ÖZET: İmar programlarında umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlarda bulunan taşınmazlar üzerindeki yapıların, kamulaştırma işlemleri tamamlanana kadar malikleri tarafından kullanılabileceği belirtilmiştir. İlgili mevzuat uyarınca, imar planlarında sosyal donatı alanlarında yer alan yapılar, kamulaştırma sürecine kadar geçerli olan haklara sahiptir. Ancak, özel mülkiyette bulunan bu yapılar için işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesi konusunda bazı kısıtlamalar bulunmaktadır. Bu bağlamda, yapı kayıt belgesi alınmış olan taşınmazlar, belirli şartlar sağlandığında işyeri ruhsatı alabilir.

İş yeri ruhsatlandırma süreci, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik çerçevesinde yürütülmektedir. Yönetmelik, ruhsat alınmadan işyeri açılmasını yasaklamakta ve ruhsat başvurularının yetkili idareler tarafından değerlendirilmesini öngörmektedir. Ayrıca, yapı kayıt belgesi olan yapılarda, ruhsat alınmaksızın basit onarımlar yapılabilirken, işyeri açma ruhsatı için belirli güvenlik şartlarının sağlanması gerekmektedir.

Sonuç olarak, imar mevzuatı gereği, kamulaştırma işlemleri tamamlanmadan önce malikler, taşınmazlarını kullanmaya devam edebilir. Ancak, bu süreçte ilgili idarelerin sorumlulukları ve ruhsatlandırma süreçleri dikkatle takip edilmelidir.

Not: İmar programlarında, umumi hizmetlere ve kamu hizmetlerine ayrılan yerlerdeki taşınmazlar üzerinde yer alan yapıların kamulaştırılıncaya kadar maliklerince kullanılabileceği hakkında.

T.C.

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI
Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü

Sayı : E-71188846-045.02-3117245 25/07/2022 Konu : Görüş (Rekreasyon alanında yapı kayıt belgesi hakkında)

… VALİLİĞİNE
(Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü)

İlgi : … tarihli ve … sayılı yazınız.

İlgi’de kayıtlı yazınız ile, İliniz, … ilçesi, … Mahalle, … ada, … parsel no.lu taşınmaz üzerinde, … Caddesi, Dış Kapı No:… adresinde bulunan, mülkiyeti …’a ait binada sigorta acenteliği faaliyetinde bulunmak üzere ruhsat talebinde bulunulduğu, bahse konu taşınmazın imar planında rekreasyon alanında bulunması sebebiyle … Belediyesince ruhsat talebinin uygun görülmediği belirtilerek Müdürlüğünüzce işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesinin talep edildiği, bu kapsamda Müdürlüğünüzce yapılan değerlendirmeler neticesinde imar planların sosyal donatı alanlarında kalan yapılar için İdaresince uygulama yapılıncaya kadar geçerli olduğunun anlaşıldığı, ancak bahse konu alanın özel mülkiyete konu olması herhangi bir kamulaştırma işlemi görmemesi nedeniyle sosyal donatı alanında kalan bu yapıya işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilebileceğinin Valiliğinizce … Belediyesine bildirilmesine rağmen … Belediyesince işyeri ruhsatı verilmemesi üzerine işyeri ruhsatı verilmemesinin sebebini açıklayan gerekçe raporu talebinize cevabi olarak … Belediyesinin bahse konu alanın rekreasyon alanında kaldığı yapı kayıt belgesi olmasına rağmen bu alanlarda işyeri açma ruhsatı düzenlenemeyeceği belirtildiği, diğer taraftan başvuru sahibi …’nın çeşitli tarihlerde İl Müdürlüğünüze başvurarak 1 nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 97 nci maddesinin (h) fıkrasında “(…)başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde yetkili idarece verilmemesi halinde bedeli mukabilinde resen yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatını vermek,” görevinin Bakanlığımız sorumluluğunda olduğu belirtilerek işyeri açma ve çalışma ruhsatının Müdürlüğünüzce tanzimi yapılarak tarafına verilmesi talebinde bulunduğu belirtilmiş olup;
– İmar planında rekreasyon alanı olarak belirtilen özel mülkiyete konu taşınmaz üzerinde yapı kayıt belgesi alınmış yapıda mer’i mevzuatça diğer şartları taşıması durumunda sigorta acenteciliği faaliyet alanlı işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenip düzenlenemeyeceği, – İşyeri ruhsatı verilmesinde mevzuatça sakınca olmadığı halde ilgili idare tarafından işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlememesi durumunda 5393 sayılı Belediye Kanunu gereği sorumluluklarını yapmayan idare hakkında herhangi bir yere bildirim yapılıp yapılmayacağı ve Müdürlüğünüzce yapılacak iş ve işlemlerin neler olduğu,
– İdaresi tarafından mevzuata aykırı olarak işyeri açma ruhsatı verilmeyen ilgilisinin başvurusuna istinaden Müdürlüğünüzce işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilip verilemeyeceği, – Müdürlüğünüzce işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilebilir ise; Müdürlüğünüzce bugüne kadar işyeri açma ve çalışma ruhsatı tanzimi yapılmadığından ve bahse konu iş ile ilgili

olarak personellerimiz hizmet içi eğitim almadıkları dikkate alınarak, bahse konu talebin karşılanmasına yönelik olarak sürecin Müdürlüğünüze bildirilmesi,
– İşyeri ruhsatı başvurularının komisyon marifeti ile mi yoksa Müdürlüğünüz birimlerinden hangi şube tarafından değerlendirilmesi gerektiği, ilk ruhsat başvuru denetimi yapılıp yapılmayacağı, bu denetimler için ihtisas alanı olarak kimlerin katılacağı, işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlendikten sonra sicillerin tutulması için ilgili idareye gönderilip gönderilmeyeceği,
Hususlarında Bakanlığımız görüşü talep edilmektedir.

Bilindiği üzere, 3194 sayılı İmar Kanununun “İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali” başlıklı 10 uncu maddesinde “Belediyeler; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu programlar, belediye meclisinde kabul edildikten sonra kesinleşir. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.

İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder.” hükmü,
“İmar planlarında umumi hizmetlere ve kamu hizmetlerine ayrılan yerler” başlıklı 13 üncü maddesinde “Özel hukuk kişilerinin mülkiyetinde olup uygulama imar planında düzenleme ortaklık payına konu kullanımlarda yer alan taşınmazlar;
a) Bu kullanımlardan umumi hizmetlere ayrılan alanlar öncelikle 18 inci maddeye göre arazi ve arsa düzenlemesi yapılarak,
b) 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında sırasıyla, ilgisine göre Hazine veya ilgili idarelerin mülkiyetindeki taşınmazlar ile trampa yapılmak veya satın alınmak suretiyle,
ilgili kamu kurum ve kuruluşunca kamulaştırılarak kamu mülkiyetine geçirilir.

Düzenleme ortaklık payına konu kullanımlardan yol, meydan, ibadet yerleri, park ve çocuk bahçeleri hariç olmak üzere yapı yapılabilecek diğer alanlarda; alanların kamuya geçişi sağlanıncaya kadar maliklerinin talebi hâlinde ilgili kamu kuruluşunun uygun görüşü alınarak plandaki kullanım amacına uygun özel tesis yapılabilir.

İlgili mevzuat uyarınca hiçbir şekilde yapı yapılamayacak alanlarda muvakkat da olsa yapı yapılmasına izin verilmez. Mevcut yapılar kamulaştırılıncaya kadar korunabilir. Bu alanlarda beş yıllık imar programı süresi içinde, birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerine göre işlem tesis edilerek parsel, kamu mülkiyetine geçirilmek zorundadır. Bu süre en fazla bir yıl uzatılabilir.

Parsel maliklerinin hisselerini idareye hibe etmeleri veya bedelsiz devretmeleri durumunda, idare devir işlemlerini bedel almaksızın gerçekleştirmekle yükümlüdür. Bu işlemler için parsel maliklerinden hiçbir vergi, resim, harç, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz.

Kamu kullanımına ait sosyal, kültürel ve teknik altyapı alanlarının, Hazine veya kamu mülkiyetindeki alanlarla trampa yapılması hâlinde, şahıs veya özel hukuk kişilerinden hiçbir vergi, resim, harç, ücret, döner sermaye ücreti ve herhangi bir ad altında bedel alınmaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir.” hükmü,

“Umumi hizmetlere ayrılan yerlerde muvakkat yapılar” başlıklı 33 üncü maddesinde “İmar planlarında bulunup da müracaat gününde beş yıllık imar programına dahil olmayan yerlerde; plana göre kapanması gereken yol ve çıkmaz sokak üzerinde bulunan veya 18 inci madde hükümleri tatbik olunmadan normal şartlarla yapı izni verilmeyen veya 13 üncü maddede belirtilen hizmetlere ayrılmış olan ve haklarında bu madde hükmünün tatbiki istenen parsellerde üzerinde yönetmelik esaslarına uygun yapı yapılması mümkün olanlarında sahiplerinin istekleri üzerine belediye encümeni veya il idare kurulu kararıyla imar planı tatbikatına kadar muvakkat inşaat veya tesisata müsaade edilir ve buna dayanılarak usulüne göre yapı izni verilir.

Bu gibi hallerde verilecek müddetin on yıl olması, yapı izni verilmezden önce belediye encümeni veya il idare kurulu kararının gün ve sayısının on yıllık müddet için muvakkat inşaat veya tesisat olduğunun, lüzumlu ölçü ve şartlarla birlikte tapu kaydına şerh edilmesi gereklidir. Muvakkatlık müddeti tapu kaydına şerh verildiği günden başlar.

Birinci fıkrada sözü geçen bir parselde, esasen kullanılabilen bir bina varsa bu parsele yeniden inşaat ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyeceği gibi, birden fazla muvakkat yapıya izin verilen yerlerde dahi bu yapıların ölçüleri toplamı yönetmelikte gösterilen miktarları geçemez. Bu maddenin tatbikinde kadastral parsel de bir imar parseli gibi kabul olunur.

Plan tatbik olunurken, muvakkat inşaat veya tesisler yıktırılırlar. On yıllık muvakkatlık müddeti dolduktan sonra veya on yıl dolmadan yıktırılması veya kamulaştırılması halinde muvakkat bina ve tesislerin 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre takdir olunacak bedeli sahibine ödenir.” hükmü,
Geçici 16 ncı maddesi “Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.

…

Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.

…
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir.” hükmü,
Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların “Yapı kayıt belgesi müracaatı” başlıklı 4 üncü maddesinde “…
(2) Yapı Kayıt Belgesi için yapı maliklerinden herhangi birisi veya vekili tarafından, e-Devlet üzerinden Yapı Kayıt Sistemindeki Yapı Kayıt Belgesi formunun doldurulması suretiyle müracaatta bulunulabileceği gibi kurum ve kuruluşlara başvurulmak suretiyle de müracaatta bulunulabilir.

…
(7) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarda ruhsat alınmaksızın yapılabilecek basit onarım ve tadilatlar yapılabilir.

(8) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarda işyeri açma ve çalışma ruhsatı yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın verilir.” hükmü,

“Yapı kayıt belgesinin kullanım yerleri” başlıklı 6 ncı maddesinde “(1) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapıların malikleri, bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine vermek zorundadır.

(2) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.

(3) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili 3194 sayılı Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.

…
(6) İnşaat halindeki yapılarda 31/12/2017 tarihi itibari ile bitmiş olan kısımlar için ilave inşaat alanı ihdas etmemek şartı ile Yapı Kayıt Belgesi verilir ve Yapı Kayıt Belgesi verilen kısımların eksik inşaat işleri tamamlanabilir.

(7) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarda ruhsat alınmaksızın yapılabilecek basit onarım ve tadilatlar yapılabilir.

(8) Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarda işyeri açma ve çalışma ruhsatı yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın verilir.” hükmü,
“Hazineye ve belediyeye ait taşınmazlar üzerindeki yapılar” başlıklı 7 inci maddesinde “(1) Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlardan özel kanunları kapsamında kalan ve bu özel kanunlara göre değerlendirilmesi gerekenler dışında kalanlar Bakanlığa tahsis edilir. Tahsis işleminden sonra, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bu taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır.

Rayiç bedel Bakanlıkça tespit edilir veya ettirilir. Bu suretle yapılacak satışlarda satış bedeli, en az yüzde onu peşin ödenmek üzere beş yıla kadar taksitlendirilebilir. Taksit tutarlarına ödeme tarihine kadar kanunî faiz oranının yarısı uygulanır.

(2) Taşınmazın yüzölçümü büyük olmakla birlikte üzerindeki yapının küçük bir alanı kaplaması halinde yapının bulunduğu alan ifraz edilerek, ifrazın mümkün olmaması durumunda taşınmaz hisseli olarak satışa konu edilir.

…
(4) Belediyelerin özel mülkiyetinde olan taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olan yapılara Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Böyle bir durumda, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan bunlara satılır.” hükmü,
“Yapı kayıt belgesinin geçerlilik süresi” başlıklı 9 uncu maddesinde “Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı ve yapının fen ve sanat norm ve standartlarına aykırılığı hususu yapı malikinin sorumluluğundadır.” hükmü yer almaktadır.

Öte yandan iş yerlerinin ruhsatlandırılması ve denetlenmesine dair iş ve işlemler, 14/07/2005 tarihli ve 2005/9207 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe giren İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik kapsamında yürütülmektedir.

Mezkûr Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde “Yetkili idare: Belediye sınırları ve mücavir alanlar dışı ile kanunlarda münhasıran il özel idaresine yetki verilen hususlarda il özel idaresini, büyükşehir belediyesi sınırları içinde büyükşehir belediyesinin yetkili olduğu konularda büyükşehir belediyesini, bunların dışında kalan hususlarda büyükşehir ilçe belediyesini, belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde belediyeyi, organize sanayi bölgesi sınırları içinde organize sanayi bölgesi tüzel kişiliğini, endüstri bölgesi sınırları içinde Sanayi ve Teknoloji Bakanlığını ve teknoloji geliştirme bölgesi yönetici şirketi ile bölgede yer alan AR-GE ve tasarım faaliyetinde bulunan firmalar için Sanayi

ve Teknoloji Bakanlığı il müdürlüklerini, (…) ifade eder.” hükmü,

“İşyeri açılması” başlıklı 6 ncı maddesinde “Yetkili idarelerden usulüne uygun olarak işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan işyeri açılamaz ve çalıştırılamaz. İşyerlerine bu Yönetmelikte belirtilen yetkili idareler dışında diğer kamu kurum ve kuruluşları ile ilgili meslek kuruluşları tarafından özel mevzuatına göre verilen izinler ile tescil ve benzeri işlemler bu Yönetmelik hükümlerine göre ruhsat alma mükellefiyetini ortadan kaldırmaz. İşyeri açma ve çalışma ruhsatı alınmadan açılan işyerleri yetkili idareler tarafından kapatılır.

İşyeri ruhsatları yetkili idarelerin en üst amiri veya görevlendireceği yetkili tarafından bu Yönetmelikte öngörülen sürede imzalanır; ruhsat için ayrıca, meclis veya encümen tarafından bir karar alınmaz. Ruhsat, Örnek 5’te yer alan bilgileri içerecek şekilde düzenlenir.

İşyeri açmak isteyen gerçek veya tüzel kişiler, işyerlerini bu Yönetmeliğe uygun olarak tanzim ettikten sonra Örnek 1 ve 2’de yer alan durumlarına uygun formu doldurarak yetkili idareye başvurur.

…” hükmü,
Geçici 7 nci maddesi “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte ticari amaca yönelik verilen yapı kayıt belgesine sahip yapılarda açılmak istenen iş yerleri, faaliyet konusu itibarıyla ruhsatlandırma için gerekli olan can ve mal güvenliği ile ilgili bu Yönetmeliğin ve ilgili diğer mevzuatın amir hükümlerinde belirtilen şartları taşıması halinde yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın ruhsatlandırılır.” hükmü bulunmaktadır.

Diğer taraftan Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında 1 No.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 97 nci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde “Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan veya mülkiyeti Hazineye, kamu kurum veya kuruluşlarına veya gerçek kişilere veyahut özel hukuk tüzel kişilerine ait olan taşınmazlar üzerinde kamu veya özel sektör tarafından gerçekleştirilecek olan yatırımlara ilişkin olarak ilgililerince hazırlandığı veya hazırlatıldığı halde yetkili idarece üç ay içinde onaylanmayan etüt, harita, her tür ve ölçekteki çevre düzeni, nazım ve uygulama imar planlarını, parselasyon planlarını ve değişikliklerini ilgililerinin valilikten talep etmesi ve valiliğin Bakanlığa teklifte bulunması üzerine bedeli mukabilinde yapmak, yaptırmak ve onaylamak, başvuru tarihinden itibaren iki ay içinde yetkili idarece verilmemesi halinde bedeli mukabilinde resen yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni ile işyeri açma ve çalışma ruhsatını vermek,” hükmü yer almaktadır.

Yukarıda açıklanan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; 1. İmar mevzuatı bakımından imar planlarının yürürlüğe girmesinden itibaren en geç 3 ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarının hazırlanacağı ve belediye meclislerince kabul edileceği, beş yıllık imar programı sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşlarının bu program süresi içinde kamulaştıracağı, imar programlarında umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrimenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen hakların devam edeceği,

2. 3194 sayılı İmar Kanunu ve ilgili diğer mevzuat kapsamındaki herhangi bir yapının

ruhsat ve eklerine aykırı olarak inşa edilemeyeceği ve yapı kullanma izin belgesi olmaksızın kullanılmasının mümkün olmadığı, ancak 3194 sayılı Kanun’a eklenen geçici 16 ncı madde ile yapı kayıt belgesinin ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların bu haliyle kullanımını mümkün hale getirdiği; diğer taraftan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik’e eklenen geçici 7 nci madde uyarınca 09/06/2020 tarihinde ticari amaca yönelik verilen yapı kayıt belgesine sahip yapılarda açılmak istenen iş yerlerinin, faaliyet konusu itibarıyla ruhsatlandırma için gerekli olan can ve mal güvenliği sağlanması halinde imar planında umumi hizmet alanında bulunup kamulaştırma işlemleri yapılmamış olan yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar yapı kullanma izin belgesi

aranmaksızın Yönetmelikte yer alan özel ve genel şartların bulunması halinde ruhsatlandırılabileceği,
3. İmar programlarında, umumi hizmetlere ve kamu hizmetlerine ayrılan yerlerdeki taşınmazlar üzerinde yer alan yapıların kamulaştırılıncaya kadar maliklerince kullanılabileceği, bunun yanında bu alanlar içinde kalan bir parselde, esasen kullanılabilen bir bina varsa bu parsele yeniden inşaat ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyeceği, öte yandan yapı kayıt belgesi alınan yapılarda sadece basit onarımlar yapılabileceği, bu bakımdan her iki durumda da esaslı tadilat gerektirmeyen yapılara kamulaştırma yapılıncaya kadar işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenebileceği,
Değerlendirilmektedir.

Diğer taraftan Bakanlığımızın ve il müdürlüklerinin işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenleme ve buna ilişkin denetim yetkisi ile yetkili idarelerin konu hakkındaki sorumluluklarını içerir benzer bir konuya ilişkin olarak daha önce verilmiş olan Bakanlık (Yerel Yönetimler Genel Müdürlüğü) görüşünün bir örneği ekte gönderilmiştir.

Bilgilerini rica ederim.

Bakan a.

Genel Müdür