|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ve tazminat talepleri üzerine kuruludur. Davacılar, müteahhit firma ile imzalanan sözleşme gereği inşaat faaliyetine başlanmadığı gerekçesiyle sözleşmeyi haklı nedenlerle feshetmiş ve tazminat talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, sözleşmenin 9. maddesine dayanarak, inşaat süresinin henüz dolmadığını ve dolayısıyla fesih talebinin kabul edilemeyeceğine karar vermiştir.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını usul ve yasaya aykırı bulmuş, inşaat ruhsatının alındığı tarihten itibaren belirlenen sürenin henüz dolmadığını belirterek, fesih talebinin kabul edilmesinin hatalı olduğuna hükmetmiştir. Mahkeme, taraflar arasında yapılan sözleşmenin geçerliliği ve inşaat süresinin hesaplanması konularında önemli bir değerlendirme yaparak, davacıların haklı sebeplerle sözleşmeyi feshetme haklarının bulunmadığına karar vermiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, ilk derece mahkemesi kararını bozmuş ve davanın esası hakkında yeniden değerlendirme yapılmasını istemiştir. Bu karar, inşaat sözleşmelerinde tarafların yükümlülükleri ve fesih şartlarının titizlikle incelenmesi gerektiğini göstermektedir. |
6. Hukuk Dairesi 2023/1998 E. , 2024/3748 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/45 E., 2023/230 K.
BİRLEŞEN BURSA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN
2021/258 E. SY. DOSYASI
HÜKÜM : Esasdan Reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/478 E., 2021/568 K.
Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile dava dışı Yüksekoba İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, davalı firma müteahhit olarak Devir Sözleşmesi ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini devraldığını, müvekkilleri ile davalı firma, “Düzeltme Beyannamesi”ni imzaladıklarını, anılan sözleşme ile davalı firma, yüklenici olarak müvekkillerinin maliki olduğu 6587 Ada, 3 Parselde kayıtlı taşınmazda (Yeni: 7357 Ada, 3 Parsel) yeni konut binaların ve açık ve kapalı ortak kullanım alanlarının yapımını üstlendiği ve bu hususta 17.10.2018 tarihinde Yapı Ruhsatı alındığı ancak inşaat faaliyetine başlanmadığı, 23.10.2018 tarihli vekaletnameye rağmen de hiçbir inşaat işlemine başlanmadığı, delil tespiti talebinde bulunulmuş olduğu, Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2020/9 D.İş sayılı dosyasıdaki bilirkişi raporunda da herhangi bir inşaat ya da ihzarat yapılmadığının belirlendiği, Bursa 10. Noterliği’nin 19.08.2020 tarih ve 31519 yevmiye no.lu İhtarnamesi ile sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiği, müvekkillerin uğramış olduğu zararların madde 12 hükmü gereğince tazmini gerektiği ihtar edildiği, bu nedenle sözleşmesinin müvekkilleri tarafından haklı nedenlerle feshi ve tazminatın ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı şirketten tahsili ve ayrıca birleşen dosya kapsamında sözleşmeye ilişkin şerhinin kaldırılmasını talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından devir sözleşmesi sonrasında vakit geçirilmeksizin, taşınmazın bağlı bulunduğu Nilüfer Belediyesi’ne başvurulmuşsa da, önceki yüklenicinin istifa süreci sonrası yapılan işlemler neticesi olarak ancak 6 Ağustos 2020 tarihinde 1065/05 kaydı ile düzenlenerek inşaata başlanmasına müsaade edildiğini, taraflar arasında imzalanan düzeltme beyanında üzerinde anlaşılan 9. madde gereği inşaat ruhsatının Yüksekoba İnşaat Ltd Şti den devir alan Bozbulut İnşaat Ltd Şti firmasına devri ile başlayacak sürenin 6 Ağustos 2020 tarihinde başladığı ve ruhsat sonrası başlayan inşaatın kaba inşaatının tamamlanmak üzere olduğu ve arsa sahiplerinden tapu devrine hak kazandığı, bu süreç de açılan işbu davanın bu süreci etkiler mahiyette olarak sözleşmeye inancı ile edimini ifaya devam eden davalı tarafın mağdur olmasına yol açacağı, gerek pandemik kriz gerekse de ekonomik sıkıntıların, koşulları zorlaştırdığı bu dönemde taraflar arasında daha derin krize yol açmadan, dava şartı noksanlığından davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince sözleşmenin 9. maddesinde; inşaat süresinin 25.12.2017 tarihini aşması halinde her bağımsız bölüm için ceza-i şart olarak 500 USD ödeneceği kararlaştırıldığı davacı arsa sahiplerinin sözleşmenin geriye etkili feshini talep ettiği, sözleşmede aksine hüküm olmadığından ifaya ekli ceza-i şart bedelini talep edemeyeceği ayrıca inşaat süresinin 06.02.2022 tarihi olduğu ve sürenin henüz dolmadığı tazminat talebinin de reddi gerektiği, her ne kadar ilk yüklenici Yüksekoba İnşaat Ltd.Şti. ile sözleşme imzalanmış ise de baştan itibaren asıl anlaşma yapılan kişinin davalı şirket yetkilisi olan … olduğu, bu kişinin inşaat yapmak için resmi belgelerinin olmaması nedeniyle, kağıt üzerinde Yüksekoba İnşaat Ltd.Şti. ile sözleşme yapılmış olduğu, ilk yüklenicinin mâli durumunun bozulması ile yapı ruhsatını devir için gerekli resmi başvurularda gecikilmesi ile davalı şirketin yeniden yapı ruhsatı alma süresi ile süresinin arsa sahipleri için artık dayanılmaz hale gelmiş olduğu, davacıları sözleşmeyle bağlı saymak hem onların ekonomik özgürlüklerini engelleyecek, hem de bir başkası ile sözleşme yapma fırsatını ortadan kaldıracağı, davacı arsa sahiplerinin “akde tahammül süresi” geçmiş olduğu, sözleşmenin feshini talep etmede haklı oldukları, davacıların bir diğer haklı sebeplerinin ise; sözleşmenin 12. maddesi ile yüklenicinin projeleri arsa sahiplerinin onayı olmadan değiştirdiği, projenin sözleşmeye aykırı şekilde düzenlendiği, sözleşmenin geriye etkili olarak feshine, davaya konu taşınmaz üzerindeki davalı şirket lehine olan ” Tamamında… Hissesinde Kat Karşılığı İnşaat Hakkı Vardır. ” şerhinin kaldırılmasına, ceza-i şart ve tazminat talebinin reddine dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
İlk Derece Mahkemesince her ne kadar sözleşmeye göre akde tahammül süresi aşıldığından sözleşmenin feshi talebi kabul edilmiş ise de taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 9.maddesinde “Mimari ve inşaat projesinin tasdik tarihinden (inşaat ruhsatının Yüksekoba İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirket’nden devir alınmasından) itibaren 18 ay içerisinde, sözleşme, teknik şartname ve onaylı uygulama projesine uygun olarak, bağımsız ve ortak hacimlerle, açık alanları da kapsayan tüm yapım işleri bitirilecektir. Belediyeye yapı kullanma izni alınmak üzere başvurmuş ve yapı kullanma iznini alacaktır. Ruhsat alındıktan sonraki 18 ay sonunda bağımsız bölümler sözleşme ve eklerine uygun olarak arsa sahiplerine teslim edilmiş olacaktır” şeklinde düzenleme bulunduğu, bu kapsamda inşaat süresinin yeni ruhsat tarihinden itibaren 18 aylık sürede bitirileceğinin kararlaştırıldığı, ruhsatın 06.08.2020 tarihinde alındığı dava tarihi itibariyle sözleşmede kararlaştırılan sürenin dolmadığı, bilirkişiler tarafından 12 aylık sürede inşaatın tamamlanacağının belirtildiği, bu durumda akde tahammül süresinin aşıldığından bahisle mahkemece sözleşmenin feshi talebinin kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı anlaşılmış olup, ilk derece mahkemesi kararı ile bu karara karşı istinaf başvurusunun esastan reddi kararı usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK’nın 373/1. maddesi gereğince Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının KALDIRILARAK; Bursa 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/478 E., 2021/568 K. ve 22.10.2021 tarihli kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 04.11.2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.