: 1 2. Kararın konusuyla ilgili sorular: 3. Anlayışla ilgili sorular: 4. Sorumluların iddia ettiği hususuyla ilgili sorular: 5. Anayasanın 127. Maddesiyle ilgili sorular: 6. İl Özel İdaresi Kanunu nun 10 ve 26 ncı maddesiyle ilgili sorular: |