ÖZET: Başvuran, çalıştığı işyerinin muhasebecisi tarafından haberi olmadan başka bir işyerinden sigortalı gösterildiğini ve bu nedenle 557 günlük sigorta primlerinin iptal edildiğini öne sürmektedir. İptal edilen primler, emeklilik için gerekli şartları kaybetmesine yol açmış ve geçmişe dönük emekli aylıklarının talep edilmesine neden olmuştur. Başvuran, bu durumun düzeltilmesi için Kamu Denetçiliği Kurumu’na başvurmuştur.

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), başvuranın 2015 yılında emeklilik talebinde bulunduğunu ve yapılan denetimler sonucunda 2011-2013 yılları arasındaki çalışmalarının fiili olarak gerçekleşmediğini belirlemiştir. Bu nedenle, başvuranın 2015-2019 yılları arasında aldığı emekli aylıkları yersiz ödeme olarak değerlendirilmiş ve geri talep edilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerinin reddedilmesinin hukuka uygun olduğunu tespit etmiştir.

Sonuç olarak, başvuranın iddiaları ve SGK’nın açıklamaları doğrultusunda, başvurunun reddine karar verilmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, idarenin işlemlerinin iyi yönetim ilkelerine uygun olduğunu, ancak başvuranın hangi mercilere başvurabileceği konusunda yeterli bilgilendirme yapılmadığını belirtmiştir. Başvuran, kararın tebliğinden itibaren yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2019/10071-S.15437

BAŞVURU NO : 2019/9578

KARAR TARİHİ : 11/10/2019

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

İptal edilen sigortalı prim gün sayıları hakkındadır.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 06/05/2019

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran özetle; çalışmış olduğu işyerinin muhasebecisi tarafından haberi olmadan başka

bir işyerinden sigortalı gösterildiğini bu sebeple 557 günlük sigorta primlerinin iptal edildiğini, primlerinin iptal edilmesine bağlı olarak emekli olmak için gerekli olan şartları kaybettiğini ve

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından geçmişe dönük olarak almış olduğu emekli aylıklarının talep edildiğini belirterek mağduriyetinin giderilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Kurumumuzun 21/05/2019 tarihli ve … sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben

Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı (SGK) Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü

tarafından gönderilen 11/06/2019 tarihli ve … sayılı yazıda özetle:

2.1) Başvuranın 29/05/2015 tarihli tahsis talebine istinaden 01/06/2015 tarihinden itibaren 506

sayılı Kanunun geçici 81 nci maddesinin (B-d) bendine göre … tahsis numarası ile 7906 prim ödeme gün sayısı ile yaşlılık sigortasından aylık bağlandığı,

2.2) Kurumunun denetim ve kontrolle yetkilendirilen memurları tarafından … işyeri sicil

numaralı … ünvanlı işyerinde yapılan denetim sonucu düzenlenen 12/07/2018 tarihli ve

…sayılı denetim raporunda 07/10/2011-22/04/2013 süresi çalışmalarının, fiili olmadığı gerekçesi iptal edildiğini. 2829 sayılı Kanunun 8 inci maddesine göre başvuranın son yedi yıllık fiili hizmet süresi fazla olan statünün 4/1(b) kapsamına geçmesi nedeniyle 4/1-(a) kapsamında bağlanan yaşlılık aylığının başlangıç tarihi olan 01/06/2015 tarihi itibariyle iptal edildiği ve başvurana 01/06/2015-16/01/2019 süresi yersiz ödendiği tespit edilen yaşlılık aylıkları ile sağlık yardımlarının Kanunun 96 ncı maddesinin (a) fıkrası gereğince borç kaydedildiği ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi

edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesi; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…”,

4) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci

maddesinin birinci fıkrası; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun;

5.1) “Sigortalı sayılanlar” başlıklı 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi; “a)

Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar, ….sigortalı sayılırlar.”

5.2) “Sigortalılığın başlangıcı” başlıklı 7 nci maddesi; “Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü

maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten,… itibaren başlar.”

5.3) “İşyeri, işyerinin bildirilmesi, devri, intikali ve nakli” başlıklı 11 inci maddesinin 1

inci ve 2 nci fıkralarında; “İşyeri, sigortalı sayılanların maddi olan ve olmayan unsurlar ile birlikte işlerini yaptıkları yerlerdir.

İşyerinde üretilen mal veya verilen hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen işyerine bağlı yerler, dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi diğer eklentiler ile araçlar da işyerinden sayılır.”

5.4) “Prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesi; “4 üncü maddenin birinci fıkrasının

(a) bendi kapsamındaki sigortalıların prime esas kazançları aşağıdaki şekilde belirlenir. a)

Prime esas kazançların hesabında; 1) Hak edilen ücretlerin, 2) Prim, ikramiye ve bu nitelikteki her çeşit istihkaktan o ay içinde yapılan ödemelerin ve işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen tutarların, 3) İdare veya yargı mercilerince verilen karar gereğince yukarıdaki (1) ve (2) numaralı alt bentlerde belirtilen kazançlar niteliğinde olmak üzere sigortalılara o ay içinde yapılan ödemelerin, brüt toplamı esas alınır.” 5.5.) “Prim belgeleri ve işyeri kayıtları” başlıklı 86 ncı maddesinin yedinci fıkrası

“Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca re’sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri

Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir. İşveren, bu maddeye göre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir.

İtiraz, takibi durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz. Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde, 88 inci ve 89 uncu maddelerin prim borcuna ilişkin hükümleri uygulanır.” 5.6.) “Yersiz ödemelerin geri alınması” başlıklı 96 ncı maddesinin son fıkrası; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.

Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır. Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.

Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”

6) 12/05/2010 tarihli ve 27579 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren

Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 6.1.) “Sosyal sigorta kayıtlarının tutulması ve düzeltilmesine ilişkin esaslar” başlıklı 7 nci maddesinde; “(1) Bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesinde belirtilen sosyal sigorta kayıtlarının, bu

Yönetmelikte belirtilen ve usulüne göre düzenlenmiş belgelere dayandırılması zorunludur. (2)

Usulüne göre düzenlenmiş belgeye dayandırılarak oluşturulan sosyal sigorta kayıtları; a)

Dayanak belgesinde bulunduğu hâlde kayıtlara hatalı veya eksik olarak tescil edilen ya da hiç yazılmayan bilgilerin veya mükerrer kayıtların bulunduğunun Kurumca tespitine, b) Kamu idareleri denetim elemanları ile Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurları tarafından yapılan inceleme ve soruşturma raporlarına, c) Mahkeme kararlarına, ç) Kamu idareleri ile döner sermayeli kuruluşlar, 5411 sayılı Kanun kapsamındaki kuruluşlar, kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan temin edilen bilgi ve belgelere istinaden Kurumca yapılacak incelemeye, göre düzeltilir, silinir veya yeni kayıt eklenir.”

6.2) “Sigortalılığın sona ermesi ve bildirim yükümlülüğü” başlıklı 14 üncü maddesi; “1)

Kanunun 4 üncü maddesi birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olanların sigortalılıkları hizmet akdinin sona erdiği tarihte sona erer ve bu tarih işverenleri tarafından, …

on gün içinde Kuruma (Ek ibare:RG-25/8/2016-29812) e-sigorta yoluyla bildirilir. (Ek cümleler:RG-5/12/2017-30261) Ayrıca Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a)

bendi kapsamındaki sigortalılar için aylık prim ve hizmet belgesi verilmemesi veya tutukluluk ve gözaltı hali, yol izni ve diğer ücretsiz izinler, devamsızlık, puantaj, kısmi istihdam, yarım çalışma, fesih, tarihinde çalışmama ve diğer nedenlerle aylık prim ve hizmet belgesinde gün ve kazanç bildiriminde bulunulmaması halinde en son primin ilişkin olduğu tarih itibariyle sigortalılığı durdurulur. Ancak ilgili kanununda belirtilen ücretsiz izin halinde ise iznin sona erdiği tarih itibarıyla sigortalılığı durdurulur.”

6.3) “Sigortalıların yersiz tescili” başlıklı 19 uncu maddesi; “(1) Kanuna göre sigortalılık

niteliği taşımadığı hâlde, gerçeğe aykırı olarak bildirim yapıldığı tespit edilen tescil kayıtları iptal edilir.”

6.4) “Hizmet kayıtlarının düzeltilmesi” başlıklı 24 üncü maddesinin birinci fıkrası; “(1)

Kurumca hizmet kayıtları; a) Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca veya kamu idarelerinin denetim elemanlarınca düzenlenen raporlarda gerçeğe aykırı hizmet kazandırıldığının veya hatalı ve eksik kayıt bulunduğunun tespit edilmesi, b) Sigortalının prime esas kazançları, gün sayıları ve prim tahsilatına ilişkin bilgilerin hatalı veya eksik aktarıldığının tespit edilmesi, c) Kesinleşen yargı kararları ile sigortalıya hizmet kazandırılması veya Kurum kayıtlarında var olan hizmet veya prime esas kazançların yeniden belirlenmesi, hallerinde düzeltilir, iptal edilir veya yeni kayıt oluşturulur.” ikinci fıkrası “

Birinci fıkra gereğince, hizmet kayıtlarında yapılacak güncelleme, iptal ve yeni kayıt oluşturma işlemleri, ünite amirinden alınacak olur üzerine, konu ile ilgili bilgisayara giriş yetkisi verilen ünite personelince yerine getirilir. Bu şekilde güncellenen bilgisayar kayıtları, her gün alınacak çalışma listeleri ile karşılaştırılarak mutabakatı sağlandıktan sonra, eski ve yeni kayıtlara ait hizmet dökümlerinin onaylı birer örneği sigortalıların dosyalarında muhafaza edilir. Ancak birinci fıkra (b) bendi gereğince hizmet kayıtlarında yapılacak iptal ve yeni kayıt oluşturma işlemleri, üyeleri Kurumca belirlenecek komisyon kararına göre yapılır. (Ek

)

cümle:RG25/8/2016-29812 Sigortalı ve hak sahiplerine gelir veya aylık bağlanmadan önce hizmet kayıtları güncellenir.” hükümleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE

ÖNERİSİ

7) Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya

kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; idarenin, somut olayda başvuranın talebini yerine getirmemesinin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu tespit edildiğinden, talebin reddi yönünde hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

VI. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8.) Başvuranın, 07/10/2011 ile 16/01/2019 tarihleri arasındaki çalışmalarının fiili olarak gerçekleşmemesi nedeniyle ile denetim raporu ile iptal edildiği, bu sebeple 01/06/201516/01/2019 tarihleri arasındaki 4/1-(a) statüsünde almış olduğu emekli aylıklarının ve sağlık yardımlarının yersiz ödeme kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından başvurandan talep edildiği anlaşılmaktadır.

9.) Endüstri devrimi sonrasında iş gücünün korunması ve emek sömürüsünün engellemesi amacıyla gelişmeye başlayan sosyal güvenlik hakkı işçiyi gerek çalışmış olduğu dönemlerde gerekse de çalışma gücünü kaybetmiş olduğu dönemlerde koruma amacı gütmektedir.

Ülkemizde kısa vadeli ve uzun vadeli sigorta bakımından korunmakta olan işgücü kısa vadeli sigorta kolları bakımından; iş kazası, hastalık v.b durumlar için korunmakta iken uzun vadeli sigorta kolları ile çalışma gücünün kaybedildiği yaşlılık halinde korunmaktadır. Sosyal hukuk devletinin bir gereği olan olarak aktif çalışma hayatında sigorta primleri ödeyerek sosyal güvenlik sistemine dahil olan iş gücü, duruma göre ödemiş olduğu prim miktarından daha yüksek oranda sosyal sigorta güvenliği ve geliri elde etmektedir. Bu durum bazen sosyal güvenlik sisteminin istismar edilmesine neden olmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumunun denetim kontrolle yetkilendirilen memurları bu istismarların engellenerek, herkes için daha güçlü hizmet veren ve güçlü aktüeryal dengesi olan bir sosyal güvenlik kurumunun oluşması için görev yapmaktadırlar.

10) Dosya kapsamındaki 12/07/2018 tarih ve … sayılı denetmen raporunun;

… sayılı bölümlerinde … ünite kodlu … numaralı Giresun ilinde yer alan işyerlerinden hizmeti bildirilen başvuranın KPS sorgusunda ikamet adresinin .. Mah. .. Sok. No: Orta/ÇANKIRI olduğu, ayrıca kurum Medula hastane kayıtları üzerinden yapılan sorgulardan başvuranın çoğunlukla Çankırı ilinde bulunan sağlık hizmeti sunucularından, kısmen Ankara kısmen de

İstanbul ilinde bulunan sağlık sunucularından hizmet aldığı Giresun ilinde bulunan sağlık hizmeti sunucularında kaydının bulunmadığının tespit edildiği, ayrıca başvuranın hizmet kaydının tetkikinde son 1263 gün hizmetinin 5510 sayılı Kanunun 4. Maddesi 1. Fıkrası (a)

bendi kapsamında olduğu, başvuranın Ankara ve İstanbul illerinde 1983-2006 yılları arasında değişik dönemlerde mobilya imalatı, doğrama ve marangozluk ile pastane mesleklerinden dolayı vergi mükellefi kaydının olduğunun, 01.10/2011-20/12/2014 tarihleri arasında başvuranın hizmetlerinin bildirilmesine rağmen o tarihlerde hizmet bildirilen işyerlerinin bulunduğu Giresun ilinde olmadığının tespit edildiği ve başvuranın …’ye ait işyerinde çalıştığı yönündeki iddianın şüpheli bulunduğu belirtilmiştir. Ayrıca 5.12.5. nolu Sonuç ve Kanaat bölümünde … TC. kimlik numaralı ….’nin 09/02/2015 tarihinde denetmenliğe verdiği ifadede

“… Mah. .. no… Bulancak adresindeki börekçi işyerinde fiilen çalışmayan işyerinden sigortlı gösterildiğinin belirtilmesine; işyerinin hangi şehirde olduğunu, ne iş yaptığını ve bu işyerinde kimlerin çalıştığını bilmem. Hatta böyle bir işyerinin gerçekte var olup olmadığını bilmiyorum.

Sorduğunuz işyerinde nasıl sigortalı gösterildiğim hakkında hiçbir fikrim yoktur. Ben sigorta pirimi için hiçbir şahsa yada işyerine bir ödeme yapmadım” hususunun yer aldığı ayrıntılı olarak yazılmıştır. Başvuranın 01/10/2011-20/12/2014 dönemleri arasında sigorta girişi bulunan işyerlerinde fiili çalışmasının olmadığının tespiti yönünde yeterli denetim ve araştırma faaliyetinin yapıldığı anlaşılmaktadır.

11) Denetmen raporuna ek olarak başvuran Kurumumuza sunmuş olduğu şikayet dilekçesinde

de çalışmış olduğu şirketin muhasebecisinin kendisinin ve işverenin haberi olmadan başka bir işyerinin sigorta sicil numarası ile sigortalı gösterildiğini beyan edip, hizmetlerinin iptal edildiği işyerinde fiili çalışması olmadığını kabul etmiştir. Başvuran her ne kadar ilgili dönemlerde başka bir işyerinde fiili olarak çalıştığını belirtmiş olsa da bu durumun tespiti 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun Prim belgeleri ve işyeri kayıtları başlıklı 86 ncı maddesinin 7 nci ve 8 inci fıkralarına “Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca işyerinde fiilen yapılan tespitlerden ve kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden kayıt ve belgelere dayanmaksızın çalıştığı belirlendiği halde, hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının Kuruma bildirilmediği anlaşılan veya eksik bildirildiği tespit edilen sigortalıların geriye yönelik hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının, en fazla tespitin yapıldığı tarihten geriye yönelik bir yıllık süreye ilişkin kısmı dikkate alınır.

Aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.” fıkralarında belirtilen hüküm uyarınca kurum denetim elemanları veya yargı yoluyla sağlanabilecektir.

12) 2017/44 E. ve 2017/118 K. sayılı Anayasa Mahkemesi kararında Mahkeme Bakırköy 2. İş

Mahkemesinin itiraz yoluyla önüne getirdiği 5510 sayılı Kanunun Sosyal Güvenlik Kurumunca tahsil edilecek yersiz ve fazla ödemelere ilişkin 96 ncı maddesinin sigortalının kasıtlı veya kusurlu davranışından kaynaklanan yersiz ödemelere ilişkin (a) bendinin Anayasa’nın Sosyal

Güvenlik Hakkını düzenleyen 60 ıncı maddesine aykırılığını incelemiş, ilgili maddenin düzenlemesinin kanun koyucunun takdir hakkı içerisinde kaldığını ve bu şekilde yapılan düzenlemenin Sosyal Güvenlik Hakkına engel teşkil etmediği sonucuna varmıştır. Mahkeme, kararında aynı zamanda “Kural, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun uğradığı kamusal zararın giderilmesi amacıyla sebepsiz zenginleşmede geri verme konusuna ilişkin özel bir düzenleme niteliğinde olup, ilgililerin kasıtlı veya kusurlu davranışları nedeniyle kendilerine yapılan fazla veya yersiz ödemeye bağlanan sonuçları öngörmektedir. Kuralın, ilgililerin kusurlu veya kasıtlı hareketleriyle Kurum tarafından Kanun’a aykırı şekilde yapılan ödemelerin geri alınmasıyla

Kurum’un gider kaybının önlenmesini ve Kurum’un aleyhine sebepsiz zenginleşmeye engel olunmasını sağlamak için kamu yararı amacıyla çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Böyle bir düzenlemenin anayasal sınırlar içinde kanun koyucunun takdirinde olduğu da açıktır.” ifadelerine yer verilmiştir.

13) Anayasa Mahkemesinin … Başvuru numaralı 20/04/2016 tarihli kararında geçmişte yapılan

usulsüz prim girişleri nedeniyle başvuranın yaşlılık aylığının kesilmesi ve kendisine ödenen yaşlılık aylıklarının faiziyle birlikte geri ödenmesi noktasında faizle geri ödemenin mülkiyet hakkı ihlali olduğu yönündeki başvuru kanunilik, meşru amaç ve ölçülülük gibi kriterler esas alarak değerlendirmiş ve başvuruya konu olayda mülkiyet hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir. Anılan kararda Anayasa Mahkemesi; “Bu durumda somut olayda idarece hatalı olarak ödendiği tespit edilen yaşlılık aylıkları anapara tutarının başvurucudan iadesinin talep edilebileceği hususunda kuşku bulunmamaktadır. Aksi durumun belirtildiği üzere başvurucunun sebepsiz zenginleşmesine yol açabileceği ve sosyal adaletle bağdaşmayacağı açıktır. Öyleyse bu noktada ortaya konması gereken, usulsüz prim girişlerine istinaden yersiz ödenen söz konusu meblağın üzerine yasal faiz ilave edilerek tahsilinin istenmesinin başvurucuya -kamu yararı dikkate alındığında- aşırı bir yük yükleyip yüklemeyeceği hususudur.

Anayasa Mahkemesince bu çerçevede başvurucunun emekli olduğu tarih itibarıyla SGK müfettişlerince de tespit edildiği üzere sosyal güvenlik prim hesabında on dört aylık usulsüz prim girişi olduğu bu çerçevede başvurucunun hileli bir hizmet süresinden yararlandırıldığı ortaya konmuş bu durumda somut olayın özelliklerine göre yapılan değerlendirmede, başvurucunun kendisine kazandırılan on dört aylık hileli hizmet süresinden haberdar olması gerektiği ve toplam hizmet süresine söz konusu hileli hizmet süresi de eklenerek gerçekte hak kazanmadığı tam yaşlılık aylığı ödemelerinden yararlandığı anlaşılmış, eksik kalan hizmet süresi üzerinden usulsüz olarak aldığı aylıkların kendisinden daha sonra 5510 sayılı

Kanun’un 96. maddesinin (a) bendi uyarınca kanuni faizi ile birlikte iadesinin isteneceğini bilebileceği kanaatine varılmıştır (§59-60).”

14) Sosyal güvenlik hakkının temel mantığı gereğince işgücü görev yapmış olduğu işyeri

nezdinde açılmış olan sigorta sicil dosyasından sigortalı olmalıdır. 5.3. nolu paragrafta da belirtildiği üzere 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 11 inci maddesinin 1 ve 2. bentlerinde işyeri: “İşyeri, sigortalı sayılanların maddi olan ve olmayan unsurlar ile birlikte işlerini yaptıkları yerlerdir.

İşyerinde üretilen mal veya verilen hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen işyerine bağlı yerler, dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi diğer eklentiler ile araçlar da işyerinden sayılır.” olarak tanımlanmıştır.

15) Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde, başvuranın, gerek kendi beyanından

gerekse de denetim raporu sonucundan, 07/10/2011 ile 22/04/2013 tarihleri arasındaki çalışmalarının fiili olmaması nedeniyle iptal edilmesi ve buna bağlı olarak 01/06/201516/01/2019 tarihleri arasındaki 4/1-(a) statüsünde almış olduğu emekli aylıklarının ve sağlık yardımlarının yersiz ödeme kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından başvurandan talep edilmesi işleminin hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil etmediği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

16) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı, ancak idarenin, şikâyetçiye verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle

‘karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi’ ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, İdarenin bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

17) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birincisi fıkrası

uyarınca, bu kararın başvurana tebliğ edildiği tarihten itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Giresun İş

Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçe ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE, Bu kararın BAŞVURANA ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI’NA tebliğine;

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi