TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/5899-S.22.8984

BAŞVURU NO : 2022/346

KARAR TARİHİ : 29/04/2022

RET KARARI

Adres

BAŞVURUYA KONU İDARE : İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI

ESENLER BELEDİYE BAŞKANLIĞI

İmar planı kullanım kararı ile ilköğretim tesis alanı olarak ayrılan

BAŞVURUNUN KONUSU :

taşınmazların Bankalardan alınacak bireysel krediye karşılık teminat olarak gösterebileceğine muvafakat eden bir yazının Belediyesince düzenlenmesi istemine ilişkindir.

BAŞVURU TARİHİ : 07/01/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran özetle, maliki bulunduğu İstanbul İli, Esenler İlçesi, Atışalanı Mahallesi, ada ve parsel sayılı taşınmazların 04.12.2002 t.t.li 1/5000 ölçekli Esenler TEM Güneyi Nazım İmar Planı ve

13.03.2013 t.t.li 1/1000 ölçekli Esenler Uygulama İmar Planında İlköğretim Tesis Alanında kaldığını, bahse

konu parsellerin yapılaşmış durumda olduğunu ve üzerlerinde yer alan 2 adet binanın imar barışından faydalandırıldığını ancak taşınmazlar üzerindeki imar planından kaynaklanan kısıtlamalar nedeniyle taşınmazları bankalara teminat olarak gösteremediğini, söz konusu taşınmazlara ilişkin mahkeme süreci devam ederken alacağı bireysel krediye karşılık taşınmazlarını bankalara teminat olarak gösterebileceğine muvafakat eden bir yazının Belediyesince düzenlenerek tarafına verilmesi hususunda gereğini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Dairesi Başkanlığı Planlama Şube

Müdürlüğünün 03.03.2022 tarihinde Kurum kayıtlarına giren sayılı

cevabi yazısında özetle:

2.1. İstanbul İli, Esenler İlçesi, Atışalanı Mahallesi, Soğuksu mevki, ada, ve parsel sayılı taşınmazların kamulaştırılması hususunda alınmış bir kamulaştırma kararının bulunmadığı, taşınmazların

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

bir kısmının ara arter yola, bir kısmının ise ana arter yola cepheli olduğu, 12.10.1990 t.t.li ve 25.01.1999 t.t.li 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planlarında “Kentsel Hizmet Alanı” fonksiyonunda kalmakta iken, meri

04.12.2002 t.t.li 1/5000 ölçekli Esenler TEM Otoyolu Güneyi Nazım İmar Planı ile “İlköğretim Tesisleri

Alanı” fonksiyonuna, 12.10.1990 t.t.li ve 25.01.1999 t.t.li 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planlarında

“Kentsel Hizmet Alanı” fonksiyonunda kalmakta iken, meri 13.03.2013 t.t.li 1/1000 ölçekli Esenler

Uygulama İmar Planı ile “İlköğretim Tesisleri Alanı” fonksiyonuna alındığı, bunun yanı sıra ada parselin bir kısmının ayrıca 10 m. genişliğinde yol alanında kaldığı; 2.2. 09.09.2020 tarih ve 8102 sayılı dilekçe ile ilgilisinin Esenler İlçesi, , ada – parsellerin meri imar planlardaki okul alanı fonksiyonlarının kaldırılarak mağduriyetlerinin giderilmesi yönündeki talebinin benzer durumda olan ada parsele ilişkin süreç ile birlikte değerlendirilmek ve hakkında karar alınmak üzere Büyükşehir Belediye Meclisine iletildiği, 14.01.2021 tarih ve sayılı

Büyükşehir Belediye Meclisi Kararı ile “…Esenler İlçesi, ada – – – parseller ile O ada – parsellere ilişkin talep incelenmiş olup, kurum görüşleri doğrultusunda reddi uygun görülmüştür, ” denilerek karara bağlandığı; 2.3. Davacı vekili tarafından Esenler İlçesi, , ada – parsellerin imar plan değişikliği hususunda yaptığı başvurunun reddine ilişkin Büyükşehir Belediye Meclis Kararının, taşınmazların “İlköğretim Tesis Alanı” işlevine dönüştürülmesine İlişkin 04.12.2002 t.t.li 1/5000 ölçekli

Esenler TEM Otoyolu Güneyi Nazım İmar Planının ve bu plan doğrultusunda hazırlanan 13.03.2013 t.t.li 1/1000 ölçekli Esenler Uygulama İmar Planının ve talebin reddine İlişkin 02.04.2021 tarih ve – sayılı İşlemin yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle idareleri aleyhine dava açıldığı; 2.4. 28.10.2021 tarih ve sayılı Halkla İlişkiler Müdürlüğü yazısı ve eki ilgilisinin Gönderme

Kararında yer alan içerikle aynı içeriğe sahip başvuruya ilişkin gerekli bilgi/belgelerin Planlama

Müdürlüklerince iletilmesinin talep edildiği, 16.11.2021 tarih ve sayılı Planlama Müdürlükleri yazısı ile söz konusu parsellere ilişkin yukarıda özetlenen sürece dair bilgi verilerek başvuruya konu talebe ilişkin gerekli işlemlerin Planlama Müdürlükleri görev, yetki ve sorumluluğundaki hususların dışında kalmasından ötürü konuya ilişkin yapılacak iş ve işlem bulunmadığı bilgisinin Halkla İlişkiler Şube

Müdürlüğü ve ilgilisine iletildiği, devam eden süreçte İstanbul 5. İdare Mahkemesinin 04.11.2021 tarih, , sayılı kararı ile yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği; 2.5. Başvuranın talebine ilişkin olarak 16.11.2021 tarih ve sayılı Planlama Müdürlükleri yazısı ile cevap verildiği, İstanbul 5. İdare Mahkemesinin Esasında kayıtlı dosyası ile dava süreci devam etmekte olduğundan bu aşamada Müşavirliklerince yapılacak iş veya işlem bulunmadığı; Açıklamalarına yer verilmiştir.

3. Esenler Belediye Başkanlığı Hukuk İşleri Müdürlüğünün 21.2.2022 tarihli ve

sayılı cevabi yazısında özetle:

3.1. Esenler İlçesi, ada parsel sayılı yerin, 25.01.1999 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli – Etap Revizyon İmar Planında kısmen ”Kentsel Hizmet Alanı” nda kısmen de ”Yol Alanı” nda kaldığı, 04.12.2002 t.t. li 1/5000 ölçekli Esenler Tem Otoyolu Güneyi Nazım

İmar Planı’ nda ”İlköğretim Tesis Alanı” nda kalmakta olduğu, 13.03.2013 onaylı 1/1000 ölçekli Esenler

Uygulama İmar Planında ise kısmen ”İlköğretim Tesis Alanı”nda kısmen de ”Yol Alanı” nda kaldığı;

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

3.2. Esenler İlçesi, ada parsel sayılı yerin 25.01.1999 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli – . Etap Revizyon İmar Planında ”Kentsel Hizmet Alanı” nda kaldığı, 04.12.2002 t.t. li 1/5000 ölçekli Esenler Tem Otoyolu Güneyi Nazım İmar Planı’ nda ”İlköğretim

Tesis Alanı’ nda kalmakta olduğu, 13.03.2013 onaylı 1/1000 ölçekli Esenler Uygulama İmar Planında da 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planlarına uygun olarak ”İlköğretim Tesis Alanı” nda kaldığı; 3.3. Söz konusu taşınmazların bulunduğu alanın 06.08.2021 tarih ve 1469080 sayılı Bakanlık oluru ile

Rezerv Yapı Alanı ilan edildiği; 3.4. Başvuranın, taşınmazının bulunduğu alanı İlköğretim Tesis Alanı olarak düzenleyen imar planına karşı

İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nin sayılı dosyası ile dava açtığı ve dava halen derdest olduğu; 3.5. İmar planlarının hazırlanması ve değiştirilmesinin mevzuatta öngörülen usuller çerçevesinde yapıldığı, aynı şekilde imar planlarında farklı imar fonksiyonları içinde yer alan taşınmaz maliklerinin başvuracağı hukuki yolların da belli olduğu; 3.6. Bir imar planında örneğin İlköğretim Tesis Alanı içinde kalan bir taşınmazla ilgili, plandakinin aksine kullanılabileceğine ilişkin bir belgenin verilmesi hukuken ve yasal olarak mümkün olmadığı, öte yandan

Bankaların, verecekleri kredilere karşı teminat olarak neleri kabul edeceklerinin tamamen kendi sistemleri ve çalışma ilkeleriyle ilgili bir mesele olduğu, belediyelerin bu konuda bankalara bir talimat veya tavsiye bildirmelerinin söz konusu olamayacağı, Belediyelerin ancak teminata konu olacak taşınmazın imar durumuyla ilgili hususlara açıklık getirebileceği; 3.7. Sonuç olarak; başvuranın “mahkeme süreci devam ederken bankalardan alacağı bireysel krediye karşılık taşınmazlarını bankalara teminat olarak gösterebileceğine muvafakat eden bir yazının

Belediyesince düzenlenerek tarafına verilmesi” şeklindeki talebinin Belediyelerince karşılanabilmesinin mümkün olamayacağı; Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

4. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, 4.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”; 4.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinde, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”; 5. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun, 5.1. “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”;

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

6. 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 6.1. “Genel esas:” başlıklı 3. maddesinde, “Herhangi bir saha, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılamaz.”; 6.2. “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması:” başlıklı 8. maddesinde, “Planların

hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur:

…b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. (Ek cümle:14/2/2020-7221/6 md.)

Planlar, plan değişiklikleri ve plan revizyonları; kayıt altına alınmak ve arşivlenmek üzere Bakanlıkça oluşturulan elektronik ortama yüklenmek ve aynı sistem üzerinden Plan İşlem Numarası almak zorundadır.

Planlar, belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme dördüncü cümle:

12/7/2013-6495/73 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir.Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.

…(Ek paragraf:14/2/2020-7221/6 md.) Kesinleşen imar planları veya parselasyon planlarına karşı kesinleşme tarihinden itibaren her halde beş yıl içinde dava açılabilir.

… d) (Ek: 12/7/2013-6495/73 md.) Arazi kullanımı ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur. …” 7. 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 7.1. “Faaliyet konuları” başlıklı 4. maddesinde, “Bankalar, diğer kanunlarda öngörülen hükümler saklı kalmak kaydıyla aşağıda belirtilen faaliyetleri gerçekleştirebilirler: … c) Nakdî, gayrinakdî her cins ve surette kredi verme işlemleri.…”; 7.2. “Krediler” başlıklı 48. maddesinde, “Bankalarca verilen nakdi krediler ile teminat mektupları, kontrgarantiler, kefaletler, aval, ciro, kabul gibi gayrinakdi krediler ve bu niteliği haiz taahhütler, satın alınan tahvil ve benzeri sermaye piyasası araçları, tevdiatta bulunmak suretiyle ya da herhangi bir şekil ve surette verilen ödünçler, varlıkların vadeli satışından doğan alacaklar, vadesi geçmiş nakdi krediler, tahakkuk etmekle birlikte tahsil edilmemiş faizler, gayrinakdi kredilerin nakde tahvil olan bedelleri, ters repo işlemlerinden alacaklar, vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri ile benzeri diğer sözleşmeler nedeniyle üstlenilen riskler, ortaklık payları ve Kurulca kredi olarak kabul edilen işlemler izlendikleri hesaba bakılmaksızın bu Kanun uygulamasında kredi sayılır. …” 7.3. “Kredilerin izlenmesi” başlıklı 52. maddesinde, “Bankalar, kredileri nedeniyle maruz kalınacak riskleri ölçmek, karşı tarafın malî gücünü düzenli olarak analiz etmek ve izlemek, gerekli bilgi ve belgeleri temin etmek ve bunlara ilişkin esasları belirlemek zorundadır. Kredi müşterileri bu çerçevede konsolide ve konsolide olmayan bazda istenilen bilgi ve belgeleri bankalara vermekle yükümlüdür. …”; 7.4. “Karşılıklar, teminatlar ve kayıttan düşme” başlıklı 53. maddesinde (Başlığı ile Birlikte

Değişik:17/7/2019-7186/16 md.), “Bankalar, krediler ile ilgili olarak doğmuş veya doğması muhtemel zararların karşılanması için yeterli düzeyde karşılık ayrılmasına, kredilerin kalitesine ve

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

sınıflandırılmasına, garantilerin ve teminatların alınmasına, bunların değerinin ve güvenilirliğinin ölçülmesine, takibe alınan kredilerin izlenmesi ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları

Kurumunca yayımlanan Türkiye Finansal Raporlama Standartlarına göre kayıttan düşülmesine, kredilerin yeniden yapılandırılması dâhil geri ödenmelerine ilişkin politikaları oluşturmak ve uygulamak, bunları düzenli olarak gözden geçirmek, tüm bu hususları icra edebilecek gerekli yapıları tesis etmek ve işletmek zorundadır. …”; 8. 22/11/2001 tarihi ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 8.1. “A. Amaç ve nitelik” başlıklı 881.maddesinde, “Hâlen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak, ipotekle güvence altına alınabilir.

İpoteğe konu olacak taşınmazın, borçlunun mülkiyetinde bulunması gerekmez”; 9. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği

Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 9.1. “Ret kararı” başlıklı 33. maddesinde, “İnceleme ve araştırma sonucunda şikâyetin yerinde olmadığı kanaatine varılması hâlinde ret kararı verilir.”; Düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Kamu Denetçisi inceleme ve araştırması neticesinde, şikâyetin reddini önermiştir.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran özetle, maliki bulunduğu taşınmazların imar planlarında “ilköğretim tesis alanı”nda kalmasından kaynaklanan kısıtlamalar nedeniyle taşınmazlarını bankalara teminat olarak gösteremediğini belirterek, söz konusu taşınmazlara ilişkin mahkeme süreci devam ederken alacağı krediye karşılık taşınmazlarını bankalara teminat olarak gösterebileceğine muvafakat eden bir yazının Belediyesince düzenlenerek tarafına verilmesi hususunda gereğini talep etmektedir.

12. Başvuran maliki olduğu bahse konu taşınmazlar yönünden çeşitli tarihlerde Kurumumuza şikâyet başvurusunda bulunmuştur. Söz konusu başvurular kapsamında Kurumumuz nezdinde yürütülen

çalışmaların evveliyatına aşağıda özetle yer verilmektedir:

12.1. Başvuran ilk olarak 05/04/2021 tarihinde Kurumumuza şikâyet başvurusunda bulunmuş olup söz konusu başvuruda özetle, maliki olduğu İstanbul ili, Esenler ilçesi, , mevkii, ada ve parsellerin, 1/5000 ölçekli Esenler Tem Güneyi İmar Planı ve 13.03.2013 t.t.li 1/1000 ölçekli Esenler Uygulama İmar Planında İlköğretim Tesis Alanı fonksiyonunda kaldığını, imar planlarında İlköğretim Tesisi Alanı olarak gösterilen yerde hâlihazırda Okullarının bulunduğunu ve parsellerden taşıt yolu ile ayrıldığını, bahse konu parsellerin yapılaşmış durumda olduğunu, ayrıca İl

Milli Eğitim Müdürlüğü ile yapılan şifahi görüşmeler neticesinde ada – parsellerin okul alanına dâhil edilmesinin düşünülmediği ve kamulaştırma programlarının bulunmadığı bilgisinin verildiğini belirterek, ilgili parsellerin meri imar planlarındaki İlköğretim tesis alanı fonksiyonlarının kaldırılması istemiyle 09.09.2020 tarih ve sayılı dilekçe ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına başvuruda

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

bulunduğunu, başvurusunun İmar Komisyonunun 14.01.2021 tarih ve sayılı kararı ile

Büyükşehir Belediye Meclisince reddedildiğini ifadeyle, taşınmazları üzerindeki imar planından kaynaklı kısıtlamanın kaldırılması hususunda gereğini Kurumumuzdan talep etmiştir.

12.2. Yukarıda bahse konu sayılı başvuruda yer alan iddia ve talepler hakkında 27/05/2021 tarihli ve sayılı yazı ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünden; 27/05/2021 tarihli ve sayılı yazı ile İstanbul Büyükşehir Belediye

Başkanlığı, Esenler Belediye Başkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığından bilgi ve belge talep edilmiş olup idarelerin cevabi yazılarının incelenmesi sonrasında eksik kalan bilgi ve belgelerin temini amacıyla 26/07/2021 tarihli ve sayılı yazı ile İstanbul Büyükşehir Belediye

Başkanlığından ve 31/08/2021 tarihli ve ve sayılı yazı ile de Esenler

Belediye Başkanlığından bir kez daha bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.

12.3. İdarelerin cevabi yazıları üzerinde araştırma devam etmekteyken, başvurana ait UYAP ekranından elde edilen dosya kapak bilgilerinin incelenmesinden, başvuranın 03/08/2021 tarihinde, İstanbul 5. İdare

Mahkemesi’nin esasında “İmar planı-imar durumu”na ilişkin dava açtığı görülmüştür. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Başvuru ve usulü” başlıklı 17 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinde, “yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin başvuruların incelenemeyeceği”, amir hüküm olarak düzenlendiğinden, başvuran

15.9.2021 tarihinde Kurum resmi telefonundan aranmış, yapılan görüşmede başvuran şikâyet konusu talep

hakkında dava açtığını teyit etmiştir. 15/09/2021 tarihli ve sayılı yazımız ile İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Başkanlığı’ndan, İstanbul 5. İdare Mahkemesi’nin esasında görülmekte olan davaya ilişkin, kayıt tarihi ve sayısını içeren dava dilekçe örneği ve tensip tutanağı örneğinin ayrıca davanın derdest olup olmadığına ilişkin bilginin Kurumumuza gönderilmesi talep edilmiştir.

12.4. Başvuranın beyanı, ilgili Mahkemesince gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, “yargı organlarında görülmekte olan uyuşmazlıklar” kapsamında kaldığı tespit edilen 2021/7228 sayılı başvuru hakkında 16/9/2021 tarihinde, 6328 sayılı Kanun’un 5 inci ve 17 nci maddeleri ile anılan

Yönetmeliğin 20 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince inceleme ve araştırmanın sonlandırılmasına karar verilmiş ve karar başvurana tebliğ edilmiştir.

12.5. Başvuran 15/10/2021 tarihli ve sayılı şikâyet başvurusunda ise özetle, maliki olduğu

İstanbul ili, Esenler ilçesi, , mevkii, ada ve parsellerin, 1/5000 ölçekli

Esenler Tem Güneyi Nazım İmar Planı ve 13.03.2013 t.t.li 1/1000 ölçekli Esenler Uygulama İmar Planında

İlköğretim Tesis Alanı fonksiyonunda kaldığını, bahse konu parsellerin yapılaşmış durumda olduğunu ve üzerlerinde yer alan 2 adet binanın imar barışından faydalandırıldığını, ancak taşınmazlar üzerindeki imar planından kaynaklanan kısıtlamalar nedeniyle taşınmazları bankalara teminat olarak gösteremediğini ve hayatını idame ettirmek için gerekli olan krediyi çekemediğini belirtmekle, ilgili mevzuatı izin veriyor ise söz konusu taşınmazlara ilişkin mahkeme süreci devam ederken Belediyesince taşınmazlarına karşılık 600 bin TL kullanma hakkı verilmesi/bankalardan alacağı krediye karşılık taşınmazların teminat olarak gösterilebileceğine muvafakat eden bir yazının Belediyesince düzenlenerek tarafına verilmesi hususunda gereğini talep etmiştir.

/

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

12.6. Başvuran, aynı konuda hem İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına hem de Esenler Belediye

Başkanlığına başvuruda bulunduğunu Kurumumuz resmi telefonunda yapılan görüşmelerde beyan etmişse de, dosyasına bu hususu gösterir bir belge sunmadığından İYUK kapsamında idari başvuru yolu tüketilmeksizin yapıldığı anlaşılan sayılı şikâyet başvurusu değerlendirilmek üzere 14/12/2021 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına ve Esenler Belediye Başkanlığına gönderilmiştir.

13. Başvuran tarihinde yaptığı işbu başvurusunda ise, ilgili idarenin 10/11/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısına atıfla taleplerinin kabul görmediğini iddia ve şikâyetle, bankalardan alacağı krediye karşılık imar planı kullanım kararı ile kamu hizmetine ayrılan taşınmazlarını bankaya teminat olarak göstermek suretiyle taşınmaz ipotekli bireysel finansman kredisi kullanmayı talep etmektedir.

14. Bilindiği üzere ipotek akdinin kurulabilmesi için sözleşmenin taraflarının karşılıklı irade beyanlarının birbirine uygun olması gerekmektedir. Somut olayda, olası bir ipotek sözleşmesinin tarafları ise banka ve başvuran gerçek kişidir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ve sair mevzuat hükümleri çerçevesinde serbest rekabet esasına göre kar elde etmek amacıyla çalışan Bankalar, sermaye birikimi sağlayarak kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışmasında önemli rol oynayan finans kuruluşlarıdır.

15. Kredinin tanımına 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nda yer verilmemekle birlikte, Kanun’un “Kredi” başlıklı 48. maddesinde tahdidi olmayan bir sayım yoluna gidilmiştir. Ekonomik açıdan kredi, hazır bir satın alma gücünün kullanılmasından belli bir süreyle diğer bir kişi lehine vazgeçilmesi veya bu gücün ona terk edilmesi şeklinde tanımlanmaktadır. Banka kredi sözleşmesi ise kredi verenin, krediyi alana belirli şartlarda ödünç para vermeyi ya da kredisini (itibarını) onun emrine tahsis ederek bir riski üstlenmeyi; bunun karşılığında kredi alanın aldığı parayı iade etmeyi veya riski ortadan kaldırmayı yahut riskin gerçekleşmesi üzerine yapılan ödeme ile oluşan zararı gidermeyi, bunlara ek olarak kredi verene (komisyon, faiz, vb. adlar altında) bir ivaz ödemeyi yüklendiği sözleşmedir. (T.C. Yargıtay Büyük Genel

Kurul Esas: 2016/1, Karar: 2017/6, Tarih: 27.12.2017)

16. 5411 Bankacılık Kanunu’nun kredilerin nasıl izleneceğine, krediler için karşılık ayrılmasına, teminat alınmasına ilişkin süreçlerle ilgili hükümlerine bakıldığında ise, Bankaların açtıkları krediler nedeniyle maruz kalacakları riskleri etkin bir şekilde ölçebilmelerini, izleyebilmelerini teminen, gerekli bilgi ve belgeleri almalarının ve müşteriler tarafından da bu bilgi ve belgelerin verilmesinin; verilen kredilere ilişkin ihtiyatlı bir yönetim politikası uygulanmasını sağlamak amacıyla da Bankaların, doğmuş veya doğması muhtemel zararların karşılanmasına ve bunlar dışında kalan varlıkların değer azalışları için yeterli düzeyde karşılık ayrılmasına, aktiflerin kalitesine ve sınıflandırılmasına, garantilerin ve teminatların alınmasına, bunların değerinin ve güvenilirliğinin ölçülmesine, takibe alınan kredilerin izlenmesine ve vadesi dolmuş kredilerin geri ödenmesine ilişkin politikaları oluşturmalarının, tüm bu hususları icra edebilecek gerekli yapıları tesis etmeleri ve işletmelerinin; bir zorunluluk olarak düzenlendiği görülmüştür.

17. İpotekli bireysel finansman, ihtiyaç duyulan hizmet/tüketim malı bedelinin finanse edilmesi karşılığı finansman kullanacak kişi adına kayıtlı taşınmazın ipotek altına alındığı bir finansman ürünü olup ipotek tesis edilmesinin hüküm ve sonuçları 4721 sayılı Kanun’un 881. ve devamı maddelerinde detaylı bir biçimde düzenlenmiştir. İpotek, bir alacağın ödenmesine güvence teşkil eden ve borcun ödenmemesi hâlinde alacaklıya ipotekli taşınmazı sattırıp alacağına kavuşması imkânını veren bir rehin türü olup 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 148. maddesinde ipotek ile teminat altına alınan bir borcun ödenmemesi hâlinde alacaklının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla borçlu hakkında takip başlatabileceği açıkça

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

düzenlenmiştir. İpotek tesisi, malikin mülkiyet hakkından kaynaklanan bir tasarruf yetkisi olmakla malik kendi rızasıyla taşınmazını ipotek altına alma serbestisine sahiptir. Bu serbesti beraberinde rıza ile yükümlenilen edimlerin hukuksal sonuçlarına katlanma sorumluluğunu da getirmektedir.

18. Sonuç olarak ipotek sözleşmesi, tarafların serbest iradesi ve rızası ile tesis edilen bir borç ilişkisi olup ilgililerin mevzuat kapsamında belirlenen ipotek sözleşmesi akdetme yetkilerine getirilecek bir sınırlandırma, mülk üzerinde tasarrufta bulunma yetkisinin ve sözleşme özgürlüğünün kısıtlanması anlamına gelecektir. Kamunun bu alana müdahalesi ancak sözleşmenin kamu düzenine, hukuka ve ahlaka açıkça aykırı hükümler içermesi, tarafların iradeleri arasında uyumsuzluk bulunması ya da hata, hile, zorlama gibi bireyin iradesini sakatlayan hâllerin varlığı şeklinde istisnai durumlarda haklı görülebilecek olup aksi durumda müdahale özgürlükçü demokratik hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacaktır (AYM, Cahide Demir, B. No: 2018/25663, 14/9/2021).

19. Başvuran kredi talebinde bulunduğu Bankalarca, Belediyelerden alınacak “söz konusu taşınmazları teminat gösterebileceğine ilişkin yazı” karşılığı tarafına kredi kullandıracağını iddia ettiğinden, söz konusu kapsam ve içerikte bir yazının ilgili idarelerce düzenlenmesinin mümkün olup olmadığı ve imar planı kullanım kararı ile kamu hizmetine ayrılan taşınmazlar kamunun eline geçinceye kadar kişilerin taşınmazları için bankalardan kullanacakları krediye karşılık Belediyelerin böyle bir belge düzenlenmeye yasal olarak yetkili olup olmadıkları hususu inceleme kapsamında soru konusu edilmiştir.

20. Bu soruya karşılık İdarelerce, imar planlarının hazırlanması ve değiştirilmesinin mevzuatta öngörülen usuller çerçevesinde yapıldığı, aynı şekilde imar planlarında farklı imar fonksiyonları içinde yer alan taşınmaz maliklerinin başvuracağı hukuki yolların da belli olduğu; imar planında kamu hizmet alanında kalan bir taşınmazla ilgili, plandakinin aksine kullanılabileceğine ilişkin bir belgenin verilmesinin hukuken mümkün olmadığı, öte yandan Bankaların, verecekleri kredilere karşı teminat olarak neleri kabul edeceklerinin tamamen kendi sistemleri ve çalışma ilkeleriyle ilgili olduğu, belediyelerin bu konuda bankalara bir talimat veya tavsiye bildirmelerinin söz konusu olamayacağı, Belediyelerin ancak teminata konu olacak taşınmazın imar durumuyla ilgili hususlara açıklık getirebileceği açıklamasına yer verilmiştir.

Dosyası kapsamında idarelerin gönderdiği bilgi ve belgeler arasında yer alan taşınmaza ait tapu kaydının incelenmesinden de, başvuruya konu taşınmazlar üzerinde imar planı kullanım kararı gereği kamu hizmetine ayrıldıklarına dair bir beyanın bulunmadığı görülmüştür.

21. Yukarıdan bu yana yapılan açıklamalardan özetle, başvuranın talebinin “taşınmaz ipoteği karşılığı bireysel finansman kredisi” kullanımına ilişkin olduğu; ipotek edilmek istenilen taşınmazların başvuran adına hâlihazırda tapuda kayıtlı oldukları, imar planı kullanım kararı gereği kamu hizmeti kullanımına ayrılan taşınmazların imar planında öngörülen kullanım kararından farklı bir fonksiyonda gösterilmesinin imar mevzuatına aykırı olacağı; taşınmazlar kaydı üzerinde imar planı kullanım kararından kaynaklı kısıtlamaya ilişkin herhangi bir beyanın da yer almadığı; ipotekli bireysel finansman kredisinin, tarafların rızası ile tesis edilen bir borç ilişkisi olduğu, olası bir akdin taraflarının banka ve başvuran gerçek kişi olacağı; ilgililerin mevzuat kapsamında belirlenen ipotek sözleşmesi akdetme yetkilerine getirilecek bir sınırlandırma veya yönlendirmenin, mülk üzerinde tasarrufta bulunma yetkisinin ve sözleşme özgürlüğünün kısıtlanması anlamına geleceği; idarenin başvuranın, bankalardan alacağı krediye karşılık taşınmazları teminat olarak göstermesine muvafakat etmesinin ise söz konusu kredinin geri ödenmemesi

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

halinde idarenin sorumluluğunu doğuracağı değerlendirildiğinden, başvuruya konu talebin reddi gerektiği kanaati ve sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 22. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarelerin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden idarenin iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, “makul sürede karar verme”

“nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davrandığı tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

23. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, İstanbul İdare Mahkemelerinde dava yolu açıktır.

V. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın, başvurana, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına ve Esenler Belediye Başkanlığına tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr