|
ÖZET: Başvuran, Esenler Belediyesi’ne ait bir taşınmazın imar planında yer alan yol alanının kaldırılmasını talep etmiştir. Başvuruda, taşınmazın 121 m²’lik kısmının idare tarafından el konulması sonucu sadece 48 m²’lik bölümünün kaldığı, bu durumun imar planına aykırı olduğu ve söz konusu yolun kullanılmadığı ifade edilmiştir. İdare ise, başvurunun incelenmesi sonucunda, taşınmazın imar planında belirlenen alanların uygunluğunu ve yol alanının gerekliliğini savunarak talebi reddetmiştir.
Esenler Belediyesi, başvuruya verdiği yanıtta, taşınmazın imar planında kısmen “Bitişik Nizam 4 Kat Konut Alanı” ve kısmen “Yol Alanı” olarak belirlendiğini belirtmiştir. İdare, yol alanının kaldırılmasının, yapılaşma koşullarını olumsuz etkileyeceği ve mevcut imar düzenlemeleriyle uyumsuz olacağı gerekçesiyle başvuruyu reddetmiştir. Ayrıca, başvuranın talep ettiği yol alanının, eğitim tesis alanlarıyla kesiştiği ve bu durumun planlama sürecinde dikkate alındığı vurgulanmıştır. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun reddine karar vermiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, başvuranın yargı yoluna başvurma hakkı saklı kalmakla birlikte, idarenin kararına itiraz edebilmesi için gerekli bilgi ve yolların belirtilmediği tespit edilmiştir. Bu durum, iyi yönetim ilkelerine uygunluk açısından eleştirilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/11014-S.22.16938
BAŞVURU NO : 2022/3316
KARAR TARİHİ : 31/08/2022
RET KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ESENLER BELEDİYE BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : İmar planında taşınmazı etkileyen yol alanının kaldırılması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 02/03/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran Kurumumuza yaptığı şikayet başvurusunda özetle, ilçesi, Mahallesi,
2 2
ada, parseldeki tapulu taşınmazın 121 m sine idare tarafından el konulması sonucu taraflarına 48 m 2 lik kısmın kaldığını, idareyle görüştüğünde 50 m ye ev yapabileceğinin söylendiğini, bahse konu el koyma sonucunu doğuran ve imar planında yer alan yol alanının kaldırılmasını istediklerini, ancak idarenin bunu kabul etmediğini, bu yolun kullanılmayan bir yol olduğunu, söz konusu taşınmazın 1980 yılında inşa edildiğini iddia ve ifade ederek anılan yolun imar planından kaldırılmasını ve el konulan taşınmazlarının geri verilmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzca şikâyet başvurusunun çözüme kavuşturulması amacıyla 18/04/2022 tarihli ve sayılı yazı ile bilgi-belge talebinde bulunulmuş olup Esenler Belediye Başkanlığının 17/05/2022 tarihinde Kuruma ulaşan sayılı yazısında özetle,
ilçesi, Mahallesi, ada, parselin, 13/03/2013 tarihli 1/1000 ölçekli Esenler Uygulama
İmar Planı’nda kısmen “Bitişik Nizam 4 Kat Konut Alanı”nda, kısmen de “Yol Alanı”nda kaldığını; bahse konu parselin, İstanbul İmar Yönetmeliği’nde belirlenen ölçülere uyulması halinde müstakil yapılaşmaya uygun olduğu; aksi halde, yapılaşma için komşu parselle tevhidin gerekli olduğu;
Söz konusu parselin bir kısmının, 1/5000 ölçekli Esenler TEM Otoyolu Güneyi Nazım İmar Planı’nda
“İlköğretim Tesis Alanı”nda, bir kısmının ise, “K3 Konut Alanı”nda kaldığı; 1/1000 ölçekli uygulama imar
/
planı yapılırken bu durumun mağduriyet oluşturması ve okul alanları ile konut alanlarına erişilebilirliğin sağlanması adına parseli etkileyen “Yol Alanı”nın büyük bir kısmının 1/5000 ölçekli nazım imar planındaki
“Okul Alanı”ndan karşılandığını;
Bahse konu alanda 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yol alanı bırakılmamış olsaydı kademe hattının 1/5000 ölçekli nazım imar planına göre belirlenmesi gerektiği; bunun da ada, parselin yan bahçe mesafesinin plan notu doğrultusunda 3 metre olarak belirlenmesine ve şu anki inşaat alanına göre daha az bir inşaat alanının oluşmasına neden olacağı; halihazırda plana göre, bahse konu taşınmazın yola terk 2 miktarının yaklaşık 54,65 m olduğu; yol alanı çıkarıldıktan sonra geriye kalan alanda konut inşasının mümkün olup olmadığı hususunda resmi evraklarla müracaat edilmesi halinde ilgilisine bilgi verileceği;
Başvuruya konu yol hattı belirlenirken çevredeki tüm parsellere müdahale edildiği ve diğer taşınmaz maliklerinin benzeri bir talepte bulunmadığı; ayrıca yol alanının okul alanıyla kesiştiği ve plan yapım aşamasında İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğünün görüşünün alındığı;
İmar planlarının kent bütününe ve çevresine etkisi ve uyumu, ulaşım sistemi ile bütünleşmesi, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarının sağlanması, kentsel doku ve yaşanılabilirlik hususları kapsamında değerlendirilerek hazırlandığı; bu nedenle, söz konusu alanda imar adalarının belirlenmesi, erişilebilirliğin artırılabilmesi ve afet-acil durumlarda ihtiyaç duyulabilecek yol alanlarının oluşturulması amacıyla uygulama imar planında imar yollarının belirlenmesinin esas alındığı; ayrıca nazım imar planlarında ana ulaşım akslarının belirlendiği; bu ulaşım sistemine erişilebilirliği sağlayan ara ulaşım akslarının uygulama imar planlarında oluşturulduğu; bu kapsamda, nazım imar planı ilke ve esaslarına aykırılık teşkil edilmediği;
Söz konusu parselin bulunduğu alanda herhangi bir plan değişikliği çalışmasının yürütülmediği; yolun büyük kısmının “İlköğretim Tesis Alanı”nda kaldığı için imar değişikliği talebinin nazım imar planına yönelik olabileceği; bu hususun da İstanbul Büyükşehir Belediyesinin görev, yetki ve sorumluluğunda olduğunu;
Bahsi geçen yerde herhangi bir kamulaştırma çalışması bulunmadığı ve ilgili taşınmaz hakkında yürüyen veya sonuçlanan bir dava sürecinin olmadığı;
açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın, “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler…”,
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun;
4.1. “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı
/
adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,
4.2. “İnceleme ve araştırma” başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır”,
5. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun;
5.1. “Tanımlar” başlıklı 5’inci maddesinde, “Bu Kanunda geçen terimlerden bazıları aşağıda tanımlanmıştır.
Nazım İmar Planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plandır.
Uygulama İmar Planı; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plandır”,
5.2. “Mekânsal planlama kademeleri” başlıklı 6’ncı maddesinin birinci fıkrasında, “…İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır”,
6. Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin;
6.1. “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinin birinci fıkrasında, “Bu Yönetmelikte geçen; …
i) Nazım imar planı: Mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı, …
k) Uygulama imar planı: Nazım imar planı ilke ve esaslarına uygun olarak yörenin koşulları ve planlama alanının genel özellikleri, yapının kullanım amacı ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik ve çevreye etkisi dikkate alınarak; yapılaşmaya ilişkin yapı adaları, kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı katsayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, ön cephe hattı, ifraz hattı, kademe hattı, ada ayrım çizgisi, taşıt, yaya ve bisiklet yolları, ulaşım ilişkileri, parkları, meydanları, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, gerektiğinde; parsel büyüklükleri, parsel cephesi ve derinliği, arka cephe hattı, yol kotu ve bu kotun altındaki kat adedi, bağımsız bölüm sayısı gibi yapılaşma ve uygulamaya ilişkin kararları, uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren ve varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/1.000 ölçekte onaylı halihazır haritalar üzerinde, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı,
…
ifade eder”,
6.2. “Nazım imar planı” başlıklı 23’üncü maddesinin birinci fıkrasında, “Nazım imar planında karar düzeyi ve içerikleri bakımından, uygulama imar planındaki detay kararlar alınmaması esas olup, uygulamaya dönük kararlar uygulama imar planlarında belirlenir”,
düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8. Başvuran özetle, ilçesi, Mahallesi, ada, parseldeki tapulu taşınmazın imar planında yol alanında kaldığını ve bu durumun taşınmaza el koyma sonucunu doğurduğunu iddia ederek anılan yolun imar planından kaldırılmasını talep etmiştir.
9. İmar planları, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 6’ncı maddesi gereğince, nazım imar planları ile uygulama imar planlarından oluşmaktadır. Nazım imar planı, üst plan niteliğindeki bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve çevre düzeni planlarına uygun olarak arazi parçalarının, genel kullanılış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek, uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen ve 1/5000 ile 1/25000 arasındaki her ölçekte hazırlanabilen plandır. Uygulama imar planı ise, nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren, 1/1000 ölçekli surette hazırlanan plandır. Bu kapsamda, nazım imar planı, düzenlediği alanlara dair genel çerçeveyi belirleyip alt düzey planlara yön verici, soyut bir özellik gösterirken, uygulama imar planı, geçerli olduğu sahadaki yapılaşmaya ilişkin yapı adalarını, bunların kullanımlarını, yapı nizamını, bina yüksekliğini, taban alanı kat sayısını (TAKS), katlar alanı katsayısı (KAKS) veya emsali, yapı yaklaşma mesafesini, ön cephe hattını, ifraz hattını, kademe hattını, ada ayrım çizgisini, taşıt, yaya ve bisiklet yollarını, ulaşım ilişkilerini, parkları, meydanları, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, gerektiğinde parsel büyüklüklerini, parsel cephesi ve derinliğini, arka cephe hattını, yol kotu ve bu kotun altındaki kat adedini, bağımsız bölüm sayısı gibi yapılaşma ve uygulamaya ilişkin kararları ve diğer bilgileri ayrıntılı şekilde düzenlemektedir. Bu ayrışma, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin 23’üncü maddesinin birinci fıkrasında da nazım imar planında uygulama imar planındaki düzeyde detay kararlar alınmamasının esas olduğu belirtilerek ortaya konulmuştur.
10. Nazım imar planı ile uygulama imar planı arasındaki ilişkinin en önemli noktalarından biri de nazım imar planıyla uygulama imar planının uyumu konusudur. 3194 sayılı Kanun’un 6’ncı maddesinin birinci fıkrasında, plan ayrımı gözetilmeksizin her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanması gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu durum, uygulama imar planının nazım imar planına aykırı surette
/
hazırlanamayacağını göstermektedir. Bununla birlikte, uygulama imar planının ayrıntıları düzenleyen niteliği ile Kanun’un 5’inci maddesi ile Yönetmelik’in 4’üncü maddesinde bu plan tanımlanırken onun düzenlemesine bırakılan hususlar dikkate alındığında, nazım imar planında çizilen genel çerçevenin aşılmaması şartıyla detay hususlarda uygulama imar planıyla belirleme yapılması mümkündür. Nitekim üst kademedeki imar planına uygunluk hakkında Danıştay 6. Dairesinin 16/09/2020 tarihli ve 2017/4310 E., 2020/7700 K. sayılı kararında, “İmar planları yapılırken 1 / 25000 ölçekli nazım imar planı ile belirlenen yapılaşma koşulları 1/5000 ölçekli planda aynen korunabileceği gibi bölgenin doğal yapısı, jeolojik yapısı veya başka etkenlerden dolayı daha düşük yapılaşma koşullan belirlenebilecektir. Bu durum 1/5000 ölçekli nazım imar planının üst ölçekli plan olan 1/25000 ölçekli plana aykırı olduğu anlamına gelmeyecektir.
Ancak 1 /5000 ölçekli imar planıyla 1 /25000 ölçekli imar planında getirilen yoğunluk kararından fazla yapılaşma koşulu getirilemeyeceği tabiidir” değerlendirmesiyle benzer bir sonuca 1/25000 ve 1/5000 ölçekli imar planları bakımından ulaşılmıştır. Yine Danıştay 6. Dairesinin 17/11/1988 tarihli ve 1988/1007
E., 1988/1362 K. sayılı kararında da “Daha büyük ölçekte düzenlenen ve ayrıntıları gösterme amacına yönelik planlarda ise daha küçük ölçeklerde planlarda öngörülmeyen, hatta farklı kullanışların ortaya çıkabileceği tabiidir” şeklinde genel bir tespitte bulunulmuştur. Yargı kararları, üst kademe imar planı olan nazım imar planıyla alt kademe plan konumundaki uygulama imar planının birebir aynı olması zorunluluğundan bahsedilemeyeceği yönündedir.
11. Başvuru incelendiğinde, ada, parselin bir kısmının, 1/5000 ölçekli TEM Otoyolu Güneyi
Nazım İmar Planı’nda “İlköğretim Tesis Alanı”nda, bir kısmının ise, “K3 Konut Alanı”nda kaldığı; aynı parselin, 1/1000 ölçekli Esenler Uygulama İmar Planı’nda kısmen “Bitişik Nizam 4 Kat Konut Alanı”nda, kısmen de “Yol Alanı”nda kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durum, nazım imar planı ile uygulama imar planı arasında uyumsuzluk ihtimalini gündeme getirse de başvuruya muhatap idarenin nazım imar planında yer almayan ara yol hattını düzenlemek amacıyla 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yol alanını öngördüğü görülmektedir. Ayrıca başvuruya konu taşınmazın, her iki plan bakımından da konut alanı haricinde ya
“İlköğretim Tesis Alanı” ya da “Yol Alanı”nda kaldığı dikkate alındığında, uygulama imar planının, nazım imar planına uygun olmadığı tespitinin yapılması ve bu plana uygun hale getirilmesinin önerilmesi durumunda dahi bunun pratikte bir sonucunun olmayacağı; zira anılan taşınmazın nazım imar planı açısından da farklı nitelikteki bir alana müdahale etmekte olduğu tespit edilmiştir.
12. İdarenin Kurumumuza ilettiği cevabi yazıda, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yol alanı bırakılmamış olsaydı kademe hattının 1/5000 ölçekli nazım imar planına göre belirlenmesinin gerekeceği; bunun da ada, parselin yan bahçe mesafesinin plan notu doğrultusunda 3 metre olarak belirlenmesine ve şu anki inşaat alanına göre daha az inşaat alanının oluşmasına neden olacağı hususu belirtilmiştir. Buna göre, idarenin nazım imar planındaki düzenlemeyi doğrudan uygulama imar planına yansıtması halinde başvuruya konu taşınmazda konut yapım imkanının daha da düşeceği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla idarenin uygulama imar planında yol hattı öngörerek nazım imar planındaki ilköğretim tesis alanının söz konusu taşınmaz üzerindeki baskısını belli ölçüde azalttığı değerlendirilmektedir.
13. Ayrıca ada, parseli etkileyen 1/5000 ölçekli nazım imar planının 04/12/2002 tarihli, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının ise 13/03/2013 tarihli olduğu; söz konusu planlar doğrultusunda süreç içerisinde herhangi bir çalışmanın başlatılmadığı; halihazırda da bu alanda kamulaştırma çalışması bulunmadığı ve anılan yolun, bahçesiyle birlikte Şehit Hüseyin Kısa Ortaokulu’nu ve diğer bazı yapıları doğrudan etkileyeceği düşünüldüğünde, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında öngörülen yolun, başvuruya konu taşınmaz üzerinde güncel bir değişikliği doğurmayacağı anlaşılmıştır.
/
14. Yukarıda yapılan tüm açıklamalar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; 1/1000 ölçekli uygulama imar planında taşınmazı etkileyen yol alanının kaldırılması talebinin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
15. Bununla birlikte, Esenler Belediye Başkanlığının 17/05/2022 tarihinde Kuruma ulaşan sayılı yazısında, “Dava konusu bu taşınmaz 13.03.2013 tasdik tarihli 1/1000 ölçekli Esenler Uygulama İmar
Planında kısmen yol , kısmen de bitişik nizam 4 kat konut alanında kalmaktadır. Plana göre, dava konusu taşınmazın yola terk miktarı yaklaşık 54.65 m²’dir. Ancak yol alanı çıkarıldıktan sonra geriye kalan alanda konut inşasının mümkün olup olmadığı hususunda resmi evraklar ile Belediyemize müracaat edildiği takdirde bilgi verilecektir” ifadesine yer verilmesi karşısında başvuranın ilgili merci ve kanun yollarına başvurabilmesi tabiidir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
16. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu kapsamda yapılan incelemede, gönderme kararı üzerine başvurana da verilen cevapta, başvurana hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup ilgili idarenin “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdare tarafından bahse konu ilkeye riayet edilmesi beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
17. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu kararın şikayetçiye tebliğ tarihinden itibaren, (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili idarenin işlem ve eylemine karşı İstanbul İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
REDDİNE,
Ret Kararının BAŞVURANA ve ESENLER BELEDİYE BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi