|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ifası ve temerrüt durumunu ele almaktadır. İlk Derece Mahkemesi, yüklenicinin inşaat için gerekli imar durumunu almadığı ve sözleşme süresi içinde herhangi bir inşaat faaliyeti gerçekleştirmediği gerekçesiyle davacıların davasını kabul etmiş, sözleşmeyi geriye etkili olarak feshetmiştir. Mahkeme, yüklenicinin sözleşme tarihinden itibaren 28 ay içinde inşaatı tamamlaması gerektiğini, ancak bu süre zarfında gerekli resmi işlemleri yapmadığını tespit etmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddederek, ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır. Kararda, yüklenicinin inşaat için gerekli adımları atmadığı ve imar durumu olmadan projeyi belediyeye sunmasının hukuka aykırı olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, davacıların ihtarnameleriyle yükleniciye inşaatın başlaması için süre tanıdığı, ancak yüklenicinin bu süre zarfında herhangi bir faaliyette bulunmadığı belirtilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, davalı vekilinin temyiz sebeplerinin yerinde görülmediğine ve ilk derece mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğuna karar vermiştir. Bu durum, inşaat sözleşmelerinde yüklenicinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde davacıların haklarını koruma altına alır. |
6. Hukuk Dairesi 2023/3816 E. , 2024/5146 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/426 E., 2023/748 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/82 E., 2021/284 K.
1- İlk Derece Mahkemesince, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi şerhinin kaldırılması ve el atmanın önlenmesi davasında, inşaatın 01.02.2015 tarihi itibariyle bitirilmesinin kararlaştırıldığı, Belediyeye proje sunulmadan önce imar yapı kimliğinin belediyesinden alınması gerektiği, projenin de buna göre çizileceği, bu konuda Belediyeden işin başlangıcı olan bu imar durumunu yüklenicinin almadığı veya alındığına dair bir belgeye rastlanılmadığı, imar durumu olmadan da projenin Belediyeye sunulduğundan bahsedilemeyeceği, davalının 01.10.2012 tarihinde sözleşme imzalanmasından 19 ay sonra geçen süre zarfında resmi imar durumu, kot durumu, mimari ve statik proje, elektrik mekanik tesisat projeleri, ruhsat harçları gibi ortalama ilk 5-6 ayda yapılması gereken resmi işlemlerin hiçbirini yapmadığı, fen memurunun 02.02.2015 tarihli uydu fotoğrafında da görüldüğü üzere hafriyat vb. bir imalat da yapılmadığı, davacıların 11.07.2014 tarihinde ihtarname çektiği, bu süreçte inşaatla ilgili bir işlemin olmadığı, davalının 30.12.2015 tarihinde ilk kez Belediyeden resmi yazı ile bilgi aldığı, bu süre zarfında da inşaat hazırlığı ve bir inşaat imalatı yapılmadığının görüldüğü, davalının sözleşmenin dolmasına 3 ay kala belediyeden talepte bulunduğu, arsa sahiplerinin 3. kişi ile yaptığı yeni sözleşmenin 15.05.2015 tarihli olup, davalının inşaatı tamamlanması gereken son tarih geçtikten sonra yapıldığı, davalının temerrüdünün gerçekleştiği, davacıların dava açmakta haklı olduğu, taşınmaz üzerinde herhangi bir inşaat bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, sözleşmenin geriye etkili olarak feshine, taşınmaz üzerinde sözleşmeye ilişkin bulunan takyidatların terkinine, davalının el atmasının önlenmesine karar verilmiştir.
2- İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3- Bu karara karşı süresinde davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Kamu düzenine aykırılık hallerinin re’sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; dosyanın tetkikinden taraflar arasında 01.10.2012 tarihinde sözleşme yapıldığı, aynı gün yükleniciye vekaletname çıkarıldığı, sözleşmenin “hususi ve teknik şartlar”başlıklı 11. maddesine göre inşaatın sözleşme tarihinden itibaren göre 28 ay içerisinde inşaatın tamamlanmasının kararlaştırıldığı, buna göre 01.02.2015 tarihinde teslim edilmesi gerektiği, davacılardan … tarafından 08.03.2013 tarihinde davalıya gönderdiği ihtarname ile sözleşme kapsamında herhangi bir faaliyete başlanmadığı, yüklenicinin inşaata ilişkin bir çalışma gayretinin olmadığı görüldüğünden bir an önce inşaata başlanması aksi takdirde doğacak zararın tahsil edileceği hususunun ihtar edildiği, davacıların 13.11.2014 ve 11.11.2014 tarihinde keşide ettikleri ihtarnameler ile sözleşmeyi feshettiklerini yükleniciye bildirdikleri, yüklenicinin belediyeye imar durumuna ilişkin başvurusunu 01.12.2014 tarihinde yaptığı, bu tarihten önce yüklenici tarafından ruhsat ve diğer işlemlerle ilgili herhangi bir faaliyette bulunulmadığı, kalan sürede de inşaatın bitirilmesinin mümkün olmadığı hususlarının anlaşılmasına göre davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davalı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 25.12.2024 gününde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.