|
ÖZET: Başvuru, Türkiye’de ikamet eden bir yabancının insani ikamet izninin reddine ilişkin kararın iptali ve uzun dönem ikamet izni talebine yönelik olmuştur. Başvuran, 2014 yılından beri eşi ve çocuklarıyla Türkiye’de yaşadığını, çocuklarının eğitim gördüğünü belirterek, geçici ikamet izninin sürekli hale getirilmesi için başvuruda bulunmuş, ancak bu talep reddedilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvurunun incelenmesi amacıyla Göç İdaresi Başkanlığı’ndan bilgi talep etmiş ve yapılan araştırmalar sonucunda, başvuranın insani ikamet izni talebinin uygun görülmediği belirtilmiştir.
Göç İdaresi, başvuranın uzun dönem ikamet izni talebinin de reddedileceğini, çünkü gerekli olan kesintisiz sekiz yıl ikamet şartını sağlamadığını ifade etmiştir. Başvuranın, daha önceki ikamet izinleri ve başvuruları incelendiğinde, bu şartı karşılamadığı anlaşılmıştır. Ayrıca, başvuranın insani ikamet izni reddine ilişkin açtığı dava devam etmekte olduğundan, Kamu Denetçiliği Kurumu, bu aşamada başvuruyu incelemeye almadığını belirtmiştir. Sonuç olarak, başvuranın insani ikamet izninin reddine dair talebi yargı sürecinde olduğu için incelenememiş, uzun dönem ikamet izni talebi ise gerekli şartların karşılanmaması nedeniyle reddedilmiştir. Karar, başvurana ve Göç İdaresi Başkanlığı’na tebliğ edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2023/7579-S.23.12396
BAŞVURU NO : 2022/19442
KARAR TARİHİ : 16.06.2023
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : GÖÇ İDARESİ BAŞKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : İnsani ikamet izninin reddedilmesine yönelik kararın iptali ile uzun dönem ikamet izni talepleri hakkındadır
BAŞVURU TARİHİ : 28.12.2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1) (Yabancı Kimlik No: ) dilekçesinde kayıtlı olan hususlarda
özetle; Türkiye’de eşi ve çocukları ile 11/08/2014 tarihinden itibaren ikamet ettiğini, çocuklarının
Türkiye’de eğitim gördüğünü ve bu sebeple geçici ikametin sürekli ikamete çevrilmesi için yapmış olduğu başvuru neticesinde ikamet izninin iptal edildiğini iddia ve ifade ederek kendisi, eşi ve çocukları adına kalıcı ikamet izni ile ikamet izninin reddedilmesine yönelik kararın iptalini talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2) Kamu Denetçiliği Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere başvuru belgesinde yer alan
iddiaların doğruluğunun tespiti ve eğer mümkünse ilgili idare ile başvurucu arasında muhtemel bir dostane çözümün tesisi amacı ile 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18’inci maddesi hükmü uyarınca Göç İdaresi Başkanlığından bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.
2.1) Göç İdaresi Başkanlığının 16/03/2023 tarihli ve sayılı cevabi yazısı ve eklerinde özetle;
2.1.1) GöçNet Kurumsal Yazılımında söz konusu şahıslara ilişkin gerçekleştirilen araştırmada; 2015-2018
yılları arasında 6458 sayılı Kanunun 46’ncı maddesi kapsamında insani ikamet izniyle, 2018-2022 yılları arasında ise Kanunun 31’inci maddesi kapsamında kısa dönem ikamet izniyle yasal kalış sağladıkları, 10/05/2022 tarihli turizm amaçlı kalacaklar kapsamındaki kısa dönem ikamet izni müracaatlarının 13/05/2022 tarihinde reddedildiği, haklarında İkamet İzni Talebi Reddedilen Yabancı kaydı tanzim edildiği ve redde ilişkin tebliğin yapıldığı,
2.1.2) İlgililerin İzmir İl Göç İdaresi Müdürlüğüne müracaat ederek 6458 sayılı Kanunun 46’ncı maddesi
birinci fıkrası (f) bendi “Olağanüstü Durumlar” kapsamında insani ikamet izni başvurusunda bulundukları,
2.1.3) Başvuranın müracaat dilekçesi ve yapılan görüşme neticesinde elde edilen tespitlerle 6458 sayılı
Kanunun “Mülteci”, “Şartlı Mülteci” ve “İkincil Koruma” başlıklı 61, 62 ve 63’ncü maddeleri göz önünde bulundurularak insani ikamet izni başvurusu uygun görülmeyerek şahısların durumlarının öncelikle koruma statüleri kapsamında değerlendirilmesi talimatının İzmir İl Göç İdaresi Müdürlüğüne bildirildiği, dolayısıyla yabancıların Başkanlığımızda gerçekleştirilen insani ikamet izni değerlendirmesinde Kamu
Denetçiliği Kurumuna yapılan başvuru göz önünde bulundurularak insani ikamet izni taleplerinin olumsuz değerlendirildiğine ilişkin beyanlarının gerçeği yansıtmadığı,
2.1.4) İzmir İl Göç İdaresi Müdürlüğünce tarihinde insani ikamet izni reddine ilişkin gerekli
tebliğin yapıldığı, ayrıca talep edilmesi halinde koruma statüleri yönünden değerlendirilebilmesi açısından uluslararası koruma birimine yönlendirilmeleri hususunun da şahıslara tebliğ edilerek tutanak altına alındığı,
2.1.5) İlgili şahısların insani ikamet izni başvurularının reddi işleminin iptali adına İzmir 1. İdare
Mahkemesinde / ve / esas sayıyla iptal davası açtıkları ve yargılamanın devam ettiği,
2.1.6) Uzun dönem ikamet izni şartlarının Kanunun 43’ncü maddesinde yer aldığı, bu kapsamda şahısların
uzun dönem ikamet izni müracaatları bulunmamakla birlikte uzun dönem ikamet izni talep etmeleri halinde ikamet geçmişleri göz önünde bulundurulduğunda kesintisiz 8 yıl ikamet izni sahibi olma şartını sağlamadıkları,
2.1.7) Halihazırda insani ikamet izni başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali adına devam eden
yargılama süreci bulunduğundan mahkemece idare aleyhine karar verilerek söz konusu işlemin iptaline hükmedildiğinde 2577 sayılı Kanunun 28’inci maddesi gereği şahısların insani ikamet izni talebinin yeniden değerlendirmeye alınacağı, mahkemece yabancıların aleyhine karar verilmesi durumunda ise şahısların 6458 sayılı Kanunun 46’ncı maddesi birinci fıkrası (c) bendi kapsamında insani ikamet izni müracaatında bulunma hakkının saklı olduğu açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3) 18/10/1982 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine
başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler. … ” ,
4) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi”
başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikayet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
4.1) “Başvuru ve usulü” başlıklı 17’nci maddesinin üçüncü fıkrasında; “ Yapılan başvurulardan;
a) Belli bir konuyu içermeyenler, b) Yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin olanlar,
c) İkinci fıkrada belirtilen şartları taşımayanlar, ç) Sebepleri, konusu ve tarafları aynı olanlar ile daha önce sonuçlandırılanlar, incelenmez.”
5) Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Yönetmelik’in “Ön incelemenin yapılması” başlıklı 19’uncu maddesinin birinci fıkrasında; “Şikayet başvurusu, inceleme ve araştırmaya geçilmeden önce ön incelemeye tabi tutulur. Ön incelemede şikayet başvurusu; d) Yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin olup olmadığı, yönlerinden incelenir.”
5.1) “Ön inceleme üzerine yapılacak işlemler ve verilecek kararlar” başlıklı 20’nci maddesinin birinci
fıkrasında; “Şikayet başvurusunun, (e) bendi hariç olmak üzere 19 uncu maddede yer alan şartlardan herhangi birini taşımaması halinde incelenemezlik kararı verilir. Bu karar, şikayetçiye tebliğ edilir ve tebliğ ile birlikte durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden tekrar işlemeye başlar.”
5.2) “Karar verme süresi” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Kurum, inceleme ve araştırmasını şikâyet
tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır”,
6) 04/04/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun “İkamette
kesinti” başlıklı 28’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Bu Kanun hükümlerinin uygulanmasında; zorunlu kamu hizmeti, eğitim ve sağlık nedenleri hariç, bir yılda toplam altı ayı geçen veya son beş yıl içinde toplam bir yılı aşan Türkiye dışında kalışlar ikamette kesinti sayılır. İkamet süresinde kesintisi olanların ikamet izni başvurularında veya başka bir ikamet iznine geçişlerinde, önceki izin süreleri hesaba katılmaz.”
6.1) “İkamet izni çeşitleri” başlıklı 30’uncu maddesinin birinci fıkrasında; “İkamet izni çeşitleri
şunlardır:
a) Kısa dönem ikamet izni b) Aile ikamet izni c) Öğrenci ikamet izni ç) Uzun dönem ikamet izni d) İnsani ikamet izni e) İnsan ticareti mağduru ikamet izni”
6.2) “Uzun dönem ikamet izni” başlıklı 42’nci maddesinin birinci fıkrasında; “Türkiye’de kesintisiz
en az sekiz yıl ikamet izniyle kalmış olan ya da Bakanlığın belirlediği şartlara uyan yabancılara, Bakanlığın onayıyla valilikler tarafından süresiz ikamet izni verilir.”, ikinci fıkrasında; “Mülteci, şartlı mülteci ve ikincil koruma statüsü sahipleri ile insani ikamet izni sahiplerine ve geçici koruma sağlananlara, uzun dönem ikamet iznine geçiş hakkı tanınmaz.”
6.3) “Uzun dönem ikamet izninin şartları” başlıklı 43’üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Uzun
dönem ikamet iznine geçişte aşağıdaki şartlar aranır:
a) Kesintisiz en az sekiz yıl ikamet izniyle Türkiye’de kalmış olmak b) Son üç yıl içinde sosyal yardım almamış olmak
c) Kendisi veya varsa ailesinin geçimini sağlayacak yeterli ve düzenli gelir kaynağına sahip olmak ç) Geçerli sağlık sigortasına sahip olmak d) Kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından tehdit oluşturmamak”, ikinci fıkrasında;
“Bakanlığın belirlediği şartlara sahip olması nedeniyle uzun dönem ikamet izni verilmesi uygun görülen yabancılar için birinci fıkranın (d) bendi dışındaki şartlar aranmaz.”
6.4) “İnsani ikamet izni” başlıklı 46’ncı maddesinin birinci fıkrasında; “Aşağıda belirtilen hallerde,
diğer ikamet izinlerinin verilmesindeki şartlar aranmadan, Bakanlıkça belirlenen sürelerle sınırlı olmak kaydıyla ve Genel Müdürlüğün onayı alınarak valiliklerce insani ikamet izni verilebilir ve bu izinler
uzatılabilir:
a) Çocuğun yüksek yararı söz konusu olduğunda b) Haklarında sınır dışı etme veya Türkiye’ye giriş yasağı kararı alındığı halde, yabancıların Türkiye’den çıkışları yaptırılamadığında ya da Türkiye’den ayrılmaları makul veya mümkün görülmediğinde c) 55 inci madde uyarınca yabancı hakkında sınır dışı etme kararı alınmadığında ç) 53 üncü, 72 nci ve 77 nci maddelere göre yapılan işlemlere karşı yargı yoluna başvurulduğunda d) Başvuru sahibinin ilk iltica ülkesi veya güvenli üçüncü ülkeye geri gönderilmesi işlemlerinin devamı süresince e) Acil nedenlerden dolayı veya ülke menfaatlerinin korunması ile kamu düzeni ve kamu güvenliği açısından
Türkiye’ye girişine ve Türkiye’de kalmasına izin verilmesi gereken yabancıların, ikamet izni verilmesine engel teşkil eden durumları sebebiyle diğer ikamet izinlerinden birini alma imkanı bulunmadığında f) Olağanüstü durumlarda”
7) 17.03.2016 tarihli ve 29656 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yabancılar ve Uluslararası Koruma
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin “İkamet izni çeşitleri” başlıklı 27’nci maddesinin
birinci fıkrasında; “İkamet izni çeşitleri şunlardır:
a) Her defasında en fazla bir yıllık süreyle verilen Kısa Dönem İkamet İzni.
b) Her defasında en fazla iki yıllık süreyle verilen Aile İkamet İzni.
c) Öğrenim sürelerine göre verilen Öğrenci İkamet İzni.
ç) Süre sınırı olmaksızın verilen Uzun Dönem İkamet İzni.
d) Her defasında en fazla bir yıllık süreyle verilen İnsani İkamet İzni.
e) Başlangıçta otuz gün süreli olarak verilen ve toplam süresi üç yılı geçmeyecek şekilde her defasında en fazla altı aylık süreyle verilen İnsan Ticareti Mağduru İkamet İzni.
7.1) “Uzun dönem ikamet izni” başlıklı 40’ıncı maddesinin birinci fıkrasında; “Kanunun uzun dönem
ikamet izni için öngördüğü veya Göç Politikaları Kurulunun belirleyeceği şartları taşıyan yabancılara, Bakanlık onayıyla valilikler tarafından, süresiz olarak uzun dönem ikamet izni verilir.” İkinci fıkrasında;
“Yabancılar, şartlarını sağlamaları durumunda uzun dönem ikamet izni talebinde bulunabilirler. Uzun dönem ikamet izninin şartlarından biri olan kesintisiz sekiz yıl süreyle ikamet etmiş olmak şartının sağlanıp
sağlanmadığı kontrol edilirken ikamette kesinti şu şekilde belirlenir:
a) Hesaplamada başvuru tarihi esas alınır. Yabancının yurtdışında kaldığı süreler ve ikamet izni almadan
Türkiye’de kaldığı süreler kesintidir.
b) Başvuru tarihinden itibaren geriye dönük birer yıllık dilimler içerisinde toplam yüz seksen günü aşan kesinti bulunmuyorsa diğer bir yıllık dilime geçilir ve bu kontrole sekiz yıl tamamlanana kadar devam edilir.
c) Birer yıllık dilimlerde yüz seksen günü aşan kesinti olmaması durumunda son beş yıllık dilim içinde toplam üç yüz altmış beş günü aşan kesinti olup olmadığına bakılır.
ç) Sekiz yıl içerisinde bir seferde veya peş peşe, yurtdışında ya da ikametsiz olarak Türkiye’de geçirdiği süre altı ayı geçen yabancıların talepleri, dilimlik hesaplamaya geçilmeden olumsuz olarak sonuçlandırılır.
d) Sınır dışı etme işlemi uygulanan yabancıların, önceki ikamet izni süreleri, ikamet izin sürelerinin toplanmasında hesaba katılmaz.”
7.2) “İnsani ikamet izninin verilmesi, uzatılması veya iptali” başlıklı 44’ncü maddesinin dördüncü
fıkrasında; “İnsani ikamet izni ile geçirilen süreler, Kanunda öngörülen ikamet izin sürelerinin toplanmasında hesaba katılmaz.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte
değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9) Başvuran 1 numaralı paragrafta açıklandığı üzere özetle, kalıcı ikamet izni ile insani ikamet izninin
reddedilmesine yönelik kararın iptalini talep etmektedir.
10) Göç İdaresi Başkanlığı tarafından gönderilen cevabi yazıda özetle; ilgililerin İzmir İl Göç İdaresi
Müdürlüğüne müracaat ederek 6458 sayılı Kanunun 46’ncı maddesi birinci fıkrası (f) bendi “Olağanüstü
Durumlar” kapsamında insani ikamet izni başvurusunda bulundukları, İzmir İl Göç İdaresi Müdürlüğünce tarihinde insani ikamet izni reddine ilişkin gerekli tebliğin yapıldığı, ilgililerin insani ikamet izni başvurularının reddi işleminin iptali adına İzmir 1. İdare Mahkemesinde / ve / esas sayısıyla iptal davası açtıkları ve yargılamanın devam ettiği, şahısların uzun dönem ikamet izni müracaatları bulunmamakla birlikte uzun dönem ikamet izni talep etmeleri halinde ikamet geçmişleri göz önünde bulundurulduğunda kesintisiz 8 yıl ikamet izni sahibi olma şartını sağlamadıkları ifade edilmiştir.
11) Başvuru hakkında yapılan incelemede;
11.1) Başvuranın son İkamet İzin Kartında; İkamet İzin Belgesi Türü: Kısa Dönem Başlangıç
Tarihi:01/06/2021 Bitiş Tarihi:31/06/2022 bilgilerinin yer aldığı,
11.2) 10/05/2022 kayıt tarihli İkamet İzni Kısa Dönem Kayıt Formunda, 30/05/2022-30/05/2023
tarihleri arasında Kalış Nedeni: “Turizm Amaçlı Kalacaklar” Başvuru Türü: Uzatma Başvurusu olduğuna ilişkin bilgilerin bulunduğu,
11.3) 13/05/2022 tarihli “Kısa Dönem İkamet İzni Başvurusu Reddedilenler/İkamet İzni
Uzatılmayan/İkamet İzni İptal Edilenler İçin Tebliğ Formu”nda, 6458 sayılı Kanunun ilgili maddeleri kapsamında gerçekleştirilen değerlendirme neticesinde formda işaretlenen şartın taşınmaması nedeniyle ikamet izni uzatma başvurusunun reddedildiği belirtilerek karara karşı idare mahkemesine başvuru yapılabileceği hususunda bilgi verildiği, ayrıca “yabancıya Tebligat Kanuna göre tebliğ yapılmış olup yabancı imzadan imtina etmiştir.” şerhinin bulunduğu anlaşılmıştır.
11.4) 07/09/2022 tarihinde ise başvuran tarafından Kurumumuza yapılan başvuruda yer alan belgede,
“Türkiye’de eşim ve çocuklarımla beraber uzun bir süredir geçici bir şekilde ikamet etmekteyiz.
Çocuklarım Türkiye’de eğitim görmekte ve bu sebeple geçici ikamet bizlere sıkıntı yaratmaktadır. Geçici ikametimizin sürekli ikamete çevrilmesi için gerekli bütün kamu ve kuruluşların kapısını çalmış lakin kayda değer bir cevap alamamış bulunmaktayız. Konu ile ilgili bizlere yardımcı olmanızı diler, sorunumuza çözüm bulmanızı en kalbi duygularımızla arz ve talep ederim.” ifadelerinin bulunduğu anlaşılmış olup ilgili başvuru hakkında 31/10/2022 tarihli Gönderme Kararı verilmiştir.
11.5) tarihli “İnsani İkamet İzni Başvurusu Reddedilen/ Uzatılmayan/İptal Edilenler İçin
Tebliğ Formu”nda ise; insani ikamet talebinin 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunun 46’ncı maddesinde belirtilen şartları taşınmamasından dolayı reddedildiği belirtilerek karara karşı başvuru yolları hakkında bilgi verildiği tespit edilmiştir.
11.6) tarihinde Kurumumuza yapılan ikinci başvuruda ise başvuranın; “Geçici ikametin
sürekli ikamete çevrilmesi için kendilerine yardımcı olunmasını talep ettiği ancak tarihinde
İzmir Göç İdaresi tarafından çağrılarak insani ikamet izninin de KDK’ya yaptıkları şikayet sonucu iptal edildiği, şikayet etmemeleri gerektiği ve şikayet sonucu kazanılan hakkının da elinden alınacağı hususu ile karşı karşıya kaldıkları” ifadeleri ile “kendisi, eşi ve çocukları adına kalıcı ikamet talebinin olduğu ve Göç
İdaresi tarafından verilen kararın durdurulması” talebinin bulunduğu anlaşılmıştır.
11.7) Kurumumuzca bu iddia incelenmiş olup, İdarece 6458 sayılı Kanunun “Mülteci”, “Şartlı Mülteci” ve
“İkincil Koruma” başlıklı 61, 62 ve 63’ncü maddeleri göz önünde bulundurularak insani ikamet izni başvurusu uygun görülmeyerek şahısların durumlarının öncelikle koruma statüleri kapsamında değerlendirilmesi talimatının İzmir İl Göç İdaresi Müdürlüğüne bildirildiği, dolayısıyla başvuranların
Başkanlık tarafından gerçekleştirilen insani ikamet izni değerlendirmesinde Kamu Denetçiliği
Kurumuna yapılan başvuru göz önünde bulundurularak insani ikamet izni taleplerinin olumsuz değerlendirildiğine ilişkin beyanların gerçeği yansıtmadığının beyan edildiği anlaşılmıştır.
11.8) 06/01/2023 tarihinde ise; başvuran tarafından İdarenin tarihli karara karşı İzmir 1. İdare
Mahkemesinde / esas sayılı dava açıldığı görülmüştür.
12) Bu çerçevede başvuranın ikamet talebinde bulunduğu, eşinin ise Kurumumuza 2022/19459 başvuru
numaralı dosyada ikamet talebinde bulunduğu, ikamet talebinde bulunulan çocukların ise 1992,1993,1998,1999 doğumlu oldukları için reşit oldukları tespit edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Şikâyetin kanunî temsilci veya vekil aracılığıyla yapılması” başlıklı 11’inci maddesinde; “Şikâyet başvurusu, kanunî temsilci veya vekil tarafından da yapılabilir. Kanunî temsilci veya vekil aracılığıyla yapılan şikâyetlerde temsile veya vekâlete dair geçerli bir yetki belgesinin veya ispat belgesinin sunulması zorunludur.” denilmek suretiyle
Kurumumuza yapılacak başvurularda idarenin işlem ve eylemi ile tutum ve davranışından mağdur olduğunu düşünen kişinin başvurusunu bizzat yahut kanuni temsilci veya kanuni vekil vasıtası ile yapması bir zorunluluk olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda ikamet izni talep edilen başvuranın çocuklarına yönelik
temsile yetkili olduğuna dair gerekli vekâletname ibraz edilmediğinden ilgili şahıslara yönelik talebin
Kurumumuzca incelenmesine imkan bulunmamakta olup başvuranın kendisi ile ilgili ikamet iznine yönelik iddia ve talepleri değerlendirmeye alınmıştır.
13) Bu çerçevede Kurumumuzca incelemesi yapılan uyuşmazlık konusunun özetle; “insani ikamet izninin
reddine ilişkin kararın iptali” ile başvuranın “kalıcı/ sürekli ikamet olarak ifade ettiği süre sınırı olmaksızın verilen uzun dönem ikamet izninin verilmesi” taleplerine yönelik olduğu anlaşıldığından her iki talep ayrı ayrı değerlendirilmiştir.
14) İlk olarak başvuran tarafından insani ikamet izninin reddine ilişkin kararın iptali talep edilmekle
birlikte konuyla ilgili İzmir 1. İdare Mahkemesinde / ve / esas sayıyla iptal davası açıldığı ve yargılamanın devam ettiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanunu’nun 17’nci maddesinde yer alan “Yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklara ilişkin olan başvuruların incelenmeyeceği” hükmü çerçevesinde ilgili talebin bu aşamada Kurumumuzca incelenmesine imkan bulunmamaktadır.
15) Diğer taraftan başvuran dilekçesinde “kalıcı ikamet izni” talebinde bulunmakta olup süre sınırı
olmaksızın verilen uzun dönem ikamet iznine yönelik Kurumuzca yapılan incelemede;
16) Türkiye’de kesintisiz en az sekiz yıl ikamet izniyle kalmış olan ya da Bakanlığın belirlediği şartlara
uyan yabancılara, Bakanlığın onayıyla valilikler tarafından süresiz ikamet izni verilmektedir. 6458 sayılı
Kanunun 43’üncü maddesinde “kesintisiz en az sekiz yıl ikamet izniyle Türkiye’de kalmış olmak” , “kendisi veya varsa ailesinin geçimini sağlayacak yeterli ve düzenli gelir kaynağına sahip olmak” gibi uzun dönem ikamet izninde aranacak şartlar düzenlenmiş olup Yönetmeliğin 40’ncı maddesinde de ilgili şartlara yönelik düzenlemeler konu edilmiştir.
17) İdarece Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda; başvuranların uzun dönem ikamet izni müracaatları
bulunmamakla birlikte uzun dönem ikamet izni talep etmeleri halinde ikamet geçmişleri göz önünde bulundurulduğunda kesintisiz 8 yıl ikamet izni sahibi olma şartını sağlamadıkları ifade edilmiştir.
Başvuran tarafından ise Kurumumuza gönderilen dilekçede eşi ve çocukları ile 11/08/2014 tarihinden itibaren ülkemizde ikamet ettikleri, mahkemeye sunulan dilekçesinde de 2014 yılında eşi ve 4 çocuğu ile
İzmir iline yerleştikleri ve 12/05/2015 tarihli “Irak Uyruklu Yabancılarla İlgili İş ve İşlemler” genelgesi gereği iki yıl kadar insani ikametle Türkiye’de kaldıkları, ardından Türkiye’nin 1951 Cenevre
Sözleşmesinde muhafaza ettiği coğrafi çekince nedeni ile mülteci statüsü alamama ve Türkiye’de kalıcı statü imkanı olmadığı için uluslararası koruma başvurusu yapmadıkları, kısa dönem ikameti ile Türkiye’de kaldıkları ifade edilmiştir. Nitekim İzmir İl Göç İdaresi Müdürlüğünce de başvuranın 04/06/201504/12/2015 tarihleri arasında insani ikamet izni, 22/08/2016-22/08/2017 tarihleri arasında insani ikamet izni, 23/08/2017-23/08/2018 tarihleri arasında insani ikamet izni, 28/07/2018-16/07/2019 tarihleri arasında kısa dönem ikamet izni, 16/07/2019-09/06/2021 tarihleri arasında kısa dönem ikamet izni, 09/06/202109/06/2022 tarihleri arasında kısa dönem ikamet izni aldıkları, 10/05/2022 tarihli kısa dönem ikamet izni taleplerinin ise reddedildiği belirtilmiştir. Bu nedenle başvuranın mahkeme dilekçesi ve idarece gönderilen yazıların tetkiki sonucu, başvuranın 2014 yılında ikamet izni aldığı tespiti yapılamamıştır.
18) Bu çerçevede başvuranların idareye uzun dönem ikamet izni müracaatları bulunmadığı anlaşılmakla
birlikte Gönderme Kararına esas yapılan 07/09/2022 tarihli başvuru uzun dönem ikamet başvurusu için dikkate alınsa dahi başvuranın 04/06/2015-09/06/2022 tarihleri arasında ikamet izni ile ülkemizde kaldığı ayrıca söz konusu dönemin 04/06/2015-04/12/2015, 22/08/2016-22/08/2017, 23/08/2017-
23/08/2018 tarihileri arasındaki süreçte insani ikamet izni alındığı da dikkate alındığında Kanunda belirtilen “kesintisiz en az sekiz yıl ikamet izniyle Türkiye’de kalmış olmak” şartı karşılanmamaktadır.
19) Sonuç olarak Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, insani ikamet izninin reddine ilişkin
kararın iptali ile başvuranın kalıcı/sürekli ikamet olarak ifade ettiği süre sınırı olmaksızın verilen uzun dönem ikamet izninin verilmesi taleplerinin bulunduğu anlaşılan başvuruda; insani ikamet izninin reddine ilişkin kararın iptaline yönelik İzmir 1. İdare Mahkemesinde / ve / esas sayıyla iptal davası açıldığı ve yargılamanın devam ettiği anlaşıldığından 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu
Kanunu’nun 17’nci maddesi ile Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına ilişkin Usul ve
Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nin 5’inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Yargı organlarında görülmekte olan veya yargı organlarınca karara bağlanmış uyuşmazlıklar hakkında Kuruma yapılan şikâyetler incelenmez.” hükmü çerçevesinde ilgili talebin bu aşamada Kurumumuzca incelenemeyeceği,
19.1) 6458 sayılı Kanun’un “Uzun dönem ikamet izni” başlıklı 42’nci maddesinin birinci fıkrasında;
“Türkiye’de kesintisiz en az sekiz yıl ikamet izniyle kalmış olan ya da Bakanlığın belirlediği şartlara uyan yabancılara, Bakanlığın onayıyla valilikler tarafından süresiz ikamet izni verilir.”, ikinci fıkrasının; “Mülteci, şartlı mülteci ve ikincil koruma statüsü sahipleri ile insani ikamet izni sahiplerine ve geçici koruma sağlananlara, uzun dönem ikamet iznine geçiş hakkı tanınmaz.” hükmüne amir olduğu, uzun dönem ikamet izninin şartlarının 43’üncü maddenin birinci fıkrasında; “a) Kesintisiz en az sekiz yıl ikamet izniyle Türkiye’de kalmış olmak, b) Son üç yıl içinde sosyal yardım almamış olmak, c) Kendisi veya varsa ailesinin geçimini sağlayacak yeterli ve düzenli gelir kaynağına sahip olmak, ç) Geçerli sağlık sigortasına sahip olmak, d) Kamu düzeni veya kamu güvenliği açısından tehdit oluşturmamak” şartlarına yer verildiği, başvuranın idareye uzun dönem ikamet izni müracaatının bulunmadığı anlaşılmakla birlikte
Gönderme Kararına esas yapılan 07/09/2022 tarihli başvuru uzun dönem ikamet başvurusu için dikkate alınsa dahi başvuranın ikamet izni ile ülkemizde bulunduğu sürenin Kanunda belirtilen “kesintisiz en az sekiz yıl ikamet izniyle Türkiye’de kalmış olmak” şartının karşılanmadığı anlaşıldığından, idarenin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
20) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde makul sürede karar verme ilkesine uygun davrandığı tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
21) 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21’inci maddesinin birinci
fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili idarenin işlem ve eylemlerine karşı İzmir İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre, İnsani ikamet izninin reddine ilişkin kararın iptali talebinin, yargı makamlarına müracaatta bulunulmuş olması nedeniyle İNCELENEMEMESİNE, Süre sınırı olmaksızın uzun dönem ikamet izni verilmesi talebine yönelik başvurunun REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve GÖÇ İDARESİ BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi