|
ÖZET: Başvuran, şube müdürü olarak görev yaparken tekniker olarak atanmasına dair işlemin iptali sonrası, ödenmesi gereken parasal haklarının ve maaş farklarının yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep etmiştir. İdare, mahkeme kararlarında faiz ödenmesine ilişkin bir hüküm bulunmadığını öne sürerek talebi reddetmiştir. Ancak, Danıştay içtihatlarına göre, iptal kararları geriye yürür ve idari işlemin hukuksal sonuçları ortadan kalkar. Bu bağlamda, başvuranın maaş ve tazminat farklarının ödenmesi gerektiği, ancak yasal faizin ödenmemesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Kamu Denetçisi, başvuranın mali haklarının yasal faizi ile ödenmemesinin mülkiyet hakkının ihlali niteliği taşıdığına dikkat çekmiştir. Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararları da, kamu makamlarının geri ödemelerde gecikme faizi ödemesi gerektiğini vurgulamaktadır. Sonuç olarak, başvuranın talebi doğrultusunda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na yasal faizin ödenmesi hususunda tavsiyede bulunulmuştur. |
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2020/89433-S.20.97923
BAŞVURU NO : 2020/98351
KARAR TARİHİ : 11/12/2020
KISMEN TAVSİYE KISMEN RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI
Mali haklarına yasal faiz işletilmesi talebi hk
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 06/10/2020
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapmış olduğu başvuruda başvuran, Çevre ve Şehircilik İl
Müdürlüğünde şube müdürü olarak görev yapmakta iken, Çevre ve Şehircilik İl
Müdürlüğe tekniker olarak atanmasına ilişkin işlemin, İdare Mahkemesinde iptal edilmesi üzerine tarafına ödenen parasal haklarının eksik kalan kısmının ve maaş farkları üzerinden ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işletilecek yasal faizin tarafına ödenmesini
Kurumumuzdan talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 18/11/2020 tarihli ve sayılı yazısında; 2.1. Başvurana mahkeme kararları gereği, şube müdürü ve tekniker kadroları arasındaki tazminat (yan ödeme, özel hizmet, ek özel hizmet) ve maaş farklarının 15/08/2014-15/05/2020 tarihleri arasındaki her ay için ayrı ayrı hesaplanıp ödendiği, 2.2. Mahkeme kararlarında faiz ödenmesine ilişkin hüküm bulunmadığından ve ilgili mevzuatında da bu yönde bir hüküm bulunmadığından hesaplanan tazminat ve maaş farkları için faiz işletilemediği, 2.3. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının (mülga) Hukuk Müşavirliğinin 14/05/2015 tarihli ve 25104/9611 sayılı Vekalet Ücreti Ödenmesi konulu yazısı gereği başvurandan vekalet ücretinin tahsil edildiği, açıklamalarına yer verilmektedir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği
Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”, “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinin yedinci fıkrasında; “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”, 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir…”, düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KANLKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE
ÖNERİSİ
5. Kamu Denetçisi tarafından; ilgili mahkeme kararları gereği şube müdürlüğü ile tekniker kadroları arasındaki farkın hesaplanması işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırı olmadığı, ancak bu farka yasal faizin işletilmemiş olmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı kanaatine varılarak bu hususta İdareye tavsiyede bulunulması gerektiği yönündeki öneri Kamu
Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 6. Başvuran, şube müdürü olarak görev yapmakta iken, başka bir il müdürlüğü emrine tekniker olarak atanmasına ilişkin işlemin İdare Mahkemesinde iptal edilmesi üzerine tarafına ödenen parasal haklarının eksik kalan kısmının ve maaş farkları üzerinden ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işletilecek yasal faizin tarafına ödenmesini
Kurumumuzdan talep etmektedir.
7. Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulu ve Genel Kurul Kararında yer aldığı üzere, İdare
Mahkemelerince verilen iptal kararları neticesinde, karara konu idari işlem ve bu işlemin doğurduğu hukuksal sonuçlar ortadan kalkmaktadır. Başka bir anlatımla, iptal kararları geriye yürür ve dava konusu işlem hiç olmamış gibi etki doğurur.
8. Başvuru konusu olayda, başvuranın Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünde şube müdürü olarak çalışmakta iken Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne tekniker olarak atanmasıyla ilgili Çorum İdare Mahkemesince iptal kararı verildiği, Bakanlığın temyiz yoluna başvurduğu, Danıştay’ın 24/06/2020 tarihli kararı ile idare mahkemesince verilen işlemin iptali kararının yürütmesinin durdurulması işlemini reddettiği, bunun üzerine başvuranın 29/05/2020 tarihinde İl Müdürlüğüne şube müdürü olarak atandığı görülmüştür.
9. Kurumumuza sunulan bilgi ve belgelerden, mahkeme kararının uygulanmasını teminen idarenin başvurana görevden alındığı ve görevine iade edildiği süreler için maaş ve tazminat farklarını her ay için ayrı ayrı hesaplayarak ödediği anlaşılmaktadır.
10. Diğer yandan, her ne kadar 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 66 sayılı KHK ve 17/04/2006 tarihli ve 2006/10344 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Devlet
Memurlarına Ödenecek Zam ve Tazminatlara İlişkin Karar’da, mahkeme kararlarının yerine getirilmesinde mali hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi düzenlenmemiş ise de, Anayasa
Mahkemesinin 07/02/2019 tarihli ve 2015/4812 numaralı bireysel başvuru kararının 25 inci paragrafı; “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) istikrarlı olarak, kamu makamlarınca yapılacak geri ödemelerin gecikmesini faiz ödemeleriyle ilişkilendirmektedir. Mahkemenin çeşitli kararlarında makul olmayan bir gecikme gibi nedenlerle tazminatın değer kaybettiği
durumlarda bu tazminatın yeterliliğinin azalacağı belirtilmiştir (Angelov/Bulgaristan, B. No:
44076/98, 22/4/2004, § 39; Almeida Garrett, Mascarenhas Falcão ve diğerleri, B. No:
29813/96-30229/96, § 54). Nitekim böyle başvurularda AİHM, esas itibarıyla kamu makamlarının geçen süre nedeniyle ödenmesi gereken tutardaki değer kayıplarını telafi etmek için gecikme faizi ödeyip ödemediğini dikkate almaktadır. Kısacası AİHM, mülkiyet hakkı kapsamında faiz ödemesini, esasen devletin borçlu olduğu tutar ile alacaklı tarafından nihai olarak alınan tutar arasındaki enflasyon nedeniyle oluşan değer kayıplarını giderme yükümlülüğüyle ilişkilendirmektedir (Akkuş/Türkiye, B. No: 19263/92, 9/7/1997, § 29).” şeklindedir. Anılan Kararın 40 ıncı paragrafında ise, “Diğer taraftan Danıştayın aynı konuya ilişkin bazı kararlarında da konusu para olan borçlarda, alacaklının bu paradan mahrum kaldığı süre içinde uğrayacağı kayıpların, başka bir anlatımla bu paranın kullanılamamasından dolayı yoksun kalınan kazancın karşılığı olarak faiz ödenmesi gerektiği belirtilmiştir. Danıştay bu kararlarında, sonuç olarak açığa alınan bir kamu görevlisinden yapılan maaş kesintilerinin faiziyle birlikte iade edilmesi gerektiğini belirtmiştir.” açıklamasına yer verilip “Sonuç olarak başvurucunun maaşından kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar geçen süredeki enflasyon oranları dikkate alındığında mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilen söz konusu alacakların enflasyon oranları karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödendiği anlaşılmaktadır. Buna karşın başvurucuya herhangi bir faiz ödemesi ise yapılmamış, faiz ödenmesi yönündeki başvurucunun talebi de idari ve yargısal makamlarca reddedilmiştir. Söz konusu değer kaybının oranı gözetildiğinde müdahaleyle başvurucuya şahsi olarak aşırı ve olağan dışı bir külfet yüklendiği, bu sebeple söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu kanaatine varılmıştır.” denmek suretiyle kişilere ödenmesi gerek mali hakların ödenmemesinden doğan zararın mülkiyet hakkının ihlali niteliği taşıdığından bahisle bu faizin ödenmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu doğrultuda, başvuru konusu olayda başvurana şube müdürlüğü ve tekniker kadroları arasındaki maaş ve tazminatlarına ilişkin mali hakları iade edilmesine karşın, kişilere ödenmesi gereken bunlara işletilecek yasal faizin ödenmemesinin hukuka uygun bulunmamaktadır.
11. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; Başvuranın şube müdürlüğü ve tekniker kadroları arasındaki maaş ve tazminatlarına ilişkin mali haklarının yasal faizinin ödenmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 12. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarenin “karara karşı başvuru yolunun gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
13. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca başvurunun Kurumumuz tarafından reddedilmesi hâlinde, durmuş olan dava açma süresi gerekçeli ret kararının ilgiliye tebliğinden itibaren kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca ise tavsiye kararı üzerine otuz gün içinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise durmuş olan dava açma süresi kaldığı yerden işlemeye başlayacaktır. Buna göre; ilgili idarenin eylem ve işlemlerine karşı dava açma süresinden (varsa) arta kalan sürede Çorum İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle; Başvuranın ilgili mahkeme kararları gereği şube müdürlüğü ile tekniker kadroları arasındaki mali haklara ilişkin farkın tekrar hesaplanması talebinin reddine, Başvurana ilgili mahkeme kararları gereği şube müdürlüğü ile tekniker kadroları arasındaki mali haklara ilişkin yasal faizin ödenmesi hususunda ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK
BAKANLIĞINA TAVSİYEDE BULUNULMASINA;
Kararın Başvurana ve ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞINA tebliğine,
6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası
uyarınca, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
e-imzalıdır
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi