TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2021/16735-S.21.26806
BAŞVURU NO : 2021/10653
KARAR TARİHİ : 29/11/2021
RET KARARI
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ :
BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE, ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ
BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : İmar planı ve uygulaması ile kesintiye uğrayan alanda kalan ağaç bedellerinin ödenmesi istemine ilişkindir.
BAŞVURU TARİHİ : 11/06/2021
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran vekili özetle, başvurana ait parsel sayılı taşınmazın 18. madde uygulaması kapsamında parselasyonunun yapıldığını, taşınmazın bir kısmının
Hazinenin mülkiyetine bir kısmının da komşu arsa malikinin mülkiyetine geçtiğini, Hazinenin ve komşu arsa malikinin mülkiyetine geçen yerde başvurana ait ekonomik değeri yüksek olan ceviz ağaçlarının bulunduğunu, başvuranın geçimini bu ağaçlar ile sağladığını, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesinde
“kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan alanlardaki ağaçlar/yapıların belediye veya valilikçe bedeli/enkaz bedeli ödenerek söküleceği ve yıkılacağı” hususunun amir hüküm olarak düzenlendiğini, buna karşın 18. madde uygulaması sonucu gerek Hazine mülkiyetine geçen alan için gerekse de özel mülkiyete dâhil edilen alanda kalan ağaçlar yönünden başvurana herhangi bir bedel ödenmediğini iddia ve şikâyetle, söz konusu ağaç bedellerinin başvurana ödenmesinin sağlanması hususunda gereğini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Van Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün 30/9/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgelerde özetle,
2.1. 19 Ekim 2016 tarihli ve 29862 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2016/9301 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile 2011 yılında Van ilinde meydana gelen deprem afeti nedeniyle, güvenli, sağlıklı ve yaşanabilir yeni yerleşim yerleri oluşturarak şehrin marka değerini artırmak, gelişimine katkı sağlamak ve oluşturulacak yeni yerleşim yerinde kamu yatırımlarının gerçekleşmesini sağlamak amacıyla, Van ili sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır koordinatları gösterilen alanda imar planları ile her türlü arazi ve arsa düzenlemelerini yapmaya, yaptırmaya ve onaylamaya mülga 644 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin 2. ve 7. maddelerine göre Bakanlıklarının yetkilendirildiği; 2.2. 29.08.2019 tarihli ve E. sayılı Bakanlık Makam Oluru ile İmar Planlarının (Elmalık Etabının)
kesinleştiği ve uygulamalara başlanabileceğinin bildirildiği; 2.3. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18.maddesinde “Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, üçüncü fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için, yeniden ayrılması gereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar, tescil harici alanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla; kamuya ait taşınmazlardan ya da Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanır. Bu yöntemlerle karşılanamaması hâlinde belediye veya valilikçe kamulaştırma yoluyla tamamlanır.” hükmü ve “Bu madde hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır….” hükmünün bulunduğu, bu hükümler doğrultusunda Düzenleme Ortaklık Payı oranının %45’i aştığı durumlarda kamulaştırma yapılması gerektiği ve yine DOP kesintisi yapılan herhangi bir parselden ikinci defa DOP kesintisi yapılamadığı durumlarda, DOP’a konu alanlara vatandaştan tahsis yapılamayacağından dolayı bunun yerine kamulaştırma yapılması gerektiğinin görüldüğü; 2.4. Bakanlıklarınca onaylanan imar uygulamasında DOP oranının %45’i aşmadığı, bu oranın %44.86436 olduğu; 2.5. numaralı parselin ilk defa Bakanlıklarınca onaylanan imar uygulamasına dâhil edilerek ilk kez DOP kesintisi yapıldığı, yukarıda yer verilen ilgili mevzuat hükmü ve açıklama gereği numaralı parselde herhangi bir kamulaştırma yapılmadığı, kamulaştırmaya konu bir işlem yapılmış olsaydı, parselin kamulaştırılacak kısmında kalan alanla birlikte tüm müştemilatın değerinin birlikte hesaplanıp kamulaştırma bedelinin ödenebileceğini bu sebeple kamulaştırma yapılmayan bir yerde donatıda kalan müştemilat bedeli ödemesinin uygun olmadığının değerlendirildiği; 2.6. Başvuru konusu numaralı parselin, imar planında, konut alanı ve kısmen imar yolu içerisinde kaldığı, söz konusu parselden DOP kesintisi yapıldıktan sonra kalan tahsisin kadastro parselin bastığı yerdeki konut fonksiyonundaki ada parsele dağıtımının yapıldığı, bu alanda muhtelif tarihlerde onaylanan 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesine göre hazırlanan Van Çevreyolu Güzergâhı Elmalık
Etabı İmar Uygulamasının, 06.07.2020 tarih ve E. sayılı Bakanlık Makam Oluru ile kesinleştiği; 2.7. Yapılan dağıtım işleminin 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinde; “Düzenleme sonucu taşınmaz maliklerine verilecek parseller; öncelikle düzenlemeye alınan taşınmazın bulunduğu yerden, mümkün olmuyor ise en yakınındaki eşdeğer alandan verilir.” … “bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan alanlardaki ağaçlar/yapılar, belediye veya valilikçe bedeli/enkaz bedeli ödenerek sökülür
ve yıkılır.”, hükümlerine göre dağıtımın kök parselin bastığı yerdeki imar parseline yapıldığı, ağaç bedelleri ile ilgili ödemelerin kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan alanlarda yapılacağının belirtildiği; 2.8. Başvuru konusu taşınmazın bulunduğu alanda yapılan imar planı ve uygulamasına ilişkin imar plan durumu ve parselasyon krokileri, dağıtım cetveli, itiraz başvurusu ve bunlara ilişkin kararların yazıları ekinde gönderildiği; Açıklamalarına yer verilmiştir.
3. Edremit Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 14/09/2021 tarihli ve sayılı cevabi yazısında özetle, imar planında taşınmazın bulunduğu alanın ‘konut gelişim alanı’ olarak planlandığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yapmış olduğu İmar Kanunu’nun 18. maddesi uygulamasına göre oluşan tahsisin
Elmalık Mahallesi ada, no.lu parsel olarak 18.11.2020 tarihinde tescil edildiği; açıklamalarına yer verilmiştir.
4. Edremit Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün saylı cevabi yazısı ve ekinde yer alan belgelerde özetle, başvuruya konu numaralı parselin 18. madde uygulaması sonucu kesintiye uğrayan kısmında 10 adet 7 yaşında; 10 adet 8-10 yaşında ceviz ağaçlarının bulunduğu ayrıca 12 adet 12-
15 yaşında ve 2 adet 20-25 yaşında meyveli ceviz ağaçlarının bulunduğunun tespit edildiği, parselde
bulunan ceviz ağaçlarının düzenli aralıklarla dikildiği sulama için bir adet su kuyusunun olduğu ve bu kuyudan sulandığı, ekonomik değerlerinin olduğu ve iyi durumda oldukları ayrıca 14 adedinde meyve olduğu, hususlarının tespit edildiği açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
5. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın, 5.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74. maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”; 5.2. “Mülkiyet hakkı” başlıklı 35. maddesinde, “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.”; 6. 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun, 6.1. “Kurumun Görevi” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”; 7. 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu’nun
7.1. “İmar planlarında umumi hizmetlere ve kamu hizmetlerine ayrılan yerler:” başlıklı 13. maddesinde (Başlığı ile Birlikte Değişik:4/7/2019-7181/7 md.), “Özel hukuk kişilerinin mülkiyetinde olup uygulama imar planında düzenleme ortaklık payına konu kullanımlarda yer alan taşınmazlar; a) Bu kullanımlardan umumi hizmetlere ayrılan alanlar öncelikle 18 inci maddeye göre arazi ve arsa düzenlemesi yapılarak, b)
4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında sırasıyla, ilgisine göre Hazine veya ilgili idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile trampa yapılmak veya satın alınmak suretiyle, ilgili kamu kurum ve kuruluşunca kamulaştırılarak kamu mülkiyetine geçirilir. …” 7.2. “Parselasyon planlarının hazırlanması:” başlıklı 18. Maddesinin İkinci fıkrasında; “Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez.”, Üçüncü fıkrasında (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.); “Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyonalanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlar için düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenleme ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi ve arsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır.”, Beşinci fıkrasında (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.); “Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, üçüncü fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için, yeniden ayrılması gereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar, tescil harici alanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla; kamuya ait taşınmazlardan ya da Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanır. Bu yöntemlerle karşılanamaması hâlinde belediye veya valilikçe kamulaştırma yoluyla tamamlanır.”, Yedinci fıkrasında (Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.); “Bu madde hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır. Ancak, her türlü imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması hâlinde, artış olan parsellerden, uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki değerinden az olmaması kaydıyla, daha önceki imar uygulamalarında yapılan terk veya kesintiler dikkate alınmak suretiyle ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını % 45’e kadar tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir.”, Onüçüncü fıkrasında (Ek fıkra:4/7/2019-7181/9 md.), “Düzenleme sonucu taşınmaz maliklerine verilecek parseller; öncelikle düzenlemeye alınan taşınmazın bulunduğu yerden, mümkün olmuyor ise en yakınındaki eşdeğer alandan verilir., Onaltıncı fıkrasında
(Değişik fıkra:4/7/2019-7181/9 md.), “Bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan alanlardaki ağaçlar/yapılar, belediye veya valilikçe bedeli/enkaz bedeli ödenerek sökülür ve yıkılır.”; 8. 22/02/2020 tarihli ve 31047 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Arazi ve Arsa Düzenlemeleri
Hakkında Yönetmelik’in 8.1. “Umumi hizmetlere ve kamu hizmetlerine ayrılan yerlerin oluşturulması” başlıklı 5. maddesinde, “(1) İmar planları ile umumi hizmet veya kamu hizmetleri kullanımı getirilen alanların öncelikle 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesine göre uygulama yapılarak, bu Yönetmelikteki öncelik sırasına göre DOP’tan oluşturulması esastır. (2) Ancak özel hukuk kişilerinin mülkiyetinde olup uygulama imar planında düzenleme ortaklık payına konu kullanımlarda yer alan taşınmazlar; a) Bu kullanımlardan umumi hizmetlere ayrılan alanlar öncelikle İmar Kanununun 18 inci maddesine göre arazi ve arsa düzenlemesi yapılarak, b) Daha önce uygulama görmüş, ancak mevcut ya da sonradan yapılan imar planlarında umumi ya da kamu hizmet alanlarına denk gelen taşınmazlar ile uygulamada umumi hizmet veya kamu hizmet alanları toplamının yüzde kırk beşi (%45) aşması halinde, %45 kesildikten sonra aşan miktara karşılık gelen alanlar, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında, ilgisine göre Hazine veya ilgili idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile trampa yapılmak ya da satın alınmak suretiyle, ilgili kamu kurum ve kuruluşunca kamulaştırılarak kamu mülkiyetine geçirilir. … (5) Kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan alanlardaki ağaçlar/yapılar, ilgili idarece bedeli/enkaz bedeli ödenerek sökülür ve yıkılır.
8.2. “Düzenleme ortaklık payına ait esaslar” başlıklı 14. maddesinde, “(1) Düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan umumi ve kamu hizmet alanları için, İmar Kanununun 18 inci maddesine göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini (%45) geçemez. …” 8.3. “Düzenleme ortaklık payını aşan umumi ve kamu hizmet alanlarının elde edilmesi” başlıklı 15.
maddesinde, “(1) Düzenleme sahasındaki umumi ve kamu hizmet alanları düzenleme ortaklık payından karşılanır. Ancak, düzenleme sahasında düzenleme ortaklık payına konu alanların yüzde kırk beşten (%45)
fazla olması durumunda, 14 üncü maddenin ikinci fıkrasında belirtilen öncelik sırasına göre düzenleme ortaklık payı alındıktan sonra eksik kalan alan; düzenleme sahasındaki tescil harici alanlardan, belediye mülkiyetindeki alanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla; kamuya ait taşınmazlardan ya da hazine mülkiyetindeki taşınmazlardan bedelsiz karşılanır. Bu alanların yetmemesi halinde kalan miktarın ya da bu yöntemle karşılanamaması halinde tamamının, 5 inci maddenin ikinci fıkrasının (b) bendinde belirtilen usullerle kamuya geçişi sağlanır. …” 8.4. “Parselasyon planlarının yapımı ve dağıtım esasları” başlıklı 17.maddesinde, “(1) İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki esaslar dikkate alınır: a) Düzenlemeye giren parsellerin tahsisi, uygulama sonucunda mümkün olduğunca düzenleme öncesi parselin bulunduğu yerden yapılır. Düzenlemeye alınan parsellerin imar planında umumi ve kamu hizmet alanlarına denk gelmesi halinde ise, diğer parsellerin bulunduğu yerden tahsisinin yapılmasından sonra, teknik zorunluluklar da dikkate alınarak en yakın ve tahsise uygun olabilecek imar parsellerine tahsisi sağlanır. …”;
9. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği
Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 9.1. “Ret kararı” başlıklı 33. maddesinde, “İnceleme ve araştırma sonucunda şikâyetin yerinde olmadığı kanaatine varılması hâlinde ret kararı verilir.”; Düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ YAHYA AKMAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
10. Kamu Denetçisi inceleme ve araştırması neticesinde, şikâyetin reddini önermiştir.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Başvuran özetle, taşınmazının 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. madde uygulaması kapsamında yapılan parselasyonu neticesinde DOP kesintisine konu olan kısmında kalan ceviz ağaçlarının bedelinin, mezkûr maddenin 16. fıkrasında yer verilen “Bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan alanlardaki ağaçlar/yapılar, belediye veya valilikçe bedeli/enkaz bedeli ödenerek sökülür ve yıkılır.”, hükmüne istinaden tarafına ödenmesi hususunda gereğini talep etmektedir.
12. Bilindiği üzere, 3194 sayılı İmar Kanunu ile yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun olarak gerçekleşmesi amaçlanmakta olup söz konusu amacın gerçekleşmesinde, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde, mekânsal planlardan (çevre düzeni planları ve imar planları) yararlanılmaktadır. İmar planları ile öngörülen düzenlemeler, ‘arsa ve arazi düzenlemesi/parselasyon planlarının hazırlanması’, ‘kamulaştırma’ ve ‘taşınmaz sahibinin isteği üzerine yapılan uygulamalar (ifraz ve tevhid)/parsel bazında imar uygulaması’ şeklinde tanımlanan üç yöntemle hayata geçirilmektedir.
13. İmar uygulamalarıyla bir taraftan imara uygun konut alanlarının oluşturulması amaçlanırken, diğer taraftan düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi için ayrılmaktadır. Böylelikle imar uygulamaları ile mevcut mülkiyet, imar planında tanımlanan imar fonksiyonuna uygun olarak yeniden şekillendirilmekte ve tapuya tescil edilerek yeni mülkiyet yapısı oluşturulmaktadır.
14. İmar planının bir bütün olarak uygulanmasını sağlayan yönteme ve imar uygulamasına ilişkin ana kurallara 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesinde yer verilmekle, ayrıntılı düzenlemelere ise “Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik” hükümlerinde yer verilmektedir.
15. Buna göre imar planları ile umumi hizmet veya kamu hizmetleri kullanımı getirilen alanların öncelikle
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesine göre uygulama yapılarak, DOP’tan oluşturulması esas olup
İmar Kanununun 18. maddesine göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini (%45) geçemez. Öte yandan
düzenlemeye giren parsellerin tahsisi yapılırken, uygulama sonucunda mümkün olduğunca düzenleme öncesi parselin bulunduğu yerden yapılması, düzenlemeye alınan parsellerin imar planında umumi ve kamu hizmet alanlarına denk gelmesi halinde ise, diğer parsellerin bulunduğu yerden tahsisinin yapılmasından sonra, teknik zorunluluklar da dikkate alınarak en yakın ve tahsise uygun olabilecek imar parsellerine tahsisinin sağlanması gerekmektedir. Düzenleme sahasında düzenleme ortaklık payına konu alanların yüzde kırk beşten (%45) fazla olması durumunda ise düzenleme ortaklık payı alındıktan sonra eksik kalan alan; öncelikle düzenleme sahasındaki tescil harici alanlardan, belediye mülkiyetindeki alanlardan veya muvafakat alınmak kaydıyla; kamuya ait taşınmazlardan ya da hazine mülkiyetindeki taşınmazlardan bedelsiz karşılanacak olup bu alanların yetmemesi halinde kalan miktarın ya da bu yöntemle karşılanamaması halinde tamamının, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında, ilgisine göre Hazine veya ilgili idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile trampa yapılmak ya da satın alınmak suretiyle, ilgili kamu kurum ve kuruluşunca kamulaştırılarak kamu mülkiyetine geçirileceği kural altına alınmıştır.
16. Bir başka anlatımla, idarenin imar planı ve uygulaması nedeniyle kamulaştırma yapma yükümlülüğü ancak düzenleme sahasında düzenleme ortaklık payına konu alanların yüzde kırk beşten (%45) fazla olması durumunda ortaya çıkmakta olup bu husus 3194 sayılı İmar Kanunu’nun “İmar planlarında umumi hizmetlere ve kamu hizmetlerine ayrılan yerler:” başlıklı 13. maddesinde de, “Özel hukuk kişilerinin mülkiyetinde olup uygulama imar planında düzenleme ortaklık payına konu kullanımlarda yer alan taşınmazlar; a) Bu kullanımlardan umumi hizmetlere ayrılan alanlar öncelikle 18 inci maddeye göre arazi ve arsa düzenlemesi yapılarak, b) 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında sırasıyla, ilgisine göre Hazine veya ilgili idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile trampa yapılmak veya satın alınmak suretiyle, ilgili kamu kurum ve kuruluşunca kamulaştırılarak kamu mülkiyetine geçirilir.” şeklinde ifade bulmuştur. “Kamulaştırma”, “düzenleme ortaklık payı ayrılması” gibi usuller özel mülkiyetteki umumi hizmet alanlarının tesisinde başvurulacak yöntemlerden olup bu hallerde malik taşınmazın karşılığını ya kamulaştırma bedeli, tazminat ya da geri kalan taşınmazlarının değer artışı yoluyla elde etmektedir. Nitekim bu husus Kanun’un 18. maddesinin ikinci fıkrasında, “Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebilir.”, şeklinde ifade bulmuştur.
17. Dosyası kapsamında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde, başvuruya konu Van ili, Edremit ilçesi, Elmalık mahallesi 305 numaralı parselin bulunduğu alanın imar planında ‘konut gelişim alanı’ olarak planlandığı, imar planında, konut alanı ve kısmen imar yolu içerisinde kaldığı, söz konusu taşınmazın ilk defa imar uygulamasına dâhil edilerek taşınmazdan %44.86436 DOP kesintisi yapıldığı, söz konusu oranın yasal mevzuatta öngörülen %45 sınırını aşmadığı, söz konusu parselden DOP kesintisi yapıldıktan sonra kalan tahsisin ise kadastro parselin bastığı yerdeki konut fonksiyonundaki 4581 ada 7 no.lu parsele yapıldığı ve 18.11.2020 tarihinde başvuran adına tescil edildiği hususları anlaşılmıştır.
18. Yukarıdan bu yana yer verilen ilgili mevzuat hükümleri 17 numaralı paragrafta yer verilen somut olaya ilişkin yapılan tespitler ışığında incelendiğinde, başvuranın imar planı ve uygulaması nedeniyle kadastro
parselinde yapılan DOP kesintisinin yasal mevzuatın öngördüğü %45 sınırı içinde kaldığı, dağıtımın kök parselin bastığı yerdeki imar parseline yapıldığı, adına tescil edilen taşınmazın imar planında konut fonksiyonunda kaldığı, başvuranın DOP kesintisinin karşılığını taşınmazın değer artışı yoluyla elde ettiği anlaşıldığından, başvuranın imar planı ve uygulaması nedeniyle kesintiye uğrayan kısımda bulunan ceviz ağaçlarının bedellerinin tazmini isteminin reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
19. Başvuran kadastro parselinin bir kısmının imar uygulaması nedeniyle özel mülkiyete de konu edildiğini, söz konusu alanda da ceviz ağaçlarının bulunduğunu belirtmekle, bu yönden de ağaçların bedelini
Kurumumuzdan talep etmiştir. Başvuruya konu taşınmazın bulunduğu alana yönelik gerçekleştirilen imar uygulaması 18/11/2020 tarihinde tapuya tescil edilmiş olup imar parseli dışında kalan ağaçların 4721 sayılı
Türk Medeni Kanunu’nun 684. maddesine göre üzerinde bulunduğu taşınmazın bütünleyici parçası olduğu gözetildiğinde, ayrıca taşınmazlar üzerinde bulunan yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların üzerinde bulunduğu arzdan ayrı bir mülkiyetinin bulunmadığı, taşınmazın mülkiyetinin el değiştirmesi ile üzerinde bulunan muhdesatların mülkiyetinin de el değiştireceği (Yargıtay 7. Hukuk
Dairesi, E:2008/6125, K:2009/984, T:31.03.2009) yönündeki Yargıtay içtihatları doğrultusunda, başvuruya konu istemin kabulü mümkün görülmemiştir. Nitekim, benzer nitelikteki bir başka uyuşmazlıkta da, taşınmazına zeytin ağacı dikip yetiştiren, kadastro uygulaması sonucu taşınmazının bir bölümünün davalı tapusu içinde kaldığını belirten davacı tarafından, davalının tapusu içinde kalan yerdeki zeytin ağaçlarının bedelinin ödetilmesi istemiyle açılan davayı temyizen inceleyen Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 27/04/2003 tarihli ve E.2002/12256 ve K.2003/3703 sayılı kararında da, bedeli istenen ağaçların meyve veren ağaçlar olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684. maddesine göre üzerinde bulunduğu taşınmazın bütünleyici parçası olduğundan, bunların mülkiyetinin de taşınmaz ile birlikte davalıya geçtiği belirtilerek davacının ağaçların bedelini isteyemeyeceği yönünde hüküm kurulduğu görülmüştür.
B. İyi Yönetim İlkelerine Uygunluk Yönünden Değerlendirme 20. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarelerin Kurumumuzun bilgi ve belge talebine ilişkin cevabi yazılarının süresi içinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği değerlendirildiğinden idarenin iyi yönetim ilkelerinden “dürüstlük”, “makul sürede karar verme”
“nezaket”, “şeffaflık”, “hesap verilebilirlik” ilkelerine uygun davrandığı tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup, Van İdare Mahkemelerinde dava yolu açıktır.
V. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın, başvuran vekiline ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına tebliğine;
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Sadettin KALKAN
Kamu Başdenetçisi V.