|
ÖZET: Başvuru, IMEI numarası klonlanmış cep telefonunun yeniden kullanıma açılması ve 5809 sayılı yasada değişiklik yapılması talebini içermektedir. Şikâyetçi, klonlama nedeniyle telefonunun kullanım dışı kaldığını, bu durumu düzeltmek için uzun bir süreç yaşadığını belirtmiştir. BTK’nın web sitesinde, klonlanan cihazların gerçek sahibinin faturasını ibraz etmesi durumunda yeniden kullanılabileceği bilgisi yer almaktadır. Ancak, mevcut düzenlemeler gereği, bu tür işlemlerin gerçekleştirilmesi mümkün olmamaktadır.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Mobil Cihaz Kayıt Sistemi (MCKS) aracılığıyla kayıp, çalıntı veya klonlanmış cihazların kullanımını engellemeyi amaçlamaktadır. MCKS, cep telefonlarının çalınmasını önlemek ve sektördeki vergi kaybını azaltmak için kurulmuştur. Şikâyetçinin talep ettiği işlemlerin hukuka uygun olmadığı, mevcut mevzuat çerçevesinde gerekli düzenlemelerin yapıldığı belirtilmiştir. Ayrıca, IMEI klonlama fiiline ilişkin cezai yaptırımların da mevcut olduğu ifade edilmiştir. Sonuç olarak, şikâyetçinin talepleri, mevcut yasal düzenlemelerle çeliştiğinden reddedilmiştir. İlgili kurumların, başvuranın durumunu dikkate alarak, yasal çerçevede gerekli bilgilendirmeleri yapması önerilmektedir. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/88126-S.20.96203
BAŞVURU NO : 2020/42776
KARAR TARİHİ : 24/11/2020
RET KARARI
BİLGİ TEKNOLOJİLERİ VE İLETİŞİM KURUMU
BAŞVURUYA KONU İDARE :
BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Şikâyetçinin, 5809 sayılı yasada değişiklik yapılması için ilgili kurumların girişimde bulunması ve IMEI numarası klonlanmış olan cep telefonunun yeniden kısıtlama olmaksızın kullanıma açılması hususunda gerekli işlemlerin yapılması talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 14/05/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Şikâyetçi özetle, kullanmakta olduğu yeni bir cep telefonunun bir şekilde IMEI klonlanması yapıldığında kullanım dışı kaldığını, cihazı açtırabilmek için BTK ve telefon servisi ile uzun süreli bir işlem gerçekleştiğini, ancak bu defa da cep telefonunun yalnızca tek bir numara ile kullanılabildiğini, üstelik bu numarada operatör değişikliği yapıldığında telefonun kullanım dışı kaldığını ve yeniden klon bildiriminde bulunulması gerektiğini, BTK’nın web sitesine girdiğinde bunun 5809 sayılı yasaya istinaden böyle olduğunun yazdığını, ancak BTK’nın talep etmesi halinde bu yasanın değiştirilebileceğini, klonlanan cep telefonunun gerçek sahibinin faturasını ibraz ettiği takdirde aynı cihaz bilgileriyle yeniden kullanıma açılabileceğini, bunun teknolojik olarak mümkün olduğunu, bu şekilde cep telefonunun kısıtlanmasının hukuka uygun olmadığını, ayrıca cep telefonu IMEI numarası klonlamanın ülkemizde tanımlanmış bir cezasının bulunmadığını, bunun da birçok kişiyi bu yola sevk ettiği, IMEI klonlayanların hakkında caydırıcı cezalar getirilmesinin elzem olduğunu, yüksek meblağlar ödeyerek aldığı cep telefonlarını bu şekilde hiçbir dahli bulunmadan elinden kaybetmenin büyük bir maddi zarar oluşturduğunu, vatandaşların bir çoğunun bu sebepten mağdur olduğunu iddia ederek 5809 sayılı yasada değişiklik yapılması için ilgili kurumların girişimde bulunmasını ve IMEI numarası klonlanmış olan cep telefonunun yeniden kısıtlama olmaksızın kullanıma açılması hususunda gerekli işlemlerin yapılmasını talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun 12/6/2020 tarih ve E. 20.36239 sayılı bilgi-belge isteme yazısına istinaden Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığından alınan 9/11/2020 tarih sayılı cevabi yazı ekinde gönderilen yazıda özetle; 2.1. Kayıp, kaçak veya çalıntı cihazlarla elektronik kimlik bilgileri değiştirilmiş cihazlara elektronik haberleşme hizmeti verilmesini önlemek üzere Kurum bünyesinde kurulmuş olan
Mobil Cihaz Kayıt Sisteminin (MCKS) 2006 yılı başından itibaren faaliyet gösterdiği, MCKS’nin amacının, cep telefonlarının hem çalınmasını en aza indirmek, hem de bu sektörü kayıt altına alarak devletimizin vergi kaybını önlemek olduğu, MCKS ile yasal olmayan yollarla ülkeye sokulan mobil cihazlar tespit edilerek kullanılmasının engellendiği ve gerek sektöre gerekse de ülke ekonomisine önemli katkı sağlandığı, 2.2. Birden fazla cihazda kullanıldığı tespit edilen IMEI’lerin klon olarak adlandırıldığı, klon
IMEI numarasına sahip cihazların, mobil şebekelerde aynı IMEI numarası ile görünen, şebeke tarafından tek bir cihaz olarak algılanan ancak birden fazla kopyası olan cihazlar olduğu, klon
IMEI numarasına sahip cihazların varlığının, kaçak cihazlar gibi ülkemiz açısından önemli bir ekonomik kayıp anlamına geldiği, MCKS kapsamında klon tespitinin yanısıra klon cihazlara ait ilk kullanıcı tespitleri de yapıldığı, ilk kullanıcılara ve klon olan cihazlara da gerekli bildirimlerin işletmeciler üzerinden (sms vb. yöntemler ile) ilgili cep telefon numarasına yapılarak cihazın sadece gerçek cihaz sahibinin adına kayıtlı abone numaraları ile kullanılmasının sağlandığı, 2.3. 5809 sayılı Kanun kapsamında getirilen hükümler doğrultusunda; kayıp, kaçak, çalıntı cihazlarla, elektronik kimlik bilgileri değiştirilmiş cihazlara elektronik haberleşme hizmeti verilmesinin engellenmesi için gerekli düzenlemeler yapıldığı, 5809 sayılı Kanun ile abone kimlik ve iletişim bilgilerini taşıyan özel bilgiler ile cihazların elektronik kimlik bilgilerini taşıyan her türlü yazılım, kart, araç veya gereçlerin yetkisiz ve izinsiz olarak kopyalanması, muhafaza edilmesi, dağıtılması, kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla kullanılmasının yasaklandığı, 2.4. Elektronik kimlik bilgisini haiz bir cihazın (IMEI) ülkemizde kullanılabilmesi için
MCKS’ye kaydedilmesi gerektiği, söz konusu işlemin BTK tarafından yürütüldüğü, MCKS ile, çalıntı ve gasp edilen mobil cihazların ekonomik olarak değersiz hale geldiği ve ülkemizde faaliyet gösteren mobil şebekelerin tümünde erişiminin engellendiği, bu çerçevede, elektronik kimlik bilgisi değiştirilmiş cihazlara elektronik haberleşme hizmetinin verilmesinin engellenmesi hususunun MCKS’nin temel işlevlerinden birisi olmakla birlikte elektronik kimlik bilgisi kopyalanmış olan gerçek cihazın kullanıcısının mağduriyete uğramaması amacıyla gerekli tedbirlerin ikincil düzenlemelerde hüküm altına alındığı, 2.5. 19/07/2019 tarihli ve 30836 sayılı Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7186 sayılı “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında
Kanun”un 24 üncü maddesi ile 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununa “Elektronik kimlik bilgisi değiştirilen ve borcu bulunan cihazlar” başlıklı Geçici 6. Madde eklenerek; “GEÇİCİ MADDE 6 – (1) Kurumun MCKS’sinde kayıtlı olmakla birlikte bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce elektronik kimlik bilgisi değiştirilmiş olan cihazlar ile Kurumun uluslararası dolaşım hizmetleri çerçevesinde yaptığı düzenlemelere uymayan cihazlara elektronik haberleşme hizmeti verilmesi dört ay içinde engellenir. Bu cihazların kullanıcılarının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Kurum düzenlemeleri çerçevesinde başvuru yaparak iki yüz elli Türk lirası tutarındaki kayıt ücretini genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı muhasebe birimi hesabına yatırmaları hâlinde, cihazların elektronik kimlik bilgisi ilgili abonenin numaraları ile eşleştirilerek kullanılabilir.” şeklinde düzenleme yapıldığı, müteakiben 20/09/2019 tarihli ve 2019/DK-BTD/183 sayılı Kurul Kararı kapsamında Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce elektronik kimlik bilgisi değiştirildiği tespit edilen cihazların kullanıcıları tarafından talep edilmesi halinde Hazine ve Maliye Bakanlığın hesabına kayıt ücreti yatırmaları koşuluyla Kanun ile belirlenmiş olan 19/07/2020 tarihine kadar tekrar kayıtlı hale getirilebilme olanağı tanındığı, bu kapsamda, mevzuat hükümleri çerçevesinde, şikayetçinin IMEI numarası klonlanmış olan cep telefonunun yeniden kısıtlama olmaksızın kullanıma açılması hususunda gerekli kolaylaştırıcı işlemlerin yapılması talebi ile ilgili olarak yapılacak bir işlem bulunmadığı, 2.6. “Şikayetçinin, IMEI eşitleme işlemini kullanıcının telefonunu satmak istediğinde yahut kendisine ait başka bir hatla kullanmak istediğinde yapamadığı; bu işlemin daha farklı teknolojiler kullanılarak kullanıcı lehine olacak bir yöntemle yapılabileceği iddiasına” ilişkin olarak, Yönetmeliğin 18 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında, ilgili abonenin kendisine ait başka bir hatla cihazı kullanabilmesinin önünde bir engel bulunmadığı, 2.7. “Şikayetçinin, IMEI eşitleme işleminin cep telefonunu ithal eden firma faaliyetini sonlandırdığında yapılamadığı, firma faaliyette olsa bile bu işlemi yapmak için 2 ay kadar bir zaman gerektiği iddiası ile hiç değilse BTK’nın bu konuda bir IMEI eşleştirme portalı açıp (edevlet üzerindeki hizmetlerine eklemek üzere), ithalatçı firma ile yazışma yapılmaksızın kullanıcı ile BTK arasında direkt iletişim kurularak bu işlemin yapılmasının sağlanması önerisi” hususuna ilişkin olarak; MCKS’nin temel işlevlerinden birisinin elektronik kimlik bilgisinin değiştirilmesi fiilinin engellenmesine yönelik tedbirler geliştirmek olduğu, Yönetmeliğin “Elektronik kimlik bilgisi başka cihazlara kopyalanmış gerçek cihazın tespiti” başlıklı 18 inci maddesi ile, elektronik kimlik bilgisi kopyalanmış olan gerçek cihazın kullanıcısının mağduriyete uğramaması amacıyla düzenleme yapıldığı, bununla birlikte tüketicilerin satın alacakları cihazların IMEI’sini kontrol etmek, satıcı hakkında araştırma yapmak, cihaz satın alırken güvenilir kanalları tercih etmek gibi hususlarda sorumluluğu olduğu, Kurumun e-Devlet hizmetlerinden olan “IMEI sorgulama” aracılığıyla cihaza ilişkin ilave bilgilerin edinilebileceğinin göz önünde bulundurulması gerektiği, Yönetmeliğin 18 inci maddesi kapsamında gerçek cihazın kullanıcısının izleyeceği süreci kolaylaştırmak amacıyla işlemlerin güvenli ve güvenilir bir şekilde gerçekleştirilebileceği bir yöntem ile e-Devlet hizmeti olarak sunulması hususunun uygulanabilirliğinin Bilişim Sistemleri Dairesi Başkanlığınca değerlendirilmesinin uygun olacağının değerlendirildiği, 2.8. Yasal ve yasal olmayan cihazların ayrımının yapılabilmesi için cihazların kaydının yapılmasının gerekli olduğu, MCKS’nin bu amaçla geliştirildiği, 5809 sayılı Kanunun 57 nci maddesi uyarınca IMEI bilgisinin değiştirildiği tespit edilen cihazların haberleşmeye kapatıldığı, IMEI bilgisi başka cihazlara kopyalanmış olan cihazların gerçek cihaz olarak belirlenen cihazın sahibinin adına kayıtlı abone numarası ile eşleştirilmek suretiyle kullanıma açıldığı, elektronik kimlik bilgisi başka cihazlara kopyalanmış gerçek cihazın tespiti akabinde yalnızca gerçek sahibinin abone numarası ile kullanılabilmesine yönelik uygulamanın, cihazın gerçek sahibinin menfaatinin korunması ve cihazın klonlarının eş zamanlı olarak kullanımının engellenmesi nedenleriyle gerek kamu menfaati gerekse kişi menfaatinin korunması bakımından önemli olduğu, bu nedenle de 5809 sayılı Kanun ve yukarıda belirtilen ilgili mevzuat hükümleri ile de korunma altına alındığı,
2.9. ŞİKAYETÇİNİN ŞİKAYET KONUSU BAŞVURUSUNA İLİŞKİN OLARAK, IMEI
BİLGİSİ BAŞKA CİHAZLARA KOPYALANMIŞ OLAN CİHAZLARIN SADECE
TEK HATLA EŞLEŞTİRİLMEK SURETİYLE KULLANIMA AÇILMASI
UYGULAMASININ 5809 SAYILI KANUNLA VE İKİNCİ DÜZENLEMELER İLE
DÜZENLENDİĞİ, NİHAİ AMACININ KİŞİ MENFAATİNİN VE KAMU
MENFAATİNİN KORUNMASINA İLİŞKİN BİR UYGULAMA OLDUĞUNDAN
YAPILACAK BAŞKACA BİR İŞLEMİN BULUNMADIĞI AÇIKLAMALARINA YER
VERİLMİŞTİR.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan
Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” , 5. 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun “Elektronik kimlik bilgisini haiz cihazlar” başlıklı 55 inci maddesinde, “(1)Kurum tarafından izin verilmedikçe, abone kimlik ve iletişim bilgilerini taşıyan özel bilgiler veya cihazın teşhisine yarayan elektronik kimlik bilgileri yeniden oluşturulamaz, değiştirilemez, kopyalanarak çoğaltılamaz veya herhangi bir amaçla dağıtılamaz.
(2) Elektronik kimlik bilgisi değiştirilmiş cihaz, kart, araç veya gereçlerle, değişiklik yapılması amacına yönelik yazılım, her türlü araç veya gereçlerin ithalâtı, üretimi, dağıtımı veya tanıtımı yapılamaz, bulundurulamaz, aracılık edilemez.
(5) Kurum; elektronik kimlik bilgisinin başka cihazlara kopyalandığı tespit edilmiş cihaza ait
IMEI numarası ile bu maddenin dördüncü fıkrası çerçevesinde tespit edilen abone numarasını eşleştirir ve eşleştirilmiş beyaz listeye alır.
(6) Eşleştirilmiş abone numarası ilgili abonenin talebi doğrultusunda değiştirilebilir.”, 9. 19/07/2019 tarihli ve 30836 sayılı Mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7186 sayılı “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması
Hakkında Kanun”un 24 üncü maddesi ile 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununa
“Elektronik kimlik bilgisi değiştirilen ve borcu bulunan cihazlar” başlıklı Geçici 6 ıncı maddesinde, “(1) Kurumun MCKS’sinde kayıtlı olmakla birlikte bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce elektronik kimlik bilgisi değiştirilmiş olan cihazlar ile Kurumun uluslararası dolaşım hizmetleri çerçevesinde yaptığı düzenlemelere uymayan cihazlara elektronik haberleşme hizmeti verilmesi dört ay içinde engellenir. Bu cihazların kullanıcılarının, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde Kurum düzenlemeleri çerçevesinde başvuru yaparak iki yüz elli Türk lirası tutarındaki kayıt ücretini genel bütçeye gelir kaydedilmek üzere Hazine ve Maliye Bakanlığı muhasebe birimi hesabına yatırmaları hâlinde, cihazların elektronik kimlik bilgisi ilgili abonenin numaraları ile eşleştirilerek kullanılabilir.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. HÜSEYİN YÜRÜK’ÜN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 11. Uyuşmazlık özetle, şikayetçinin kullanmakta olduğu yeni bir cep telefonunun bir şekilde
IMEI klonlanması yapıldığında kullanım dışı kaldığından bahisle cihazın kullanıma açılması sürecinde yaşadığı mağduriyet hakkındadır.
12. Şikayetçi IMEI klonlama durumunda BTK nezdinde uzun bir süreç gerektiğini, bu süreç sonunda telefonun sadece bildirilen tek bir numara ile kullanılabildiğini, yeniden klon bildiriminde bulunulması sürecinin uğraştırıcı olduğunu, teknolojik olarak klonlanan cep telefonunun gerçek sahibinin faturasını ibraz ettiği takdirde aynı cihaz bilgileriyle yeniden kullanıma açılabilmesinin mümkün olduğunu iddia etmektedir.
13. Kurumumuz tarafından öncelikle şikâyetçinin 16/3/2020 tarihli başvurusu hakkında 3/4//2020 tarihinde Gönderme Kararı verilmiş olup BTK tarafından verilen cevapta, IMEI numarası klonlama fiiline ilişkin mevzuatta öngörülen yaptırımlara yer verilerek abonenin talebi üzerine cihazda kullanılabilecek mobil hat numarasının her zaman değiştirilebileceği belirtilmiştir. Bunun üzerine şikâyetçi tarafından 14/5/2020 tarihinde tekrar Kurumumuza başvuruda bulunulduğu anlaşılmıştır.
14. Şikâyet konusuyla ilgili yapılan inceleme ve araştırma neticesinde, bilgi-belge isteme yazısına istinaden BTK tarafından benzer açıklamalara yer verilerek gerçekleştirilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, mevzuatta belirtilen usuller çerçevesinde işlem gerçekleştirildiği açıklamalarına yer verilmiştir.
15. BTK tarafından verilen cevap tetkik edildiğinde, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme
Kanunu uyarınca kayıp, kaçak veya çalıntı cihazlarla elektronik kimlik bilgileri değiştirilmiş cihazlara elektronik haberleşme hizmeti verilmesini önlemek amacıyla merkezi mobil cihaz kimlik tanımı veri tabanı sisteminin oluşturulduğu, BTK bünyesinde kurulan Mobil Cihaz
Kayıt Sisteminin (MCKS), cep telefonlarının çalınmasının en aza indirilmesi ve sektörün kayıt altına alınması yoluyla vergi kaybının önüne geçilmesi amaçlarını taşıdığı görülmektedir.
Başvuru bağlamında incelenen klonlama işlemi ile aynı IMEI numarasının birden fazla cihazda kullanılması mümkün olmaktadır. Klon IMEI numarasına sahip cihazlar güvenlik boyutunun yanında ekonomik açıdan da kayba yol açtığından BTK nezdinde oluşturulan MCKS ile klonlanmış cihaz tespiti ile ilk kullanıcı tespiti yapılarak cihazın sadece gerçek cihaz sahibi adına kayıtlı abone numaraları ile kullanılması sağlanmaktadır.
16. Ayrıca, elektronik kimlik bilgisi kopyalanmış olan gerçek cihazın kullanıcılarının mağduriyete uğramaması amacıyla ikincil düzenlemelerde gerekli tedbirlerin öngörüldüğü, Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten önce elektronik kimlik bilgisi değiştirildiği tespit edilen cihazların kullanıcıları tarafından talep edilmesi halinde Hazine ve Maliye
Bakanlığın hesabına kayıt ücreti yatırmaları koşuluyla Kanun ile belirlenmiş olan 19/07/2020 tarihine kadar tekrar kayıtlı hale getirilebilme olanağı tanındığı, MCKS sistemine kayıt yapılması akabinde ilgili abonenin kendisine ait başka bir hatla cihazı kullanabilmesinin önünde bir engel bulunmadığı, cihaz kullanıcıları tarafından e-Devlet üzerinden “IMEI sorgulama” aracılığıyla cihaza ilişkin ilave bilgilerin edinilebildiği, söz konusu işlemler nedeniyle bir mağduriyet tespit edilemediği görülmüştür.
17. Şikayetçinin, “cep telefonu IMEI numarası klonlamanın ülkemizde tanımlanmış bir cezasının bulunmadığı, bunun da birçok kişiyi bu yola sevk ettiği, IMEI klonlayanların hakkında caydırıcı cezalar getirilmesinin elzem olduğu” iddiası yönüyle yapılan inceleme neticesinde, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanununun “Elektronik kimlik bilgisini haiz cihazlar” başlıklı 55 inci maddesinde, “(3) Elektronik kimlik bilgisi değiştirilmiş cihaz, kart, araç veya gereçlerle, değişiklik yapılması amacıyla kullanılabilen yazılım, her türlü araç veya gereçlere 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun
127 nci maddesi hükümlerine göre el konulur.” hükmü ile söz konusu fiile konu cihazlara,
“Cezai hükümler” başlıklı 63 üncü maddesinde, “(9) Bu Kanunun 55 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına aykırı hareket edenler hakkında bin günden on beş bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.” hükmü ile de fiili işleyenlere ilişkin düzenlemelere yer verilerek söz konusu fiilin yaptırımsız bırakılmadığı anlaşılmıştır.
18. Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, konuyla ile ilgili tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; IMEI
BİLGİSİ BAŞKA CİHAZLARA KOPYALANMIŞ OLAN CİHAZLARIN SADECE TEK
HATLA EŞLEŞTİRİLMEK SURETİYLE KULLANIMA AÇILMASI
UYGULAMASININ 5809 SAYILI KANUNLA VE İKİNCİ DÜZENLEMELER İLE
HÜKÜM ALTINA ALINMASI VE SÖZ KONUSU UYGULAMANIN ORTAYA
ÇIKARDIĞI BİR MAĞDURİYET TESPİTİ YAPILAMAMASI NEDENİYLE idarenin işlemlerinin hukuka ve hakkaniyete aykırılık içermediğinden başvurunun reddi gerekmektedir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle ‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdareye bundan böyle bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
20. 6328 sayılı Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21 inci maddesinde, Kamu Denetçiliği Kurumunun inceleme ve araştırmasını, başvuru tarihinden itibaren altı ay içinde sonuçlandıramaması hâlinde durmuş olan dava açma süresinin kaldığı yerden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda incelemenin altı ayda bitirilememe gerekçesi, dava açma süresinin kaldığı yerden yeniden işlemeye başlayacağı hususu ve yargı yolu başvurana 12/11/2020 tarihli ve 95421 sayılı yazı ile bildirilmiştir.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre, Şikayetçinin, 5809 sayılı yasada değişiklik yapılması için ilgili kurumların girişimde bulunması ve IMEI numarası klonlanmış olan cep telefonunun yeniden kısıtlama olmaksızın kullanıma açılması hususunda gerekli işlemlerin yapılması talebinin REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA ve BİLGİ TEKNOLOJİLERİ ve İLETİŞİM KURUMU
BAŞKANLIĞINA tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi