|
ÖZET: Başvuran, Bursa İli, Yıldırım ilçesinde bulunan 1273 Ada 3 Parsel numaralı taşınmazının üzerindeki imar plan uygulamasından kaynaklanan kısıtlamanın kaldırılmasını talep etmiştir. İlgili taşınmaz, 2002 yılında Yıldırım Belediyesi tarafından “yeşil alan” olarak belirlenmiş, 2015 yılında ise Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından “spor tesis alanı” olarak yeniden tanımlanmıştır. Başvuran, bu süreçte herhangi bir kamu hizmeti tesisinin gerçekleştirilmediğini ve taşınmazın kamulaştırılmasına yönelik bir işlem yapılmadığını ifade etmiştir. Ayrıca, Bursa Valiliği Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü, söz konusu alan için spor tesisi ihtiyacı olmadığını bildirmiştir.
Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Yıldırım Belediyesi, başvuranın taleplerine ilişkin çeşitli açıklamalarda bulunmuş, taşınmazın kamulaştırılması için gerekli işlemlerin yapılmadığını belirtmiştir. İlgili mevzuat gereği, imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıl içinde kamulaştırma işlemlerinin gerçekleştirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ancak, başvuranın taşınmazı üzerindeki kısıtlamaların uzun süre devam etmesi, mülkiyet hakkının ihlaline yol açmıştır. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebini değerlendirerek, ilgili idarelerin taşınmaza ihtiyaç duymadığı takdirde imar planında değişiklik yapılması gerektiğini önermiştir. Ayrıca, kamulaştırma bedelinin belirlenmesi ve ödenmesi konusunda idareler arasında uzlaşma sağlanması gerektiği ifade edilmiştir. Bu karar, Bursa Büyükşehir ve Yıldırım Belediye Başkanlıklarına tebliğ edilmiştir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 18210-18210 |sayi|94019529-101.07.04-E.94019529-101.07.04-E.
BAŞVURU NO : 2018/9329 2018/ 9329
KARAR TARİHİ : 02/11/2018 |tarih|
TAVSİYE KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı (Re’sen)
Yıldırım Belediye Başkanlığı
BAŞVURUNUN KONUSU : Başvuranın, taşınmazı üzerinde bulunan imar plan uygulamasından kaynaklı kısıtlamanın kaldırılması talebi hakkındadır .
BAŞVURU TARİHİ : 19/07/2018 19.7.2018
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza başvuruda bulunan , Bursa İli, İlçesi, Mahallesinde bulunan 1273 Ada 3 Parsel numaralı taşınmazın maliki olduğunu, mezkûr taşınmazın
2002 yılı itibarıyla Yıldırım Belediyesi tarafından “yeşil alan” olarak belirlendiğini ancak aradan
geçen 16 yıla rağmen söz konusu alanda park vb. yapılmadığını, 28.07.2015 tarihinde ise söz konusu taşınmazın Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından “spor tesis alanı” olarak belirlendiğini, 3194 sayılı İmar Kanununun ilgili maddesi uyarınca imar planının yürürlük tarihinden itibaren en geç 3 ay içerisinde planın tatbiki için 5 yıllık imar programlarının hazırlanması gerektiğini, ancak konuya ilişkin Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Yıldırım Belediyesi tarafından herhangi bir işlem yapılmayarak mülkiyet hakkının kısıtlandığını ayrıca Bursa Valiliği Gençlik Hizmetleri ve Spor İl
Müdürlüğünce söz konusu alanın spor tesis alanı olarak kullanımına ihtiyaç duyulmadığının kendisine bildirildiğini belirterek, taşınmazı üzerinde bulunan imar plan uygulamasından kaynaklı
1 / 11kısıtlamanın kaldırılmasını talep etmektedir .
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 03.08.2018 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığının 10.08.2018 tarih ve sayılı, 16.08.2018 tarih ve sayılı, 06.09.2018 tarih ve sayılı yazıları ve eklerinde özetle; 2.1. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 20.09.2012 tarih ve 983 sayılı kararı çerçevesince imar planlarında kamu sosyal donatı alanı olarak ayrılan, belediye hizmet alanı, resmi kurum alanı, pazar yeri, otopark, katlı otopark, spor ve oyun sahası, fuar alanı, piknik-eğlence ve rekreasyon alanı, yeşil 2 alan, ağaçlandırılacak alan, bölge parkı, park alanı, çocuk bahçesi vb. alanların 10.000 m ve üzerinde olanlarının kamulaştırma, düzenleme ve tasarruflarının Bursa Büyükşehir Belediyesi 2 tarafından, 10.000 m altında olanlarının ise İlçe Belediyeleri tarafından yapılmasının uygun olduğuna karar verildiği, 2.2. Büyükşehir Belediye Meclisi’nin anılan kararı uyarınca; spor alanı olarak ayrılan ve başvuran 2
’a ait söz konusu taşınmazın da içerisinde bulunduğu alanın 10.000 m ’den küçük olması nedeniyle kamulaştırılması ile ilgili yetki ve sorumluluğun Belediyelerine ait olmadığı ve taşınmazın Belediyelerinin XI . Beş Yıllık İmar Programında bulunmadığı, 2.3. Başvuran tarafından Belediyelerine sunulan ve mağduriyetinin giderilmesi talebini içeren 14/ 11/ 2017 tarih ve sayılı dilekçeye cevaben Belediyelerince kaleme alınan 28.11.2017 tarih ve sayılı yazı ile söz konusu taşınmazın kamulaştırılması talebi ile ilgili olarak başvuranın
Yıldırım Belediye Başkanlığı’na yönlendirildiği,
2.4 Mezkur taşınmaz alanında imar uygulaması yapılmadığından imar sıralı cetveli, kadastro sıralı
cetveli ve Belediye Encümen Kararı bulunmadığı,
2.5 Söz konusu taşınmazı da kapsayan alanın “Park Alanı”nda kalan kısımlarının “Spor Tesis Alanı”
olarak düzenlenmesine ilişkin Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 28.07.2015 tarih ve 1553 sayılı kararı ile onaylı Sinandede-Eğitim Uygulama İmar Planı değişikliğinin 12/ 08/ 2015- 10/ 09/ 2015 tarihleri arasında 1 ay süreyle askıda kaldığı, bu süre zarfında TMMOB Şehir Plancıları Odası Bursa
Şubesi, TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi ve Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından askı itirazında bulunulduğu, söz konusu itirazların Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 21.01.2016 tarih ve 74 sayılı kararı çerçevesince değerlendirildiği ve TMMOB Şehir Plancıları Odası Bursa
Şubesi ile TMMOB Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin itirazları uygun olarak değerlendirilmezken
Uludağ Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin itirazının uygun bulunduğu, netice itibarıyla anılan alanın “Park
Alanı”nda kalan kısımların “Spor Tesis Alanı”na alınmasının ve 1272 ada 13 parselin plan değişikliğinden önceki hali olan “Trafo Alanı”na alınmasının uygun görüldüğü belirtilmektedir .
3. Kurumumuzun 25/ 09/ 2018 tarih ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın 16.10.2018 tarih ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;
2 / 113.1. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 21.06.2002 tarih ve sayılı kararı ile
onaylanan 1/ 1000 ölçekli Sinandede-Eğitim Uygulama İmar Planı’na esas teşkil eden 1/ 5000 ölçekli
Yıldırım Nazım İmar Planı’nın Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin 06/ 07/ 1995 tarih ve sayılı kararı ile onaylandığı ve başvurana ait taşınmazın söz konusu nazım imar planında “ 350 ki/ha
Yoğunluklu Meskun Konut Alanı”nda kaldığı, 3.2. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 28.07.2015 tarih ve sayılı kararına ek teşkil eden 1/ 5000 ölçekli Yıldırım Nazım İmar Planı Değişikliği Açıklama Raporu’nun “Mevcut Onaylı İmar
Planları” başlığı altında belirtilen 1/ 25000 ölçekli Nazım İmar Planının Bursa Büyükşehir Belediye
Meclisi’nin 16.10.2008 tarih ve sayılı kararı ile 1/ 5000 ölçekli Nazım İmar Planının ise
17.07.2008 tarih ve 486 sayılı kararı ile onaylandığı,
3.3. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 28.07.2015 tarih ve sayılı kararı ile onaylı plan değişikliğinden önceki tarihlerde geçerli olan 1/ 5000 Ölçekli Nazım İmar Planlarının incelendiği, inceleme sonucunda söz konusu alanın daha önce kamuya ayrıldığına dair herhangi bir plan değişikliğinin bulunmadığı ve alanın ilk olarak Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 28.07.2015 tarih ve sayılı kararı ile 1/ 5000 Ölçekli Yıldırım Nazım İmar Planı üzerinde değişiklik yapılarak “Konut Alanı”ndan “Spor Alanı”na alındığının tespit edildiği, 4. Kurumumuzun 03.08.2018 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden
Yıldırım Belediye Başkanlığı’nın 14.08.2018 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle; 4.1. Söz konusu taşınmazın, Yıldırım Belediye Meclisi’nin 04.04.2002 tarih ve 40 sayılı kararı ile uygun mütalaası üzerine Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın 21.06.2002 tarih ve sayılı kararı ile onaylanan 1/ 1000 ölçekli Sinandede-Eğitim Uygulama İmar Planı kapsamında yeşil alan ve yolda kalmakta iken Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 28.07.2015 tarih ve 1553- 666,15 sayılı onaylı plan değişikliği sonucunda parselin yeşil alanda kalan kısımlarının spor tesis alanına alındığı, 4.2. Söz konusu taşınmazın kamulaştırılmasının Belediyelerinin kamulaştırma programında bulunmadığı, 4.3. Başvuranın 10/ 09/ 2015 tarihli dilekçe ile sahibi olduğu 1273 ada 3 parsel sayılı taşınmaza inşaat izni verilmesini, verilmediği takdirde taşınmazın kamulaştırılarak mağduriyetinin ortadan kaldırılmasını Belediyelerinden talep ettiği, söz konusu talebe ilişkin olarak 13/ 10/ 2015 tarih ve sayılı Belediye Encümen Kararında; söz konusu taşınmazın 1/ 1000 ölçekli
Sinandede-Eğitim Uygulama İmar Planı kapsamında spor tesisi alanında ve yolda kaldığı, söz konusu taşınmazın kamulaştırılmasının Belediyelerinin kamulaştırma programında bulunmadığı ve kamulaştırılmasının aciliyet arz etmediği gerekçesiyle başvuranın talebinin reddedilmesine karar verildiği, 4.4. Başvuranın Belediyelerine sunduğu 02.01.2018 tarih ve sayılı dilekçe ile maliki olduğu
1273 ada, 3 parsel sayılı taşınmazının üzerindeki imar plan uygulamasından kaynaklı kısıtlamanın
3 / 11kaldırılmasını talep etmesi üzerine Yıldırım Belediyesi Meclisince alınan 06/ 06/ 2018 tarih ve
sayılı karar kapsamında; 1/ 5000 ölçekli Nazım İmar Planı’na göre söz konusu taşınmaz spor tesisi alanında kaldığından imar plan değişikliği talebinin uygun olmadığının değerlendirildiği ve söz konusu kararın Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin onayına müteakiben başvurana tebliğ edileceği, 4.5. İdare ile 14.09.2018 tarihinde gerçekleştirilen telefon görüşmesinde, başvuranın imar plan değişikliği talebinin reddine ilişkin Yıldırım Belediyesi Meclisince alınan 06/ 06/ 2018 tarihli kararın
19.07.2018 tarihinde Bursa Büyükşehir Belediyesince de onaylandığı belirtilmiştir .
5. Kurumumuzun 06.08.2018 tarihli ve sayılı bilgi ve belge isteme yazısına istinaden
Bursa Valiliği Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nün 16.08.2018 tarihli ve sayılı cevabi yazı ve eklerinde özetle;
5.1 Söz konusu taşınmazın spor alanı olarak tahsis edilmesine yönelik olarak Kurumlarının görüşüne
başvurulmadığı, 5 yıllık imar programının hazırlanması sırasında düzenlenen meclis toplantısına
Kurumlarından temsilci davet edilmediği, söz konusu taşınmazın spor alanı olarak tahsis edildiğinin
Yıldırım Belediyesi veya Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Kurumlarına bildirilmediği ve söz konusu Belediyeler ile Kurumları arasında konuya ilişkin herhangi bir yazışma gerçekleştirilmediği,
5.2 3194 sayılı İmar Kanununun İmar Programları, Kamulaştırma ve Kısıtlılık Hali başlıklı 10 uncu
maddesinde yer alan “ … Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır . Bu programlar, Belediye Meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir . Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir …” hükmüne aykırı olarak Bursa
Büyükşehir Belediyesince beş yıllık imar programlarının görüşülmesi amacıyla gerçekleştirilen meclis toplantısı’na Kurumlarından temsilci çağrılmaması, Kurumlarından görüş alınmaması, imar programında Kurumlarına tahsis edilen alanların söz konusu Belediyeler tarafından bildirilmemesi ve Kurumlarının taşınmazın bulunduğu alanda spor alanına ihtiyaç duymaması sebepleri ile söz konusu taşınmazın spor alanı olarak kamulaştırılmasının Kurumlarınca uygun görülmediği ve kamulaştırma amacıyla gerekli ödeneğin yıllık bütçe ihtiyacı kapsamında talep edilmediği,
5.3 Taşınmazın maliki tarafından, söz konusu taşınmaz üzerinde spor tesisi yapılması
planlanıyorsa kamulaştırma yapılarak bedelinin makul sürede ödenmesi, söz konusu alana ihtiyaç duyulmadığının belirlenmesi halinde ise taşınmaz üzerindeki imar planından kaynaklı kısıtlamanın kaldırılması talebiyle ilgili Belediye’ye bildirimde bulunulması talepleri ile Kurumlarına yapılan
08.12.2017 tarihli başvuruya istinaden Kurumlarınca kaleme alınan 13.12.2017 tarih ve
sayılı cevabi yazı ile söz konusu taşınmazın bulunduğu alana Kurumlarınca spor alanı olarak ihtiyaç duymadığının ve söz konusu alanda spor tesis alanı yapılmasına ilişkin hukuki sorumluluğun
Yıldırım Belediyesi’nde bulunduğunun başvurana bildirildiği belirtilmiştir .
III. İLGİLİ MEVZUAT
6. 18/ 10/ 1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın,
4 / 116.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;
“… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir . Türkiye Büyük Millet
Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler . … ” , 6.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35 inci maddesinde; “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir .
Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir . Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz .”, 6.3. “Kamulaştırma” başlıklı 46 ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Devlet ve kamu tüzel kişileri; kamu yararının gerektirdiği hallerde, gerçek karşılıklarını peşin ödemek şartıyla, özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını, kanunla gösterilen esas ve usullere göre, kamulaştırmaya ve bunlar üzerinde idarî irtifaklar kurmaya yetkilidir . ”, 7. 20 Mart 1952 tarihinde imzalanan ve 10 Mart 1954 tarihinde onaylanan İnsan Hakları ve
Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’ye Ek Protokolün “Mülkiyetin
Korunması” başlıklı 1 inci maddesinde;
“Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır .
Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir” 8. 14/ 06/ 2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir .” 9. 03/ 05/ 1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununun, 9.1. “Amaç” başlıklı 1 inci maddesinde; “Bu Kanun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlenmiştir .”, 9.2. “İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali” başlıklı 10 uncu maddesinde;
“Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere
5 yıllık imar programlarını hazırlarlar . … Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan
alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar . Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur .
İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder .”,
5 / 1110. 04/ 11/ 1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun,
10.1. “Amaç ve kapsam” başlıklı 1 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzelkişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, .karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler .”, 10.2. Ek 1 inci maddesinin birinci fıkrasında; “(Ek :20 / 8/ 2016- 6745/ 33 md.) Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar hakkında, uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamaları yapılır ve bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazlar ilgili idarelerce kamulaştırılır veya her hâlde mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılır/yaptırılır . Bu süre içerisinde belirtilen işlemlerin yapılmaması hâlinde taşınmazların malikleri tarafından, bu Kanunun geçici 6 ncı maddesindeki uzlaşma sürecini ve 3194 sayılı İmar
Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemleri tamamlandıktan sonra taşınmazın kamulaştırmasından sorumlu idare aleyhine idari yargıda dava açılabilir .”, 10.3. Geçici Madde 11; “(Ek :20 / 8/ 2016- 6745/ 34 md.) (İptal birinci fıkra : Anayasa Mahkemesinin 28/ 3/ 2018 tarihli ve E :2016 / 196 ve K:2018 / 34 sayılı kararıyla .) (İptal ikinci fıkra : Anayasa
Mahkemesinin 28/ 3/ 2018 tarihli ve E :2016 / 196 ve K:2018 / 34 sayılı kararıyla .)” , 11. 10/ 7/ 2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun “Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin görev ve sorumlulukları” başlıklı 7 inci maddesinde; “ Çevre düzeni planına uygun olmak kaydıyla, büyükşehir belediye sınırları içinde 1/ 5.000 ile 1/ 25.000 arasındaki her ölçekte nazım imar planını yapmak, yaptırmak ve onaylayarak uygulamak; büyükşehir içindeki belediyelerin nazım plana uygun olarak hazırlayacakları uygulama imar planlarını, bu planlarda yapılacak değişiklikleri, parselasyon planlarını ve imar ıslah planlarını aynen veya değiştirerek onaylamak ve uygulanmasını denetlemek” Büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumlulukları arasındadır .” hükümleri düzenlenmiştir .
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
12. Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur .
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 13. Başvuran, 1 no.lu paragrafta açıklandığı üzere, maliki olduğu ve 21.06.2002 tarihinde onaylanan 1/ 1000 ölçekli Sinandede-Eğitim Uygulama İmar Planı kapsamında yeşil alan ve yolda kalırken,
28.07.2015 tarihinde onaylanan plan değişikliği sonucunda spor alanı ve yolda kalan Bursa İli,
6 / 11İlçesi, Mahallesinde bulunan 1273 Ada 3 Parsel numaralı taşınmazı
üzerinde bulunan imar plan uygulamasından kaynaklı kısıtlamanın kaldırılmasını talep etmektedir .
14. Taşınmazın tapu kayıtlarının incelenmesinden başvuranın 09/ 03/ 2004 tarihinden beri söz konusu taşınmazın maliki olduğu, taşınmaz üzerinde 1 adet giriş+yarım kat ve 1 adet tek katlı yapı olmak üzere iki adet evin mevcut olduğu, 2981 sayılı Kanunun 12 inci maddesi (c) fıkrası gereğince 5 yıllık geçici inşaat şerhi bulunduğu, başvuran ve ilgili İdareler tarafından Kurumumuza sunulan belgelerden ise başvuranın kamulaştırmanın gerçekleştirilmesi veya taşınmazı üzerindeki imar kısıtlamasının kaldırılması talepleriyle 26.08.2014 tarihinden itibaren müteaddit defalar İdareye başvurduğu anlaşılmıştır .
15. Anayasanın 35 inci maddesinde, herkesin mülkiyet hakkına sahip olduğu ve bu hakkın ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabileceği hüküm altına alınmış olup, 46 ncı maddesinde ise
Devlet ve kamu tüzel kişilerinin özel mülkiyette bulunan taşınmaz malların tamamını veya bir kısmını kamu yararının gerektirdiği hallerde, kanunla gösterilen esas ve usullere göre kamulaştırılabileceği düzenlemesine yer verilmiştir . Anayasanın 46 ıncı maddesindeki düzenlemeye benzer şekilde, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu ile İdarelerin kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerini veya teşebbüslerini yürütmek üzere gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilecekleri hüküm altına alınmıştır .
16. Kamulaştırma Kanununun Ek 1 inci maddesi ile uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle mülkiyet hakkının özüne dokunacak şekilde tasarrufu hukuken kısıtlanan taşınmazlar için uygulama imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren beş yıllık süre içerisinde imar programları veya imar uygulamalarının yapılacağı, bütçe imkânları dâhilinde bu taşınmazların ilgili idarelerce kamulaştırılacağı veya her hâlde kişilerin mülkiyet hakkını kullanmasına engel teşkil edecek kısıtlılığı kaldıracak şekilde imar planı değişikliği yapılacağı/yaptırılacağı hüküm altına alınmıştır .
17. 3194 sayılı İmar Kanunuyla, Belediyeler imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç
3 ay içinde bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlamakla yükümlü kılınmış ve
5 yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan
yerlerin ilgili kamu kuruluşlarınca bu program süresi içinde kamulaştırılacağı düzenlenmiştir . Anılan
Kanun hükmü çerçevesince, imar planları uyarınca kamu hizmetlerine ayrılan taşınmazların 5 yıllık süre zarfında kamulaştırılması zorunluluk arz etmektedir .
18. Mülkiyet hakkına müdahaleler yaygın olarak uygulama imar planları ile yapılmakta olup, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 15/ 12/ 2010 tarihli ve E :2010 / 5- 662, K:2010 / 651 sayılı kararında, “İmar planlarında okul alanı olarak tahsis edilmiş bulunan dava konusu arsa üzerinde davacının, ileriye yönelik inşaat yapma gibi kişisel tasarruflarda bulunma, rayiç değeri üzerinden satma, kiralama, yararlı değişiklikler yapma gibi, mülkiyet hakkının sahibine verdiği yetkileri kullanma hakkının kısıtlandığını, uzun yıllar programa alınmayan imar planının fiilen hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı İdarenin, malikin taşınmazı üzerindeki
7 / 11tasarruf hakkını belirsiz bir süre için kullanılamaz hale getirdiğini, dolayısıyla malikin taşınmazdan
mülkiyet hakkının özüne uygun şekilde yararlanma olanağının kalmadığını, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkının hukuksal bir nedene dayanılmadan İdarece engellendiğini” tespit etmiştir .
(Corpus Web Hukuk Mevzuat ve İçtihat Programı, Erişim 31/ 08/ 2018)
19. Benzer şekilde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de 13331/ 07 başvuru no.lu 11 Ocak 2011 tarihli
“Hakan ARI/Türkiye” Davasında, başvuranın mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin 2002 yılından, yani imar izni talebinde bulunduğu ve idarenin taşınmazını okul inşası için tahsis ettiğini öğrendiği tarihten bu yana sürdüğünün altını çizmiş ve “Mevcut şartlar çerçevesinde, başvuranın hakkına yönelik müdahalede genel kamu menfaatlerine riayet edildiği kanısına varmakla birlikte geçen süre zarfında kamulaştırmanın yapılmaması sebebiyle başvuranın mülkiyetinin akıbeti konusunda bir belirsizliğe itildiği ve söz konusu bu durumun başvuranın mülkiyet hakkından tam anlamıyla yararlanmasının önünde engel teşkil ettiği, arazinin satış şansı da dahil, bu durumun sonucu itibarıyla taşınmazın değerini hatırı sayılır ölçüde azalttığı, malikin kamu yararının gerekleri ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi bozan alışılmışın dışında ve ölçüsüz bir yüke katlanmak zorunda kaldığı” yönünde bir tespitte bulanarak AİHS Ek 1 No’lu Protokol’ün 1 nci maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır . ( https : //hudoc .echr .coe .int , Erişim 31/ 08/ 2018) .
20. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi “Sporrong ve Lönnroth/İsveç” Davasında; Sporrong taşınmazında 23 yıl Lönnroth taşınmazında 8 yıl süren kamulaştırma izninin başvuranları taşınmazlarının geleceği hakkında tamamen belirsizlik içinde bıraktığını ve başvuranların içinde bulundukları zorlukların Hükümetçe dikkate alınmasını sağlamaya yönelik haktan mahrum olduklarını tespit etmiştir . Mahkeme kararında kamulaştırma iznine ek olarak Sporrong taşınmazında
25 yıl, Lönnroth taşınmazında 12 yıl uygulanan inşaat yasağına bağlı olarak başvurucuların mülkiyet
haklarından tam anlamıyla faydalanmalarının engellendiğini belirterek İsveç Parlamento
Ombudsmanının “uzun süreli inşaat yasaklarının mülk sahipleri üzerinde yarattığı olumsuz etkinin hukukun üstünlüğü ile yönetilen bir devletin pozisyonu ile bağdaştırılamayacağını” kaydeden 1967 tarihli raporuna atıfta bulunmuştur . Mahkeme ayrıca kamulaştırma izni ile inşaat yasağının uzun bir süre için öngörülmüş olmasının, toplumsal yarar ile bireysel yarar arasındaki dengeyi bozduğunu tespit ederek, sonuçları inşaat yasağı ile ağırlaştırılan kamulaştırma izni ile her iki başvurucu açısından AİHS Ek 1 No’lu Protokol’ün 1 nci maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır .
( https : //hudoc .echr .coe .int , Erişim 31/ 08/ 2018)
21. Anayasa Mahkemesi 20.09.2018 tarihli başvurusuna ilişkin sayılı kararında; başvuranın 05/ 02/ 2004 tarihinde tasdik edilen 1/ 1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında yol olarak belirlenen taşınmazının geçen süre zarfında kamulaştırma işleminin yapılmadığını, başvurucuya hiçbir tazminat ödenmediğini, taşınmazı üzerinde imar kısıtlılığının devam ettiği süre boyunca başvurucunun mülkiyet hakkından dilediği gibi yararlanabilmesinin, mülkiyetini kullanabilmesinin veya ondan tasarruf edebilmesinin mümkün olamadığını tespit etmiştir . Mahkeme sonuç olarak uygulama imar planının onaylanmasından itibaren yaklaşık on dört yıl geçmesine rağmen imar planında yol olarak kamu hizmetine ayrılan taşınmazın kamulaştırılmamasının başvurucuya şahsi olarak aşırı bir külfet yüklediği, bu durumda başvurucunun mülkiyet hakkının korunması ile kamunun yararı arasında olması gereken adil
8 / 11dengenin başvurucu aleyhine bozulduğu ve müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna varmıştır .
Mahkeme tüm bu gerekçelerle başvuranın Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir .
22. İlgili İdareler tarafından gönderilen belgelerin incelenmesi neticesinde; Bursa İli, İlçesi, Mahallesi, 1273 ada, 3 parsel sayılı taşınmazın; 06/ 07/ 1995 tarihinde onaylı 1/ 5000 ölçekli Yıldırım Nazım İmar Planında “Yoğunluklu Meskun Konut Alanında” yer alırken
21.06.2002 tarihinde onaylı 1/ 1000 ölçekli Sinandede-Eğitim Uygulama İmar Planı’nda “kısmen
park alanı ve kısmen yol” fonksiyonunda kaldığı, mezkur taşınmazın 28.07.2015 tarihinde onaylı 1/ 5000 ölçekli Yıldırım Nazım İmar Planı Değişikliği ve 1/ 1000 ölçekli Sinandede-Eğitim
Uygulama İmar Planı Değişikliği ile “kısmen açık spor tesisi alanı ve kısmen yol” fonksiyonuna kaydırıldığı, değişiklik ile alt ve üst ölçekli planların birbirleri ile uyumlu hale getirildiği, dolayısıyla
1273 Ada 3 Parsel numaralı taşınmazın 21.06.2002 tarihinde onaylanan Sinandede-Eğitim
Uygulama İmar Planı ile 2002 yılından günümüze kadar donatı alanı olarak ayrıldığı görülmüştür .
23. Başvuran, maliki olduğu söz konusu alanda yer alan evini eski bir yapı olması ve deprem dayanıklılığı bakımından tehlike arz etmesi nedeniyle yenilemek istemekte olup 2014 yılından itibaren taşınmazının kamulaştırılması veya taşınmazı üzerindeki imar kısıtlamasının kaldırılması talebiyle Yıldırım Belediyesi’ne yapmış olduğu başvuruların ve / sayılı
Yıldırım Belediyesi Encümen Kararları kapsamında; söz konusu taşınmazın kamulaştırılmasının aciliyet arz etmediği gerekçesiyle reddedildiği görülmüştür . Bu çerçevede, imar planlarında kamu 2 sosyal donatı alanı olarak ayrılan ve büyüklüğü 10.000 m altında olan alanların kamulaştırma, düzenleme ve tasarrufları ile ilgili olarak ilçe belediyelerini yetkili kılan Bursa Büyükşehir Belediye
Meclisi’nin 20.09.2012 tarih ve 983 sayılı kararından önce söz konusu taşınmazın kamulaştırılmak üzere ne Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ne de Yıldırım Belediyesinin imar programına dahil edildiği, söz konusu kararın ardından ise konuyla ilgili yetkilendirilen Yıldırım Belediyesince taşınmazın kamulaştırma imar programına alınmadığı anlaşılmıştır .
24. Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemeler ve mahkemelerin benzer uyuşmazlıklara ilişkin içtihatları genel olarak ele alınıp değerlendirildiğinde, özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında olduğu, idareler eliyle mülkiyet hakkına müdahalede bulunulabileceği ancak bireylerin mülkiyet hakkının ihlal edilmemesi bakımından bu müdahalede ölçülü olunması ve kamu yararı ile bireyin mülkiyet hakkının korunması arasındaki adil dengenin muhafaza edilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır . İmar programlarında kamu hizmet alanı olarak ayrılan taşınmazlar üzerinde maliklerinin tasarruf hakkının kısıtlanması ve taşınmazların satış değerlerinin düşmesi nedeniyle söz konusu taşınmazların kamulaştırma işleminin uzun süreler gerçekleştirilmemesinin bireyleri mülkiyetlerinin akıbeti konusunda belirsizliğe ittiği ve mülkiyet hakkının ihlaline neden olduğu anlaşılmaktadır .
25. Başvuruya konu taşınmazın hukuki ve fiili durumuna ilişkin yukarıda yer verilen açıklamalar, ilgili mevzuat, ulusal ve uluslararası mahkemelerin benzer uyuşmazlıklara ilişkin verdiği kararlar ışığında başvuranın talebi değerlendirildiğinde, başvuruya konu taşınmazın ilk olarak 21.06.2002
9 / 11tarihinde onaylı 1/ 1000 ölçekli Sinandede-Eğitim Uygulama İmar Planı’nda “kısmen park
alanı ve kısmen yol” fonksiyonunda iken Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 28.07.2015 tarih ve sayılı onaylı plan değişikliği sonucunda parselin park alanında kalan kısımlarının “spor tesis alanı” fonksiyonuna alındığı, dolayısıyla 2942 sayılı Kamulaştırma
Kanununun Ek 1 inci maddesinde belirtilen süreyi geçtiği halde taşınmazın imar programına alınmaması suretiyle sürdürülen uygulamanın başvuranın Anayasa ile teminat altına alınan mülkiyet hakkının özüne uygun şekilde taşınmazdan yararlanma olanağını zedelediği, başvuranı mülkiyetinin geleceği konusunda belirsizliğe ittiği, kamu yararının gerekleri ile bireyin mülkiyet hakkının korunması arasında gözetilmesi gereken adil dengenin taşınmazın maliki aleyhine bozulduğu sonucuna ulaşılmıştır . Bütün bu açıklamalar ışığında İdarenin geçen yaklaşık 16 yıllık süre zarfında hareketsiz kalarak söz konusu taşınmazı imar programına almamasında hukuka ve hakkaniyete uyarlık bulunmamıştır .
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 26. İyi yönetim ilkelerine 28/ 03/ 2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin
Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak
Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden İdarelerin iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, makul “sürede karar verme” “nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davrandığı öte yandan yukarıda hukuki gerekçe başlığı altında incelendiği üzere “kanunilik” ve “ölçülülük” ilkesine riayet etmediği tespit edilmiş olup, İdarelerin bundan böyle bu ilkelere de uygun hareket etmeleri beklenmektedir .
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
27. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının İdarelere tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde İdareler tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, Bursa İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır .
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN KABULÜNE, Başvuranın Bursa İli, İlçesi, Mahallesinde bulunan 1273 Ada 3 Parsel numaralı taşınmazı üzerinde bulunan imar plan uygulamasından kaynaklı kısıtlamanın kaldırılması talebine ilişkin olarak; a) İlgili İdarelerin bahsi geçen taşınmaza ihtiyacı bulunmadığının saptanması halinde, bireysel yarar ile kamusal yarar arasındaki denge gözetilerek ve imar planlarında değişiklik yapılarak başvuranın
Bursa İli, , Mahallesi, 1273 ada, 3 parsel sayılı taşınmazı üzerindeki imar plan uygulamasından kaynaklı kısıtlamanın kaldırılması,
10 / 11veya
b) İdare ile başvuran arasında taşınmazın kamulaştırma bedelinin güncel rayiç bedel gözetilerek mümkünse uzlaşma yoluyla belirlenmesi ve İdare tarafından kamulaştırma bedelinin makul sürede ödenmesini teminen yeni bir işlem tesisi, veya c) Tespit edilecek güncel kamulaştırma rayiç bedel esas alınarak İdare tarafından başka taşınmazla takas işleminin makul sürede gerçekleştirilmesini teminen yeni bir işlem tesisi hususunda BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA VE YILDIRIM
BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA TAVSİYEDE BULUNULMASINA ,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca,
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığınca ve Yıldırım Belediye Başkanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Kararın BAŞVURANA , BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA ve
YILDIRIM BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi .
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi