|
ÖZET: Başvuran, Adalet Bakanlığı bünyesinde infaz koruma memuru olarak görev yaparken, 2016 yılında ihraç edilmiştir. 2021 yılında görevine iade edilen başvuran, 2023’te Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne atanma talebinde bulunmuş, ancak bu talep idare tarafından reddedilmiştir. Başvuran, 2024 yılında T2 nolu ceza infaz kurumuna atanmış, ancak burada da personel ihtiyacı olduğu gerekçesiyle atamasının hukuka aykırı olduğunu savunarak, eski görev yeri olan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna geri dönmeyi talep etmiştir.
Adalet Bakanlığı, başvuranın atamasının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda yapıldığını belirtmiştir. İlgili kurum, personel değişikliklerinin adli ve idari soruşturmalar nedeniyle gerekli olduğunu, bu nedenle başvuranın T2 nolu ceza infaz kurumuna atanmasının uygun olduğunu ifade etmiştir. Ayrıca, eşlerin aynı kurumda çalışmasının, olumsuz durumlar yaratabileceği gerekçesiyle, başvuranın atamasının yapıldığı belirtilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddedilmesini uygun bulmuş ve yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu değerlendirmiştir. Başvuran, bu kararın tebliğinden itibaren yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/7882-S.24.12387
BAŞVURU NO : 2024/4649
KARAR TARİHİ : 31.07.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURAN VEKİLİ / TEMSİLCİSİ : ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : ADALET BAKANLIĞI
İnfaz koruma memuru olarak görev yapan başvuranın eski
BAŞVURUNUN KONUSU :
görev yerine atanma talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 05.04.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Başvuran vekili, müvekkilinin 14.04.2011 tarihinde Adalet Bakanlığı bünyesinde Kadın Kapalı
Ceza İnfaz Kurumunda İnfaz ve Koruma memuru olarak göreve başladığını, 29.10.2016 tarih ve 29872 sayı ile Resmi Gazetede yayımlanan 675 sayılı KHK nedeni ile 29.10.2016 tarihinde ihraç edildiğini,
16.11.2021 tarihli OHAL Komisyonu kararı ile de görevine iade edildiğini, 18.12.2023 tarihinde Denetimli
Serbestlik Müdürlüğüne atanma talebinde bulunduğunu, 5 yıl boyunca tayin ve görevde yükselme haklarını kullanmadığını, bu tayin talebinin de personel ihtiyacı olduğu gerekçesiyle reddedildiğini, ancak bu ret kararından 5 gün sonra 04.01.2024 tarihinde görevli savcılık tarafından yerinin değiştirilmesi talebinde bulunulduğunu, başta müvekkiline şifahen eşi ile birlikte aynı yerde çalıştığı için T2 infaz kurumuna gönderileceğinin belirtildiğini ancak daha sonrasında burada görev yapan 8 kişinin farklı infaz kurumlarına görevlendirilmesi nedeni ile personel ihtiyacına binaen başvuranın T2 infaz kurumuna 24.01.2024 tarihinde atamasının yapıldığını, ancak T2 nolu cezaevinden 3 personelin müvekkilinin çalışmakta olduğu yere gönderildiğini, dolayısıyla burada da personel ihtiyacının olduğunu, bu durumun idarenin takdir yetkisini kamu yararı gözetmeksizin kullandığının bir göstergesi olduğunu belirterek başvuran hakkında tesis edilen naklen atama işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olması nedeni ile geri alınmasını ve Kadın cezaevindeki görevine devam etmesini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi/belge isteme yazısına istinaden, Adalet Bakanlığının 05/06/2024 tarih ve E– [ – – / sayılı yazısında; Başvuranın, Kadın Kapalı
Ceza İnfaz Kurumunda görevli infaz ve koruma memuru ( ile infaz ve koruma memuru ( eş olmaları, aynı kurumda görev yapmaları, 2 No.lu T Tipi
Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görevli 7 infaz ve koruma memuru ile 1 infaz ve koruma başmemurunun hizmet nedeniyle komisyon içi farklı ceza infaz kurumlarına görevlendirilmeleri nedeniyle infaz ve koruma memuru ( 2 Nol.u T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna naklen atanmasının talep edildiği, Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının
24.01.2024 tarihli ve / sayılı kararı ile 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna
atanmasına karar verildiği ve söz konusu kararın Genel Müdürlüğün 26.01.2024 tarihli ve E– / sayılı yazısıyla atama işleminin uygun görüldüğü, 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza
İnfaz Kurumunda görev yapmakta iken haklarında yürütülen adlî ve idarî soruşturmalar nedeniyle 7 infaz ve koruma memuru ve 1 infaz ve koruma başmemuruna yönelik tanık olarak ifade veren hükümlü ve tutukluların 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaları, ayrıca yargılama dosyası içerisinde müşteki sıfatı ile bulunan hükümlünün 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunması nedeniyle adı geçenlerin 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görev yapmalarının uygun olmayacağı, ayrıca yine yargılama dosyası içerisinde müşteki sıfatı ile bulunan hükümlülerin 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda barındırılmaları nedeniyle ataması gerçekleşen 8 personelin 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görevlendirilmelerinin uygun olmayacağı, idarî soruşturma dosyasında adı geçen personel ile ilgili aleyhe tanıklık yapan infaz ve koruma memurunun Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görev yapması nedeniyle 8 (sekiz)
personelin Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda görevlendirilmelerinin uygun olmayacağı, bu nedenle görevli personelin farklı ceza infaz kurumlarında görevlendirilmelerine yönelik
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu
Başkanlığından teklifte bulunulduğu, Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü içerisinde bulunan 3
No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna, Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna ve Açık
Ceza İnfaz Kurumuna görevlendirilmelerinin yapıldığı, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve
Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in “Güvenlik ve Gözetim Servisi” başlıklı 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında “Sorumlu infaz ve koruma başmemuru, kurumun güvenlik ve gözetiminden, bu serviste görev yapmakta olan, infaz ve koruma başmemurları ile infaz ve koruma memurlarının sevk ve idaresi ile organizasyonundan sorumludur. Güvenlik ve gözetim servisinin nöbet cetvellerini düzenler ve bunları kurum müdürüne onaylatır. Müdürün bulunmaması durumunda ikinci müdür ya da idare memuru onay makamıdır.” hükmü uyarınca, infaz ve koruma memurlarının vardiya düzenlemesi ceza infaz kurumu idaresi tarafından yapıldığı, -“Uyuşmazlığı çözüme kavuşturacak ve işleme dayanak oluşturan mevzuat hükümleri” ile ilgili olarak; 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.” hükmü uyarınca, memurların naklen atanmaları konusunda idarelere takdir yetkisi tanındığı açık olup bu yetkinin ancak, kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idarî yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idarî işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunduğu, Ayrıca 10.07.2003 tarihli ve
25164 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama ve
/
Nakil Yönetmeliği’nin 29 uncu maddesinde “Adli veya idari soruşturma ya da denetim elemanlarınca düzenlenen raporlara göre olumsuzluğu tespit edilmiş olanların veya tutum ve davranışları nedeniyle o yerde kalmaları, ilgisine göre Bakanlıktaki birim amiri, Cumhuriyet başsavcısı, bölge idare mahkemesi başkanı veya Adli Tıp Kurumu Başkanınca uygun görülmeyip gerekçeli olarak atanmaları teklif edilenler, bu Yönetmelikte belirtilen zorunlu çalışma sürelerini tamamlamadan hizmet gereği olarak başka bir yere atanabilirler. Memurun görev yaptığı yerde ihtiyaç bulunmaması halinde diğer yerlere de ataması yapılabilir. Atamaları adalet komisyonlarınca teklif edilenler komisyonlarca komisyon merkez veya mülhakatlarına atanabilecekleri gibi komisyonların teklifi üzerine Bakanlık onayı ile başka yerlere de atanabilirler. ” hükmünün yer aldığı, memurların görevlerinin veya görev yerlerinin başarısızlık, performans yetersizliği, soruşturma, disiplin cezası ya da benzeri nedenlere dayalı olarak değiştirilebileceği gibi hizmetin gerektirdiği durumlarda da kamu yararı amacıyla ilgililerin görev yerinin değiştirilebileceğinin de kabulü gerektiği, Ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü/tutuklu sayısı ve görev yapan personel sayısı göz önünde bulundurularak vardiya ve mesai planlanması yapıldığı, eşlerin aynı ceza infaz kurumunda görev yapmasından dolayı ceza infaz kurumunda eşlerden birinin yaşadığı disiplin soruşturması veya çalışma barışını bozacak davranışlar karşısında idareye karşı eşlerin birlikte hareket edebileceği bu durumun çalışma barışını bozabileceğinin değerlendirildiği, yine kurum içerisinde diğer personel ile eşlerden birinin problem yaşaması durumunda olumsuz gruplaşmaya neden olabileceği aynı kurum içerisinde görev yapmakta olan eşlerin kurum dışında problem yaşamaları durumunda (ailevi sebeplerden dolayı) bu problem ve sıkıntıları kurum içerisinde devam ettirebileceği ve iş performansını olumsuz yönde etkileyebileceğinin değerlendirildiği, Ceza İnfaz Kurumları Kampüsünde birlikte görev yapan eşlerin yine kampüs içerisinde bulunan farklı ceza infaz kurumlarına görevlendirilmesi amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca, Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu
Başkanlığına teklifte bulunulduğu ve anılan Komisyon tarafından alınan kararın Genel Müdürlüğümüz tarafından onaylandığı, adı geçenin görev yaptığı, Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan 583 hükümlü/tutuklu kapasitesinin bulunduğu, 2 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda ise 1252 hükümlü/tutuklu kapasitesinin bulunduğu, her iki birimin de Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü içerisinde yer aldığı, bu sebeple eşlerin kampüs içerisindeki farklı ceza infaz kurumlarında görev yapmasının herhangi bir şekilde mağduriyete sebebiyet vermeyeceğinin görüldüğü, buna göre; Adlî
Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanlığının 24.01.2024 tarihli ve / sayılı tesis edilen kararı ile ( kamu yararı gözetilerek komisyon içi 2 No.lu T Tipi
Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna atanması teklif edilmiş olup söz konusu karar Genel Müdürlüğümüzün
26.01.2024 tarihli ve E- – – / sayılı yazısıyla uygun görülerek ilgilinin 2
No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna atamasının yapıldığı anlaşıldığından dostane çözüm kapsamında söz konusu talebe istinaden yapılacak bir işlem bulunmadığının değerlendirildiği
İfade edilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi;
“Vatandaşlar ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.
/
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin
“ işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.
3.2.Ailenin korunması ve çocuk hakları başlıklı 41 inci maddesinde “Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır.
Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.
(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/4 md.) Her çocuk, korunma ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir.
(Ek fıkra: 7/5/2010-5982/4 md.) Devlet, her türlü istismara ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri
alır.” 4. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesi;
“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “Memurların kurumlarınca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi” başlıklı 76 ncı maddesinde (Değişik: 30/5/1974 – KHK-12; Aynen kabul: 15/5/1975 – 1897/1 md.)
“Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.”
6. Adalet Bakanlığı Memur Sınav, Atama Ve Nakil Yönetmeliğinin “Hizmet Gereği Atama” başlıklı
29 uncu maddesinde “Adlî veya idarî soruşturma ya da denetim elemanlarınca düzenlenen raporlara göre
olumsuzluğu tespit edilmiş olanlar veya tutum ve davranışları nedeniyle o yerde kalmaları, ilgisine göre
Bakanlıktaki birim amiri, Cumhuriyet başsavcısı, bölge idare mahkemesi başkanı veya Adlî Tıp Kurumu
Başkanınca uygun görülmeyip gerekçeli olarak atanmaları teklif edilenler, bu Yönetmelikte belirtilen zorunlu çalışma sürelerini tamamlamadan (Değişik ibare:RG-21/11/2015-29539) ve yer değiştirme sureti ile atanma dönemi beklenmeksizin hizmet gereği olarak başka bir yere atanabilirler. Memurun görev yaptığı yerde ihtiyaç bulunmaması halinde diğer yerlere de ataması yapılabilir.
Atamaları adalet komisyonlarınca teklif edilenler komisyonlarca komisyon merkez veya mülhakatlarına atanabilecekleri gibi komisyonların teklifi üzerine Bakanlık onayı ile başka yerlere de atanabilirler.”
Hükmünü amirdir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın talebinin reddi yönündeki öneri, Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
8. Başvuran Kadın Ceza İnfaz Kurumunda çalışırken Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne atanma talebinde bulunduğunu, idare tarafından reddedildiğini, akabinde T2 nolu Ceza İnfaz Kurumundan sekiz kişilik personel başka birimlere nakil olduktan sonra başvuranın T2 nolu Ceza İnfaz Kurumuna naklinin yapıldığını belirterek eşi ile aynı birimde çalıştığı gerekçesiyle yapılan nakil işleminin, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olduğunu belirterek Kadın Ceza İnfaz Kurumuna naklini talep etmektedir.
9. T2 nolu Ceza İnfaz Kurumunda görev yapan sekiz personel hakkında adli ve idari soruşturma başlatıldığı, burada bulunan hükümlülerin bir kısmının tanık ifadesine başvurulduğu ve bir kısmının da müşteki sıfatıyla açılan davada yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle aynı Ceza İnfaz Kurumunda infaz memurları ile ilgili hükümlülerin bulunmasının mümkün olmayacağı bu nedenle ilgili memurların görev yerlerinin değiştirilmesinin işin doğası gereği yapılması gereken bir işlem olduğu değerlendirilmiştir. Zaten ilgili yönetmelik hükmünde de soruşturma nedeniyle ilgililerin yerlerinin değiştirilebileceğinin düzenlendiği görülmektedir.
10. Söz konusu yer değişikliği nedeniyle infaz kurumunda oluşan personel açığının giderilmesi amacıyla başvuranın ilgili birime naklinin yapılması işleminde kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir. Ayrıca eşlerin aynı kurumda çalışmalarının (ailevi sorunlarının iş ortamına yansıtılması ya da gruplaşmaya sebep olabileceği) gerekçeleri belirtilerek başvuranın T2 infaz kurumuna görevlendirilmesi yapılsa da ilgili görevlendirmenin asıl dayanağını bu durumun oluşturmadığı, bahsi geçen sekiz adet memur ile hükümlüler arasında yaşanan olumsuz durumlar nedeni ile adli ve idari soruşturma başlatılması neticesinde ilgililerin başka bir kuruma gönderildiği ortaya çıkan personel açığı nedeni ile başvuranın naklinin yapıldığı anlaşılmıştır.
11. T.C. Anayasasının ilgili maddesinde “Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilatı kurar.” hükmünün yer aldığı, buna dayanarak aile birliğinin sağlanması için gerekli tedbirlerin Devlet tarafından alınması gerektiği tartışmasız olsa da, eşlerin aynı il sınırları içinde farklı birimlerde çalışıyor olmasının aile birliğine zarar vermeyeceği, dolayısıyla aile birliği mazeretinin de bu durumda ihlal edilmediği değerlendirilmiştir.
12. Yapılan değerlendirme neticesinde; Başvuran hakkında yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğu değerlendirilmiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 13. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, söz konusu ilkelere aykırı bir işleme rastlanmamıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
14. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa)
dava açma süresinden kalan süre, kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Mersin İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve ADALET BAKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi