| Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi E: 2022/357 K: 2022/2027 |
|
ÖZET : Uyuşmazlıkta davacı tarafından dava konusu imar uygulaması sonucunda 12 metre genişliğindeki Caddenin 25 metreye çıkarılması ile parselde bulunan konutunun girişinin kapatıldığı ve bu şekilde mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla Belediye Encümeni kararıyla onaylanan imar uygulamasının iptali talebiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacının, dava konusu işlemin hukuka aykırılık sebeplerini, konutunun mahreç aldığı imar yolunun 25 metreye çıkarılması sonucu mülkiyet hakkının kısıtlandığı, söz konusu 25 metrelik yola ihtiyaç bulunmadığı, imar uygulaması sonucu oluşan yeni parsel sınırının halihazırdaki konutunun giriş merdivenine kadar geldiği iddialarına dayandırdığı görülmekte olup, bu durumun imar uygulamasından değil imar planından kaynaklandığı açıktır. Bu durumda, dava konusu imar uygulamasının dayanağı imar planının dava konusu edilmediği göz önünde bulundurulduğunda, imar planındaki yol sınırı dikkate alınarak hazırlanan düzenleme sınırı doğrultusunda oluşturulan taşınmaz yönünden dava konusu imar uygulamasında hukuka aykırılık bulunmadığından, aksi yöndeki mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekir. İSTEMİN ÖZETİ : Ankara 10. İdare Mahkemesi’nce verilen 30/12/2021 günlü, E:2021/680, K:2021/2484 Sayılı kararın; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden karar verilmesi istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : İstinaf yoluna başvurulan kararda kaldırma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan karara karşı yapılan başvurunun reddi gerektiği savunulmaktadır. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü: KARAR : Dava, Ankara ili, … ilçesi, F. mahallesi,1242 ada, 7 parsel sayılı taşınmazın sahibi olan davacı tarafından, … Merkez … Revizyon İmar Planının 8. Genel Etaba ( F. Mahallesi 2.Kısım, … Mahallesi Sanayi Alanı, … Mahallesi 2.Kısmı ve Sünlü Mahallesi ) ait 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planına göre hazırlanan ve muhtelif parselleri kapsayan 92070 etap numaralı parselasyon planı yapılmasına ilişkin Çubuk Belediye Encümeninin 11.03.2020 tarihli ve 28 Sayılı kararının iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, dosyada mevcut bilgi ve belgelerle, bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu uyuşmazlığın Ankara İli … Merkez … Mahalle Revizyon İmar Planının 8.Etabına ( F. Mahallesi 2.Kısım, … Mahallesi Sanayi Alanı, … Mahallesi 2.Kısmı ve … Mahallesi ) ait 1/1000 Ölçekli Revizyon İmar Planına göre hazırlanan muhtelif parselleri kapsayan 92070 Etap Numaralı Parselasyon planının geneline bakıldığında, bilirkişi raporunda da açıkça tespit edildiği üzere uygulama imar planına ve parselasyon planı yapım tekniklerine uygun olduğu, düzenleme sahası sınırının dayanağı plana ve parselasyon tekniklerine uygun olarak belirlendiği, düzenleme sonrasında davacıya dağıtım cetvelinde ayrıntısı belirlenen parselin/parsellerin tahsis edilmesinde parselasyon tekniklerine aykırılık bulunmadığı, bu kapsamda düzenleme öncesi davacının sahip olduğu parsel/parseller ile düzenleme sonrasında tahsis edilen parsel/parseller arasında değer düşüklüğü olmadığı parsellerin oluşturulmasında dağıtım tekniklerine uyduğu, dolayısıyla dava konusu imar işlemlerinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına, planlama-uygulama esaslarına ve dolaylı yoldan üst ölçekli planlara ve hukuka aykırılık bulunmadığı, 92070 etap numaralı parselasyon planının davacıya ait parsel yönünden inceleme ve değerlendirilmesi neticesinde; davacının ( Yeni 191299 ada 7 parsel; Eski 1242 ada 7 parsel ), 208 m” Toplam İnşaat Alanı olan 2 katlı dubleks yapısı için 02.07.2013 tarihinde Yapı Ruhsatı; 27.10.2014 tarihinde de Yapı Kullanma İzin Belgesini aldığı, eski imar planlarında yapılaşma koşullarının ( Ayrık Nizam, 3 kat; TAKS:0,30, KAKS:0,90; yollardan 5 metre; komşulardan 3 metre ) olarak belirlenmiş imar parseline göre nizami olarak yapmış olduğu 2 katlı dubleks yapısı, yeni imar planının yapılaşma koşulları her ne kadar değiştirilmemiş dahi olsa da parsel sınırlarının 92070 numaralı parselasyon planında değiştirilmesinden dolayı ruhsatsız ( kaçak ) bir bina benzerine sokulduğu, davacının yeni parselasyon planında tescil edilen 191299 ada 7 numaralı parsel koordinatlarına göre düzenleme yapması durumunda ; bina çekme mesafeleri ile ilgili sorunların devam edeceği ( yollardan 5 metre yerine yaklaşık 2 metre; komşulardan 3 metre yerine yaklaşık 1.5 metre ) olacağı, dava konusu işlemle davacıya ait taşınmazın bahçe duvarı, otopark kapısı, bahçe peyzajı, dikili ağaçları yola ihdas edilerek bu konularda davacının maddi olarak mağdur olmasına sebebiyet verildiği sonucuna varıldığından dava konusu işlemin davacıya ait parsel kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle 92070 etap numaralı parselasyon planının davacının maliki olduğu parsele ilişkin kısmı yönünden iptaline, parselasyon planının geneline ilişkin kısım yönünden ise davanın reddine; bu kararın iptale ilişkin kısmına karşı davalı idare tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun 18. maddesinde; “İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır. Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez.” hükmüne yer verilmiştir. Uyuşmazlıkta davacı tarafından, dava konusu imar uygulaması sonucunda 12 metre genişliğinde bulunan … Caddesi’nin 25 metreye çıkarılması ile parselde bulunan konutunun girişinin kapatıldığı ve bu şekilde mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla … Belediye Encümeninin 11.03.2020 tarihli ve 28 Sayılı kararıyla onaylanan imar uygulamasının iptali talebiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacının, dava konusu işlemin hukuka aykırılık sebeplerini, konutunun mahreç aldığı imar yolunun 25 metreye çıkarılması sonucu mülkiyet hakkının kısıtlandığı, söz konusu 25 metrelik yola ihtiyaç bulunmadığı, imar uygulaması sonucu oluşan yeni parsel sınırının halihazırdaki konutunun giriş merdivenine kadar geldiği iddialarına dayandırdığı görülmekte olup, bu durumun imar uygulamasından değil imar planından kaynaklandığı açıktır. Bu durumda, dava konusu imar uygulamasının dayanağı imar planının dava konusu edilmediği göz önünde bulundurulduğunda, imar planındaki yol sınırı dikkate alınarak hazırlanan düzenleme sınırı doğrultusunda oluşturulan 191299 ada, 7 parsel ( Eski 1242 ada 7 parsel ) sayılı taşınmaz yönünden dava konusu imar uygulamasında hukuka aykırılık bulunmadığından, aksi yöndeki mahkeme kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, 1- ) Davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüyle dava konusu işlemin kısmen iptali, kısmen de davanın reddi yolunda Ankara 10. İdare Mahkemesi’nce verilen 30/12/2021 günlü, E:2021/680, K:2021/2484 Sayılı kararın iptale ilişkin kısmının KALDIRILMASINA, 2577 Sayılı Kanun’un 45/4 maddesi uyarınca esastan incelenen davanın REDDİNE; 2- ) Dava ret ile sonuçlandığından, mahkeme kararının yargılama giderine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, aşağıda dökümü yapılan mahkeme safhasına ait toplam 3.994,10 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına; istinaf aşamasına ait 302,70 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 3- ) Mahkeme aşamasında davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiğinden, bu aşamada yeniden hükmedilmesine gerek bulunmadığına, 4- ) Posta gideri avansından artan miktarın taraflara iadesine, 2577 Sayılı Kanun’un 45. maddesinin 6. fıkrası kapsamında bulunmayan karara karşı tebliğini izleyen günden itibaren 30 gün içerisinde Danıştay’a temyiz yolu açık olmak üzere, 07.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
|
| ÖZET: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesi, davacının imar uygulaması sonucu mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasıyla açtığı davayı değerlendirmiştir. Davacı, 12 metre genişliğindeki Caddenin 25 metreye çıkarılması nedeniyle konutunun girişinin kapandığını ve mülkiyet hakkının kısıtlandığını öne sürmüştür. Ancak, imar planının dava konusu edilmediği ve yeni parsel sınırlarının hukuka uygun olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, davalı idarenin istinaf başvurusu kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiştir. |