|
ÖZET: Başvuran, iptal edilen Türk vatandaşlığının geri verilmesi talebinde bulunmuştur. Şikayetçi, gayrimenkul satın alarak vatandaşlık kazandığını ve 27.11.2023 tarihinde vatandaşlığının iptal edildiğini ifade etmiştir. Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuruyu inceleyerek, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nden bilgi talep etmiştir. Gelen yanıtta, başvuranın vatandaşlık kazanımının hukuki şartlar oluşmadan gerçekleştiği ve bu nedenle 24.11.2023 tarihinde vatandaşlığının geri alındığı belirtilmiştir.
İdarenin açıklamalarına göre, vatandaşlık kazanımı ve kaybı, devletin egemenlik hakkı çerçevesinde düzenlenmektedir. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’na göre, vatandaşlık kazanımı için belirli şartların sağlanması gerekmektedir; ancak bu şartların sağlanması, kişinin vatandaşlık kazanması için mutlak bir hak doğurmaz. Başvuranın talebi, hukuki şartların oluşmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Sonuç olarak, Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın talebinin reddinin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir. İlgili mevzuat ve belgeler doğrultusunda, vatandaşlık iptali işleminin geçerliliği vurgulanmıştır. Başvuran, bu karara karşı yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/4146-S.24.6614
BAŞVURU NO : 2023/20847
KARAR TARİHİ : 24.04.2024
RET KARARI ,TCKN:
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : İÇİŞLERİ BAKANLIĞI
BAŞVURUNUN KONUSU : Şikayetçinin, iptal edilen vatandaşlığının iade edilmesi talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 26.12.2023
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda şikayetçi dilekçesinde kayıtlı olan hususlarda özetle; “gayrimenkul satın alarak vatandaşlık hakkı kazandığını, 27.11.2023’te vatandaşlığının iptal edildiğini öğrendiğini” iddia ve ifade ederek “vatandaşlık iptalinin düzeltilip vatandaşlığının iade edilmesini” talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzca, verilecek karara esas olmak üzere 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca inceleme ve araştırma gerçekleştirilmiştir. 6328 sayılı Kanunun “Bilgi ve belge istenmesi” başlıklı 18 inci maddesi hükmü uyarınca Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden
14.02.2024 tarih ve sayılı yazı ile bilgi ve belge talebinde bulunulmuştur.
2.1. Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden alınan 21.02.2024 tarih ve sayılı cevabi yazıda özetle; “Belçika Krallığı vatandaşı yabancı kimlik numaralı yatırımcı in, 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun
Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 20’nci maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi gereği “En az 250.000
Amerikan Doları veya karşılığı döviz ya da karşılığı Türk Lirası tutarında taşınmazı tapu kayıtlarına üç yıl satılmaması şerhi koyulmak şartıyla” satın aldığı ve 25.02.2022 tarihli uygunluk belgesi ile 14.04.2023 tarihinde, İstanbul Valiliğinden anılan Kanunun 12’nci maddesinin (b) bendi uyarınca oğlu ile birlikte istisnai olarak Türk vatandaşlığını kazanma müracaatında bulunduğu,
Adı geçen hakkında güvenlik birimlerince yapılan tahkikat sonucunda milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek herhangi bir halinin bulunmadığının bildirilmesi üzerine vatandaşlık işlemlerinin sonuçlandırıldığı ve 14.09.2023 tarihli ve 7610 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Türk
Vatandaşlığı kazanan ve oğlunun 15.09.2023 tarihinde nüfus kütüklerine tescillerinin yapıldığı,
hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü’nün, 06/10/2023 tarihli ve sayılı yazısı ile “Milli Güvenlik ve Kamu Düzeni bakımından sakıncalı olabileceğinin” ve “adı geçen ile oğlunun vatandaşlık durumlarının yeniden değerlendirilmesi”nin bildirilmesi üzerine ilgili hakkında Türk vatandaşlığına alınmasına esas 14.09.2023 tarihli ve 7610 sayılı Cumhurbaşkanı kararı; 5901 sayılı
Kanun’un 40’ıncı maddesi uyarınca, hukuki şartlar oluşmadan Türk vatandaşlığını kazanmış olması sebebiyle 24.11.2023 tarihli ve 7848 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla Türk vatandaşlığının geri alındığı,
5901 sayılı Kanun’un “Türk vatandaşlığının kazanılmasında istisnai haller” başlıklı 12’nci maddesinin
birinci fıkrası “Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla Cumhurbaşkanı kararı ile … yabancılar Türk vatandaşlığını kazanabilirler.”; ifadesinin yer aldığı, Kanunun “Vatandaşlık Kararlarının Geri Alınması” başlıklı 40’ıncı maddesi “Türk vatandaşlığının kazanılması veya kaybına ilişkin kararlar, hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde geri alınır.” hükmünde olup, başvuru konusu talebe yönelik idarece yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı” açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının
3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde;
“Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”,
3.2. “Türk vatandaşlığı” başlıklı 66 ncı maddesinde; “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür. Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türktür. Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir. Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz. Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz.”
4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun
4.1. “Kurumun görevi” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” ,
4.2. “İnceleme ve araştırma başlıklı 20’nci maddesinin birinci fıkrasında, “Kurum, inceleme ve araştırmasını başvuru tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırır.”,
5. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun
5.1. “Türk vatandaşlığının kazanılması halleri” başlıklı 5’inci maddesinde; “(1) Türk vatandaşlığı, doğumla veya sonradan kazanılır.”,
5.2. “Sonradan kazanılan vatandaşlık” başlıklı 9’uncu maddesinde; “(1) Sonradan kazanılan Türk vatandaşlığı, yetkili makam kararı veya evlat edinilme ya da seçme hakkının kullanılması ile gerçekleşir.”,
5.3. “Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması” başlıklı 10’uncu maddesinde; “(1)
Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancı, bu Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir. Ancak, aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz…”
5.4. “Başvuru için aranan şartlar” başlıklı 11’inci maddesinde; “(1) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda; a) Kendi millî kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak, b) Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmek, c) Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmek, ç) Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak, d) İyi ahlak sahibi olmak, e) Yeteri kadar Türkçe konuşabilmek, f) Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak, g) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak, şartları aranır.”,
5.5. “Türk vatandaşlığının kazanılmasında istisnai haller” başlıklı 12’nci maddesinde, “ (1) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla Cumhurbaşkanı kararı ile aşağıda belirtilen yabancılar Türk vatandaşlığını kazanabilirler.
a) Türkiye’ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler.
b) (Ek: 28/7/2016-6735/27 md.) 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma
Kanununun 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi uyarınca ikamet izni alanlar ile Turkuaz
Kart sahibi yabancılar ve bunların yabancı eşi, kendisinin ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocuğu.
c) Vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişiler.
d) Göçmen olarak kabul edilen kişiler.
(2) (Ek: 19/10/2017-7039/29 md.) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek hali bulunanların talepleri Bakanlıkça reddedilir.”,
5.6. “Vatandaşlık kararlarının geri alınması” başlıklı 40’ıncı maddesinde, “Türk vatandaşlığının kazanılması veya kaybına ilişkin kararlar, hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde geri alınır.”,
6. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun “Kısa dönem ikamet izni” başlıklı
31’inci maddesinde, “(1) Aşağıda belirtilen yabancılara kısa dönem ikamet izni verilebilir: … j) (Ek:
28/7/2016-6735/27 md.) Türkiye’de çalışmayan ancak Cumhurbaşkanınca belirlenecek kapsam ve tutarda yatırım yapacaklar ile bunların yabancı eşi, kendisinin ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocuğu …”,
7. 6/4/2010 tarihli 27544 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Türk Vatandaşlığı Kanununun
Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik’in “Türk vatandaşlığının istisnai olarak kazanılması, başvuru
için gerekli belgeler ve yapılacak işlemler” başlıklı 20’nci maddesinin ikinci fıkrasında, “(Ek:
12/12/2016-2016/9601 K.) Aşağıdaki şartlardan herhangi birini sağlayan yabancı, Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında Cumhurbaşkanı kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir: … b) (Değişik:RG-6/1/2022-31711-C.K-5072/1 md.) En az 400.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarındaki kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmuş ya da üzerinde yapı bulunan arsa vasıflı taşınmazı tapu kayıtlarına üç yıl satılmaması şerhi koyulmak şartıyla satın aldığı veya kat mülkiyeti ya da kat irtifakı kurulmuş, en az 400.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz tutarı peşin olarak yatırılan ve tapu siciline üç yıl süreyle devir ve terkini yapılmayacağı taahhüdü şerh edilmek şartıyla noterde düzenlenmiş sözleşme ile taşınmazın satışının vaat edildiği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği
Bakanlığınca tespit edilen. (13/5/2022 tarihli ve 31834 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5554 sayılı
Cumhurbaşkanı Kararının 1 inci maddesiyle bu bentte yer alan “250.000” ibareleri “400.000” şeklinde değiştirilmiştir)” düzenlemelerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ AV. FATMA BENLİ YALÇIN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Kararı Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme
9. Şikayetçi, iş bu kararın 1 No.lu paragrafında “Başvuranın İddia ve Talepleri” başlıklı bölümünde açıklandığı üzere özetle, iptal edilen vatandaşlığının iade edilmesini talep etmektedir.
10. Kurumumuzca inceleme ve araştırma yapılmış olup, İdarece başvuran hakkında Emniyet Genel
Müdürlüğü’nün, “Milli Güvenlik ve Kamu Düzeni bakımından sakıncalı olabileceğine ilişkin sonraki tarihli yazı bulunduğu, bunun üzerine ilgili hakkında Türk vatandaşlığına alınmasına esas 14.09.2023 tarihli ve
7610 sayılı Cumhurbaşkanı kararı; 5901 sayılı Kanun’un 40’ıncı maddesi uyarınca, hukuki şartlar
oluşmadan Türk vatandaşlığını kazanmış olması sebebiyle 24.11.2023 tarihli ve 7848 sayılı
Cumhurbaşkanı Kararıyla Türk vatandaşlığının geri alındığı, 5901 sayılı Kanun’un “Türk vatandaşlığının kazanılmasında istisnai haller” başlıklı 12’nci maddesinin birinci fıkrası “Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla Cumhurbaşkanı kararı ile … yabancılar
Türk vatandaşlığını kazanabilirler.”; ifadesinin yer aldığı, Kanunun “Vatandaşlık Kararlarının Geri
Alınması” başlıklı 40’ıncı maddesi “Türk vatandaşlığının kazanılması veya kaybına ilişkin kararlar, hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde geri alınır.” Hükmü yer aldığı bu noktada başvuru konusu talebe yönelik idarece yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı” açıklamalarına yer verilmiştir.
11. Devletler, egemenlik hakları çerçevesinde vatandaşlığının kazanılmasına ve hangi nedenlerle kaybedileceğine yönelik düzenleme yapma hakkına sahiptirler. Nitekim 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı
Kanunu’nun 1 inci maddesinde; Kanunun amacının; Türk vatandaşlığının kazanılması ve kaybına dair iş ve işlemlerin yürütülmesine ilişkin usul ve esasları belirlenmesi olduğu ifade edilerek “Genel
Gerekçesi”nde; “Vatandaşlıkla ilgili düzenlemelerin devletin egemenlik hakkının bir sonucu olduğu ve vatandaşlığın belirlenmesinde devletin mutlak bir yetkisinin bulunduğu genel bir ilkedir. Her devletin, kendi vatandaşlarını tayin etme konusunda egemenlik hakkından doğan münhasır ve mahfuz yetkisi söz konusudur. Bu yüzden her devletin, kimlerin kendi vatandaşı olacağını belirleme ve bunlarla ilgili düzenleme yapma özgürlüğü vardır. Avrupa Vatandaşlık Sözleşmesi’nin 1’inci maddesi bunu açıkça ifade etmiştir. Adı geçen sözleşmeye göre; “Her devlet, kimlerin kendi vatandaşı olduğunu, kendi hukuku uyarınca kendisi belirler.” Devletin bu yetkisinin tek istisnası ise, devletin yaptığı düzenlemelerin, uluslararası sözleşmelere, uluslararası teamül hukukuna ve vatandaşlıkla ilgili genel olarak kabul edilmiş hukuk ilkelerine aykırı olmamasıdır.” açıklamalarına yer verilmiştir.
12. 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun “Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması” başlıklı 10’uncu maddesinde; “(1) Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancı, bu
Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir.
Ancak, aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz…” hükmünü taşımaktadır. Bu noktada belirli bir bedelle gayrimenkul edinme, vatandaşlık verilmesi noktasında yasal bir zorunluluk gerektirmemektedir. Başvuran “gayrimenkul satın alarak vatandaşlık hakkı kazandığını” iddia etmekle birlikte gayrimenkul edinilmesi vatandaşlık hakkı vermemekte olup, vatandaşlık verilme imkanı sağlamaktadır. Bu nedenle yasada şartlarını sağlamak kaydıyla “kazanırlar” değil “kazanabilirler” ifadesine yer verilmiştir. Aynı şekilde diğer şartların sağlanmadığının anlaşılması halinde vatandaşlığın iptal edilebileceği de yasada düzenlenmiştir. 5901 sayılı Kanunda
“Türk vatandaşlığının kazanılmasında istisnai haller” başlıklı 12’nci maddesinde, “ (1) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla Cumhurbaşkanı kararı ile aşağıda belirtilen yabancılar Türk vatandaşlığını kazanabilirler. şeklindedir. Aynı şekilde Kanunun
“Vatandaşlık Kararlarının Geri Alınması” başlıklı 40’ıncı maddesi “Türk vatandaşlığının kazanılması veya kaybına ilişkin kararlar, hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde geri alınır.” ifadesini taşımaktadır.
13. 5901 sayılı Kanun’un başvuru konusu ile ilgili hükümleri ve Kanun’un genel gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, yetkili makam kararı ile sonradan Türk vatandaşlığının kazanılmasında başvuru için gerekli şartların taşınması, Türk vatandaşlığının kazanılması için kişiye mutlak bir hak sağlamadığı gibi yasal düzenlemelerde yetkili makamlara bazı şartlar gerçekleştiğinde başvuruların olumlu sonuçlandırılması şeklinde bir sorumluluk da yüklenmemiştir. Yabancıların vatandaşlığa kabulü kamu hizmetine girme, sosyal güvenlik imkanlarından yararlanma, seçme ve seçilme hakkı kazanma gibi kamusal sonuçlar doğurduğundan; başvuruda bulunan yabancının, mevzuatta aranan asgari şartları taşıyıp taşımadığına ilişkin idare tarafından gerekli inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra, Türk vatandaşlığı talebinin kabul edilip edilmeyeceği hususunda değerlendirme yetkisi bulunduğu tartışmasızdır. İdarenin, Türk vatandaşlığı başvurularını değerlendirme aşamasında sahip olduğu yetki, her devletin sahip olduğu egemenlik hakları ile doğrudan bağlantılıdır. Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuran bir yabancının,
5901 sayılı Kanun’da belirlenen şartların varlığı halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığına
alınabileceği anlaşılmakla birlikte; vatandaşlığın bir bireye verilmesi egemenlik hakkıyla doğrudan ilgili olduğundan, aranan şartları taşımış olmanın vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak kazandırmayacağı açıktır. Vatandaşlık vermek devletin hükümranlık hakkı olduğundan, Türk vatandaşlığını kazanma istemiyle başvuruda bulunan bir yabancı hakkında Kanun’da belirtilen şartları taşısa dahi Devlet tarafından hükümranlık hakkı kullanılarak vatandaşlık verilmeyebilir. Yasa hükmü hukuki şartların oluşmadığının sonradan anlaşılması durumunda da geri alınabileceğini özel olarak düzenlemiş durumdadır.
14. Konu ile ilgili olarak, Kurumumuzca inceleme ve araştırma yapılmış olup, Nüfus ve Vatandaşlık
İşleri Genel Müdürlüğünün Kurumumuz tarafından istenen bilgi-belge isteme yazısına istinaden gönderdiği 21.02.2024 tarihli cevabi yazı ve ekleri tetkik edildiğinde, “Adı geçen hakkında güvenlik birimlerince yapılan tahkikat sonucunda milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek herhangi bir halinin bulunmadığının bildirilmesi üzerine vatandaşlık işlemleri sonuçlandırılmış ve
14.09.2023 tarihli ve 7610 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Türk Vatandaşlığı kazanan
ve oğlunun 15.09.2023 tarihinde nüfus kütüklerine tescilleri yapılmıştır.
hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü’nün, 06/10/2023 tarihli ve sayılı yazısı ile “Milli Güvenlik ve Kamu Düzeni bakımından sakıncalı olabileceğinin” ve “adı geçen oğlunun vatandaşlık durumlarının yeniden değerlendirilmesi”nin bildirilmesi üzerine ilgili hakkında
Türk vatandaşlığına alınmasına esas 14.09.2023 tarihli ve 7610 sayılı Cumhurbaşkanı kararı; 5901 sayılı
Kanun’un 40’ıncı maddesi uyarınca, hukuki şartlar oluşmadan Türk vatandaşlığını kazanmış olması sebebiyle, 24.11.2023 tarihli ve 7848 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla Türk vatandaşlığı geri alınmıştır.” şeklinde açıklama yapıldığı görülmektedir.
15. Vatandaşlığın kazanılması ve kaybedilmesi durumlarına ilişkin işlemlerde devletlerin hükümranlık haklarına ilişkin olduğu yargı makamlarınca ifade edilmiştir. Başvuran ile aynı şekilde vatandaşlığın iptal işlemine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin 26.10.2022 tarihli E. 2022/4251 K. 2022/4767 sayılı kararında, “Uyuşmazlıkta, davacı …’un Bakanlar Kurulu’nun 26/08/2013 tarih ve 2013/5354 sayılı kararıyla
Türk vatandaşlığını kazandığı, Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığının … tarih ve … sayılı yazısı ile hakkında millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek nitelikte istihbari bilgilerin gönderilmesi üzerine dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir. Bu itibarla, vatandaşlığa
alınmanın mutlak hak sağlamadığı, davacının millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek faaliyet ve eylemlerinin öğrenilmesi sonucunda kararı veren yetkili makam tarafından Türk vatandaşlığının iptal edildiği ve vatandaşlığın iptali hususunda geniş bir taktir hakkı bulunduğu görüldüğünden dava konusu işlemin davacı …’a ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.” İfadelerine yer verilmiştir.
Kararın aleyhlerine olan kısımlarının davacılardan … ve davalı idarelerce temyiz edilmesi üzerine Danıştay
İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/02/2022 tarih ve sayılı kararıyla davacılardan
…’un temyiz isteminin reddine, davalı idarelerin temyiz isteminin kabulüne, Dairemiz kararının redde ilişkin kısmının onanmasına, iptale ilişkin kısmının bozulmasına karar verilmiş ve Danıştay İdari Dava
Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak, bozulan kısım hakkında “Vatandaşlığa alınmanın Devletin hükümranlık hakları kapsamında olması nedeniyle idarenin bu konuda geniş takdir yetkisi bulunmaktadır. Uyuşmazlıkta, her ne kadar davacılardan …, Türk vatandaşlığına alınacaklara ilişkin listeye eşi …’dan ayrı dahil edilerek Türk vatandaşlığını kazanmış, eşine bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanmamış olsa da, …’un milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek halinin bulunduğuna ilişkin bilgiler esas alınarak Devletin hükümranlık yetkisi kapsamında tesis edildiği anlaşılan davacıların Türk vatandaşlığının iptal edilmesine ilişkin dava konusu
Bakanlar Kurulu kararının …’a ilişkin kısmında da hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” Gerekçesiyle dava konusu Bakanlar Kurulu’nun 11/09/2017 tarih ve 2017/10837 sayılı kararının …’a ilişkin kısmının iptali istemi yönünden davanın reddine karar vermiştir.
16. Başvuru konusu somut olay idare tarafından gönderilen bilgi ve belgelerle birlikte incelendiğinde, şikayetçinin 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin
Yönetmeliğin 20’nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereği “en az 250.000 Amerikan Doları veya karşılığı döviz ya da karşılığı Türk Lirası tutarında taşınmazı tapu kayıtlarına üç yıl satılmaması şerhi koyulmak şartıyla” satın alarak çocuğu ile birlikte 14.09.2023 tarihli ve 7610 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile istisnai yolla Türk vatandaşlığına kabul edildiği, vatandaşlığın kazanılmasından sonra Emniyet Genel
Müdürlüğü’nün 06/10/2023 tarihli yazısı ile “Milli Güvenlik ve Kamu Düzeni bakımından sakıncalı olabileceğinin” ve “adı geçen ile oğlunun vatandaşlık durumlarının yeniden değerlendirilmesi”nin bildirilmesi üzerine 5901 sayılı Kanun’un 40’ıncı maddesi uyarınca, hukuki şartlar oluşmadan Türk vatandaşlığının kazanılmış olması sebebiyle 24.11.2023 tarihli ve 7848 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla
Türk vatandaşlığının geri alındığı, yukarıda başvuru konusu ile ilgili hükümlerine yer verilen 5901 sayılı
Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun “Genel Gerekçesi”nde de yer verildiği üzere vatandaşlıkla ilgili düzenlemelerin devletin egemenlik hakkının bir sonucu olduğu ve vatandaşlığın kazanılması ve kaybedilmesinin belirlenmesinde devletin mutlak bir yetkisinin bulunduğu, güncel yargı kararlarında da bu hususun vurgulandığı,
17. 5901 sayılı Kanunun “Vatandaşlık Kararlarının Geri Alınması” başlıklı 40’ıncı maddesinde hüküm altına alınan “Türk vatandaşlığının kazanılması veya kaybına ilişkin kararlar, hukuki şartlar oluşmadan veya mükerrer olarak verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde geri alınır.” şeklindeki açık hüküm gereği sonradan vatandaşlığın hukuki şartlar oluşmadan verildiği anlaşılarak geri alınması nedeniyle şikâyetçinin talebinin idarece reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık bulunmadığı,
18. Türk vatandaşlığının yeniden verilmesi talebiyle başvuran şikâyetçinin, 5901 sayılı Kanun’da belirlenen şartların varlığı halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığına alınabileceği anlaşılmakla birlikte; vatandaşlığın bir bireye verilmesi egemenlik hakkıyla doğrudan ilgili olduğundan, aranan şartları taşımış olmanın vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak kazandırmayacağı, istemin kabul edilip edilmeyeceği hususunda yapılacak değerlendirmede devletlerin hükümranlık yetkisi bulunduğu, Türk vatandaşlığının kazanılması için kişiye mutlak bir hak sağlamadığı gibi yasal düzenlemelerde yetkili makamlara Türk vatandaşlığının kazanılması veya kaybına ilişkin kararların hukuki şartlar oluşmadan verildiği sonradan anlaşıldığı takdirde işlemi geri alma yetkisinin de tanındığı,
19. Bu bağlamda yapılan tetkiklerde, her devletin kendi egemenlik hakkının tezahürü olan vatandaşlık şartlarını ilgili mevzuatında belirlediği, ancak vatandaşlık başvurusu için gerekli olan şartlara sahip olmanın kişiye vatandaşlık elde etme noktasında bir hak vermediğinin yasada özel olarak düzenlendiği, gayrimenkul edinilmesi durumuna ilişkin yasada “kazanabilirler” ifadesine verilerek, zorunlu tutulmadığı, bu noktada herhangi bir Devletin toprakları içerisinde farklı gerekçelerle ikamet eden bir yabancıya vatandaşlık statüsü vermeye idari makamları mecbur tutan bir düzenleme bulunmadığı, vatandaşlık başvurularının karara bağlanması sürecinde inceleme ve araştırmanın yöntemi ve işleyişi ile birlikte başvuruyu kabul edip etmeme noktasında devletlerin hükümranlık yetkisinin bulunduğu, bu durumun hukuki şartlar oluşmadan verildiği anlaşılarak geri alınması nedeniyle vatandaşlığın geri alınması işlemi açısından da geçerlilik taşıdığı, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel
Müdürlüğü tarafından şikayetçinin talebinin reddedilmesi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı, Kurumumuzca, kullanılan takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanıldığına dair bir tespitin yapılamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde başvuranın talebinin reddi işleminin hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
20. Başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, ilgili mevzuat hükümleri, konu ile ilgili tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun
Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 20’nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereği taşınmaz satın alarak çocuğu ile birlikte 14.09.2023 tarihli ve 7610 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile istisnai yolla Türk vatandaşlığına kabul edilen başvuranın daha sonra 5901 sayılı Kanun’un 40’ıncı maddesi uyarınca hukuki şartlar oluşmadan Türk vatandaşlığının kazandığının tespiti üzerine 24.11.2023 tarihli ve 7848 sayılı
Cumhurbaşkanı Kararıyla Türk vatandaşlığının geri alınması ve idarece şikayetçinin vatandaşlığının yeniden verilmesi talebinin reddi işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır,
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
21. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin
“İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘hesap
verilebilirlik’, ‘şeffaflık’ ilkelerine uygun davrandığı, ilgili idareden istenilen bilgi ve belgelerin makul sürede karar verme ve kararların gerekçeli olması ilkelerine uygun şekilde Kurumumuza gönderildiği tespit edilmiştir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
22. 14/06/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ilgili idarenin işlem ve eylemine karşı Ankara İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
İlgili mevzuat hükümleri, yukarıda yer verilen açıklamalar ve dosya kapsamına göre BAŞVURUNUN
REDDİNE,
Kararın BAŞVURAN ile NÜFUS VE VATANDAŞLIK İŞLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine,
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi