ÖZET: Başvuru, 03/03/2023 tarihinde tarım Bağ-Kur kapsamında emeklilik talebinde bulunan bir kişinin, 01/01/1998-31/08/1999 tarihleri arasındaki sürenin iptal edilmesi ve bu sürelerin isteğe bağlı sigorta olarak tescil edilmesi talebini içermektedir. Başvuran, bu sürelerin primlerinin ödendiğini belirterek, emeklilik hakkının tanınmasını ve 01/04/2023 tarihinden itibaren aylık bağlanmasını istemiştir. Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın bu sürelerin isteğe bağlı sigortalılık kapsamında değerlendirilemeyeceğini, ayrıca 5510 sayılı Kanun’un geçici maddeleri gereği, başvuranın emeklilik koşullarını sağladığını ifade etmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, başvuruya ilişkin hukuka aykırılık tespit edilmediğine karar vermiştir. İdarenin, başvuranın tarım Bağ-Kur sigortalılık süresini yeniden düzenlemesi ve iptal edilen sürelerin isteğe bağlı sigortalılık olarak kabul edilmemesi işleminin hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Başvurunun reddine yönelik karar, Kamu Başdenetçisi tarafından onaylanmıştır.

Sonuç olarak, başvuranın talepleri, ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirildiğinde, hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmuş, başvurunun reddine karar verilmiştir. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurabilecektir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2023/15687-S.23.24682

BAŞVURU NO : 2023/8569

KARAR TARİHİ : 08.12.2023

RET KARARI ,TCKN:

Adres:

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

İptal edilen tarım Bağ-Kur süresinin isteğe bağlı sigortalılık olarak

BAŞVURUNUN KONUSU :

tescili talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 16.06.2023

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran; 03/03/2023 tarihinde tarım Bağ-Kur kapsamında EYT kapsamında emeklilik talebinde bulunduğunu, ancak 01/01/1998-31/08/1999 tarihleri arasındaki sürenin iptal edildiğini, bu sürelerin isteğe bağlı sigorta olarak tescil edilmesi talebinin de kabul edilmediğini, ancak bu sürelerin primlerinin aylık ödeme ve toplu olarak ödendiğini ifade etmek suretiyle emeklilik hakkının verilmesini ve 01/04/2023 tarihinden itibaren aylık bağlanmasını talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuzun 21/06/2023 tarihli ve sayılı bilgi-belge isteme yazısına cevaben Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığınca gönderilen 23/11/2023 tarihli ve sayılı yazıda; Başvuru sahibinin 01.01.1998-31.08.1999 tarihleri arasında sonradan iptal edilen hizmetleri için 7256 sayılı Kanun kapsamında yapmış olduğu ödemenin isteğe bağlı sigortalılık kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığı ayrıca nun bahse konu silinen hizmet sürelerinin isteğe bağlı sigortalılık kapsamında değerlendirildiği durumda aylık başvurusunda bulunduğu 03.03.2023 tarihinde, 5510 sayılı

Kanunun geçici 95 inci maddesiyle 1479 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında aranan yaş koşulu kaldırıldığından 25 tam yıl prim ödeme koşulunu da sağlayarak yaşlılık aylığına hak kazanma imkanı bulunduğu, ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “…Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler…” hükmü yer almaktadır.

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” denmektedir.

5. Mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal

Sigortalar Kanununun; “Primlerin Ödenmesi” başlıklı 36. maddesi; “…Kurumun prim alacakları, Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir…” 6. 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun Kapsam başlıklı 2 nci maddesinin 1 inci fıkrası; “(Değişik: 4956 – 24.7.2003 / m.48) Kanunla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akdi ile bağlı olmaksızın 3 üncü maddenin (b) bendinde tanımlanan tarımsal faaliyetlerde bulunanlar, bu Kanuna göre sigortalı sayılırlar”.

6.1. 2926 sayılı Kanunun Tarımsal Faaliyette Bulunanlar başlıklı 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinde, “Tarımsal Faaliyette Bulunanlar; Kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim, dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretİmini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar” şeklinde tanımlanmıştır.

6.2. 2926 sayılı Kanunun Sigortalılığın Başlangıcı ve Zorunlu Oluşu başlıklı 5 inci maddesi; “2 nci madde kapsamına girenler, “onsekiz yaşını” doldurdukları tarihi takip eden yılbaşından itibaren sigortalı sayılırlar. Ancak, 7 nci maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülükleri kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlar.

Bu suretle sigortalı olma hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemez ve kaçınılamaz.”

6.3. 2926 sayılı Kanunun “Sigortalıların kayıt ve tescil yaptırma zorunluluğu” başlıklı 7’nci maddesi;

Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar.

6.4. 2926 sayılı Kanunun Re’sen Tescil başlıklı 9’uncu maddesi; “Bu Kanuna göre sigortalı sayılanlardan sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren üç ay içinde Kuruma kayıt ve tescillerini yaptırmayanların tescil işlemleri, Kurumca resen yapılır.”

6.5. 2926 sayılı Kanunun Tescilde Esas Alınacak Kayıtlar başlıklı 10 uncu maddesi; “Sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, 21.10.1935 tarih ve 2834 sayılı

Kanuna göre kurulan tarım satış kooperatifleri ve birliklerinin, 18.4.1972 tarih ve 1581 sayılı Kanuna göre kurulan tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, 24.4.1969 tarih ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa

göre kurulan Pancar Ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği (Pankobirlik), Türkiye Şeker Fabrikaları

Anonim Şirketi ve tarım kesimlerine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtları esas alınır. (Ek cümle: 4956 – 24.7.2003 / m.52) Belirtilen bu merci, kurum, kuruluş, kooperatifler ve birlikleri ile şirket ve bankalar, Kurumun isteği üzerine her türlü bilgiyi ve belgeyi vermekle yükümlüdürler.”

6.6. 2926 sayılı Kanunun, Primlerin ödenmesi başlıklı 36’ncı maddesi; Sigortalı, 31 inci maddede belirtilen prim borcunu ait olduğu yıl içinde Bakanlar Kurulunca tespit edilen dönemlerde ödemek zorundadır Kurumun prim alacakları; Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkif suretiyle de tahsil edilebilir.

Primler, süresi içinde ve tam olarak ödenmezse; ödenmeyen kısmı ödemenin yapıldığı tarihteki 33 üncü maddede belirtilen basamak göstergesinin yürürlükteki katsayı ile çarpımı sonunda elde edilen tutarın 31 inci maddede yer alan prim oranına göre hesaplanarak tahsil edilir.

Yangın, su baskını, salgın hastalık ve deprem gibi bir afete uğrayan ve bunu belgeleyen sigortalılar tarafından süresinde ödenmeyen primler hakkında bir yıl süreyle ikinci fıkra hükmü uygulanmaz.”

7. 2926 Sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu Uygulama

Tebliği Seri No 4’ün (1/3/2013 tarih ve 28574 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır.) “Prim Tevkifatı Nedeniyle Tescil ve Sigortalılığın Başlangıcı” başlıklı (I)

bendi; “2926 Sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde, Kanunun 7 nci maddesinde öngörülen üç aylık süre içinde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayan sigortalıların tescil işlemleri, Kanunun 9 uncu maddesine göre Kurumca re’sen yapılmakta ve sigortalıların hak ve yükümlülükleri de kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlamaktadır.” 7.1. 22/05/2007 tarih ve 26529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yayım tarihi itibariyle yürürlüğe giren 2926 sayılı Kanunun Uygulama Tebliği Seri No 4’deki değişiklik; “2926 sayılı Kanunun 2 nci maddesine göre sigortalı sayıldıkları halde, Kanunun 7 nci maddesinde öngörülen üç aylık süre içinde

Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayan sigortalıların tescil işlemleri, Kanunun 9 uncu maddesine göre

Kurumca re’sen yapılmakta ve sigortalıların hak ve yükümlülükleri de kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlamaktadır.” hükmünü amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ C. ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; şikâyete konu edilen işlemde hukuka aykırılık tespit edilemediğinden, başvurunun reddi yönünde hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. Başvuran 03/03/2023 tarihinde tarım Bağ-Kur kapsamında EYT kapsamında emeklilik talebinde bulunduğunu, ancak 01/01/1998-31/08/1999 tarihleri arasındaki sürenin iptal edildiğini, bu sürelerin isteğe bağlı sigorta olarak tescil edilmesi talebinin de kabul edilmediğini, ancak bu sürelerin primlerinin aylık ödeme ve toplu olarak ödendiğini ifade etmek suretiyle emeklilik hakkının verilmesini ve 01/04/2023 tarihinden itibaren aylık bağlanmasını talep etmektedir.

10. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından Kurumumuza gönderilen cevabi yazıda özetle; başvuranın tapu kayıtlarında 10.03.1993 edinim tarihli kerpiç ev ve arsa vasıflı taşınmaz kaydına istinaden hizmet süreleri sehven 1997 yılından 30.12.2020 tarihine (oda muafiyet tarihi) dek devam ettirildiği, başvuranın 7256 Yasa kapsamında bu sürelere ait prim borcunu ödediği, diğer taraftan tahsis talebine istinaden yapılan geriye dönük incelemede kerpiç ev ve arsa nitelikli taşınmaz kaydına istinaden hizmet verilmesi işleminin hatalı olduğu anlaşıldığından, 01.09.1997 tarihinde başlatılan 4/1-(b) tescil kaydının 31.12.1997 tarihi itibariyle sonlandırıldığı ve başvuranın tevkifat kesintisine istinaden 4/1-(b) kapsamındaki tescilinin 01.09.1999 tarihi itibariyle tekrar başlatılmış, Ziraat Odası muafiyet tarihi olan 30.12.2020 yılına kadar devam ettirilerek hizmet süreleri yeniden düzenlenmiş olup 01.01.1998-31.08.1999 tarihleri arasında sonradan iptal edilen hizmetleri için 7256 sayılı Kanun kapsamında yapmış olduğu ödemenin isteğe bağlı sigortalılık kapsamında değerlendirilmesine imkan bulunmadığı, bahse konu silinen hizmet sürelerinin isteğe bağlı sigortalılık kapsamında değerlendirildiği durumda aylık başvurusunda bulunduğu 03.03.2023 tarihinde,

5510 sayılı Kanunun geçici 95 inci maddesiyle 1479 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinin ikinci

fıkrasında aranan yaş koşulu kaldırıldığından 25 tam yıl prim ödeme koşulunu da sağlayarak yaşlılık aylığına hak kazanma imkanı bulunduğu ifade edilmiştir.

11. Başvuran 15/01/2021 tarihli dilekçesi ile 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma talebinde bulunmuş ve idarece yapılandırma talebi kabul edilerek yapılandırma borcu başvuran tarafından ödemiştir.

Sonrasında başvuranın emeklilik hususundaki bilgi talebine cevaben idarenin verdiği 16/03/2023 tarihli cevapta, başvuranın tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinde yeniden düzenleme yapıldığı ve 31/03/2023 tarihi itibariyle toplam gün sayısının 8282 güne düştüğü, emeklilik koşulunu prim gün sayısı olarak sağlamadığı bilgisi verilmiştir.

11.1. İdare tarafından, başvuranın 01/01/1998-01/09/1999 tarihleri arasındaki tarım Bağ-Kur sigortalılık süresi, başvuranın 1998 yılında tevkifat kesintisi bulunmadığı ve bu tarihten önce destekleyen ziraat oda kaydı ve tapu kaydı bulunmadığından iptal edilerek tarım Bağ-Kur sürelerinin yeniden tespiti suretiyle iptal edilen sürelerin o tarihlerde ödemesi bulunmadığından isteğe bağlı sigortalılık değerlendirmesi yapılmasının da mümkün olmadığı bildirilmiştir.

12. Başvuran hakkında 15/01/2021 tarihli yapılandırma kapsamında 1998 yılına ait tevkifat kesintisi olmadığı ayrıca bu tarihten önce ziraat oda kaydı ve tarımsal faaliyette bulunmaya elverişli taşınmaz arazisi olmadığı halde idarece sehven 01/01/1998-31/08/1999 tarihleri arasındaki süre tarım Bağ-Kur sigortalılık süresi olarak tescil edilmiş 16/03/2023 tarihinde ise başvuranın tarım Bağ-Kur sigortalılık süresini 1998 yılına ait tarım tevkifat kesintisinin bulunmadığı ayrıca desteleyen Ziraat Oda kaydı veya tapu kaydı bulunmadığı için sehven yapılan hatadan vazgeçilerek başvuranın tarım Bağ-Kur sigortalılık süreleri yeniden tespit edilmiştir.

13. 2926 sayılı kanun kapsamında tarımsal faaliyette bulunanlar; kendi mülkünde, ortaklık veya kiralamak suretiyle başkalarının mülkünde, kamuya mahsus mahallerde ekim, dikim, bakım, üretim, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan ve su ürünlerinin üretimini, avlanmasını, avcılar ve yetiştiriciler tarafından muhafazasını, taşınmasını sağlayanları veya bu ürünlerden sair bir şekilde faydalanmak suretiyle kendi adına ve hesabına faaliyette bulunanlar olarak tanımlanmış sigortalıların kayıt ve tescil işlemlerinde ise valilik, kaymakamlık, özel idare, belediye, muhtarlık ve nüfus idareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, 21.10.1935 tarih ve 2834 sayılı Kanuna göre kurulan tarım satış

kooperatifleri ve birliklerinin, 18.4.1972 tarih ve 1581 sayılı Kanuna göre kurulan tarım kredi kooperatifleri ve birliklerinin, 24.4.1969 tarih ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan Pancar Ekicileri

İstihsal Kooperatifleri ile Birliği (Pankobirlik), Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimlerine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı düzenlenmiştir.

14. İdare tarafından başvuranın 1998 yılına ait tevkifat kesintisi ve bu tarihten önce başlayan ziraat oda kaydı bulunmamasına rağmen tapu kayıtlarında 10.03.1993 edinim tarihli kerpiç ev ve arsa vasıflı taşınmaz kaydına istinaden hizmet süresi sehven 1997 yılından 30.12.2020 tarihine (oda muafiyet tarihi) dek devam ettirilmiştir. Dolayısıyla başvuran hakkında 2021 tarihli yapılandırma işlemi ile kabul edilen 2023 yılında ise iptal edilen 01/01/1998-31/08/1999 tarihleri arasındaki sürenin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak kabul edilmeme işleminin mülkiyet hakkı bağlamında da incelenmesi gerekmektedir.

14.1. Mülkiyet hakkına yönelik müdahalenin Anayasa’ya uygun düşebilmesi için müdahalenin kanuna dayanması, kamu yararı amacı taşıması ve ayrıca ölçülülük ilkesi gözetilerek yapılması gerektiği ifade edilmiştir.

14.2. Bu kapsamda Kurumumuza yapılan somut başvurunun anılan ilkelerden “kanunilik” yönünden yapılan incelemesinde; 1998 yılına ait tevkifat kesintisi ve bu tarihten önce sigortalılığı destekleyecek ziraat oda kaydı bulunmamasına rağmen kerpiç ev ve arsa varlığını zirai faaliyetin varlığına karine olarak gören ve 2023 yılında yaptığı hatanın varlığını tespit eden idarenin 2926 sayılı Kanuna uygun olarak tarım

Bağ-Kur sigortalılığını 01.09.1997 tarihinde başlatarak 31.12.1997 tarihi itibariyle sonlandırdığı, başvuranın tevkifat kesintisine istinaden 4/1-(b) kapsamındaki tescilini 01.09.1999 tarihi itibariyle tekrar başlatarak , Ziraat Odası muafiyet tarihi olan 30.12.2020 yılına kadar devam ettirerek 2926 sayılı Kanuna uygun davrandığı değerlendirilmektedir.

14.3. Söz konusu işlem kamu yararı amacıyla yapılmış olsa bile somut başvuru hakkında “ölçülülük” ilkesi yönünden yapılan incelemede; Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru sonucu vermiş olduğu kararında (Ümmü Çakır); ölçülülük ilkesi elverişlilik, gereklilik ve orantılılık olmak üzere üç alt ilkeden oluşmaktadır. Elverişlilik öngörülen müdahalenin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, gereklilik ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahalenin zorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, orantılılık ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliğini ifade etmektedir (AYM, E.2011/111, K.2012/56, 11/4/2012; E.2014/176, K.2015/53, 27/5/2015; E.2016/13, K.2016/127, 22/6/2016, § 18; Mehmet Akdoğan ve diğerleri, § 38).

14.4. Anayasa Mahkemesince yukarıda yer verilen Ümmü Çakır başvurusunda “orantılılık ilkesi” değerlendirilirken dikkate alınması gereken hususlardan birisinin de kamu makamlarının tutum ve davranışları olduğu zikredilmiştir. Bu bağlamda idarenin iyi yönetim ilkesine uygun hareket etme yükümlülüğü bulunmaktadır. İyi yönetim ilkesi, kamu yararı kapsamında bir konu söz konusu olduğunda kamu makamlarının uygun zamanda, uygun yöntemle ve her şeyden önce tutarlı hareket etmelerini gerektirir. Bu bağlamda idarenin kendi hatalarının sonuçlarını gidermeleri ve bireylere yüklememeleri gerekmektedir (Anayasa Mahkemesinin Reis Otomotiv Ticaret ve Sanayi A.Ş., B. No:2015/6728, 1/2/2018 tarihli ve Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım, B. No:2013/711, 03/04/2014 tarihli kararı)

Bu bağlamda idarenin, 2 yıla yakın bir zaman dilimi sonrasında hatasını fark ederek 2926 sayılı Kanuna uygun işlem tesis ettiği bu bağlamda iptal edilen sigortalılık süresi yönünden mülkiyet hakkına yapılan müdahaleyi ölçüsüz kılmadığı değerlendirilmektedir.

15. Kurumumuzca yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde somut olayın özel koşulları altında idarenin işlemi yapmaya sevk eden kamu yararı amacı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengenin başvurucu aleyhine bozulmadığı dolayısıyla başvuranın 01/01/1998-31/08/1999 tarihleri arasındaki sürenin isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak tescil edilmesi talebinin reddine ilişkin işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 16. 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu

Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı

6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; İdarelerin Kurumumuz tarafından istenen bilgi ve belgeleri süresinde

gönderdiği ve “makul sürede karar verme” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun davrandığı, yine idare tarafından şikâyetçiye makul sürede cevapların verildiği ancak şikâyetçiye verilen cevaplarda işleme karşı hangi sürede hangi mercilere başvurulabileceğinin gösterilmemiş olması sebebiyle “karara karşı başvuru yollarının ve süresinin gösterilmesi” ilkesine uygun davranmadığı görülmüş olup, idarenin bahse konu ilkelere de uygun davranması önerilmektedir

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT

17. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren ilgili idare işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Uşak İş Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle başvurunun REDDİNE, Kararın BAŞVURAN ve SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi