| 18. Ceza Dairesi 2015/17759 E. 2016/2397 K. |
|
KARAR Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; TCK’nın 184/4. maddesi uyarınca imar kirliliğine neden olma suçunun oluşabilmesi için taşınmazın belediye sınırları içinde ve özel imar rejimine tabi olması gerektiği, suça konu yerin bilirkişi raporuna göre belediye mücavir alanı içinde, imar görmemiş yerlerden olduğunun belirtilmesine karşın, ilgili Belediye Başkanlığı suça konu yerin belediye sınırları içinde ve imar planı dışında kaldığının belirtilmesi karşısında, mücavir alanda suçun oluşmayacağı gözetilerek suça konu taşınmazın bulunduğu yerin belediye sınırları veya mücavir alanda ya da özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığı husususun ilgili belediyeden konunun önemi belirtilip tekrar sorulup, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre, sanığın 16/12/2008 tarihli yapı tatil zaptına riayet etmeyerek inşaata devam ettiğinin 01/06/2009 tarihli tutanakla tespit edilmesi karşısında, TCK’nın 43. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı ve sanık …’nin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/02/2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. |
| ÖZET: 18. Ceza Dairesi, yerel mahkeme kararını temyiz incelemesi sonucunda, imar kirliliği suçunun oluşabilmesi için taşınmazın belediye sınırları içinde ve özel imar rejimine tabi olması gerektiğini belirtmiştir. Suça konu yerin bilirkişi raporuna göre imar görmemiş alanlarda bulunduğu tespit edilmesine rağmen, ilgili belediyenin açıklamaları dikkate alınmamıştır. Ayrıca, sanığın yapı tatil zaptına uymayarak inşaata devam ettiği tespit edilmesine rağmen, TCK’nın 43. maddesinin uygulanmaması da göz önünde bulundurulmamıştır. Bu nedenle, hükmün bozulmasına ve yargılamanın yeniden başlatılmasına karar verilmiştir. |