|
ÖZET: Bu davada, davacı tarafından yapılan itirazın, davalının marka başvurusunun davacının tescilli markaları ile iltibas oluşturduğu gerekçesiyle kabul edilip edilmeyeceği incelenmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davacı markaları ile davalı markası arasında görsel ve işitsel benzerlikler bulunduğunu, bu durumun ortalama tüketicilerin iltibasa düşmesine yol açabileceğini belirlemiştir. Mahkeme, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca iltibas koşullarının oluştuğunu tespit ederek, davanın kabulüne ve davalı markanın hükümsüzlüğüne karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, İlk Derece Mahkemesi’nin kararını onayarak, davalı markası ile davacının markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, bu nedenle davalı markanın yeterli ayırt ediciliğe sahip olmadığını ifade etmiştir. Mahkeme, markalar arasında kavramsal bir farklılık olmasına rağmen, tüketicinin bu farklılığı algılamasının her zaman mümkün olmadığını vurgulamıştır. Sonuç olarak, davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını onayarak, İlk Derece Mahkemesi’nin kararında bir isabetsizlik bulunmadığını belirtmiştir. Temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına ve dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu durum, markaların korunması açısından önemli bir emsal teşkil etmektedir. |
11. Hukuk Dairesi 2024/573 E. , 2024/8695 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI :2021/1381 Esas, 2023/1304 Karar
HÜKÜM :Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2019/275 E., 2020/191 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dünya çapında tanınmış “…”, “RED”, “… + ŞEKİL” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin “…” ibareli marka başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazların dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddine karar verildiğini, oysa taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu başvuruda, müvekkilinin enerji içeceği sektöründe çok tanındığı mavi – gri renk kombinasyonuna yer verildiğini, başvurudaki şekil unsurunun da müvekkili ile özdeşleşen “… kanatlandırır” sloganını çağrıştırdığını, dava konusu markanın müvekkilinin markalarının itibarını ve ayırt ediciliğini zedeleyeceğini ileri sürerek 2019-M-4702 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, davacı adına tescilli “…” esas ibareli markaları ile davalının “…” esas ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının “…” markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğu, markalar arasında dava konusu başvuru kapsamında yer alan tüm mallar yönünden iltibas koşulları oluştuğundan, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrası şartlarının tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK’nın 2019-M-4702 sayılı kararının iptaline, davalıya ait 2018/44239 sayılı ve “…+ŞEKİL” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davalı TÜRKPATENT vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince, “…” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet “…” ibareli markalar arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvuru kapsamında yer alan 32. sınıf malların davacının itirazına mesnet markaları kapsamında yer alan mallarla aynı/aynı tür olduğu, taraf markalarında aynı sözcük kalıbı, aynı renk kombinasyonu ve davacının markaları ile birlikte kullandığı “kanatlandırır” ibaresini çağrıştıran kanat şeklinin kullanılmasının taraf markaları arasında iltibasa sebebiyet vereceği, her ne kadar markalar arasında kavramsal bir benzerlik yok ise de; 32. sınıf malların tüketicisinin markalar arasındaki anlamsal farklılığı ilk bakışta tereddütsüz bir şekilde algılamasının her zaman mümkün olmadığı, bu nedenle anlamsal farklılığın taraf markaları arasında iltibası ortadan kaldırmaya yeterli bulunmadığı, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı gerekçesiyle davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı TÜRKPATENT vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun’un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.12.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.