onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payının karşılığının artırılması istemine ilişkindir. Davacı, İstanbul’daki taşınmazın imar uygulaması sonucu elde edilen bedele itiraz ederek, bu bedelin artırılmasını talep etmiştir. Davalı idare ise, talebin yerinde olmadığını ve mahkemenin görevli olmadığını savunmuştur. Mahkeme, davanın kabulüne ve aradaki farkın davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar vermiştir.

Yargıtay, mahkeme kararını inceledikten sonra, imar uygulamasının tapuda tescil edildiği tarih esas alınarak bedelin belirlenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Ayrıca, 6745 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca, bedelin Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre güncellenmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu bağlamda, mahkeme kararının bozulmasına ve yeni bir bilirkişi raporu alınarak karar verilmesine karar verilmiştir.

Sonuç olarak, Yargıtay, imar uygulamasına dayanan bedel artırım taleplerinin, ilgili mevzuat çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamış ve mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermiştir. Bu durum, imar hukuku açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur.

5. Hukuk Dairesi         2024/4266 E.  ,  2024/10424 K.

    “İçtihat Metni”

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2022/252 Esas, 2023/111 Karar
    DAVA TARİHİ : 30.06.2011
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasındaki imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın arttırılması, istemine ilişkin asıl dava ile imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payına takdir edilen karşılığın arttırılması için açılan ilk davada saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkin birleştirilen davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Mahkeme kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I. DAVA
    Davacılar vekili asıl dosyanın dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, … ilçesi, Sarıgazi Beldesi eski 641 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması gördüğünü, bedele dönüştürülen payların karşılığının artırılarak davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
    II. CEVAP
    Davalı idare vekili cevap dilekçelerinde özetle; davacının isteminin yerinde olmadığını, davaya konu taşınmazdaki imar uygulamasına bağlı saptanan kıymetin artırılması istendiğinden istenen tutar nedeniyle görevli mahkemenini sulh hukuk mahkemesi olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, esas yönden ise davalının takdir komisyonunu belirlediği bedel ile bağlı olduğunu, bedelin kanuna uygun olarak saptandığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

    III. MAHKEME KARARI
    Mahkemenin 20.11.2012 tarihli ve 2011/420 Esas, 2012/655 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne 27.534.00 TL’ye yükseltilmesi sureti ile aradaki fark olan 24.092.25.TL’nin 06.04.2004 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Birinci Bozma Kararı
    1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekilli temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Dairece yapılan inceleme sonucu; Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
    3. Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı idare vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
    4. Dairece yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda; 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) geçici maddesinde yapılan değişiklik ile “24.2.1984 tarihli ve 2981 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan ve ipotekle teminat altına alınanlar da dâhil olmak üzere her türlü alacak ve bedeller, borçlu idarelerce, ipotek veya uygulama tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunda belirtilen kanuni faiz oranı uygulanmak suretiyle güncellenerek ilgililerine ödenir. Bu hüküm devam eden davalarda da uygulanır” hükmü getirilmiş olup, bu değişiklik uyarınca taşınmazın ipotek veya uygulama tarihindeki niteliği esas alınmak suretiyle bedele dönüştürülen davacılar payının o tarihteki karşılığı tespit edildikten sonra, bu bedele 3095 sayılı Kanun da belirtilen kanuni faiz oranı uygulanmak suretiyle dava tarihine güncellenerek bedel tespiti için bilirkişi kurulundan ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gibi, aynı düzenleme ile “bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekâlet ücretleri bedel tespit davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir. … açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır.” hükmünün getirilmiş olduğu gözetildiğinde, harç ve vekâlet ücretinin maktu olarak hüküm altına alınması gerektiğinden Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin 11.03.2015 tarihli ve 2014/59 Esas, 2015/87 Karar sayılı kararı ile bozma ilâmına uyularak yapılan inceleme sonucunda davanın kabulüne, 3.441,75TL olan şuyulandırma bedelinin 27.534,00 TL’ye yükseltilmesi suretiyle aradaki fark olan 24.092,25TL’nin 06.04.2004 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

    C. İkinci Bozma Kararı
    1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Dairece yapılan inceleme sonucu; kararın harç yönüyle düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
    3. Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı idare vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
    4. Dairece yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda; 20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 tarihli ve 29824 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6745 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun’un eklenen geçici 12 nci maddesinde; “24.02.1984 tarihli ve 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan idarelerin taraf olduğu her türlü alacak ve bedel artırım davalarında taşınmazın değeri; uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosu esas alınmak suretiyle dava tarihi itibariyle güncellenir ve ortaya çıkan gerçek bedel hak sahibine ödenir” hükmü getirildiğinden açıklanan hususta rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin 22.06.2021 tarihli ve 2018/37 Esas, 2021/184 Karar sayılı kararı ile bozma ilâmına uyularak yapılan inceleme sonucunda asıl davanın kısmen kabulü ile 3.441,00TL şuyulandırma bedelinin 27.534,00 TL’ye yükseltilmesine, fark bedel olan 24.092,25 TL’nin 06.04.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleştirilen 2021/63 Esas sayılı dosyasında açılan davanın reddine karar verilmiştir.

    E. Üçüncü Bozma Kararı
    1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Dairemizce yapılan inceleme sonucu; mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gerekleri yerine getirilmemiş bozma ilamından sonra alınan bilirkişi raporuna göre imar uygulamasının tescil tarihi itibarıyla davaya konu taşınmazın metrekare birim bedeli 100TL olarak belirlendiği hâlde, Mahkemece usuli kazanılmış hak gereği ilk kararla tespit edilen bedele hükmedilmiş ise de kamu düzenine ilişkin hususlar aleyhe bozma yasağının istisnası olarak kabul edildiğinden, mahkemenin bozmaya uymasından sonra yeni bir içtihadı birleştirme kararı ya da geçmişe etkili yeni bir Kanun çıkması durumunda, Yargıtay bozma ilamına uyulmakla oluşan usuli kazanılmış hak hukukça değer taşımayacaktır (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı). Benzer şekilde uygulanması gereken bir Kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilirse, usuli kazanılmış hakka göre değil, Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebilecektir (HGK’nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı). Bu itibarla; kanun değişikliği doğrultusunda alınan rapora itibar edilerek belirlenen bedele dava tarihinden yasal faiz işletilip; birleştirilen ek davanında kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş kararın bozulmasına karar verilmiştir.

    F. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmına uyularak yapılan inceleme sonucunda asıl davanın kabulü ile davacıya ait 137.67 m² taşınmazın şuyulandırma bedelinin 42.423,67 TL olduğu hususunun tespiti ile bu davaya konu istem olan 24.092,25TL fark bedelinin (kıymet takdir komisyonunca saptanan 3.441,75TL ye ilaveten) işbu dava tarihi olan 30.06.2011 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleştirilen 2021/63 Esas sayılı dosyasındaki talebe konu istemin 14.889,67TL yönünden kabulü ile 14.889,67 TL’nin birleştirilen dava dosyasındaki dava tarihi olan 18.2.2021 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, birleştirilen davaya konu 3.441,75‬TL yönünden talebin atiye terk edildiği ve davalı vekilinin beyanı gözönüne alınarak bu tutar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare temyiz isteminde bulunmuştur.

    B. Temyiz Sebepleri
    Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; uzlaşma dava şartının yerine getirilmediğini, taraflarınca sunulan emsallerin dikkate alınmadığını, idari yargının görevli olduğunu, askı süresi içerisinde itiraz edilmediğinden zamanaşımı süresinin sona ermiş olduğunu, emsal taşınmazın uygun emsal olmadığını, metrekare birim fiyatının fahiş belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiş, ödenen çekişmesiz bedelin ödeme tarihindeki değeriyle arttırılan bedelden mahsup edilmesi adaletsiz olup ödenen bedelin de dava tarihine güncellenmesi gerektiğini, davanın hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla imar durumlarının yeterince araştırılmadığını ve belirlenen bedelin yüksek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
    Uyuşmazlık, imar uygulaması sırasında bedele dönüştürülen davacı payının karşılığının artırılması istemine ilişkindir.

    2. İlgili Hukuk
    1. 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 439 uncu maddeleri.
    2. 6745 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddesi.
    3. 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 428 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 6745 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddesi uyarınca uygulamanın tapuda tescil edildiği tarih değerlendirme tarihi olarak esas alınıp, emsal karşılaştırması sonucu tespit edilen bedelin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi tablosuna göre dava tarihine güncellenmesi suretiyle değer biçilmesi yerindedir.
    3. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakta olup davalı idare vekilinin aşağıdaki hususların dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
    4. 20.08.2016 tarihinde kabul edilerek 07.09.2016 tarihli ve 29824 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6745 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası ile getirilen hüküm uyarınca harcın nispi olarak hesaplanması hatalıdır.
    Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekir.

    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    1.Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
    2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının
    a) (3) numaralı bendinin tümüyle çıkartılması, yerine “Alınması gerekli 179,90 TL harcın peşin alınan 359,25 TL’den mahsubu ile bakiye 179,35 TL harcın talep halinde davacı tarafa iadesine” cümlesinin yazılması,
    b) (4) numaralı bendinin tümüyle çıkartılması, yerine “Davacı tarafça yapılan peşin harç 179,90 TL ve keşif harçları toplamı 611,10 TL ile 5911,20 TL masraf olmak üzere toplam 6702,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılması,
    c) (7) numaralı bendinin tümüyle çıkartılması, yerine “Alınması gerekli 179,90 TL harcın peşin alınan 59,30TL’den mahsubu ile bakiye 120.60 TL harcın davalı idareden alınarak Hazineye gelir kaydına ” cümlesinin yazılması,
    d) (8) numaralı bendinin tümüyle çıkartılmasına, yerine “Davacı tarafça yapılan 59,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı taraf üzerinde bırakılması” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,23.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.