|
ÖZET: Başvuru, Bahçelievler Belediye Başkanlığı’na yönelik imar plan notlarının iptali talebini içermektedir. Başvuran, belediyenin kendisine yasal süresi içinde yanıt vermemesi nedeniyle Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurduğunu belirtmiştir. İptal talebi, belirli imar plan notlarının, özellikle 18. madde uygulamasına ilişkin olanların, hukuka aykırı olduğu iddiasına dayanmaktadır. Başvuran, bu notların iptal edilmesi gerektiğini savunmuştur.
Bahçelievler Belediye Başkanlığı, başvuruya ilişkin açıklamalarında, ilgili parselin 21.06.2009 tarihli imar planı ile belirlenen alanlarda bulunduğunu, ancak bu planın yargı kararı ile iptal edildiğini ifade etmiştir. 16.08.2012 tarihinde onaylanan yeni planın, önceki plandan bağımsız olarak kendine özgü uygulama hükümleri içerdiği belirtilmiştir. Ayrıca, başvuranın talep ettiği iptallerin, mevcut imar planına ve ilgili mevzuata aykırı olduğu, dolayısıyla başvurunun reddedilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını, idarenin açıklamalarını ve ilgili mevzuatı değerlendirerek, başvurunun reddine karar vermiştir. İdarenin, takdir yetkisini kamu yararı doğrultusunda kullandığı ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/16604-S.22.25428
BAŞVURU NO : 2022/9449
KARAR TARİHİ : 21/12/2022
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : BAHÇELİEVLER BELEDİYE BAŞKANLIĞI
Başvuranın, imar plan notlarında yer alan bazı bölümlerin iptali talebi
BAŞVURUNUN KONUSU :
hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 03/07/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran, Kurumumuza yapmış olduğu başvurusunda “ vermiş olduğu dilekçeye yasal süresi içinde cevap veril mediği nden Bahçelievler Belediyesi taraf ından red cevabı veril diği nin anlaş ıl dığını , bu yüzden
Kurumumuza başvurma gereği duyduğunu, dilekçede beli rti ği üzere malikleri arası nda yer aldı ğı konutuyla ilgili belirtilen imar plan notl arını n kısmen iptalinin gerekti ği, iptal gerekçelerinin dilekçesinde ayrınt ıl arı ile beli rti ldi ğini” iddia ve ifade ederek “ imar plan notl arı arasında yer alan “ bu alanlar içinde
18 madde uygulaması gerekli görülen bölümler encümen kararı ile ilan ed il ecekti r” cümlesinin iptalini ve
“ İmar adası nda yapıl aşma koşul ları na uygun parseller oluşt urul acak şekil de imar adası etüdü yapıl arak imar veril ir.” cümlelerinin iptal edil mesini ” talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan iddiaların doğruluğunun tespiti ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma
gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18 inci maddesi hükmü uyarınca Bahçelievler Belediye Başkanlığından 13/10/2022 tarih ve sayılı yazı ile bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.
3. Bahçelievler Belediye Başkanlığından alınan 16/11/2022 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle; “
3.1. Başvuruya konu olan alanın Mahalle’sinde yer alan ada parsel sayılı yer olduğunun anlaşıldığı, söz konusu parselin; 21.06.2009 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planında
‘D’ ile gösterilen İmar Kanunun 18. Maddesine göre uygulama yapılacak alanda kalmakta iken 21.06.2009 t.t.’li Revizyon Uygulama İmar Planı’nın ‘D’ ile gösterilen “düzenleme alanlarına ilişkin kısmının” yargı kararı ile iptal edildiği, bölgenin plansız kaldığı, mahkeme kararı gereğince hazırlanan planın 16.08.2012 tarihinde onaylandığı, 16.08.2012 t.t.’li planın, 21.06.2009 planından bağımsız bir plan olup kendine özgü uygulama hükümlerinin yer aldığı, 3.2. Söz konusu parselin, 16.08.2012 t.t.’li 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı’nda KAKS: 1.50 yapılaşma koşullarında konut alanında kalmakta olup yapılaşma koşullarının plan notları ile açıklandığı,
Buna göre:
“1- ‘D’ düzenleme alanl arınd a İmar Kanunun 15., 16., 17., Ve 18. Maddelerinin uygulama sını rları iptal edil mişt ir. Bu alanlar içinde 18. Madde u ygul anması gerekli görülen bölümler, encümen ka rarı ile belirlenecektir. (İmar adası nda yapıl aşma koşul ları na uygun parseller oluşmadan uygulama yapıl amaz.14.06.2013 t.t .’li plan notu değişi kli ği ile “ İmar adası nda yapıl aş ma koşul ları na uygun parseller oluşt uracak şekil de imar adası etüdü yapıl arak imar durumu veril ir.” şekli nde yeniden düz enlenmiş ti r.)
2- Y apıl aşma Şart ları ;
A) KAKS= 1.50 olan imar adalar ında ön bahçe mesafesi 5 m, yan ve arka bahçe mesafesi 4m ’dir.
B)KAKS= 1.20 veya İkiz Düzen 3 Kat yapıl aşma koşul undaki imar adalarında; Ayrık veya ikiz Düzen 3 Kat
İçin ön, yan ve arka bahçe mesafesi 3 m ’dir. İma r adası bütününde yapıl aşma taleplerinde; KAKS:1.50 olup 3 kattan daha yüksek bina yapıl ması halinde ön bahçe mesafesi 5m, yan ve arka bahçe mesafesi 4m’dir.
3- Y apıl aşmada teşekkül istikamet uygulanmayaca ktı r.
4- Park alanl arını n bedelsiz kamu eline geçmesi halinde yapıl acak ya pı park alanı na 3m’ ye kadar yaklaşab il ir.
5-Açıklanmayan konularda 21.06.2009 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Bahçelievler İlçesi Revizyon Uygulama
İmar Planı kararl arı ilgili yasa ve yönetmelik hükümleri geçerlidir.
6- Planlarda Y eşil Alan, Spor Alanı , Meydan ve Yol gibi kamuya açık alanl arın zemin alt ları ilgili kurumları n (Ulaşı m Daire Başkanlı ğı, Park ve Bahçeler Müdürl üğü, Zemin ve Deprem İn celem e
Müdürl üğü, Emlak ve İs ti mlak Daire Başkanlı ğı, taşkın alanl arınd a İSKİ vb.) uygun görüşl eri alı narak uygulama aşamasında U laşı m ve Trafik Düzenleme Komisyonu (UTK) k ararı alı narak “ Z eminaltı K atl ı
Otopark” yapıl abil ir.
7- Açık Otopark Alanl arına il işkin, bu alanlar açık veya kapalı otopark alanl arıdı r. K apalı otopark alanl arınd a mülkiyeti şahı slar a ait alanlar için ilgililerinin müracaatı ve ilgili kurumları n (Emlak ve
İstimlak Daire Baş kanlı ğı, Ulaşı m Daire Başka nlı ğı, İmar ve Şehircili k Daire Başkanlı ğı vs.) uygun görüşl eri alı narak Ulaşı m ve Trafik Düzenleme Komisyonu (UTK) kararı ile “ Özel K atl ı Otopark” olarak uygulama yapıl abil ir.” hükümlerine göre uygulama yapıldığı,
3.3. Söz konusu parselin de içinde bulunduğu yapı adasına plan hükümleri gereğince ada etüt çalışması yapılarak 23.03.2022 tarihinde onaylandığı, bu bağlamda bahse konu Kocasinan ada parsel alanı ve ebatları, yapılaşma koşulu (KAKS:1.50), bahçe mesafeleri (ön bahçe:5m, yan ve arka bahçe: 4m) tek başına yapılaşmaya uygun olmadığı, onaylı ada etüdüne göre; Ada nolu parsellerin tevhid edilmesi halinde uygulama yapılabileceği, bu tür alanlarda 15.10.2021 tarihli 1/1000 ölçekli plan notu ilavesi ile Yençok: 10 kat olduğu, parselin imar dosyasında yapılan incelemede parsel üzerinde
12.11.1976 tarih ve sayı ile yapı ruhsat belgesi düzenlendiğinin görüldüğü,
3.4. Başvuru sahibi meri plan notlarında geçen “ D Düzenleme Alanl arınd a İma r Kanunun 15. 16. 17. Ve 18. Maddelerinin uygulama sını rlar ı iptal edilmişt ir.” İfadesinden sonra gelen “Bu alanlar içinde 18.
Madde uygulaması gerekli görülen bölümler encümen kararı ile beli rle nece kti r.” ve “İmar ada sında yapıl aşma koşul ları na uygun parseller oluşt uracak şe kil de imar adası etüdü yapıl arak imar durumu veril ir.” Plan hükmünün iptalini talep ettiği, söz konusu parselin Tavukçu Deresi koruma sahası içerisinde kalmakta olup, 16.08.2012 tasdik tarihli plan ve plan notlarına tabi olduğu, tek başına yapılaşamadığından müktesep haklara göre uygulama yapılması halinde, plan bütününe ait uygulamayı bozucu nitelikte olduğu, ayrıca müktesep haklarla ilgili plan notları 21.06.2009 t.t.’li plan hükümleri içerisinde uygulama yapılacak alanlarda yer alan; yapıldığı dönemdeki imar planına, ilgili yasa ve yönetmelik hükümlerine göre ruhsat veya yapı kullanma izin belgesi almış olan; meri imar planına göre tamamı donatı veya yol alanında kalmayan ya da bir kısmı donatı veya yol alanında kalıp imarlı alanına göre yapılaşabilecek parselleri kapsadığı,
3.5. Ayrıca başvuru sahibinin talebi meri yasa ve yönetmelik yönünden incelendiğinde; 3194 sayılı İmar
Kanunun 18. Maddesinin; imar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırma hususunda belediyeleri yetkilendirdiği, 18. Madde uygulamasını gerektiren alanlar için teknik çalışmalar tamamlandıktan sonra encümen kararına göre uygulama yapıldığı, 16.08.2012 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli plan ile 21.06.2009 tasdik tarihli revizyon uygulama imar planında yer alan 18. Madde uygulama sınırı iptal edildiğinden ilgi planla 18. Madde alanlarının belirlenmesi ve onaylanması işleminin imar kanununda yer alan hükümlere bırakıldığı, ancak söz konusu parselde 18. Madde uygulaması yapılmamış olup yapılaşmanın onaylı ada etüdüne göre belirlendiği, encümen kararını gerektirecek herhangi bir işlem yapılmadığı, uygulamaya ilişkin işlemler ile ilgili başvuru sahibine ilgi yazılar ile cevap verildiği,
3.6. Plan hükümleri gereğince ada parselin de içinde bulunduğu yapı adasına plan ada etüd çalışması yapılarak 23.03.2022 tarihinde onaylandığı, böylece parsele ilişkin planlama yönünden gerekli işlemlerin tamamlandığı, imar durumu alınarak uygulama yapılabildiği, dosyasında yapılan incelemede
Ada parsel ile ilgili yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin herhangi bir belgeye rastlanmadığı” açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının
4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvu rm a h akkı” başlıklı 74’üncü maddesinde;
“ Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlı ğına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçili ği Kurumu idarenin işl eyişi yle ilgili şikayetl eri inceler.”
,
4.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras hakları na sahiptir. Bu haklar, ancak kamu ya rarı amacıyla, kanunla sını rlana bil ir. Mülkiyet hakkını n kull anıl ması toplum yararı na aykırı olamaz.”,
/
5. İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 No.lu Protokolün
“Mülkiyetin Korunması” başlıklı 1 inci maddesinde; “ Her gerçek ve tüzel kişi nin mal ve mülk dokunulmazl ığı na saygı gösterilmesini isteme hakkı vardı r. Bir kimse ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşul lara ve ulusl araras ı hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakıl abil ir. Y ukarıda ki hükümler devletlerin mülkiyetin kamu yararı na uygun olarak kull anıl masını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıları n veya para cezalar ını n ödenmesini sağl amak için gerekli gördükleri, yasal arı uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel geti rm ez.” ,
6. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun
6.1. “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “ K urum, idarenin işl eyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işl em leri ile tutum ve davranı şlar ını ; insan hakları na dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araşt ırmak ve idareye önerilerde bulunmakla g örevli dir.” ,
6.2. “İnceleme ve araştırma başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrasında, “ K urum, inceleme ve araşt ırması nı başvuru tarihinden itibaren en geç alt ı ay içinde sonuçlandı rır .” ,
7. 3194 sayılı İmar Kanununun, 7.1. “Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “ Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapıl aşmaları n; plan, fen, sağl ık ve çevre şart ları na uygun teşekkül ünü sağl amak amacıyla düzenlenmişt ir.”;
7.2. “Tanımlar” başlıklı 5 inci maddesinde, “Bu Kanunda geçen terimlerden bazı ları aşağı da tanı mlanmışt ır.
Nazım İmar Planı; (D e ğişi k tanı m: 29.11.2018 – 7153 S.K/Madde 10) varsa bölge planl arını n mekâna il işkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planl arına uygun olarak hali hazı r haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işl enmiş olarak çizilen ve arazi parçaları nın; genel kull anış biçimlerini, yerleşme alanl arını n geli şme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerin i, ulaşı m sistemlerini göstermek ve uygulama imar planl arını n hazı rlanması na esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandı r.
Uygulama İm ar Plan ı; tasdikli hali hazı r haritalar üzerine varsa kadastral durumu işl enmiş olarak nazı m imar planı esasl arına göre çizilen ve ç eşit li bölgelerin yapı adalar ını , bunlar ın yoğunluk ve düzenini, yoll arı ve uygulama için gerekli imar uygulama p rogramlar ına esas olacak uygulama etapl arını ve diğer bilgileri ayrınt ıl arı ile gösteren plandı r…” ,
7.3. “Mekânsal planlama kademeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde, “ (Başlı ğı ile Birlikte
Değişi k:29/11/2018-7153/11 md.) Mekânsal planlar, kapsadı kları alan ve amaçları a çısı ndan Mekânsal
Strateji Planl arına uygun olarak; “ Ç evre Düzeni Planl arı” ve “ İmar Planları ” kademelerinden oluşu r.
İm ar planları ise n azım imar plan ı ve uygulama imar plan ı olarak h azır lan ır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak h azırlan ır.
Mekânsal strateji planl arınd a; kalkınma planı ile varsa bölge planl arı, bölgesel geli şme stratejileri ve diğer strateji belgelerinde ortaya konulan hedefler dikkate alı nır.
Büyükşehirl erde 1/25.000 ölçekli nazı m imar plan ını n yapıl mış olması , gerekli görülen bölgelerde 1/5.000 ölçekli nazı m imar planl arını n yapıl masına engel teşkil etmez.” ,
7.4. “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8 inci maddesinin birinci fıkrasında, “ Planl arın hazı rlanmasında ve yürürl üğe konulm asınd a aşağı da belirtilen esaslara uyulur.
b) İ mar Planl arı; N azım İmar Planı ve Uygulama İmar Planı ndan meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararl arına uygunluğu sağlanarak, belediye sını rlar ı içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planl arı ilgili belediyelerce yap ıl ır veya yaptı rıl ır. Belediye meclisince onaylanarak yürürl üğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlı ğınc a tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfal arınd a bir ay süreyle eş za manlı olarak ilan edilir. Bir aylı k ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlı ğınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planlar ı belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar .”,
7.5. “İfraz ve tevhid” başlıklı 15’inci maddesinde, “(Değişi k fı kra:4/7/2019-7181/8 md.) İmar planı bulunan alanlarda, uygulama imar planı na uygun olarak öncelikle parselasyon planı nın yapıl ması esast ır.
(Değişi k fı kra:4/7/2019-7181/8 md.) İmar planı bulunan alanlarda, ifraz ve tevhit işl emleri, parselasyon planı tescil edil miş alanlarda yapıl abil ir.
(Ek fı kra:4/7/2019-7181/8 md.) Parselasyon planı tescil edil miş yerlerde yapıl acak ifraz veya tevhidin imar planl arına ve imar mevzuat ına uygun olması şart tı r.
(Ek fı kra:4/7/2019-7181/8 md.) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sa yıl ı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol
Kanununda belirtilen merkezî yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin yetkisi içindeki kamu yatı rımla rında veya kamu mülkiyetine ait alanlarda, parselasyon planı nın tatbiki mümkün olmayan meskûn alanlar ile koruma amaçlı imar planı bulunan alanlarda ve büyük bir kısmı uygulama imar planı na uygun şekil de oluşa n imar adalar ını n geri kalan kısı mlarında bu maddenin birinci ve ikinci fı kralar ında yer alan hükümlerde belirtilen şart lar aranmaz.
(Ek fı kra:4/7/2019-7181/8 md.) Mevcut hâliyle yapıl aşmaya elveriş li olmayan imar parsellerinde; maliklerden birinin talebi üzerine veya doğrudan , parsel maliklerine kendi aral arınd a anlaş maları için yapacağı tebliğden itibaren üç ay içerisinde maliklerce anlaş ma sağl ana maması hâlinde, resen tevhit ve fiilî duruma göre ifraz yoluyla işl em yapmaya ilgili idare yetkilidir.
İmar planl arınd a parsel cepheleri tayin edilmeyen yerlerde yapıl aca k if razl arın, asgari cephe genişl ikleri ve büyüklükleri yönetmelikte belirtilen esaslara göre tespit edilir.
İmar planı dışı nda kalan alanlarda yönetmeliklerinde tayin edilecek miktarlardan küçük ifrazlara izin veril mez.” ,
7.6. “Tescil ve şüyuun izalesi” başlıklı 16’ncı maddesinde, “Belediye ve mücavir alan hudutl arı içindeki gayrimenkullerin re’sen veya müracaat üzerine tevhid veya if raz ı, bunlar üzerinde irtifak hakkı tesisi veya bu hakları n terkini, bu Kanun ve yönetmelik hükümlerine u ygun luğu belediye encümenleri veya il idare kurul ları nca onaylanı r.
Onaylama işl emi, mürac aatı n belediyelere veya valiliklere intikalinden itibaren en geç 30 gün içinde sonuçlandı rıl ır ve tescil veya terkini için 15 gün içinde tapuya bildirilir.
Tapu dairesi, tescil veya terkin işl emini bir ay içinde sonuçlandı rmak zorun dadır .
Bu Kanun hükümlerine göre şüyulandı rıl an gayrimenkullerin sahipleri ilgili idarenin tebliği tarihinden itibaren alt ı ay içinde aral arınd a anlaş amadıkları veya şüyuun izalesi için, mahkemeye müracaat edil mediği takdirde ilgili idare hiss edarmış gibi, şüyuun izalesi davası açabilir.
T araf ları n rızas ı veya mahkeme kararı ile şüyuun izalesi ve arazi taksimi de yukarıda ki hükümlere tabidir. ,
7.7. “Parselasyon planlarının hazırlanması” başlıklı 18’inci maddesinde, “İmar hududu içinde bulunan binal ı veya binas ız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksız ın, birbirleri ile, yol fazl aları ile, kamu kurumları na veya belediyelere ait bulunan yerlerle
birl eşti rmeye, bunlar ı yeniden imar plan ın a uygun ada veya parsellere ayırm aya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esasl arına göre hak sahiplerine dağıt maya ve re’sen tescil işlemlerini yaptı rmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kull anıl ır.
…”,
7.8. “Parselasyon planlarının hazırlanması ve tescili” başlıklı 19’uncu maddesinde, “İmar planl arına göre parselasyon planl arı yapıl ıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dı şında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürl üğe girer. Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asıl ır.
Ayrıca mutat v asıt alarl a duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinl eşir . Tashih edilecek planlar hak kında da bu hüküm uygulanı r. …” ,
8. 5393 sayılı Belediye Kanununun; 8.1. “B elediyen in görev ve sorum lu lu kları ” başlıklı 14 üncü maddesinde; “ Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şart ıyla… İm ar, su ve kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapı… yapar veya yaptı rır …” ,
8.2. “Mecli sin görev ve yetki leri” başlıklı 18 inci maddesinde; “ Belediye meclisinin görev ve yetkileri şunl ardı r… c) Belediyenin imar planl arını görüşmek ve onaylamak, bü yü kşehir ve il belediyelerinde il çevre düzeni planı nı kabul etmek…” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Şikayetçi, iş bu kararın 1 No.lu paragrafında “Başvuranın İddia ve Talepleri” başlıklı bölümünde açıklandığı üzere, imar plan notl arı arası nda yer alan “ bu alanlar içinde 18 madde uygulaması gerekli görülen bölümler encümen kararı ile ilan edil ecekti r” cümlesinin iptalini ve “ İmar adası nda yapılaşma koşul ları na uygun parseller oluşt urul acak şekil de imar adası etüdü yapıl arak imar veril ir.” cümlelerinin iptal edilmesini talep etmektedir.
11. Bilindiği üzere, Anayasanın 35. maddesinde, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu ve bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği hüküm altına alınmıştır. 3194 sayılı İmar
Kanunuyla, yerleşim yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla aynı Kanunun 7. ve 8. maddesiyle belirli nüfusu aşan belediyelere imar planlarını hazırlama ve yürürlüğe koyma yükümlülüğü getirilmiş olup, 10. maddesinde de belediyelere, imar planlarını uygulamak üzere belirtilen süre içinde imar programı hazırlama; ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarına ise imar programlarında kendi görev alanlarındaki kamu hizmetine tahsis edilmiş özel mülkiyete konu taşınmazları kamulaştırma yükümlülüğü getirilmiştir.
12. Anayasanın 2’nci maddesinde yer alan hukuk devletinin temel ilkelerinden birisi belirliliktir. Belirlilik hukuki güvenliğin bir sonucu olarak; normların öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Bilindiği üzere, idarenin işlem tesis ederken hukuka bağlı olması ve hukuk kuralları içinde hareket etmesi hukuk devletinin bir diğer ilkesidir. Bu kapsamda, idari işlemin belli bir sebebe dayanması gerektiği açık bir kuraldır. İdari işlemin dayanağı olan sebebin açıkça kanunlarda gösterilerek bağlı yetkinin bulunduğu durumlarda idarenin, kanunun koyduğu sınırlar içinde kalması, sebep ve konu yönünden kanun ile belirtilen koşullara uyması gerekir.
13. Nitekim Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Makamı tarafından açıklanmış olan İnsan
Hakları Eylem Planının “3. Amaç: Hukuki Öngörülebilirlik ve Ş effaflık” başlığı altında da; “Belgede, hukuk kural ları nı sosyal ve ekonomik hayatı n bir teminat ı olarak gören uygulama anlayışı na yönelik faaliyetler de öngörül müştür. Hukuk düzenimizin bir bütün olarak, en yüksek evrensel standartlarda hukuk güvenli ği ilkesini gerç ekl eşti rmeye devam etmesi vurgul anmış, bu sayede bireylerin haklı beklentilerinin hukukun koruması alt ınd a olduğuna yönelik güçlü bir mesaj veril mişt ir. Bu amaç alt ın da ortaya konulan hedefler öncelikle idari usulleri ve bürokratik süreçleri kapsam aktadır. Bu doğru ltu da, idarenin işl eml erin e karşı yapıl an başvu ru larda bireylere h ızl a ve tatmin edici cevap verilmesi, bürokrasinin azal tı lm ası ve idareden kaynaklanan sebeplerle hukuka aykırı olan işl em in maliyetinin kişi lere yüklenmemesi gerekmektedir.” şeklinde belirtilerek “İdareni n İş ve İşl em lerin de Hukuki
Öngörülebilirlik ve Ş eff aflığı n Güçlendirilmesi” hedefler arasında sayılmıştır.
14. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik yer verilen düzenlemeler ve Mahkemelerin benzer uyuşmazlıklara ilişkin içtihatları genel olarak ele alınıp değerlendirildiğinde, özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında olduğu, idareler eliyle mülkiyet hakkına müdahalede bulunulabileceği ancak, bu müdahalede “kamu yararı” , “kanuni düzenleme” ve “ölçülülük” ya da “orantılılık” gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı sonucuna ulaşılmaktadır. Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi “Sporrong ve Lönnroth (İsveç)” davasında uzun süreli kamulaştırma şerhleri ve imar yasakları ile karşı karşıya kalan mülk sahiplerinin mülkiyet haklarının ihlal edildiği iddiasıyla yaptıkları başvuruya ilişkin incelemesinde, mülkiyet hakkına herhangi bir müdahalenin haklı gösterilebilmesi için bunun kamu veya genel çıkarlar doğrultusunda meşru bir amaca hizmet etmesi gerektiğini, fakat bunun yeterli olmadığını, Mahkemece ayrıca toplumun genel çıkarlarının gerekleri ile bireyin temel haklarının korunması gereği arasında adil dengenin korunup korunmadığının belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir (http://www.inhak.adalet.gov.tr/inhak_bilgi_bankasi/el_kitaplari/mulikyet_kilavuz.pdf, 13/2/2018).
15. Başvuru konusu somut olay incelendiğinde,
15.1. Konu ile ilgili olarak, Bahçelievler Belediye Başkanlığının Kurumumuz tarafından istenen bilgi-belge isteme yazısına istinaden gönderdiği 16/11/2022 tarihli cevabi yazı tetkik edildiğinde, idarece tarafından şikayete konu Şirinevler Mahalle’sinde yer alan ada parsel sayılı taşınmaza ilişkin hukuki ve idari sürece ilişkin açıklamalara yer verildiği,
15.2. Buna göre söz konusu parselin; 21.06.2009 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama
İmar Planında ‘D’ ile gösterilen İmar Kanunun 18. Maddesine göre uygulama yapılacak alanda kalmakta iken 21.06.2009 t.t.’li Revizyon Uygulama İmar Planı’nın ‘D’ ile gösterilen “düzenleme alanlarına ilişkin kısmının” yargı kararı ile iptal edildiği, bölgenin plansız kaldığı, mahkeme kararı gereğince hazırlanan planın 16.08.2012 tarihinde onaylandığı, 16.08.2012 t.t.’li planın, 21.06.2009
planından bağımsız bir plan olup kendine özgü uygulama hükümlerinin yer aldığı, 16.08.2012 t.t.’li 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı’nda KAKS: 1.50 yapılaşma koşullarında konut alanında kalan parselin yapılaşma koşullarının plan notları ile açıklandığı, plan notunda, “1- ‘D ’ düzenleme alan ların da İm ar
Kanunun 15., 16., 17., Ve 18. Maddelerinin uygulama sın ırl arı iptal edilm işt ir. Bu alanlar içinde 18.
Madde u ygu lanm ası gerekli görülen bölümler, encümen kararı ile belirlenecektir. (İm ar adasın da yapıl aşm a koşu ll arın a uygun parseller olu şm adan uygulama yapıl amaz.14.06.2013 t.t .’li plan notu değişi kli ği ile “İm ar adasın da yapıl aşm a koşulların a uygun parseller olu ştu racak şekil de imar adası etüdü yapıl arak imar durumu veril ir.” şeklin de yeniden dü zen lenm iştir.” şekli n de düzenlemeye yer veril diği ,
15.3. Söz konusu parselin de içinde bulunduğu yapı adasına plan hükümleri gereğince ada etüt çalışması yapılarak 23.03.2022 tarihinde onaylandığı, ada parsel alanı ve ebatları, yapılaşma koşulu (KAKS:1.50), bahçe mesafeleri (ön bahçe:5m, yan ve arka bahçe: 4m) tek başına yapılaşmaya uygun olmadığı, onaylı ada etüdüne göre; Ada nolu parsellerin tevhid edilmesi halinde uygulama yapılabileceği, 15.10.2021 tarihli 1/1000 ölçekli plan notu ilavesi ile Yençok: 10 kat olduğu, parsel üzerinde 12.11.1976 tarih ve sayı ile yapı ruhsat belgesi düzenlendiğinin görüldüğü,
15.4. Şikayete konu parselin 16.08.2012 tasdik tarihli plan ve plan notlarına tabi olduğu, 16.08.2012 tasdik tarihli plan ve plan notlarına tabi olduğu, tek başına yapılaşamadığından müktesep haklara göre uygulama yapılması halinde, plan bütününe ait uygulamayı bozucu nitelikte olduğu, ayrıca müktesep haklarla ilgili plan notlarının 21.06.2009 t.t.’li plan hükümleri içerisinde uygulama yapılacak alanlarda yer alan; yapıldığı dönemdeki imar planına, ilgili yasa ve yönetmelik hükümlerine göre ruhsat veya yapı kullanma izin belgesi almış olan; meri imar planına göre tamamı donatı veya yol alanında kalmayan ya da bir kısmı donatı veya yol alanında kalıp imarlı alanına göre yapılaşabilecek parselleri kapsadığı, 16.08.2012 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli plan ile 21.06.2009 tasdik tarihli revizyon uygulama imar planında yer alan 18. Madde uygulama sınırı iptal edildiğinden ilgi planla 18. Madde alanlarının belirlenmesi ve onaylanması işleminin imar kanununda yer alan hükümlere bırakıldığı, ancak söz konusu parselde 18. Madde uygulaması yapılmamış olup yapılaşmanın onaylı ada etüdüne göre belirlendiği, plan hükümleri gereğince ada parselin de içinde bulunduğu yapı adasına plan ada etüd çalışması yapılarak 23.03.2022 tarihinde onaylandığı, böylece parsele ilişkin planlama yönünden gerekli işlemlerin tamamlandığı, imar durumu alınarak uygulama yapılabildiği,
anlaşılmaktadır.
16. Danıştay 6. Dairesinin 12/10/2020 tarihli ve sayılı kararında, “İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanması gerekmektedir.
Anılan ölçütlere göre hazırlanan imar planları, zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilir. Yapılan plan değişikliklerinin amaç
yönünden yargısal denetimi bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin irdelenmesi yoluyla yapılır. Bu irdelemeden sonra, planlanan alanın özel niteliklerinin yanısıra plan bütünlüğü gözönünde bulundurularak planlanan yörenin tümünün çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkileri kapsamlı bir biçimde ele alınarak, plan değişikliğinde kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir
Düzenleyici işlem olan imar planlarından alt ölçekli olanların üst ölçekli olanlara uygun olması plan hiyerarşisi ilkeleri gereğidir. Bu doğrultuda, 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının, üst 1/5000 ölçekli nazım imar planı kullanım kararlarıyla uyumlu olması gerekmektedir.” ifadelerine yer verilmiştir.
17. İmar planlarının hazırlanmasında göz önünde bulundurulması gereken coğrafi veri, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgileri gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulma, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular yanında idarenin takdir yetkisinin de dikkate alınması gerekmektedir. İdari işlemler tesis edilirken idarenin kullandığı yetki bağlı yetki ve takdir yetkisi şeklindedir. İdari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarının tümünün hukuk kuralları tarafından önceden belirlenerek, idareye belli yönde hareket etme hususunda bir tercih hakkı tanınmamışsa veya idareye belli bir tasarrufta bulunması kesin olarak emredilmişse bağlı yetki, idarenin nerede ve nasıl bir tasarrufta bulunacağının hukuk kuralları ile önceden kesin bir şekilde belirlenmediği durumlarda ise idarenin takdir yetkisi söz konusu olmaktadır.
18. İdareye belli şart ve durumların meydana gelmesi halinde belli bir kararı alıp almamak veya kanunda öngörülen değişik çözümler arasında bir seçim yapmak konusunda serbesti tanınması ya da idarenin belirli bir konuda karar alabilmek için hangi şart ve durumların ortaya çıkması gerektiğini tespit etmek imkânına sahip olması idarenin takdir yetkisi olarak tanımlanmaktadır. (Kamu Denetçiliği Kurumunun 2018/8458 sayılı kararı ) İdari işlemlerin hukuk kuralları ile baştan emredici bir biçimde saptanmadığı durumlarda, takdir yetkisinin varlığı kabul edilmektedir. (Gözübüyük, Şeref ve Turgut Tan, İdari Yargılama Hukuku, 6.
baskı, C. 2, Ankara: Turhan Kitabevi, 2013.) Takdir yetkisi, idareye, yapacağı işlem hakkında seçim yapmak imkanı vermekle birlikte işlem yapmak ya da yapmamak konusunda da hareket serbestisi kazandırmaktadır.
19. Anayasa Mahkemesinin 25/11/2015 tarih ve E.2015/50, K.2015/107 sayılı kararında, “….
İdarelerin, kanunlarla verilen görevleri yerine getirirken alacağı kararların, her türlü olay ve olgu göz önünde bulundurularak önceden hukuk kurallarıyla belirlenmesi mümkün olmadığı gibi kamu hizmetlerinin ve toplumsal ihtiyaçların değişkenliği dikkate alındığında uygun bir yöntem de değildir. Bu nedenle, idarelerin karşılaştıkları farklı durumlar karşısında en uygun çözümü üretebilmeleri için takdir yetkisiyle donatılmaları zorunludur. Takdir yetkisinin amacı, idareye farklı çözümler arasından uygun ve yerinde olanı seçme serbestîsi tanımaktır. …” şeklinde açıklamada bulunulmak suretiyle, idareye takdir yetkisi tanımasının gerekliliği hususu vurgulanmaktadır. (Kamu Denetçiliği Kurumunun 2018/8458 sayılı kararı )
20. Ancak İdare takdir yetkisini kullanırken hukuk kurallarına uygun olarak işlem tesis etmek durumundadır. İdareye yasalarla tanınan takdir yetkisi mutlak olmayıp, kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlıdır. İdare takdir yetkisini kullanırken kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda hareket etmeli, nesnellik ve tarafsızlık içinde davranmalı, orantılılık ilkesine uymalı, kanunlar özel koşullar öngörmüşse bu koşullara uymalı, takdir yetkisini gerekçeli olarak kullanmalıdır. (Kamu Denetçiliği Kurumunun 2018/8458 sayılı kararı )
21. Görüleceği üzere, 3194 sayılı İmar Kanunu ile belediyelere imar planların hazırlanması konularında oldukça önemli ve geniş bir yelpazede yetki-görev yüklenmiştir. Somut olay temelinde 21.06.2009 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Revizyon Uygulama İmar Planının şikayetçinin mülkiyetinde yer alan taşınmazı da ilgilendiren bölümünün yargı kararı ile iptal edilmesi üzerine mahkeme kararı gereğince
16.08.2012 tasdik tarihli planın onaylandığı ve yürürlüğe girdiği, 21.06.2009 tarihli plandan bağımsız
bir plan olan ve kendine özgü uygulama hükümleri içeren plana ait yapılaşma koşullarının plan notları ile belirlendiği, 3194 sayılı İmar Kanununun “Mekânsal planlama kademeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde düzenleme altına alınan “… İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır. …” hükmü gereğince üst kademede yer alan imar planına aykırılığın tespit edilemediği, takdir yetkisi kapsamında
14.06.2013 t.t.’li plan notu değişikliği ile “İmar adasında yapılaşma koşullarına uygun parseller
oluşturacak şekilde imar adası etüdü yapılarak imar durumu verilir.” şeklinde düzenlemeye yer verildiği, ardından şikayetçiye ait taşınmazın da yer aldığı yapı adasına plan hükümleri gereğince ada etüt çalışması yapılarak 23.03.2022 tarihinde onaylandığı, ada parsel alanı ve ebatları, yapılaşma koşulu (KAKS:1.50), bahçe mesafeleri (ön bahçe:5m, yan ve arka bahçe: 4m) tek başına yapılaşmaya uygun olmadığı gerekçesiyle onaylı ada etüdüne göre; Ada nolu parsellerin tevhid edilmesi halinde uygulama yapılabileceğinin belirtildiği, 15.10.2021 tarihli 1/1000 ölçekli plan notu ilavesi ile Yençok: 10 kat yapıya izin verildiği tespit edilmiştir.
22. İmar planları ile minimum ifraz koşulunun belirlenmesinin nedeninin yapılaşma ile hedeflenen kullanımlara yönelik uygun parseller üretmek ve parsellerin sağlıklı ve mevzuata uygun yapılaşmasını sağlamak amacıyla TAKS, KAKS gibi yapılaşma koşullarını belirleyebilmek olduğu ( Danıştay İdari Dava
Daireleri Kurulunun 08/12/2021 tarihli ve sayılı kararı), Anayasa
Mahkemesi’nin, 20/03/2014 tarihli kararında ise; “İmar planları onaylanarak bağlayıcılık kazandıktan sonra, idare ve bireyler açısından bir takım hukuki sonuçlar doğurmaktadır. Bir başka ifadeyle imar planları, idare ve bireyler açısından bazı yükümlülükler meydana getirmekte ve özellikle mülkiyet haklarına ilişkin sınırlamalar öngörmektedir. Özel hukuk gerçek ve tüzel kişileri açısından, imar planlarının onaylanmasından sonra, özellikle imar sınırları içinde girecekleri her türlü imar ve yapı faaliyetlerinde imar plan ve imar programlarına uygun davranmak, her türlü yapı için ilgili idareden izin almak ve izin ilkelerine uygun olarak yapı inşa etmek yükümlülüğü doğmaktadır. …” şeklinde açıklamalara yer verildiği görülmektedir.
23. Başvuru konusunun incelenmesi neticesinde, şikayetçiye ait parselin 16.08.2012 tasdik tarihli plan hükümlerine tabi olduğu, tek başına yapılaşması mümkün olmadığından komşu parsellerle tevhid olanağı tanındığı, 15.10.2021 tarihli 1/1000 ölçekli plan notu ilavesi ile Yençok: 10 kat yapılaşmaya izin verildiği, şikayete konu plan notunun taşınmaz açısından planda belirlenen yapılaşma koşullarının uygulanmasında imkansızlığa yol açtığından söz edilemeyeceği, plan notunda yer alan hükümlerin mülkiyet hakkını ölçüsüz şekilde kısıtlayan bir duruma yol açmadığı, imar ve çevre mevzuatına, şehircilik ve planlama ilkelerine aykırılık da tespit edilemediği, plan notları ile yapılaşma koşullarının belirlenmesinin takdir yetkisi kapsamında yer aldığı, imar planına ve plan notlarına karşı dava açılmadığı tespit edilmiştir.
24. Bu kapsamda, Bahçelievler Belediyesi tarafından şikayetçinin talebinin reddedilmesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, Kurumumuzca kullanılan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanıldığına dair bir tespitin yapılamadığı, bu nedenle ilgili idarenin yasalarla tanınan takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri kapsamında ve kendisine verilen yetkinin amacı doğrultusunda kullandığı, bu doğrultuda nesnel, tarafsız ve orantılı şekilde takdir yetkisini gerekçeli olarak
kullanarak işlem tesis ettiği ve işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde başvuranın talebinin reddi işleminin hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
25. Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, konuyla ile ilgili tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; şikâyetçinin talebinin idarece reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 26. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
27. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili idarenin işlem ve eylemine karşı İstanbul İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
REDDİNE,
Kararın BAŞVURAN ile BAHÇELİEVLER BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi
/