ÖZET: Başvuran, İmar Barışı’nın uygulanmasının binalardaki çoğunluğa bırakılmasının, bu haktan yararlanmak isteyen vatandaşları mağdur ettiğini öne sürerek, bu durumun düzeltilmesi için düzenleme talep etmiştir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, başvuruya verdiği yanıtta, yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi’nin yalnızca yapının tamamı için alınabileceğini belirtmiştir. Ayrıca, yapı kullanma izni olmayan yapılarda bağımsız bölümler için ayrı ayrı belge alınmasının mümkün olmadığını vurgulamıştır.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebini değerlendirirken, mevcut mevzuatın bu durumu desteklediğini ve idarenin açıklamalarının yasal dayanağının bulunduğunu tespit etmiştir. İmar mevzuatına göre, yapı kullanma izni olmayan bir yapının herhangi bir bağımsız birimi için müstakil olarak Yapı Kayıt Belgesi alınması durumunda, diğer bağımsız birimlerin yıktırılmasının mümkün olamayacağı ifade edilmiştir. Bu bağlamda, başvurunun reddine karar verilmiştir.

Sonuç olarak, başvurunun reddi yönünde alınan karar, ilgili mevzuat ve idarenin açıklamaları doğrultusunda hukuka uygun bulunmuştur. Başvuran, bu karara karşı Ankara İdare Mahkemesi’nde dava açma hakkına sahiptir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/43164-S.20.48051

BAŞVURU NO : 2019/23440

KARAR TARİHİ : 15/06/2020

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, İmar barışının uygulanabilmesini binalardaki çoğunluğa bırakmanın, bu uygulamadan faydalanmak isteyen vatandaşları mağdur ettiği iddiasıyla, söz konusu mağduriyetin giderilmesine yönelik düzenleme yapılması talebi hakkında

BAŞVURU TARİHİ : 31/12/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) tarihinde Kurumumuza yapılan başvuruda özetle; İmar barışının uygulanabilmesini

binalardaki çoğunluğa bırakmanın, bu uygulamadan faydalanmak isteyen vatandaşları mağdur ettiğini iddia etmektedir. Başvuran, söz konusu mağduriyetin giderilmesine yönelik düzenleme yapılması talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

II. İDARENİN ŞİKÂYETE İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 13/01/2020 tarih ve sayılı, bilgi ve belge talebi konulu yazısına

istinaden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Kurumumuza gönderilen 21/01/2020 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle;

2.1) Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar’ın 4 üncü maddesinin (5) inci

fıkrasında, “Yapı Kayıt Belgesi; yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılarda yapının tamamı için yapı kullanma izni bulunan yapılarda ise ruhsat ve eklerine aykırılık hangi bağımsız bölümde/bölümlerde yapılmış ise o bağımsız bölümler için ayrı ayrı veya yapının tamamı tek bir malike ait ise ve aykırılık bütün bağımsız bölümlerde yapılmış ise yapının tamamı için düzenlenir.”

Hükmüne yer verilerek, yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılarda yapının tamamı için Yapı Kayıt Belgesi alınması gerektiğinin açıkça hükme bağlanmış olup, yapı kullanım izin belgesi olmayan bir yapıda tek bir bağımsız bölüm için alınan Yapı Kayıt Belgesinin bir belge olarak kabulünün mümkün olmadığı,

2.2) Bu kapsamda, yapı kullanma izni bulunmayan yapılarda, diğer maliklerin muvafakatı olmadan

herhangi bir malik tarafından müracaatta bulunularak ve yapının tamamına ait Yapı Kayıt Belgesi bedeli ödenerek Yapı Kayıt Belgesi alınması mümkün olup, anılan Tebliğin 5’ inci maddesinin (2)’ nci fıkrasının (a) bendi hükmü uyarınca diğer yapı malikleri, söz konusu Yapı Kayıt Belgesi bedeline, kendi bağımsız bölümünün kullanım durumuna göre eşit olarak katılmak zorunda olduğundan, Yapı Kayıt Belgesi bedelinin tamamını ödeyen malikin genel hukuk hükümlerine göre diğer yapı maliklerinden kendi paylarına düşen miktarı talep etme hakkına sahip olduğu,

2.3) Yapı kullanma izin belgesi olmayan yapılarda bağımsız bölümler için ayrı ayrı Yapı Kayıt

Belgesi alınmasının mümkün olmadığı,

2.4) Zira yapı kullanma izin belgesi olmadığı için imar mevzuatına göre tamamı kaçak yapı

statüsünde olan bir yapının herhangi bir bağımsız birimi için müstakilen Yapı Kayıt Belgesi alınması hakkının tanınması halinde, Yapı Kayıt Belgesi alınan bağımsız birimin alt katlarında kalan ve Yapı Kayıt Belgesi alınmayan diğer bağımsız birimlerin 3194 sayılı Kanuna göre yıktırılmasının mümkün olmayacağı,

2.5) Belirtilen sebeple; yapı kullanım izin belgesi yok ise, binanın tamamı için Yapı Kayıt Belgesi

alınması gerektiği, Belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma

hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu

Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci

maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”, denilmektedir.

5) 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16’ncı maddesinde; “Afet risklerine hazırlık kapsamında

ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı

Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir. Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.”

6) Yine 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16’ncı maddesinde; “Bu maddenin uygulanmasına

ilişkin usul ve esasların Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.”

7) 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt

Belgesi Verilmesine İlişkin Usul Ve Esaslar’ın yer aldığı tebliğin “Yapı kayıt belgesi bedeli ve ödenmesi” başlıklı 5’inci maddesinin 2’nci fıkrasının a bendinde; “Yapı malikleri; Yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılardaki aykırılıklarda, birinci fıkranın (c) bendi uyarınca yapının tamamı için hesaplanan Yapı Kayıt Belgesi bedeline, kendi bağımsız bölümünün kullanım durumuna göre eşit olarak katılmak zorundadır. Yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılardaki aykırılıklarda, Yapı Kayıt Belgesi bedelinin tamamı ödenmeden Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmez. Yapı Kayıt Belgesi bedelinin tamamını ödeyen yapı maliki genel hükümler çerçevesinde diğer yapı maliklerinden kendi paylarına düşen miktarı talep etme hakkına sahiptir.”

8) Üst paragrafta yer alan tebliğin “Yapı Kayıt Belgesi Düzenlenemeyecek Yapılar” başlıklı

8’inci maddesinin 2’nci fıkrasında; “Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan ve yanlış beyanda bulunulan müracaat sahibi hakkında 10 uncu maddenin ikinci fıkrası uyarınca suç duyurusunda bulunulur.”

9) 20/09/2018 tarih ve 30541 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt

Belgesi Verilmesine İlişkin Usul Ve Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Usul Ve Esaslar’ın yer aldığı tebliğin birinci maddesinde; “6/6/2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 4 üncü maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

9.1) “(5) Yapı Kayıt Belgesi; yapı ruhsatı veya yapı kullanma izni bulunmayan yapılarda yapının

tamamı için yapı kullanma izni bulunan yapılarda ise ruhsat ve eklerine aykırılık hangi bağımsız bölümde/bölümlerde yapılmış ise o bağımsız bölümler için ayrı ayrı veya yapının tamamı tek bir malike ait ise ve aykırılık bütün bağımsız bölümlerde yapılmış ise yapının tamamı için düzenlenir.”

10) Üst paragrafta yer alan tebliğin beşinci maddesinde; “Aynı Usul ve Esasların 8 inci

maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

10.1) “(2) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit

edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk

Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.”

11) Üst paragrafta yer alan tebliğin altıncı maddesinde; Aynı Usul ve Esasların 10 uncu

maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

11.1) “(2) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmesi safhasında e-Devlet sistemi üzerinden veya kurum ve

kuruluşlara yapılan müracaatta yalan beyanda bulunulması durumunda;

11.1.1) a) Yapı Kayıt Belgesi bedeli eksik olarak ödenmiş ise müracaat sahibince e-Devlet

üzerinden gerekli düzeltme işlemi yapılması ve eksik olan meblağın ödenmesi sağlanarak, duruma uygun yeni Yapı Kayıt Belgesi düzenlenir. Eksik olan meblağın ilgilisince ödenmemesi halinde verilmiş olan Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, daha önce yatırılmış olan bedel iade edilmez ve yalan beyanda bulunan hakkında 5237 sayılı Kanunun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.

11.1.2) b) Yapı Kayıt Belgesi bedeli fazla ödenmiş ise, fazla ödenen kısmın iadesi için Müdürlüğe

başvurulur. Müdürlükçe yapı mahallinde inceleme yapılarak Bakanlık resmi internet sitesinden yayımlanan düzeltme formu iki nüsha olarak doldurulmak suretiyle müracaat sahibine iade edilecek tutar belirlenir. Düzeltme formunun bir nüshası müracaat sahibinin talep dilekçesi ile birlikte resmi yazı ekinde iade işlemi yapılmak üzere il defterdarlık muhasebe müdürlüğüne gönderilir. İade işleminden sonra yeni Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmez. Düzeltme formunun onaylı ikinci nüshası, fazla ödenen bedele göre verilen Yapı Kayıt Belgesinin ayrılmaz parçası kabul edilir ve Yapı Kayıt

Belgesi bu form ile birlikte hüküm ifade eder.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

12) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı

birlikte değerlendirildiğinde; tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

13) Başvuran 1 no’lu paragrafta açıklandığı üzere, İmar barışının uygulanabilmesini binalardaki

çoğunluğa bırakmanın, bu uygulamadan faydalanmak isteyen vatandaşları mağdur ettiği iddiasıyla, söz konusu mağduriyetin giderilmesine yönelik düzenleme yapılması talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmaktadır.

13.1) Başvuranın söz konusu talebinin, yapı kullanma izin belgesi olmayan yapılarda bağımsız

bölümler için ayrı ayrı Yapı Kayıt Belgesi alınmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle reddedildiği görülmektedir.

14) Burada, İdarenin açıklamasının yasal dayanağının bulunup bulunmadığı hususunun açıklığa

kavuşturulması gerekmektedir.

15) Açıklığa kavuşturulmak istenen hususa ilişkin düzenlemeler, “Mevzuat” bölümünde açıklandığı

üzere 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16’ncı maddesi, 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi

Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul Ve Esaslar’ın bulunduğu tebliğ ile 20/09/2018 tarih ve 30541 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul Ve Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Usul

Ve Esaslar’ın bulunduğu tebliğde yer almaktadır.

15.1) Mevcut düzenlemelere göre; imar barışının sağlanmasına yönelik düzenlemenin 3194 sayılı

İmar Kanunu’nda yer aldığı, bu maddeye dayanarak çıkartılan tebliğe göre ise yapı kullanma izin belgesi olmayan yapılarda bağımsız bölümler için ayrı ayrı Yapı Kayıt Belgesi alınmasının mümkün olmadığı, bu şekilde imar mevzuatına aykırılığı bulunan ve Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, düzenlenen

Yapı Kayıt Belgesinin iptal edileceği ve bu belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı aşikârdır.

15.2) Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt

altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla 3194 sayılı Kanuna eklenen geçici madde ile hayata geçirilen düzenlemenin, afet riskli altında bulunan ülkemizde zaten kaçak yapılaşmanın önüne geçmek için yapılmış bir devlet politikası gereği olduğu, hâl böyle iken yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için başvuru yapılmasının önüne geçilmesi gerektiği düşünülmektedir.

15.3) Bununla beraber, yapı kullanma izin belgesi olmadığı için imar mevzuatına göre tamamı

kaçak yapı statüsünde olan bir yapının herhangi bir bağımsız birimi için müstakilen Yapı Kayıt

Belgesi alınması hakkının tanınması halinde, Yapı Kayıt Belgesi alınan bağımsız birimin alt katlarında kalan ve Yapı Kayıt Belgesi alınmayan diğer bağımsız birimlerin 3194 sayılı Kanuna göre yıktırılmasının mümkün olmayacağı şeklindeki İdarenin açıklamasının yerinde olduğu değerlendirilmiştir.

15.4) Ayrıca mevcut düzenleme ile bu yapılarda, diğer maliklerin muvafakatı olmadan herhangi bir

malik tarafından müracaatta bulunularak ve yapının tamamına ait Yapı Kayıt Belgesi bedeli ödenerek Yapı Kayıt Belgesi alınmasının mümkün olduğu; bu bedelin tamamını ödeyen malikin genel hukuk hükümlerine göre diğer yapı maliklerinden kendi paylarına düşen miktarı talep edebileceği de düzenlenmiştir.

16) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri

ve yapılan açıklamalar doğrultusunda, başvuranın talebinin reddine ilişkin idari işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

17) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan

Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında

Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup, İdarelerden istenilen bilgi ve belgelerin süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği anlaşılmıştır. Ayrıca İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi, ilkelerine uygun davrandığı görülmüştür.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

18) 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana

tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Ankara İdare Mahkemesi’ne yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın Başvurana ve ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI’ na tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi