TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/1521-S.2295

BAŞVURU NO : 2018/13520

KARAR TARİHİ : 29/04/2019

TAVSİYE KARARI

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUYA KONU İDARE :

ÜMRANİYE BELEDİYE BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın taşınmazı üzerinde bulunan imar kısıtlamasından kaynaklanan mağduriyetinin giderilmesi talebine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 01/11/2018

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza başvuruda bulunan …, babası …’in 1/2 hissesine sahip olduğu İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, Yukarı Dudullu Mahallesi … Ada, … No’lu Parselde yer alan taşınmazı imar planında yeşil alanda kaldığı gerekçesiyle uzun yıllardır kullanamadıklarını ve kendilerine Belediye tarafından net bilgi verilmediğini belirterek mağduriyetlerinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 12.11.2018 tarihli ve … sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının 17.12.2018 tarih ve … sayılı yazı ve eklerinde özetle; 2.1. Başvuruya konu taşınmazın 1/5000 ölçekli 18/08/2004-19/03/2005 onanlı “Ümraniye A.

Dudullu, Y. Dudullu, Ihlamurkuyu, Esenşehir ve Yeni Çamlıca Mahalleleri Nazım İmar

Planı” ile 1/1000 ölçekli 20/11/2009 onanlı “Havza İçinde Kalan Kısmına Ait Uygulama İmar

Planı”nda “Park Alanı” lejantında kaldığını, 2.2. Söz konusu alana ilişkin Belediyelerinin yeni bir plan çalışması bulunmadığı, Belediyelerince yürütülen planlama çalışmalarında donatı alanlarının yer seçiminde mülkiyet, ulaşılabilirlik, planla belirlenen nüfusun ihtiyaçları ile imar mevzuatında tanımlanan kentsel, sosyal, teknik altyapı standartlarına ait kriterler ve kurum görüşlerinin dikkate alındığı, bu kapsamda dava konusu planların şehircilik ilkelerine planlama tekniklerine ve kamu yararına uygun olduğunun değerlendirildiği, 2.3. İmar Kanunu’nun imar programları kamulaştırma ve kısıtlılık halini düzenleyen 10.

Maddesinin; “Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.” hükmü gereğince imar programlarının hazırlanmasında Ümraniye İlçe Belediyesinin yetkili olduğu, 2.4. Söz konusu parselin meri plandan önceki plan durumuna bakıldığında; 1/5000 ölçekli 02/09/1988 tarihinde onanlı “A. Dudullu, Y. Dudullu ve Çekmeköy Civarı Nazım İmar

Planı”nda kısmen “50 kişi/hektar Az Yoğunluklu Yerleşik Konut Alanı” ve kısmen “Su

Kaynakları Koruma Kuşağı” sınırı içinde “Yeşil Alan”da kaldığının görüldüğü, 2.5. Söz konusu alana ilişkin herhangi bir imar uygulama çalışması bulunmadığı ve plan değişikliğine ilişkin ilgililerce herhangi bir talepte bulunulmadığı, 2.6. Söz konusu taşınmazın kamulaştırılması hususunda Belediyelerince alınmış herhangi bir kamulaştırma kararı bulunmadığı, taşınmazın imar planında bulunduğu Park Alanının Bölge

Parkı niteliğinde olmadığı, taşınmazın cephe aldığı yolun ana arter olmayıp İlçe Belediye

Başkanlığının sorumluluğunda bulunduğu, 2.7. Söz konusu parsele ilişkin plan değişikliği talep edilmesi halinde 20/08/2004 tarih ve

S/89 sayılı Büyükşehir Belediye Başkanlığı Genelgesi ve 20/08/2004 tarih ve S/90 sayılı

Başkanlık Oluru uyarınca hazırlanacak plan değişikliği teklifi ile Planlama Müdürlüğüne başvurulması halinde ilgili mevzuat hükümleri kapsamında talebin değerlendirileceği belirtilmektedir.

3. Kurumumuzun 12/11/2018 tarih ve … sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden

Ümraniye Belediye Başkanlığı’nın 20.11.2018 tarih ve … sayılı ve 21/11/2018 tarih ve …

sayılı yazılarında ve eklerinde özetle; 3.1. Y. Dudullu Mah., … Pafta, … Ada, … Parsel sayılı taşınmazın, Y. Dudulu mah. …Pafta

… Parsel’de 17/02/1997 tarih ve 568 sayılı Encümen Kararı ile 2981 sayılı Yasa doğrultusunda yapılan Islah İmar Uygulaması sonucunda oluştuğu, yapılan uygulama kapsamında parselden 0,34 DOP kesintisi yapıldığı, 3.2. Söz konusu taşınmazın “18/08/2004-19/03/2005 tarihli 1/5000 Ölçekli A. Dudullu, Y.

Dudullu, Esenşehir, Ihlamurkuyu ve Y. Çamlıca Mahalleleri Nazım İmar Planı” kapsamında

“Park ve Dinlenme Alanları” lejantında kalırken bu plan doğrultusunda hazırlanan

“20/11/2009-25/03/2011-17/04/2012-12/07/2013-15/01/2016-18/03/2016-17/03/201721/04/2017” tarihli “Ümraniye Ihlamurkuyu A. Dudullu, Y. Dudullu ve Esenşehir

Mahallelerinin Havza İçinde Kalan Kısmına Ait Uygulama İmar Planı” kapsamında “Park

Alanı” lejantında kaldığı, 3.3. 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının ilgili yasa ve yönetmelikler gereği İstanbul

Büyükşehir Belediyesince hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı kararları doğrultusunda oluşturulduğu, söz konusu taşınmazın yeşil alandan çıkarılmasına ilişkin talebin ancak plan değişikliği ile mümkün olduğu ve yasa gereği öncelikli olarak 1/5000 ölçekli nazım imar planlarında plan değişikliği yapılması gerektiği, 3194 sayılı İmar Kanunu ve 5216 sayılı

Büyükşehir Belediye Kanuna göre 1/5000 ölçekli nazım imar planında değişiklik yapma yetkisinin Büyükşehir Belediye Başkanlığında bulunduğu, 3.4. Belediyelerinin dijital arşivinde yapılan incelemede söz konusu parsele ait herhangi bir mahkeme kararı bulunmadığı, 3.5. Başvuran ve diğer ilgililer tarafından 1/1000 ölçekli uygulama imar planına yasal askı süresi içinde yapılan itirazın Ümraniye Belediye Meclisi’nin 05/08/2010 tarih ve 2010/223 sayılı kararıyla reddedildiği, 3.6. Söz konusu taşınmaz maliki … tarafından 25/06/2013 tarih ve … sayılı dilekçe ile taşınmazın kamulaştırılması talebinde bulunulduğu, taşınmaza ilişkin fiili park uygulaması bulunmadığının ve uygulama imar planında değişiklik yapılabilmesi için öncelikle 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında değişiklik yapılması gerektiğinin ve söz konusu yetkinin

Büyükşehir Belediye Başkanlığında bulunduğunun başvurana bildirildiği ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, 4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” , 4.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”, 4.3. “Kamulaştırma” başlıklı 46 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir. ”, 5. 20 Mart 1952 tarihinde imzalanan ve 10 Mart 1954 tarihinde onaylanan İnsan

Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’ye Ek Protokolün

“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1 inci maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir” 6. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 7. 03/05/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun, 7.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.”, 7.2. “İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali” başlıklı 10 uncu maddesinde; “Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. … Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.

İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder. ”, 8. 04/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun, 8.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, .karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler. ”, 8.2. Ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında; “(Ek:20/8/2016-6745/33 md.) Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır.

8.3. Geçici Madde 11; “(Ek:20/8/2016-6745/34 md.) (İptal birinci fıkra: Anayasa

Mahkemesinin 28/3/2018 tarihli ve E:2016/196 ve K:2018/34 sayılı kararıyla.) (İptal ikinci fıkra: Anayasa Mahkemesinin 28/3/2018 tarihli ve E:2016/196 ve K:2018/34 sayılı kararıyla.)”, 9. 10/7/2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7 inci maddesinde; “Çevre düzeni planına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye sınırları içinde 1/5.000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar planını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plana uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar planlarını, bu planlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon planlarını ve imar ıslah planlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek, nazım imar planının yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde uygulama imar planlarını ve parselasyon planlarını yapmayan ilçe belediyelerinin uygulama imar planlarını ve parselasyon planlarını yapmak veya yaptırmak Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasındadır.” hükümleri düzenlenmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran, 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere, babasının 1/2 hissesine sahip olduğu ve 20/11/2009 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli “Ümraniye Ihlamurkuyu A. Dudullu, Y.

Dudullu ve Esenşehir Mahallelerinin Havza İçinde Kalan Kısmına Ait Uygulama İmar Planı” kapsamında kalan İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, Yukarı Dudullu Mahallesi, … Ada, … Parsel sayılı taşınmazı mevcut imar plan uygulamasından kaynaklı kısıtlama nedeni ile kullanamadıklarını belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

12. Taşınmazın tapu kayıtlarının incelenmesinden başvuranın 28/02/1997 tarihinden beri söz konusu taşınmazın maliki olduğu, taşınmaz üzerinde bulunan imar kısıtlamasından kaynaklı olarak taşınmazın kullanılamadığı, başvuran ve ilgili İdareler tarafından Kurumumuza sunulan belgelerden ise başvuranın kamulaştırmanın gerçekleştirilmesi ve taşınmazı üzerindeki imar kısıtlamasının kaldırılması talepleriyle 16/04/2010 ve 25/06/2013 tarihlerinde

İdareye başvurduğu anlaşılmıştır.

13. Anayasanın 35 inci maddesinde, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu ve bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği hüküm altına alınmış olup, 46 ncı maddesinde ise Devlet ve kamu tüzel kişilerinin özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını kamu yararının gerektirdiği hallerde, kanunla gösterilen esas ve usullere göre kamulaştırılabileceği düzenlemesine yer verilmiştir. Anayasanın 46 ıncı maddesindeki düzenlemeye benzer şekilde, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ile İdarelerin kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerini veya teşebbüslerini yürütmek üzere gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilecekleri hüküm altına alınmıştır.

14. Kamulaştırma Kanununun Ek 1 inci maddesi ile uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar için uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamalarının yapılacağı, bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazların ilgili idarelerce kamulaştırılacağı veya her hâlde kişilerin mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılacağı/yaptırılacağı hüküm altına alınmıştır.

15. 3194 sayılı İmar Kanunuyla, Belediyeler imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç 3 ay içinde bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlamakla yükümlü kılınmış ve 5 yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerlerin ilgili kamu kuruluşlarınca bu program süresi içinde kamulaştırılacağı düzenlenmiştir. Anılan Kanun hükmü çerçevesince, imar planları uyarınca kamu hizmetlerine ayrılan taşınmazların 5 yıllık süre zarfında kamulaştırılması zorunluluk arz etmektedir.

16. Mülkiyet hakkına müdahaleler yaygın olarak uygulama imar planları ile yapılmakta olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15/12/2010 tarihli ve E:2010/5-662, K:2010/651 sayılı kararında, “İmar planlarında okul alanı olarak tahsis edilmiş bulunan dava konusu arsa üzerinde davacının, ileriye yönelik inşaat yapma gibi kişisel tasarruflarda bulunma, rayiç değeri üzerinden satma, kiralama, yararlı değişiklikler yapma gibi, mülkiyet hakkının sahibine verdiği yetkileri kullanma hakkının kısıtlandığını, uzun yıllar programa alınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı İdarenin, malikin taşınmazı üzerindeki tasarruf hakkını belirsiz bir süre için kullanılamaz hale getirdiğini, dolayısıyla malikin taşınmazdan mülkiyet hakkının özüne uygun şekilde yararlanma olanağının kalmadığını, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkının hukuksal bir nedene dayanılmadan İdarece engellendiğini” tespit etmiştir. (Corpus Web Hukuk

Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim 20/04/2019)

17. Benzer şekilde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de 13331/07 başvuru no.lu 11 Ocak

2011 tarihli “Hakan ARI/Türkiye” Davasında, başvuranın mülkiyet hakkına yönelik

müdahalenin 2002 yılından, yani imar izni talebinde bulunduğu ve idarenin taşınmazını okul inşası için tahsis ettiğini öğrendiği tarihten bu yana sürdüğünün altını çizmiş ve “Mevcut şartlar çerçevesinde, başvuranın hakkına yönelik müdahalede genel kamu menfaatlerine riayet edildiği kanısına varmakla birlikte geçen süre zarfında kamulaştırmanın yapılmaması sebebiyle başvuranın mülkiyetinin akıbeti konusunda bir belirsizliğe itildiği ve söz konusu bu durumun başvuranın mülkiyet hakkından tam anlamıyla yararlanmasının önünde engel teşkil ettiği, arazinin satış şansı da dahil, bu durumun sonucu itibarıyla taşınmazın değerini hatırı sayılır ölçüde azalttığı, malikin kamu yararının gerekleri ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldığı” yönünde bir tespitte bulanarak AİHS Ek 1 No’lu Protokol’ün 1 nci maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır. (https://hudoc.echr.coe.int , Erişim 20/04/2019).

18. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi “Sporrong ve Lönnroth/İsveç” Davasında; Sporrong taşınmazında 23 yıl Lönnroth taşınmazında 8 yıl süren kamulaştırma izninin başvuranları taşınmazlarının geleceği hakkında tamamen belirsizlik içinde bıraktığını ve başvuranların içinde bulundukları zorlukların Hükümetçe dikkate alınmasını sağlamaya yönelik haktan mahrum olduklarını tespit etmiştir. Mahkeme kararında kamulaştırma iznine ek olarak

Sporrong taşınmazında 25 yıl, Lönnroth taşınmazında 12 yıl uygulanan inşaat yasağına bağlı olarak başvurucuların mülkiyet haklarından tam anlamıyla faydalanmalarının engellendiğini belirterek İsveç Parlamento Ombudsmanının “uzun süreli inşaat yasaklarının mülk sahipleri üzerinde yarattığı olumsuz etkinin hukukun üstünlüğü ile yönetilen bir devletin pozisyonu ile bağdaştırılamayacağını” kaydeden 1967 tarihli raporuna atıfta bulunmuştur. Mahkeme ayrıca kamulaştırma izni ile inşaat yasağının uzun bir süre için öngörülmüş olmasının, toplumsal yarar ile bireysel yarar arasındaki dengeyi bozduğunu tespit ederek, sonuçları inşaat yasağı ile ağırlaştırılan kamulaştırma izni ile her iki başvurucu açısından AİHS Ek 1 No’lu Protokol’ün

1 nci maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır. (https://hudoc.echr.coe.int , Erişim

20/04/2019)

19. Anayasa Mahkemesi 20.09.2018 tarihli Hüseyin Ünal başvurusuna ilişkin E:2017/24715

K: 2017/24715 sayılı kararında; başvuranın 05/02/2004 tarihinde tasdik edilen 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında yol olarak belirlenen taşınmazının geçen süre zarfında kamulaştırma işleminin yapılmadığını, başvurucuya hiçbir tazminat ödenmediğini, taşınmazı üzerinde imar kısıtlılığının devam ettiği süre boyunca başvurucunun mülkiyet hakkından dilediği gibi yararlanabilmesinin, mülkiyetini kullanabilmesinin veya ondan tasarruf edebilmesinin mümkün olamadığını tespit etmiştir. Mahkeme sonuç olarak uygulama imar planının onaylanmasından itibaren yaklaşık on dört yıl geçmesine rağmen imar planında yol olarak kamu hizmetine ayrılan taşınmazın kamulaştırılmamasının başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfet yüklediği, bu durumda başvurucunun mülkiyet hakkının korunması ile kamunun yararı arasında olması gereken adil dengenin başvurucu aleyhine bozulduğu ve müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna varmıştır. Mahkeme tüm bu gerekçelerle başvuranın

Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.

20. İlgili İdareler tarafından gönderilen belgelerin incelenmesi neticesinde; İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, Yukarı Dudullu Mahallesi … Ada, … No’lu Parsel sayılı taşınmazın; 1/5000 ölçekli 02/09/1988 tarihinde onanlı “A. Dudullu, Y. Dudullu ve Çekmeköy Civarı Nazım

İmar Planı”nda kısmen “50 kişi/hektar Az Yoğunluklu Yerleşik Konut Alanı” ve kısmen “Su

Kaynakları Koruma Kuşağı” sınırı içinde “Yeşil Alan”da kaldığı, 18/08/2004-19/03/2005 tarihinde onanlı 1/5000 Ölçekli “A. Dudullu, Y. Dudullu, Esenşehir, Ihlamurkuyu ve Y.

Çamlıca Mahalleleri Nazım İmar Planı” kapsamında “Park ve Dinlenme Alanları” lejantında kalırken bu plan doğrultusunda hazırlanan “20/11/2009-25/03/2011-17/04/2012-12/07/201315/01/2016-18/03/2016-17/03/2017-21/04/2017” tarihlerinde onanlı “Ümraniye Ihlamurkuyu

A. Dudullu, Y. Dudullu ve Esenşehir Mahallelerinin Havza İçinde Kalan Kısmına Ait

Uygulama İmar Planı” kapsamında “Park Alanı” lejantında kaldığı, dolayısıyla … Ada, …

No’lu Parsel sayılı taşınmazın kısmen de olsa 02/09/1988 tarihinde onanlı A. Dudullu, Y.

Dudullu ve Çekmeköy Civarı Nazım İmar Planı ile 1998 yılından günümüze kadar donatı alanı olarak ayrıldığı görülmüştür.

21. Başvuranın maliki olduğu söz konusu alanı mevcut imar kısıtlamasından kaynaklı olarak kullanamaması sebebiyle taşınmazının kamulaştırılması veya taşınmazı üzerindeki imar kısıtlamasının kaldırılması talebiyle 2010 ve 2013 yıllarında Ümraniye Belediyesi’ne yapmış olduğu başvuruların taşınmazın 5 yıllık kamulaştırma programında bulunmaması, alanda imar kısıtlamasının kaldırılması için öncelikle İstanbul Büyükşehir Belediyesince 1/5000 ölçekli nazım imar planında tadilat yapılması gerektiği gerekçeleriyle reddedildiği görülmüştür.

Bununla birlikte alanda fiili park uygulamasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Taşınmazın 20/11/2009 tarihinde onanlı “Ümraniye Ihlamurkuyu A. Dudullu, Y. Dudullu ve Esenşehir

Mahallelerinin Havza İçinde Kalan Kısmına Ait Uygulama İmar Planı” kapsamında

Ümraniye Belediyesince kamulaştırma imar programına dahil edilmediği görülmektedir.

22. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemeler ve mahkemelerin benzer uyuşmazlıklara ilişkin içtihatları genel olarak ele alınıp değerlendirildiğinde, özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında olduğu, idareler eliyle mülkiyet hakkına müdahalede bulunulabileceği ancak bireylerin mülkiyet hakkının ihlal edilmemesi bakımından bu müdahalede ölçülü olunması ve kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkının korunması arasındaki adil dengenin muhafaza edilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır. İmar programlarında kamu hizmet alanı olarak ayrılan taşınmazlar üzerinde maliklerinin tasarruf hakkının kısıtlanması ve taşınmazların satış değerlerinin düşmesi nedeniyle söz konusu taşınmazların kamulaştırma işleminin uzun süreler gerçekleştirilmemesinin bireyleri mülkiyetlerinin akıbeti konusunda belirsizliğe ittiği ve mülkiyet hakkının ihlaline neden olduğu anlaşılmaktadır.

23. Başvuruya konu taşınmazın hukuki ve fiili durumuna ilişkin yukarıda yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat, ulusal ve uluslararası mahkemelerin benzer uyuşmazlıklara ilişkin verdiği kararlar ışığında başvuranın talebi değerlendirildiğinde, başvuruya konu taşınmazın 20/11/2009 tarihli “Ümraniye Ihlamurkuyu A. Dudullu, Y. Dudullu ve

Esenşehir Mahallelerinin Havza İçinde Kalan Kısmına Ait Uygulama İmar Planı” kapsamında “Park Alanı” lejantında kaldığı, dolayısıyla 2942 sayılı Kamulaştırma

Kanununun Ek 1 inci maddesinde belirtilen süreyi geçtiği halde taşınmazın imar programına alınmaması suretiyle sürdürülen uygulamanın başvuranın Anayasa ile teminat altına alınan mülkiyet hakkının özüne uygun şekilde taşınmazdan yararlanma olanağını zedelediği, başvuranı mülkiyetinin geleceği konusunda belirsizliğe ittiği, kamu yararının gerekleri ile bireyin mülkiyet hakkının korunması arasında gözetilmesi gereken adil dengenin taşınmazın maliki aleyhine bozulduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bütün bu açıklamalar ışığında İdarenin geçen yaklaşık 10 yıllık süre zarfında hareketsiz kalarak söz konusu taşınmazı imar programına almamasında hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmamıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 24. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden İdarelerin iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, makul “sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davrandığı öte yandan yukarıda hukuki gerekçe başlığı altında incelendiği üzere “kanunilik” ve “ölçülülük” ilkesine riayet etmediği tespit edilmiş olup, İdarelerin bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmeleri beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

25. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının

İdarelere tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdareler tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, Yukarı Dudullu Mahallesi … Ada, … Parsel sayılı taşınmazı üzerinde bulunan imar plan uygulamasından kaynaklı kısıtlamanın kaldırılması talebine ilişkin olarak; a) İlgili İdarelerin bahsi geçen taşınmaza ihtiyacı bulunmadığının saptanması halinde, bireysel yarar ile kamusal yarar arasındaki denge gözetilerek ve imar planlarında değişiklik yapılarak başvuranın İstanbul İli, Ümraniye İlçesi, Yukarı Dudullu Mahallesi … Ada, … Parsel sayılı taşınmazı üzerindeki imar plan uygulamasından kaynaklı kısıtlamanın kaldırılması, veya b) İdare ile başvuran arasında taşınmazın kamulaştırma bedelinin güncel rayiç bedel gözetilerek mümkünse uzlaşma yoluyla belirlenmesi ve İdare tarafından kamulaştırma bedelinin makul sürede ödenmesini teminen yeni bir işlem tesisi, veya c) Tespit edilecek güncel kamulaştırma rayiç bedel esas alınarak İdare tarafından başka taşınmazla takas işleminin makul sürede gerçekleştirilmesini teminen yeni bir işlem tesisi hususunda İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA VE ÜMRANİYE

BELEDİYE BAŞKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca ve Ümraniye Belediye

Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA, İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞINA ve

ÜMRANİYE BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi