Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi E: 2022/1289 K: 2022/2061

ÖZET : Dava, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin kabulü yolundaki Büyükşehir Belediye Meclisinin kararının iptali istemine ilişkindir. Dava konusu işlemde yer alan bölge parkı plan kararı incelendiğinde niteliği itibariyle bölge parkının tüm kente hizmet edecek türde bir kullanım kararı olması ve trafik yaratma potansiyeline sahip olması nedeniyle yer seçiminin öncelikle üst ölçekli ve kent bütününe yönelik çevre düzeni planlarında ve/veya nazım imar planlarında yapılması gerektiği, nitekim 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında, uyuşmazlık konusu alanın kent/bölge düzeyinde hizmet vermesi amacıyla değil, vadi tabanları ve dere yataklarının oluşturduğu yeşil alan sisteminin bir parçası olarak açık yeşil alan kullanımına ayrıldığının anlaşıldığı, alanda düşük de olsa yapılaşma yoğunluğu öngörülmesinin planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık oluşturduğu anlaşılmıştır.

Dava konusu nazım imar planı değişikliği ile sosyal, kültürel ve rekreaktif türde yapıların da yer almasına imkan veren bölge parkı işlevi getirilmek suretiyle, açık yeşil alan miktarı azaltılarak yapı yoğunluğunun artırıldığı ve alanın jeolojik yönden uygunluğuna yönelik herhangi bir analiz ve değerlendirme yapılmadığının anlaşıldığı, topografik yapısı nedeniyle sakıncalı olabilecek bir alanda, güncel bir etüde dayanılmaksızın düşük de olsa yapı yoğunluğu getirilmesine ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, Danıştay bozma kararına uyularak, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle davanın reddi yolunda İdare Mahkemesi’nce verilen kararın bölge parkına ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmesi gerekir.

İSTEMİN ÖZETİ : Ankara 12. İdare Mahkemesi’nce verilen 25/09/2017 tarihli, E:2017/1127, K:2017/2563 Sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince Dairemizin 15/12/2018 tarihli, E:2018/387, K:2018/1436 Sayılı kararının temyiz aşamasında Danıştay Altıncı Dairesinin 26/05/2022 tarihli, E:2019/1741, K:2022/6274 Sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak dava dosyası incelenip gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, Ankara İli, Çankaya İlçesi, 16002 ada, 5 parsel ( Konut Alanı – DPT Lojmanları, 25015 ada, 2 ve 3 parseller ( Diplomatik Site ve Kültürel Tesis Alanı ), 27120 ada, 14 parsel ( Oyun ve Spor Alanı ), 27122 ada, 1 parsel ( Rekreasyon Alanı ), 29278 ada, 1 parsel ( Belediye Hizmet Alanı ), 29279 ada, 1 parsel ( Temel Eğitim Alanı ) ve 29304 ada, 1 parsel ( Bölge Parkı ) sayılı taşınmazlar ile Oran, Dikmen ve Çaldağ Mahalleleri ve Mevlana Bulvarı Bağlantı Yoluna ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin kabulü yolundaki Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 21.11.2015 tarihli, 2254 Sayılı kararının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporlar ve dosyada yer alan diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu alanın üst ölçekli 1/25000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım imar planında “Açık ve Yeşil Alanlar” kullanımında kaldığı, yeşil alanlar kullanımının devam edeceğinden dava konusu planın üst ölçekli plan ile uyumlu olduğu, 1/25000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planında da genel kullanımların belirlendiği, bu nedenle ayrıntıların gösterilebildiği alt ölçekli planlarda kullanımların kesin yerlerinin belirlendiği, alt ölçekli planlarda kullanımların detaylandırıldığı ve parsel bazlı kararların verilebildiği 1, 2 ve 3 numaralı alanlar olarak gösterilen yerlerden 1 ve 2 numaralı alanın vadi tabanında olmadığı, 3 numaralı alanın da Ticari Rekreasyon alanında kaldığı, Bölge Parkı konusunda önceki tarihli bir yargı kararının olduğu, bölge parkları için uluslararası planlama yaklaşımlarının ve ilgili akademik çalışmaları temel almanın en doğrusu olabileceği, ancak bu duruma 1/25000 ölçekli Başkent Ankara Nazım İmar Planının çok daha esnek yaklaştığı ve bu konuda güçlü bir mevzuatın oluşturulmadığı, dava konusu imar planı değişikliğinin üst ölçekli planla uyumsuzluğunun olmadığı ve plan notlarının imar mevzuatına uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin onaylanmasına yönelik Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 21.11.2015 tarihli ve 2254 Sayılı kararında; Çankaya ilçesi, Dikmen, Oran mahalleleri, Çaldağ mevkii ve T. G. Bulvarı bağlantılı bölgede ulaşım açısından problemli noktaların tespiti ile birlikte bu güzergahların geneli için bir düzenleme yapılması plan değişikliğine gidilmesinin amacı olarak ifade edilmiştir.

1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile Ankara İli, Çankaya İlçesi, 16002 ada, 5 parsel sayılı taşınmaz devlet planlama teşkilatı lojmanları ( konut alanı ), 25015 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlar diplomatik site ve kültürel tesis alanı, 27120 ada, 14 parsel sayılı taşınmaz oyun ve spor alanı, 27122 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz rekreasyon alanı, 29278 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz belediye hizmet alanı, 29279 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz temel eğitim alanı ve 29304 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz bölge parkı olarak, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi 16.02.2007 tarihli ve 525 Sayılı kararıyla onaylanan 1/25000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında ise uyuşmazlık konusu taşınmazlar, ” kentsel ve bölgesel parklar” ve “vadi tabanları/dere yatakları” alanı olarak planlanmıştır.

Dava konusu edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği, 17.12.2015- 17.01.2016 tarihleri arasında askıya çıkarılarak ilan edilmiş, davacı tarafından 26 hektarlık bir alanın bölge parkı olarak işlevlendirilmesinin uygun olmadığı, kentin tamamına hizmet edecek bir niteliğe sahip olmadığı, konut alanı, kültürel tesis alanı, rekreasyon alanının bölge koşulları itibarıyla çevresiyle mekansal bütünlük oluşturmadığı, diplomatik tesis alanının vadi tabanında yer aldığı bu nedenle yapılaşmaya açılmasının uygun olmadığı gerekçesiyle son ilan tarihinden itibaren altmış gün içinde 09.03.2016 tarihinde dava açılmıştır.

Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun ”Tanımlar” başlıklı 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, Uygulama İmar Planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış, “Plan Kademeleri” başlıklı 6. maddesinde ise; planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas alan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, 8. maddesinde ise, planların tanımlaması yapılarak, planlar bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendirilmiş ve alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.

Bakılan uyuşmazlıkta, İdare Mahkemesince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda diplomatik site ve Devlet Planlama Teşkilatı lojmanının alandaki mevcut kullanımların bulunduğu, diplomatik site alanının Dışişleri Bakanlığına tahsis edilmiş bir alan olduğu, tüm planlama alanının düşük bir yüzdesini oluşturması nedeniyle ölçeği gereği 1/25000 ölçekli nazım imar planında gösterilemeyecek kullanımlar olduğu, söz konusu alanların vadi tabanında da bulunmadığı, vadi tabanlarının bölge parkı olarak planlandığı, bölge parkının yargı kararı doğrultusunda getirilen bir kullanım kararı olduğundan tartışmaya açık olmadığı, ayrıca 1/25000 ölçekli nazım imar planında açık ve yeşil alanlar kullanımında kaldığından üst ölçekli imar planına da uygun olduğu, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde planlama esaslarına, şehircilik ilkesine ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı yolunda değerlendirmeler yapıldığı görülmüştür.

Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu alanda yer alan bölge parkı kullanımına yönelik daha önceki Ankara ili, Çankaya ilçesi, 29087, 16743, 27122, 25008, 25009 Sayılı imar adaları arasında kalan yaklaşık 256.000 m2 büyüklüğündeki park alanın “büyükşehir belediyesi bölge parkına” çevrilmesine ilişkin Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin 18.04.2014 tarih ve 694 Sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin Ankara 15. İdare Mahkemesince verilen 24/04/2015 tarih ve E:2014/1517, K:2015/580 Sayılı kararın Dairemizin 12/10/2020 tarihli ve E:2015/7808, K:2020/9131 Sayılı kararıyla dosyada düzenlenen bilirkişi raporu ile ortaya konulduğu üzere alanın imar yolları ile bölünmüş çok parçalı yapısı nedeniyle bölge parkı bütünlüğüne sahip olmadığı, niteliği itibariyle bölge parkının tüm kente hizmet edecek türde bir kullanım kararı olması ve trafik yaratma potansiyeline sahip olması nedeniyle yer seçiminin öncelikle üst ölçekli ve kent bütününe yönelik çevre düzeni planlarında ve/veya nazım imar planlarında yapılması gerektiği, nitekim 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında, uyuşmazlık konusu alanın kent/bölge düzeyinde hizmet vermesi amacıyla değil, vadi tabanları ve dere yataklarının oluşturduğu yeşil alan sisteminin bir parçası olarak açık yeşil alan kullanımına ayrıldığının anlaşıldığı, üst ölçekli planda öngörülmeyen kent düzeyinde kullanım kararının 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile getirilmesi ve alanda hanımlar lokali, yaşlılar bakımevi, belmek kursları vb. kullanımlara yer verilmek suretiyle düşük de olsa yapılaşma yoğunluğu öngörülmesinin planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık oluşturduğu, kaldı ki dava konusu nazım imar planı değişikliği ile sosyal, kültürel ve rekreaktif türde yapıların da yer almasına imkan veren bölge parkı işlevi getirilmek suretiyle, açık yeşil alan miktarı azaltılarak yapı yoğunluğunun artırıldığı ve alanın jeolojik yönden uygunluğuna yönelik herhangi bir analiz ve değerlendirme yapılmadığının anlaşıldığı, topografik yapısı nedeniyle sakıncalı olabilecek bir alanda, güncel bir etüde dayanılmaksızın düşük de olsa yapı yoğunluğu getirilmesine ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, karar düzeltme isteminin de Dairenin 26.05.2022 tarih ve E: 2021/6270, K:2022/6273 Sayılı kararıyla reddedildiği anlaşılmıştır.

Bu durumda, İdare Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu da dikkate alındığında, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin Devlet Planlama Teşkilatı lojmanının, diplomatik site alanının, kültürel tesis alanının, rekreasyon alanının ve park alanının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına uygun olduğu sonucuna varılarak dava konusu işlemin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.

Dava konusu işlemde yer alan bölge parkı plan kararı incelendiğinde ise niteliği itibariyle bölge parkının tüm kente hizmet edecek türde bir kullanım kararı olması ve trafik yaratma potansiyeline sahip olması nedeniyle yer seçiminin öncelikle üst ölçekli ve kent bütününe yönelik çevre düzeni planlarında ve/veya nazım imar planlarında yapılması gerektiği, nitekim 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında, uyuşmazlık konusu alanın kent/bölge düzeyinde hizmet vermesi amacıyla değil, vadi tabanları ve dere yataklarının oluşturduğu yeşil alan sisteminin bir parçası olarak açık yeşil alan kullanımına ayrıldığının anlaşıldığı, alanda düşük de olsa yapılaşma yoğunluğu öngörülmesinin planların kademeli birlikteliği ilkesine aykırılık oluşturduğu, kaldı ki dava konusu nazım imar planı değişikliği ile sosyal, kültürel ve rekreaktif türde yapıların da yer almasına imkan veren bölge parkı işlevi getirilmek suretiyle, açık yeşil alan miktarı azaltılarak yapı yoğunluğunun artırıldığı ve alanın jeolojik yönden uygunluğuna yönelik herhangi bir analiz ve değerlendirme yapılmadığının anlaşıldığı, topografik yapısı nedeniyle sakıncalı olabilecek bir alanda, güncel bir etüde dayanılmaksızın düşük de olsa yapı yoğunluğu getirilmesine ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olmadığı anlaşılmıştır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, Danıştay bozma kararına uyularak, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle davanın reddi yolunda Ankara 12. İdare Mahkemesi’nce verilen 25/09/2017 tarihli, E:2017/1127, K:2017/2563 Sayılı kararın bölge parkına ilişkin kısmının KALDIRILMASINA, 2577 Sayılı Kanun’un 45/4 maddesi uyarınca esastan incelenen davada, dava konusu işlemin bölge parkına ilişkin kısmının İPTALİNE, dava konusu işlemin geri kalan kısmına yönelik davanın reddine ilişkin kısma hüküm fıkrasına karşı yapılan istinaf başvurusunun ise reddine, dava netice itibariyle “kısmen iptal – kısmen ret” kararı ile sonuçlandığından aşağıda dökümü yapılan dava, istinaf ve temyiz aşamalarına ait toplam ( 1.925,25 TL +140,10+406,00TL ) 2.471,35 -TL yargılama giderlerinden 1.265,37-TL’nin davacı üzerine bırakılmasına, 1.265,37-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, davacı vekili lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 5.500,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, 5.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, posta gideri avansından artan miktarın kararın kesinleşmesinden sonra başvurana iadesine, 2577 Sayılı Kanun’un 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 07.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 


ÖZET: Ankara Bölge İdare Mahkemesi, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istemine ilişkin davayı değerlendirmiştir. Dava konusu plan değişikliğinin, bölge parkı niteliğiyle tüm kente hizmet etmesi gereken bir kullanım kararı olması ve üst ölçekli planlarla uyumsuzluk taşıması nedeniyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, Danıştay bozma kararına uyularak, davacının istinaf başvurusu kısmen kabul edilerek, bölge parkına ilişkin kısmın iptaline, diğer kısımların ise reddine karar verilmiştir.