Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi E: 2022/773 K: 2023/194

ÖZET : Dava; mahkeme kararının süresinde uygulanmaması nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Olayda; yapılan yargılama faaliyeti neticesinde taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilebilinmesi için, lehine vekalet ücreti hükmedilen tarafın avukat ile temsil edilmesi gerekmektedir. Dava dosyasının incelenmesinden; avukat ile temsil edilmeyen davacı lehine 1136 Sayılı Avukatlık Kanununa aykırı olarak hükmedilen 2.550,00-TL vekalet ücretinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

İSTEMİN ÖZETİ : Davacının maliki olduğu Adana İli, Sarıçam İlçesi, Suluca Mahallesi, 1124 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda 3194 Sayılı İmar Yasasının 18. ve 19. maddeleri uyarınca imar düzenlemesi yapılmasına ilişkin Sarıçam Belediye Encümeninin 01/04/2015 gün ve 13/121 Sayılı kararının iptali istemiyle açtığı dava sonucunda, Adana 2. İdare Mahkemesi tarafından verilen 27/02/2018 gün ve E:2017/528 Sayılı yürütmenin durdurulması kararı ile 08/06/2018 gün ve E:2017/528, K:2018/519 Sayılı iptal kararının yasal süre içerisinde uygulanmadığından bahisle uğranıldığı öne sürülen zararlar için 30.000,00-TL manevi tazminatın yürütmeyi durdurma karar günü olan 27/02/2018 gününden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; “…idarenin Mahkemenin 27/02/2018 gün ve E:2017/528 Sayılı yürütmenin durdurulması kararını, kararın tebliğ edildiği 07/03/2018 günden itibaren 30 günlük yasal süre içerisinde uygulaması gerektiği halde bu karar uyarınca herhangi bir işlem tesis etmediği, aynı şekilde Mahkemenin 08/06/2018 gün ve E:2017/528, K:2018/519 Sayılı iptal kararı üzerine de herhangi bir işlem tesis edilmediği, kararın kesinleşmesinden sonra davacının parselini de kapsayan alana ilişkin olarak Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin 17. ve 37. maddelerine uygun olarak geri dönüşüm kararı alındığı, dolayısıyla davalı idarenin Mahkeme kararının gereğini süresi içinde yerine getirmeyerek 2577 Sayılı Yasasının 28. maddesinin 1. fıkrasını ihlâl ettiği, bu nedenle, 3. fıkrası kapsamında manevî tazminat ödenmesi için gerekli koşulların oluştuğu, manevi tazminat, malvarlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı olmadığı, manevi tatmin aracı olduğu, başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı, manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu hale getirdiği, olayın gelişimi ve sonucu, ilgilinin durumu itibariyle uğradığı manevi zarara karşılık takdir edilecek manevi tazminatın, manevi tatmin aracı olmasından dolayı zenginleşmeye yol açmayacak miktarda, fakat idarenin olaydaki kusurunun niteliğini ve ağırlığını ifade edecek ölçüde saptanması zorunlu bulunduğu, olayın gelişimi ve niteliği dikkate alınarak takdiren 10.000,00-TL manevi tazminatın davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği, davacı tarafça, hükmedilecek tazminat miktarına, yürütmeyi durdurma karar günü olan 27/02/2018 gününden itibaren yasal faiz işletilmesi istenilmekte ise de; idari işlem veya eylemlerden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda uygulanacak yasal faizin başlangıç günü olarak, idareye başvuru gününün, başvurunun bulunmaması durumunda dava gününün esas alınması, Danıştay İçtihatlarında genel kabul görmüş ve istikrar kazanmış olduğundan, davanın açıldığı 07/06/2021 gününden itibaren işleyecek yasal faizin davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği…” gerekçesiyle 10.000,00-TL manevi tazminatın; davanın açıldığı 07/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddi yönünde Adana 2. İdare Mahkemesince verilen 25/02/2022 gün ve E:2021/852, K:2022/217 Sayılı kararın, davalı tarafından; davaya konu imar düzenlemesinin gecikmesinin sebebi, ilgili imar düzenlemesinin teknik, hukuki ve fiili bir zeminde oluşturulacak olması, encümen kararları ve meclis kararları doğrultusunda işlem tesis edilebileceği, dava konusu yer ile ilgili yapılan imar uygulamasında komşu parsellerinde düzenlemeden etkilenecek olması , Genel Belediyecilik Uygulamaları, 5393 Sayılı Belediye Yasasının ve fiili gerçeklikleri ile ilgili olduğu, müvekkili belediyenin kasıt kusur ve veya ihmalinden kaynaklı bir durumdan kaynaklığı olmadığı, ayrıca davacı davanın hiç bir aşamasında kendisini vekil ile temsil ettirmemiş olmasına rağmen, yerel Mahkeme kararında davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği öne sürülerek, istinaf yolu ile incelenerek kaldırılması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ: İstinafa konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf başvurusunun reddi gerektiği, ilk derece mahkemesince yapılan vekalet ücreti yanlışlığının düzeltilerek kararın onanması gerektiği savunulmuştur.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren, Adana Bölge İdare Mahkemesi, 2. İdari Dava Dairesi’nce, davacının yanlışlığın düzeltilmesi isteminin reddine karar verilerek, işin gereği görüşüldü:

KARAR : 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollama yaptığı 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 323. maddesinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinde ise, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği belirtilmiştir.

1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun “Avukatlık ücreti” başlıklı 164. maddesinde, “Avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği” kurala bağlanmıştır.

Olayda; yapılan yargılama faaliyeti neticesinde taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilebilinmesi için, lehine vekalet ücreti hükmedilen tarafın avukat ile temsil edilmesi gerekmektedir.

Dava dosyasının incelenmesinden; istinafa konu karar ile 10.000,00-TL manevi tazminatın; davanın açıldığı 07/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verildiği, ancak avukat ile temsil edilmeyen davacı lehine 1136 Sayılı Avukatlık Kanununa aykırı olarak hükmedilen 2.550,00-TL vekalet ücretinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, Adana 2. İdare Mahkemesince verilen 25/02/2022 gün ve E:2021/852, K:2022/217 Sayılı karar hukuka uygun bulunduğundan, davalının istinaf başvurusunun davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti kısmı hariç kısmen reddine, vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin kaldırılmasına, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine, aşağıda dökümü yapılan 359,10-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre takdiren istinaf yoluna başvuran davalı üzerinde bırakılmasına, artan posta gideri avansının Mahkemesince ilgilisine iadesine, temyiz yolu kapalı olmak üzere, 09.03.2023 günü oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

 


ÖZET: Adana Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi, davacının Adana İli, Sarıçam İlçesi’ndeki taşınmazına ilişkin imar düzenlemesiyle ilgili mahkeme kararının uygulanmaması nedeniyle manevi tazminat talebini değerlendirmiştir. Mahkeme, davacının avukat ile temsil edilmediği için lehine hükmedilen vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir. Sonuç olarak, davacıya 10.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir. Davalının istinaf başvurusu kısmen kabul edilmiştir.