onecikan-yargitay

ÖZET: Bu Yargıtay kararı, inşaat ruhsatı olmayan bir yapının yasal hale getirilmesi ve buna bağlı olarak yüklenicinin sorumlulukları üzerine odaklanmaktadır. Mahkeme, yüklenicinin arsa sahibine karşı edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle asıl davanın reddine karar vermiştir. Ayrıca, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, binanın yasal hale getirilmesinin mümkün olmadığı ve mevcut imalat bedelinden mahsup sonucu kalan bir tutarın oluşmadığı belirlenmiştir.

Yargıtay, eksik inceleme ile verilen ilk kararın bozulmasına ve yeniden yapılan yargılama sonucunda, asıl davada davacıların imalat bedeli alacağının bulunmadığına hükmetmiştir. Bu bağlamda, birleşen davalarda da benzer şekilde temyiz itirazları reddedilmiş ve usul ile kanuna uygun bulunan karar onanmıştır. Sonuç olarak, mahkeme, inşaatın yasal hale getirilmesi için gerekli masrafların mevcut maliyet değerini aşmadığını ve dolayısıyla davacıların taleplerinin yerinde olmadığını tespit etmiştir.

6. Hukuk Dairesi         2023/2722 E.  ,  2024/4208 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI : 2021/125 E., 2022/324 K.
    KARAR : Asıl Davanın Reddine-Birleşen Davalar Yönünden Karar Verilmesine Yer Olmadığına

    1- Mahkemenin ilk kararında, asıl ve birleştirilen 2000/1920 E., 2000/1922 E., 2003/744 E., 2006/78 E., 2008/122 E. sayılı davaların, yüklenicinin arsa sahibine karşı edimlerini yerine getirmediği gerekçesiyle reddine; satış bedelinin iadesi istemine ilişkin birleştirilen 2006/78 E. sayılı davanın, sözleşmenin tarafı olan davalı yüklenici yönünden kabulüne, davalı arsa maliki yönünden ise reddine; birleştirilen 2002/316 E. sayılı davada elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, davalıların sözleşmeye dayalı olarak taşınmazdaki daireleri kullandığı gerekçesiyle ecrimisil isteminin reddine; birleştirilen 2000/1483 E. sayılı davanın ise 22.04.2004 tarihli celsede atiye bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

    2- Mahkeme kararına karşı, asıl ve birleştirilen 2000/1483, 2006/78, 2008/122 E. sayılı davalarda davacılar – birleştirilen 2002/316 E. sayılı davada bir kısım davalılar vekilleri ve birleştirilen 2002/316 Esas sayılı davada davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 28.11.2019 tarih ve 2019/1315 E., 2019/8005 K. sayılı ilamıyla, birleştirilen 2000/1483 E., 2000/1920 E., 2000/1922 E., 2002/316 E., 2003/744 E., 2003/744 E., 2006/78 E. ve 2008/122 E. sayılı davalar yönünden taraf vekillerinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, asıl dava bakımından ise dava konusu inşaatın ruhsatsız yani kaçak durumda olduğu ve ilgili belediye başkanlığı tarafından hakkında yıkım kararı alındığı, mevcut imalatın yasal hale gelip gelemeyeceğinin ve yasal hale gelebilecekse bunun için gereken tüm iş ve işlemlerin ilgili belediyeden sorularak şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, alınacak cevaba göre konusunda uzman bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak rapor alınmak suretiyle mevcut imalat bedelinin ve inşaatın yasal hale getirilmesi için gereken tüm masrafların tespit edilmesi, daha sonra saptanan imalat bedelinden mahsubu sonucu varsa kalan imalat bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, karar bu nedenle bozulmuştur

    3- Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, Bağcılar Belediye Başkanlığından alınan her iki yazı cevabında binanın yasal hale gelmesinin ve imara aykırılıkların giderilmesinin mümkün olmadığı, yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda, keşif tarihi itibariyle dava konusu yapının tamamının maliyet değeri 3.468.000,00-TL, muhdesat değerinin 1.428.000,00-TL olduğu, enkaz bedelinin ise 346.800,00-TL olarak belirlendiği, binanın muhdesat bedelinden daha fazla masraf yapılmak suretiyle binanın yasal hale getirilebileceği, Yargıtay kararında belirtildiği gibi tespit edilen imalat bedelinden mahsup sonucu kalan bir tutar oluşmadığından asıl davada davacıların imalat bedeli alacağının bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen Bağcılar Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/1483 E., 2000/1920 E., 2000/1922 E., 2002/316 E., birleşen Bağcılar 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/744 Esas, birleşen Bağcılar 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/78 E. ve birleşen Bakırköy 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2008/122 E. sayılı kararları temyizde onanmış olmakla bu davalar bakımından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.

    4- Bu karara karşı, asıl davada davacılar vekili ve Birleşen Bakırköy 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2008/122E., 2008/301 K. sayılı davada davacılar vekili tarafından süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü;

    Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re’sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı yine, asıl davada davacılar vekilinin temyizi bakımından ilgili belediyeden gelen yazı cevaplarında binanın yasal hale gelmesinin ve imara aykırılıkların giderilmesinin mümkün olmadığı, bozma ilamı doğrultusunda yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda, binanın muhdesat bedelinden daha fazla masraf yapılmak suretiyle binanın yasal hale getirilebileceği, mahsup halinde kalan bir tutarın oluşmayacağının belirlendiği, birleşen Bakırköy 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2008/122 E., 2008/301 K. sayılı davada davacılar vekilinin kararın tefhimi üzerine süre tutum dilekçesi verdiği ve daha sonra gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı, süre tutum dilekçesinde ileri sürülen temyiz sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme sonucu, asıl davada davacılar vekilinin ve Birleşen Bakırköy 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2008/122 E., 2008/301 K. sayılı davada davacılar vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacılar vekili ve Birleşen Bakırköy 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2008/122E., 2008/301 K. sayılı davada davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden alınmasına kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20.11.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.