|
ÖZET: Uyuşmazlık, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu kapsamında irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vermiş, ancak davacı idare vekili, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ve taşınmazın değerinin yanlış belirlendiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi, taşınmazın değerinin 2942 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca net gelir yöntemine göre belirlendiğini ve uygulanan kapitalizasyon faiz oranının uygun olduğunu belirterek istinaf başvurusunu reddetmiştir.
Temyiz aşamasında, davacı idare vekili, irtifak ve pilon alanının kararda yanlış gösterildiğini belirtmiştir. Yargıtay, bilirkişi raporuna dayanarak irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin belirlenmesinde bir isabetsizlik görmemiştir. Ancak, hüküm fıkrasında irtifak ve pilon alanının hatalı gösterilmesi nedeniyle kararın düzeltilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Sonuç olarak, temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. |
5. Hukuk Dairesi 2024/2958 E. , 2024/10123 K.
“İçtihat Metni”
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2067 Esas, 2023/2443 Karar
DAVA TARİHİ : 21.12.2021
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/603 Esas, 2022/385 Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun’la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının ve pilon yeri bedelinin tespiti ile davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçelerinde özetle; Kahramanmaraş ili, …, Mahallesi 430 ada 3 parsel (eski 128 ada 3 parsel) sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi kurulunun doğru oluşturulmadığını, bilirkişilerin hesaplamasının hatalı, olduğunu değer artışını gerektiren hiçbir neden olmadığı hâlde, değerin artırılmasının kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde münavebe sisteminde belirtilen tarım ürünlerinin zaten yetiştirildiğini, elektrik tesisinin ürünlerin yetiştirilmesine engel teşkil etmeyeceğini, taşınmazın el atma tarihindeki niteliği esas alınarak değerinin belirlenmesi gerektiğini, metrekare birim fiyatının yüksek belirlendiğini, irtifak hakkı karşılığının yüksek hesaplandığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konu taşınmazın kuru tarla olarak değerlendirilip, kapama bağ niteliğinde kabul edilerek, dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir yöntemine göre değer biçilerek ve Yargıtay İçtihatlarına uygun olmak üzere kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak uygulanmak ve davaya konu taşınmazın konumu, niteliği dikkate alınarak %20 oranında objektif değer artışı da eklenmek suretiyle metrekare birim değerinin 98,23 TL/m² olarak tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrarla hükme esas fen bilirkişi raporuna göre kamulaştırma bedelinin hesaplanmasına rağmen irftifak ve pilon alanın kararda yanlış gösterildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, … olarak davacı idare ile davalı arasındaki irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2942 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesi, 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kapama bağ niteliğindeki Kahramanmaraş ili, …, Bulutoğlu Mahallesi 430 ada 3 parsel (eski 128 ada 3 parsel) sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca net geliri esas alınarak değer biçilmesine ve aynı Kanun’un 11 inci maddesinin son fıkrası uyarınca taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle mülkiyet kamulaştırmasına konu olan pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tespit edilerek davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda belirtilen özelliklerine ve dosya kapsamına göre uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artış oranı uygundur.
4. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak, davanın niteliği gereği davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesinde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır.
5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
6. Hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda Kadastro çalışmaları sonucu oluşan yeni durumuna göre irtifak hakkı ve pilon yeri belirlendiği ve kamulaştırma bedelinin de belirlenen yeni toplam alan üzerinden hesaplandığı hâlde, hüküm fıkrasında irtifak ve pilon alanının hatalı gösterilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin ilk paragrafındaki “Siyah renk ile gösterilen 8,96m²lik” ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine “Siyah ve mavi renk ile gösterilen toplam 10,10 m²lik ” ibaresinin yazılması, ikinci paragrafındaki” … renk ile gösterilen 6,44m²lik ” ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine ” … ve kırmızı renk ile gösterilen 22,51 m²lik” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.