ÖZET: Başvuran, İzmir 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan bir hükümlü olarak, 06.07.2023 tarihinde düzenlenen ilaç raporunun izni olmadan iptal edildiğini ve bu nedenle ilaç reçetesi alamadığını iddia etmektedir. Başvuru, Adalet ve Sağlık Bakanlıkları’na yönlendirilmiş olup, başvuranın iddiaları üzerine yapılan incelemelerde, raporun iptal edilmediği ve gerekli tedavi sürecinin devam ettiği belirtilmiştir.

İlgili hastanelerden alınan yanıtlar, başvuranın muayeneleri sırasında ilaç kullanımının gerekliliğinin değerlendirildiğini ve bu süreçte herhangi bir usulsüzlük tespit edilmediğini ortaya koymuştur. 11.07.2023 tarihinde düzenlenen yeni raporla ilaç tedavisinin sağlandığı, ancak 31.08.2023 tarihinde yapılan muayenede ilaç kullanımının uygun görülmediği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerinin yerinde olmadığına ve idarenin eylem ve işlemlerinin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. Bu karar, başvuranın sağlık hizmetlerine erişim hakkının korunması açısından önemli bir değerlendirme sunmaktadır.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2024/3797-S.24.5995

BAŞVURU NO : 2023/19222

KARAR TARİHİ : 04.04.2024

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI

SAĞLIK BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuran hükümlünün ilaç raporunun bilgisi dışında iptal edildiği ve tarafına ilaç reçete edilmediği iddiası hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 21.11.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; İzmir 2 Nolu F Tipi Yüksek

Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğunu, 06.07.2023 tarihinde İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma

Hastanesi Algoloji bilim dalından bir yıl süreli ilaç raporu düzenlendiğini ve iki aylık kullanımı için ilaç reçete edildiğini, akabinde 11.07.2023 tarihinde kendisi hastaneye gitmediği halde adına yeni rapor düzenlendiğini ve bir aylık kullanımı için ilaç reçete edildiğini, bir ay sonrasında ilacı bittiğinde raporuna istinaden ceza infaz kurumunda görevli kurum hekiminden ilaç reçete etmesi talebinde bulunduğunu, bu esnada kurum doktoru ile aralarında anlaşmazlık çıktığını, doktor hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu bu nedenle doktorun kendisine hasmane tutum sergilediğini, kendisine ilaç yazmayarak hastaneye sevk ettiğini ve ilaç raporunu düzenleyen Algoloji bilim dalında görevli hekimlerle görüşerek süresi dolmadığı halde ilaç raporunu iptal ettirdiğini iddia ve ifade ederek Ceza İnfaz Kurumunda görevli kurum doktoru ve ilaç raporunu iptal eden İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Algoloji bilim dalında görevli Dr. . . . hakkında gereğinin yapılmasını ve ilaç raporunun aktif hale getirilerek tarafına ilaç reçete edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Başhekimliği’nden 11.12.2023 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili idarenin 12.01.2024 tarih ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuranın 06.07.2023 tarihinde İzmir Tepecik Eğitim Araştırma Hastanesi Algoloji kliniğine muayene olduğu, polinöropati tanısı ile reçete ve ilaç kullanım raporu düzenlendiği, fakat ilaç kullanım

raporunda pregabalin etken maddeli ilacın mg’ı belirtilmemesi, reçetede e-reçete numarası bulunmaması ve sistemde ilaç kullanım raporunun gözükmemesi nedeni ile tedavisinin yapılamadığı, bu nedenle

11.07.2023 tarihinde hükümlünün muayene evrak ve ilaç kullanım raporu ilgili evrakların hastaneye

gönderildiği, hükümlü hastaneye gönderilemeden sadece evrakların gönderilerek ilaç kullanım raporunun düzeltilmesi ve gerekli görülen tedavinin reçete edilmesinin istenildiği, başvurana 11.07.2023 tarihinde

İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Algoloji kliniği tarafından pregabalin etken maddeli Lyrica

75 mg 2×1 reçete edilerek ilaç kullanım raporu çıkarıldığı,

2.2. Dr. . . .’den alınan yazılı açıklamada; adı geçen hastanın 06.07.2023 tarihinde Algoloji

Polikliniğinde muayene edildiği, 06.07.2023 tarihinde hastanın ilaç raporunun tek hekim imzalı çıkarılmaya çalışıldığı, rapora konu ilacın 3 hekim imzası ile çıkarılması gerektiği, bu nedenle 11.07.2023 tarihinde aynı raporun 3 hekim imzalı olarak güncellendiği, her iki raporun da Hastane Bilgi Yönetim sistemi olan Probel sisteminde kayıtlı olduğu, hastaya ait herhangi bir raporun iptal edilmediği yahut değiştirilmediği hususları ifade edilmiştir.

3. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nden 11.12.2023 tarih ve sayılı yazımız ile bilgi ve belge talep edilmiş olup, ilgili idarenin 22.02.2024 tarihli ve sayılı cevabi

yazısı ve eklerinde özetle:

3.1. Adı geçenin devam eden engel oranını belirtir sağlık kurulu muayenelerinin bulunduğu,  30.12.2022 tarihinde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin

Nöroloji Polikliniğinde 1,5 yıldır başta ve yüzde uyuşma şikâyeti ile muayene olduğu, gerekli tetkiklerinin yapıldığı, randevu verildiği, aynı gün psikiyatri polikliniğinde muayenesinin yapıldığı, yine aynı gün Plastik Cerrahi Polikliniğinde deri bening neoplazmı tanısı, diğer tanımlanmamış tanısı (her iki kolda ve sırt bölgesinde ve sağ uylukta cilt altı kitle) ile yüzeyel doku usg istemi yapıldığı,  30.01.2023 tarihinde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi-FTR

Polikliniğinde intervertebral disk bozuklukları tanımlanmamış tanısı ile (bel ağrısı) muayenesinin yapıldığı, aynı gün Psikiyatri Polikliniğinde kontrol muayenesinin yapıldığı,  28.02.2023 tarihinde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Polikliniğinde MR tetkik çekiminin yapıldığı, aynı gün psikiyatri polikliniğinde kontrol muayenesinin yapıldığı, tedavisinin düzenlendiği,  22.03.2023 tarihinde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Plastik

Cerrahi Polikliniğinde USG tetkik çekimi yapıldığı, aynı gün nöroloji polikliniğinde MR tetkik sonuç muayenesinin yapıldığı,  31.03.2023 tarihinde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin

Gabapentinoid Kurulunda muayenesinin yapıldığı,  17.04.2023 tarihinde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin

Cerrahi Polikliniğinde genel tıbbi muayenesinin yapıldığı, aynı gün plastik cerrahi polikliniğinde her iki kolda ve sırt bölgesinde ve sağ uylukta cilt altı kitle muayenesinin yapıldığı,  09.05.2023 tarihinde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Plastik

Cerrahi Polikliniğinde operasyon nedenli yatışının yapıldığı, operasyonun gerçekleştirildiği, tedavisi düzenlenerek 10.05.2023 tarihinde taburcu edildiği,  31.05.2023 tarihinde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Plastik

Cerrahi Polikliniğinde operasyon sonrası kontrol muayenesi yapıldığı, aynı gün FTR Polikliniği tarafından muayenesinin yapıldığı,

 06.07.2023 tarihinde İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Algoloji Polikliniğinde muayenesinin yapıldığı, kronik bel ağrısı şikâyeti nedeniyle polinöropati tanısı konulduğu, pregabalin

75 mg 2×1 tedavisine başlanıldığı, fakat düzenlenmiş olan reçetede e-reçete numarası ve ilaç kullanım

raporunda ilgili tedavinin mg’nın belirtilmemesi nedeni ile tedavi tedarik edilemediği, bu nedenle

11.07.2023 tarihinde ilgili hastaneye gönderilerek reçete ve ilaç kullanım raporunun düzeltilerek tekrar

düzenlemenin talep edildiği,  11.08.2023 tarihinde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin

Gabapentinoid Kurulunda muayenesinin yapıldığı,  31.08.2023 tarihinde İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Algoloji Polikliniğinde muayenesinin yapıldığı, hastanın raporu iptal edilerek ilacının kesildiği ve psikiyatri takibinin uygun görüldüğü,  19.09.2023 tarihinde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin

Gabapentinoid Kurulunda MR tetkik çekiminin yapıldığı,  22.09.2023 tarihinde İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Algoloji Polikliniğinde muayenesinin yapıldığı, muayene neticesinde ‘Hastanın pregabalin talebi var, reddedildi. Hastanın psikiyatri takibi uygundur.’ şeklinde durum bildirir raporu düzenlendiği,  06.11.2023 tarihinde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin

Gabapentinoid Kurulunda EMG tetkik çekiminin yapıldığı,  19.12.2023 tarihinde İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Algoloji Polikliniğinde muayenesinin yapıldığı, muayene sonucunda duloxetin başlandığı,  22.12.2023 tarihinde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinin

Gapapentinoid Kurulunda tetkik sonuç muayenesinin yapıldığı,  Ayrıca 23.11.2022, 30.11.2022, 07.12.2022, 14.12.2022, 25.01.2023, 01.02.203, 08.02.2023, 28.02.2023, 26.04.2023, 17.05.2023, 23.05.2023, 07.06.2023, 12.07.2023, 18.07.2023, 27.09.2023, 05.10.2023, 08.11.2023, 15.11.2023 tarihlerinde kurum uzman psikiyatri doktoru tarafından muayenesinin yapıldığı, gerekli tetkik ve tedavilerinin gerçekleştirildiği, 3.2. Adı geçenin, ilaç kullanımının gerekliliğinin ilgili tedaviyi başlatan algoloji polikliniği tarafından değerlendirilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığından ilaç raporunda belirtilen ilaç kurum hekimi tarafından reçete edilmeyerek algoloji polikliniğine sevk edildiği, 3.3. Adı geçenin, 06.07.2023 tarihinde İzmir Tepecik Eğitim Araştırma Hastanesinin Algoloji

Polikliniğinde muayenesinin yapıldığı, polinöropati tanısı ile reçete ve ilaç kullanım raporu düzenlendiği ancak, düzenlenen reçetede e-reçete numarası ve ilaç kullanım raporunda pregabalin etken maddeli ilacın mg’ı belirtilmediği, bu nedenle ilaç tedavisi tedarik edilemediği, 11.07.2023 tarihinde hükümlünün muayene evrak ve ilaç kullanım raporu ilgili evrakın hastaneye gönderilerek reçete ve ilaç kullanım raporunun düzeltilmesi ve gerekli görülen tedavinin reçete edilmesinin istendiği, adı geçene 11.07.2023 tarihinde pregabalin etken maddeli Lyrica 75 mg 2×1 reçete edildiği, ilaç kullanım raporunun düzeltilerek mağduriyetinin giderildiği, 3.4. Adı geçenin, 12.09.2023 tarihinde lyrica ilacının bitmesi üzerine kurum revirine ilaç yazdırma amacı ile başvurduğu, kurum doktoru tarafından ilaç kullanımının gerekliliğinin algoloji kliniği tarafından değerlendirilmesinin uygun olacağı kanaatine vararak adı geçeni İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma

Hastanesi Algoloji kliniğine sevk ettiği, İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Algoloji

Polikliniği hekim muayenesi neticesinde söz konusu ilaç kullanımının uygun görülmediği, ilaç kullanım raporunun 31.08.2023 tarihli muayenede iptal edildiği, bunun üzerine başvuranın ilaç talebi ile 31.08.2023,

22.09.2023 ve 19.12.2023 tarihlerinde algoloji polikliniğinde muayenesinin yapıldığı, yine talep etmiş

olduğu lyrica ilacın reçete edilmediği, söz konusu talebinin hekim tarafından uygun görülmediği, 3.5. Kurumda bulunan ve yeşil reçeteye tabi ilaç kullanan her hükümlü/tutuklunun (ilaç kullanım raporu bulunan) ileri tetkik için hastaneye sevk edildiği, söz konusu ilaçların kurum aile hekimi tarafından düzenlenmediği, kurumda görevli aile hekiminin adı geçene hasmane davrandığı iddialarının asılsız olduğu, her hükümlü/tutukluya eşit davranıldığı, 3.6. Ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların sağlıklarının korunmasının, teşhis ve tedavilerinin yapılmasının, sağlığa erişim hakkının kolaylaştırılması ve korunmasının çağdaş infaz anlayışının temel unsurlarından olduğu, bu konuda herhangi bir aksamanın ve hak kaybının olmaması için azami çabanın gösterildiği ve gereken her türlü tedbirlerin alındığı, mevzuata göre; hükümlü ve tutukluların öncelikle ilde bulunan hastanelere, il düzeyinde tedavi imkânı bulunamaması halinde diğer illerdeki hastanelerin ilgili bölümlerine ve üniversite hastanelerine sevk edildikleri, hasta hükümlü ve tutuklunun hangi uzmanlık alanında tetkik ve tedavi göreceğine muayene eden kurum doktorunun, kurum doktoru bulunmuyorsa aile sağlığı merkezi veya hastanede görevli doktorun karar verdiği, bu aşamada kurum idaresinin bir yetkisinin bulunmadığı, 3.7. İnfaz kurumlarında yaşayan hükümlü ve tutukluların, özgürlüğünden yoksun olmayan her vatandaşın yararlanabildiği sağlık hak ve hizmetlerinden öncelikli olarak yararlandırıldığı, bu kapsamda, adı geçenin gerek kurum revirinde gerekse hastane sevklerinin yapıldığı, muayenesi neticesinde düzenlenen ilaçların temin edilerek adı geçene teslim edildiği, 3.8. Ayrıca, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 2 ve 3 üncü maddelerinde yer alan amir hükümler uyarınca, ceza infaz kurumlarında hiçbir hükümlüye ayrımcılık, kötü muamele ve keyfi uygulama yapılmasına müsamaha gösterilmediği, 3.9. Görevli personel ile hükümlü ve tutuklu arasındaki ilişkinin Kanun ve Yönetmelik hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilmesi hakkında gerekli talimatların kurumlara verildiği, bu husustaki hükümlü ve tutuklu şikâyetlerinin derhal ilgili mercilere iletilerek gerekli görülmesi halinde ilgili personel hakkında adlî ve idarî soruşturma başlatıldığı, bu kapsamda, adı geçenin aynı konuda 04.09.2023 tarihli başvurusu hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2023 tarihli ve Muh sayılı yazısında

“Yapılan iş ve işlemlerde mevzuata aykırı bir işlem bulunmadığı”, Yine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının

08.12.2023 tarihli ve Soruşturma sayılı yazısı ile de “Kurum görevlileri hakkında kamu adına

kovuşturma yapılmasına yer olmadığına” dair kararların verildiği, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 4.1. “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” başlıklı 13’üncü maddesinde; “Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.”, 4.2. “Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı” başlıklı 17’nci maddesinde; “Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir…

Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz.”

4.3. “Kişi hürriyeti ve güvenliği” başlıklı 19’uncu maddesinde; “Şekil ve şartları kanunda gösterilen:

Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi… halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz.” 4.4. “Sağlık hizmetleri ve çevrenin korunması” başlıklı 56’ncı maddesinde; “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.

(…) Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak; insan ve madde gücünde tasarruf ve verimi artırarak, işbirliğini gerçekleştirmek amacıyla sağlık kuruluşlarını tek elden planlayıp hizmet vermesini düzenler.”, 4.5. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler”, 5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, 6. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San’atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 13’üncü maddesinde; “Bir şahsın ahvali bedeniye ve akliyasi hakkında rapor tanzimine münhasıran bu kanunla icrayı sanata salahiyeti olan tabipler mezundur. Türkiye’de icrayı sanat salahiyetini haiz olmayan tabiplerin raporları muteber olamaz”, 7. 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un; 7.1. “İnfazda temel ilke” başlıklı 2’nci maddesinde; “(1) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kurallar hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanır.

(2) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz.”; 7.2. “Sağlığın korunması kurallarına uyma” başlıklı 27’nci maddesinde; “(1) Hükümlü, sağlığının korunması ve salgın hastalıkların önlenmesi için gerekli ve alınmış tedbirlere uymak, kişi sağlığı için tehlike doğuran durumları gecikmeksizin kurum yönetimine bildirmek, kendi ve içinde yaşadığı ortamın temizliğine uygun davranışlar göstermek zorundadır.

(2) Hükümlü, hem kendi, hem de diğer hükümlülerin sağlığını tehlikeye düşürebilecek eylemlerden kaçınmakla yükümlüdür.”, 7.3. “Hükümlünün muayene ve tedavi istekleri” kenar başlıklı 71’inci maddesinde; “Hükümlü, beden ve ruh sağlığının korunması, hastalıklarının tanısı için muayene ve tedavi olanaklarından, tıbbî araçlardan yararlanma hakkına sahiptir. Bunun için hükümlü öncelikle kurum revirinde, mümkün olmaması hâlinde

Devlet veya üniversite hastanelerinin mahkûm koğuşlarında tedavi ettirilir.” 7.4. “Hükümlünün Muayene ve Tedavisi” başlıklı 78’inci maddesinde;“(1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi kurumun hekimi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.

(2) Sağlık Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler.

(3) Rızası olsa bile hiçbir hükümlü üzerinde tıbbî deney yapılamaz.”

7.5. “Hastaneye sevk” başlıklı 80’inci maddesinde; “(1) Hükümlünün sağlık nedeniyle hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, kurum hekimi tarafından derhâl bir raporla ceza infaz kurumu yönetimine bildirilir.” 8. Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi İle Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında

Yönetmelik’in 8.1. “Sağlık servisi” başlıklı 13’üncü maddesinde; “(1) Sağlık servisi; kurumda koruyucu ve tedavi edici sağlık hizmetlerini cezaevi tabibinin başkanlığında yerine getiren servistir. Sağlık servisinde; cezaevi tabibi, diş tabibi, eczacı, veteriner, diyetisyen, sağlık memuru ve hayvan sağlık memuru görev yapar.

(2) Cezaevi tabibi; a) Kurumun sağlık koşullarını düzenleyerek, hükümlülerin ve kurum personelinin muayene ve tedavilerini yapar. b) Kurumun sağlık koşullarını bozan hareketlerin önlenmesi amacıyla, tedavi olmayı reddedenleri ve kurumun sağlığını bozacak şekilde hareket edenleri, kurum en üst amirine bildirir” 8.2. “Revir” başlıklı 97’nci maddesinde; “(1) Her kurumda bir revir bulunur. Revir, cezaevi tabibinin sorumluluğunda faaliyet gösterir.

(2) Kurum revirinde bulundurulması gerekli tıbbi araç ve gereçler ile kurum revirinin çalışma esas ve usulleri kurum iç yönergesinde gösterilir. “ 8.3. “Hükümlünün muayene ve tedavisi” başlıklı 98’inci maddesinde; “(1) Kurumun sağlık koşullarının düzenlenmesi, hükümlünün acil veya olağan muayene ve tedavisi cezaevi tabibi tarafından yapılır. Genel veya hastalık nedeniyle yapılan tüm muayene ve tedavi sonuçları, sağlık izleme kartına işlenir ve dosyasında saklanır.

(2) Kurumda, hükümlünün muayene veya tedavisi sırasında cezaevi tabibi tarafından talep edilmediği sürece muayene odasında sağlık personeli dışında görevli bulundurulmaz. Ancak güvenlik amacıyla ve konuşulanların duyulmayacağı şekilde, kurum idaresi tarafından gerekli tedbirler alınır.

(3) Sağlık Bakanlığı ile üniversitelerin sağlık kuruluşları, hükümlülerin tedavileri bakımından gerekli yardımları yapmakla görevlidirler.

(4) Rızası olsa bile hiçbir hükümlü üzerinde tıbbi deney yapılamaz.” 8.4. “Hükümlülerin hastaneye sevki ile hastanelerde muayene ve tedavileri” başlıklı 99’uncu maddesinde; “(1) Hükümlünün sağlık nedeniyle bir hastaneye sevkine gerek duyulduğunda durum, cezaevi tabibi tarafından bir raporla derhal kurum en üst amirine bildirilir.

(2) Kurumda tedavisi mümkün olmayan hastalığı bulunan hükümlülerin muayene ve tedavileri devlet ve üniversite hastanelerinde gerçekleştirilir. Hükümlülerin yatarak tedavileri bunlar için ayrılan hükümlü koğuşlarında yapılır. Hükümlü koğuşu yoksa tedavileri dış güvenlikten sorumlu güvenlik görevlileri tarafından gerekli önlemler alınarak hastanelerin diğer birimlerinde yapılır. ” 9. Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinin; “4.2.35 -Nöropatik ağrı ve fibromiyaljide

ilaç kullanım ilkeleri” başlıklı maddesinde; “4.2.35.A – Nöropatik ağrıda ilaç kullanım ilkeleri (Değişik:

RG- 04/09/2019- 30878/ 36-a md. Yürürlük: 12/09/2019) (1) Gabapentin etken maddeli ilaçların, üçüncü basamak sağlık kurumlarında düzenlenen nöroloji, beyin cerrahisi, fiziksel tıp ve rehabilitasyon, algoloji, deri ve zührevi hastalıkları, romatoloji, ortopedi ve travmatoloji, geriatri veya endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları uzman hekimlerinden en az birinin yer aldığı 3 ay süreli sağlık kurulu raporuna istinaden bu hekimlerce reçete edilmesi halinde bedelleri Kurumca karşılanır.” 10. Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi’nin 6’ncı maddesinde; “Tabip ve diş tabibi, sanat ve mesleğini icra ederken, hiç bir tesir ve nüfuza kapılmaksızın, vicdanî ve meslekî kanaatına göre hareket eder.

Tabip ve diş tabibi, tatbik edeceği tedaviyi tâyinde serbesttir. ”

Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

11. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvurunun reddi gerektiği yönündeki öneri Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 12. İzmir 2 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olarak barındırılmakta olan başvuran (1) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen başvurusunda özetle; 06.07.2023 tarihinde düzenlenen ilaç kullanım raporunun 11.07.2023 tarihinde bilgisi olmadan değiştirildiğini, ilaç raporuna istinaden ceza infaz kurumunda görevli kurum hekiminden ilaç reçete etmesi talebinde bulunduğunu, ancak doktorun kendisine ilaç yazmayarak hastaneye sevk ettiğini ve ilaç raporunu iptal ettirdiğini iddia ve ifade ederek Ceza İnfaz Kurumunda görevli kurum doktoru ve ilaç raporunu iptal eden İzmir Tepecik Eğitim ve

Araştırma Hastanesi Algoloji bilim dalında görevli Dr. . . . hakkında gereğinin yapılmasını ve ilaç raporunun aktif hale getirilerek tarafına ilaç reçete edilmesini talep etmektedir.

13. Anayasamızın 17’nci maddesinin birinci fıkrası, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 2’nci ve Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesinin 6’ncı maddeleri ile koruma altına alınan, en temel ve vazgeçilmez haklardan olan yaşama hakkı; yaşama yönelik tehlike ve risklere karşı kamusal otoriteler tarafından korunma hakkını içermektedir.

14. Aynı şekilde Anayasamızın 17’nci maddesinin üçüncü fıkrası, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3’üncü ve İşkenceye Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesinin 2’nci maddesi ile hiç kimsenin işkenceye veya insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezaya tabi tutulamayacağı düzenlenmiş ve devlete her mahkuma, insan onuruna yaraşır asgari koşulları sağlama ve hakimiyet alanlarında bulunan kişilere karşı kötü muamelede bulunmama yükümlülüğü yüklenmiştir.

15. Yukarıda yer verilen uluslararası ve ulusal mevzuatlardan kaynaklanan yükümlülükler çerçevesinde, ceza infaz kurumunda devletin gözetim ve sorumluluğu altında olan tutuklu ve hükümlülerin içinde bulunduğu şartların insan onuruna yakışır bir şekilde olması gerekliliği de koruma altına alınmaktadır.

İnfazın yöntemi ve infaz sürecindeki davranışların mahkûmları, özgürlükten mahrum kalmanın doğal sonucu olan acı eşiğini aşan yoğunlukta bir sıkıntıya veya sınava maruz bırakmaması gerekir. Ceza infaz kurumunda tutulmanın pratik gerekleri çerçevesinde mahkûmların sağlık ve esenlikleri gibi hususların yeterli bir şekilde güvence altına alınması ve mahkûmlara gerekli tıbbi yardımın sağlanması da insan onuruna yakışır koşulların sağlanması için gereklidir (AYM, Turan Günana, B. No: 2013/3550, 19/11/2014).

16. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) göre cezaevi hastanelerinde verilen sağlık hizmeti, her zaman halkın istifade ettiği en iyi sağlık kurumlarıyla aynı düzeyde olmayabilir; bununla birlikte taraf devletlerin tutuklu ve hükümlülere gerekli tıbbi yardımı sağlayarak, onların sağlığını ve iyiliğini yeterince koruma yükümlülüğü bulunmaktadır (AİHM, Khudobin / Rusya (59696/00), 26 Ekim 2006).

17. Anayasa Mahkemesi, ölüm olayının veya yaşam hakkına yönelik ciddi bir riskin tespit edilemediği durumlarda ceza infaz kurumlarının fiziki ve tıbbi imkanlarının sağlık durumuna uygun olmamasına dayalı şikayetleri kötü muamele yasağı kapsamında incelemekte, hasta bir kişinin uygun olmayan fiziki ve tıbbi koşullarda tutulmasını Anayasanın 17’nci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı bir muamele olarak kabul edebilmektedir (AYM, Murat Karabulut, B.No: 2013/2754, 18/2/2016).

18. Dosya kapsamında yer alan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2023 tarih ve Muh.

sayılı yazısında; “Adı geçenin 17.11.2022 tarihinde kuruma geldiği, 22.11.2022 tarihli yapılan ilk muayenesinde; kullanımını kendisinin bıraktığını ifade ettiği seker ilacı olduğunu, paxera. modiwake ve

Iyrica isimli psikiyatrik ilaçlar kullandığını, herhangi bir bulaşıcı hastalığının tespit edilmediği, 4 kez İzmir

Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Algoloji kliniğine “kronik bel ağrısı şikâyetiyle Lyrica talebi, kontrol muayenesi” rahatsızlıklarına istinaden muayene olduğu, 06.07.2023 tarihinde İzmir Tepecik Eğitim

Araştırma Hastanesi-Algoloji kliniğine muayene olduğu, polinöropati tanısı ile reçete ve ilaç kullanım raporu düzenlendiği fakat ilaç kullanım raporunda Pregabalin etken maddeli ilacın mg’ının belirtilmediği, bu sebeple ilaç kullanım raporunda mg’ı belirtilmeyen tedavisinin tedarik edilemediği, 11.07.2023 tarihinde hükümlünün muayene evrak ve ilaç kullanım raporu ilgili evraklarının hastaneye gönderilerek ilaç kullanım raporunun düzeltilmesi ve gerekli görülen tedavinin reçete edilmesinin istendiği, adı geçene

11.07.2023 tarihinde İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Algoloji kliniği tarafından Pregabalin

etken maddeli Lyrica 75 mg 2×1 reçete edilerek ilaç kullanım raporu çıkartıldığı, 2 ay sonra kontrol denildiği, Lyrica ilacının bitmesi üzerine aile hekimine ilaç yazdırma amacı ile başvurduğu, aile hekiminin; ilaç kullanımının gerekliliğinin algoloji kliniği tarafından değerlendirilmesinin uygun olacağı kanaatine vararak hükümlüyü algoloji kliniğine sevk ettiği, Kurumda bulunan ve yeşil reçeteye tabi ilaç kullanan hükümlü ve tutukluların tamamının (ilaç kullanım raporu bulunan) ileri tetkik yapılarak ilaç reçete edildiği ilgili hastanelerin kliniklerine sevklerinin sağlandığı, şuanda aktif olarak ilaç kullanan hükümlü ve tutukluların reçetelerinin Kurum Aile Hekimi tarafından düzenlenmediği, Bu sürecin adı geçen hükümlü/tutuklu için de aynı şekilde uygulandığı, son gittiği İzmir Tepecik Eğitim ve

Araştırma Hastanesinin Algoloji kliniğindeki hekim tarafından ilaç kullanımı uygun görülmeyerek ilacı ve ilaç kullanım raporunun iptal edildiği,( 31.08.2023 tarihli muayene) ilaç kullanım raporunun aktif hale getirilme isteği ile olarak 31.08.2023 ve 22.09.2023 tarihlerinde ilgili hastanenin Algoloji kliniğine muayene olduğu, rapor düzenlenmediği, Kuruma gelen Aile Hekiminin kendisine hasmane davrandığı iddialarının asılsız olduğu, bütün hükümlü/tutuklulara bu konu hakkında aynı işlem yapıldığı, 11.08.2023 tarihinde İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi-Gabapentinoid konsey randevulu muayenesine gittiği, bel ağrısı tanısı ve Mart ayındaki gabapentinocid kurul kararı da incelenerek gabapentinoid etken maddeli ilaç kullanım endikasyonu olmadığına karar verildiği, Algoloji kliniği tarafından ilaç kullandığını belirtmesi üzerine gereken tetkiklerinin tekrar yapılarak karara varılacağının not düşüldüğü, 06.11.2023 tarihine EMG tetkik çekimi yapıldığı, EMG tetkik çekimi sonrası

Gabapentinoid kurulu tarafından sonuç muayene randevusu verildiği (22.12.2023 tarihine), 21.09.2023 tarihinde dilekçesine istinaden Kurum Aile Hekimi muayenesine çıktığı “sağ kalça ve belde yanma, karıncalanma, ağrı, kitlenme. 6 yıldır istirahat halinde de olması, Iyrica talebi var TDR” seklinde notla

İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi-Algoloji kliniğine sevk evrakı düzenlendiği, 22.09.2023 tarihinde İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi-Algoloji kliniğine tekrar muayene olduğu, muayene neticesinde “Hastanın pregabalin talebi var, reddedildi. Hastanın psikiyatri takibi uygundur” seklinde durum bildirir raporu düzenlendiği, 27.09.2023-04.10.2023-08.11.2023-15.11.2023 tarihlerinde Kuruma görevlendirme ile gelen Uzman Psikiyatri Hekimine dilekçesine istinaden muayene ve tedavi devamı nedenli reçeteleri düzenlendiği, tarihinde Buca Kaymakamlığı İlçe Sağlık Müdürlüğünün yazısında ‘hükümlünün kendilerine iletilmiş olan dilekçenin incelenmesi neticesinde farklı hastanelerde yapılan muayenelerde Iyrica ve pregabalin ilacı talebi olduğu, yine yapılan muayene sonucunda Atatürk EAH’de pregabalin uygun görülmüyorken, Tepecik EAH’de bu ilacın hasta için uygun olduğuna dair karar verildiğinin anlaşıldığı, söz konusu Aile Hekiminin belirtilen hastanelerce ilaç kullanımıyla ilgili farklı kararlar verilmesi, ilacın renkli reçeteye tabi tutulması ve bağımlılık yaratma riski taşıması sebebiyle tekrar değerlendirilmesi için hastaneye sevk kararı verilmiştir.” görüldüğü, ilgili yazıya ve hükümlünün tarihinde dilekçesine

istinaden Kurum Aile Hekimine muayenesindeki şikâyetlerine istinaden İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma

Hastanesi-Algoloji kliniğine tekrar sevk evrakı düzenlendiği ve sevk planlamasına alındığı, anlaşılmış olmakla; Yapılan iş ve işlemlerde mevzuata aykırı bir işlem bulunmadığı, bu aşamada Cumhuriyet

Başsavcılığı’mızca yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı” yönünde değerlendirme yapıldığı görülmüştür.

19. Başvuranın ilaç raporunun kendisi hastaneye götürülmeksizin değiştirildiği akabinde kurum aile hekimi ile aralarında yaşanan tartışma dolayısıyla ilaç raporunun iptal edildiği iddialarının gerçeği yansıtmadığı,

06.07.2023 tarihinde düzenlenen raporun usule uygun düzenlenmediği dolayısıyla 11.07.2023 tarihinde

yeniden usule uygun şekilde düzenlemesi yapıldığı, akabinde her hükümlüye uygulandığı gibi başvuranın yeşil reçeteye tabi ilacının yeniden reçete edilmesi için hastaneye sevk edildiği, ilaç raporunun İzmir

Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Algoloji Polikliğinde yapılan 31.08.2023 tarihli muayenede iptal edildiği, akabinde ilaç raporunun aktif hale getirilmesi ve yeşil reçeteli ilaçların tarafına reçete edilmesi taleplerinin hastanelerin ilgili klinikleri tarafından uygun görülmediği, başvuranın tarihli dilekçesine istinaden İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi-Algoloji kliniğine tekrar sevk işlemi yapıldığı, ancak talep ettiği lyrica isimli ilacın reçete edilmediği anlaşılmıştır.

20. Diğer yandan başvuranın şikayetinin ‘gabapentin’ etken maddeli nöropatik ağrı ilaçlarının tarafına reçete edilmediği hususunda yoğunlaştığı görülmekle birlikte anılan etken maddeli ilaçlar normal reçete ile verilmesi gereken izlemeye tabi ilaçlar kapsamında yer almaktadır. Normal reçete ile verilmesi gereken izlemeye tabi ilaçlar kapsamında yer alan ve etken maddesi “gabapentin” olan şikayet konusu ilaçların kötüye kullanım riski bulunmaktadır. Türkiye’de cezaevi hekimlerine yapılan bir anket çalışmasında, anılan etken maddeli ilaçların mahkumlarca sıklıkla talep edildiği ve kötüye kullanıldığı sonucuna ulaşılmış olduğu görülmüştür (Şengül CB, Şengül C, Albuz B. Mahkumlarca kötüye kullanılan ilaçlar değişiyor mu?

Cezaevi hekimleri ile gerçekleştirilen bir ön araştırma. Bağımlılık Dergisi. 2015;16:113- 8). Bu nedenle

‘gabapentin’ etken maddeli ilaçların 3. Basamak sağlık kuruluşlarından çıkartılan Sağlık Kurulu raporuna istinaden ve rapor çıkartabilecek uzman hekimler tarafından reçete edilmesi halinde SGK tarafından geri ödemesi yapılmakta ve söz konusu ilaçların kullanımını kontrol altında tutulabilmek amacı ile ilaçlar hükümlülerin yanına verilmemekte, günlük kullanım dozuna göre ilgili görevli personel tarafından kullanımı sağlanmaktadır. Bu kapsamda “gabapentin” etken maddeli ilaç uzman hekimler tarafından reçete edilmesi gereken bir ilaç olmasına rağmen başvuranın yapılan muayeneleri sonrasında hekim tarafından gerekli görülmeyerek reçete edilmediği anlaşılmıştır.

21. Dosya kapsamında yapılan incelemede, başvuranın ilaç raporunun kendisi hastaneye götürülmeden değiştirildiği, akabinde kurum aile hekiminin hasmane tutumu nedeniyle ilaç raporunun iptal edildiği ve talep ettiği ilaçların reçete edilmediği iddialarının gerçeği yansıtmadığı, başvuranın talep ettiği

“gabapentin” etken maddeli ilaçların uzman hekimler tarafından reçete edilmesi gereken ilaçlardan olduğu, başvuranın yapılan muayeneleri sonrasında hekim tarafından gerekli görülmeyerek ilacın reçete edilmediği, bir doktorun hastasına uygulayacağı tedaviyi belirlemede serbest olduğu, tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda idarenin eylem ve işlemlerinde hukuka ayrılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6. maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; hem başvuranın dilekçesi hem de şikâyet başvurusunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgeler bakımından idare tarafından süresi içerisinde işlem

tesis edildiği; böylece “makul sürede karar verme ve kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davranıldığı anlaşılmıştır.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

23. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İzmir İnfaz Hakimliği nezdinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; Başvurunun REDDİNE, Kararın BAŞVURANA, SAĞLIK BAKANLIĞINA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi