|
ÖZET: Başvuran, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü’ne yaptığı başvuruda, iş akdinin devamsızlık nedeniyle feshedildiğini ve bu nedenle işsizlik ödeneği talep ettiğini belirtmiştir. Ancak, Türkiye İş Kurumu, fesih tarihinin 31.07.2023 olduğunu ve devamsızlık nedeniyle iş akdinin sona erdiğini bildirmiştir. Başvuranın, iş akdinin feshi için gerekli olan prim ödeme koşullarını sağlamadığı ve işverenin devamsızlık tutanaklarını zamanında düzenlemediği tespit edilmiştir.
Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve Türkiye İş Kurumu’nun açıklamalarını değerlendirerek, işsizlik ödeneği talebinin reddedilmesine ilişkin hukuka uygun bir karar vermiştir. İşsizlik ödeneğine hak kazanmak için belirli koşulların sağlanması gerektiği, bu koşulların başvuran tarafından yerine getirilmediği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, arabuluculuk sürecinde yapılan anlaşmanın içeriği ve iş akdinin feshi ile ilgili belgelerin durumu da göz önünde bulundurulmuştur. Sonuç olarak, başvuranın işsizlik ödeneği talebinin reddi yönündeki karar, mevzuata uygun bulunmuş ve başvurunun reddine karar verilmiştir. Bu karar, başvuran ve Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü’ne tebliğ edilmiştir. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2024/7683-S.24.12037
BAŞVURU NO : 2024/2899
KARAR TARİHİ : 24.07.2024
RET KARARI
BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
BAŞVURUNUN KONUSU : İşsizlik ödeneği talebi hakkındadır.
BAŞVURU TARİHİ : 23.02.2024
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran özetle; süresi içinde ihtar çekmesine rağmen geçmişe dönük tutanak düzenlenmesi marifetiyle iş akdinin devamsızlık nedeniyle feshedildiğini belirterek işsizlik ödeneği talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Kurumumuzun bilgi ve belge talebine istinaden Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğünün
04.04.2024 tarih ve – – sayılı yazısı ve eklerinde;
2.1. Fesih tarihinin 31.07.2023 olduğu, fesih kodunun “3-Belirsiz süreli iş sözleşmesinin işçi tarafından feshi (istifa)” olarak bildirildiği, feshin bulunduğu 2023 yılı Temmuz dönemi için “15-Devamsızlık” koduyla 7 gün eksik gün bildirildiği, fesih tarihinden önceki son 3 yılda 986 gün primin olduğu ve hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün hizmet akdinin bulunduğu, 2.2. Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarından feshin 4447 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi kapsamında olmadığı anlaşılmasına rağmen Pasif İşgücü Hizmetleri Genelgesinin arabuluculuk belgesi ile yapılan başvurulara ilişkin hükümlerine istinaden; Serik Hizmet Merkezinin 03.10.2023 tarih ve sayılı yazısı ile Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. ünvanlı işverenden başvuran tarafından ibraz edilen arabuluculuk tutanağının teyit edilmesi, sigortalı ile işyeri arasında ikale sözleşmesi düzenlenip düzenlenmediğinin bildirilmesi ve varsa feshe ilişkin kanıtlayıcı belgelerin gönderilmesinin talep edildiği, 2.3. Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. ünvanlı işveren tarafından gönderilen 09.10.2023 tarihli cevabi yazıyla bahse konu arabuluculuk belgelerinin teyit edildiği, sözleşmenin feshine ilişkin 25.07.2023,
26.07.2023, 27.07.2023 ve 31.07.2023 tarihli devamsızlık tutanakları ile 01.08.2023 tarihli ihtarname ve
31.07.2023 tarihli SGK işten çıkış bildirgesi ilgili yazının ibraz edildiği,
2.4. Sigortalının işverene gönderdiği ihtarname tarihinin 27.07.2023 olması sebebiyle bu tarihten sonra işveren tarafından düzenlenen devamsızlık tutanaklarının dikkate alınamayacağı, 2.5. 25.07.2023 ve 26.07.2023 tarihlerinde devamsızlık tutanağı bulunmasına karşın işveren tarafından iş akdinin feshine ilişkin herhangi bir bildirimde bulunulmadığı ve/veya yasal işlem tesis edilmediği, 2.6. Pasif İşgücü Hizmetleri Genelgesinde yer alan “… veya işveren tarafından feshin kapsam dışı olduğunu gösterir somut belge (istifa dilekçesi, ikale sözleşmesi, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri tutanakların) ibraz edilmesi halinde fesih nedeninin 4447/51. madde kapsamında güncellenmesi mümkün bulunmamaktadır.” ibaresi gereği, sonrasında arabuluculuk tutanağında kıdem tazminatı üzerinde anlaşmaya varılmış olsa da, fesih nedeninin 4447 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi kapsamında güncellenmesinin mümkün olmadığı açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi
Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 4857 sayılı İş Kanunu’nun “İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı” başlıklı 25 inci maddesinin birinci fıkrasının II-g bendinde; “İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.” 6. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun; 6.1. “İşsizlik ödeneğinin; miktarı, ödeme süreleri ve zamanı ile sigorta primleri” başlıklı 50 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün hizmet akdine tabi olanlardan, son üç yıl içinde; a) 600 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 180 gün, b) 900 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 240 gün, c) 1080 gün sigortalı olarak çalışıp işsizlik sigortası primi ödemiş olan sigortalı işsizlere 300 gün, süre ile işsizlik ödeneği verilir.”, 6.2. “İşsizlik ödeneğine hak kazanmanın şartları” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasında;
“Bu Kanun uyarınca sigortalı sayılanlardan hizmet akitleri aşağıda belirtilen hallerden birisine dayalı olarak sona erenler, Kuruma süresi içinde şahsen başvurarak yeni bir iş almaya hazır olduklarını kaydettirmeleri ve bu Kanunda yer alan prim ödeme koşullarını sağlamış olmaları kaydıyla işsizlik ödeneği almaya hak kazanırlar.
…
c) Hizmet akdi, süresi belli olsun veya olmasın süresinin bitiminden önce veya bildirim önelini beklemeksizin
1475 sayılı İş Kanununun 17 nci maddesinin (I) ve (III) numaralı bentlerine veya 854 sayılı Deniz İş Kanununun
14 üncü maddesinin (III) numaralı bendine veya 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar
Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanunun 12 inci maddesinin birinci fıkrasına göre işveren tarafından feshedilmiş olmak, ….” 7. 2020/1 Pasif İşgücü Hizmetleri Genelgesinin “Arabuluculuk Tutanağı ile Yapılan Başvurular” başlıklı alt bölümünde; “İş Mahkemeleri Kanununda yapılan düzenleme ile sigortalılar alacak veya işe iade talepleri için mahkemeye başvuru yapmadan önce arabulucuya gitmesi gerekmektedir. 6325 sayılı Hukuk
Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan
“Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.” hükmü gereği taraflar arasında anlaşmanın sağlandığı arabuluculuk tutanaklarından feshin 4447/51. madde kapsamında olduğu anlaşılıyor ise fesih nedeni güncellenir.
İşsizlik ödeneğinin ödenmesi, fesih kodunun güncellenmesi gibi hususlarda anlaşmanın sağlandığı arabuluculuk tutanakları ile feshin 4447/51. madde kapsamında olduğunun anlaşıldığı arabuluculuk tutanağı olmasına rağmen tutanakta feshin işçinin istek ve/veya kusuru nedeniyle gerçekleştiğine dair bir ifade içermesi veya işveren tarafından feshin kapsam dışı olduğunu gösterir somut belge (istifa dilekçesi, ikale sözleşmesi, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri tutanakların) ibraz edilmesi halinde fesih nedeninin 4447/51. madde kapsamında güncellenmesi mümkün bulunmamaktadır. Ayrıca, arabuluculuk süreci başlama tarihi fesih tarihinden önce olan arabuluculuk tutanaklarının (fesih bildiriminin işverence daha önce yapıldığı belgelendirilenler hariç) ikale sözleşmesi kapsamında değerlendirileceğinden fesih nedeninin güncellenmesinde esas alınma imkânı bulunmamaktadır.
…” hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
8. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 9. İşsizlik ödeneğine dair esaslar 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nda düzenlemiştir. Mezkûr
Kanun’un 47 nci maddesine uyarınca; işsizlik sigortası, bir işyerinde çalışırken, çalışma istek, yetenek,
sağlık ve yeterliliğinde olmasına rağmen, herhangi bir kasıt ve kusuru olmaksızın işini kaybeden sigortalılara işsiz kalmaları nedeniyle uğradıkları gelir kaybını belli süre ve ölçüde karşılayan, sigortacılık tekniği ile faaliyet gösteren zorunlu sigorta olarak tanımlanırken işsizlik ödeneği, sigortalı işsizlere 4447 sayılı Kanun’da belirtilen süre ve miktarda yapılan parasal ödemeyi tanımlamaktadır.
10. İşsizlik ödeneğine hak kazanmak için birtakım asgari koşullar aranmaktadır. İşsizlik ödeneğine hak kazanmak için aranan ilk koşul, talepte bulunan kişinin iradesi dışında işini kaybeden sigortalı işsiz olmasıdır. Hak iktisabı için aranan için ikinci koşul, prim ödeme koşulu ve belirli bir süre çalışma koşuludur. Mezkûr Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca; işsizlik ödeneğinden faydalanabilmek için hizmet akdinin sona ermesinden önceki son 120 gün hizmet akdine tabi şekilde çalışmak ve son üç yıl içerisinde asgari 600 gün sigortalı çalışmak gerekmektedir. İşsizlik ödeneğine hak kazanmak için aranan üçüncü koşul ise hizmet akdinin aynı Kanun’un 51 inci maddesinde yer alan sebeplere dayalı olarak sona ermesidir.
Bahse konu maddenin birinci fıkrasının c bendi uyarınca iş sözleşmesi işveren tarafından 4857 sayılı İş
Kanunu’nun 25/I, III, IV hükümleri uyarınca haklı nedenle feshedilmesi işsizlik ödeneği almaya hak kazandırır. Ancak, iş akdinin 25/II’de yer alan ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri sebebiyle işveren tarafından sona erdirilmesi halinde işçi işsizlik ödeneğinden yararlanamaz. Örneğin 4857 sayılı Kanun’un 25/II-g bendinde düzenlenen “İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi.” hali işçinin işsizlik ödeneği almasına engel teşkil etmektedir.
11. Başvuranın iddiaları ve ilgili idarenin cevabi yazısı dikkate alındığında; başvurana iş akdinin devamsızlık sebebiyle sona erdirilmesi gerekçesiyle işsizlik ödeneği verilmediği görülmektedir. Başvuru dosyası ve eklerinde; başvuranın 27.07.2023 tarihli ihtarında iş akdinin işveren tarafından feshedildiğini belirttiği, ancak işverenin 31.07.2023 tarihinde iş akdinin devamsızlık nedeniyle sona erdiğine dair bildirimde bulunduğu, ilgili idare kayıtlarında da fesih tarihinin 31.07.2023 olarak görüldüğü, belirtilen nedenin işveren açısından haklı fesih nedeni oluşturmasına rağmen 23.08.2023 tarihli arabuluculuk tutanağında kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai alacağı, UBGT, AGİ, yıllık izin alacağı, maaş alacağı ve hafta tatili alacağı talepleri noktasında anlaşıldığı görülmektedir. Bu itibarla, uyuşmazlığın temelini işsizlik ödeneğine hak kazanma koşullarının sağlanıp sağlanmadığı noktasında ilgili idarenin mevzuata uygun işlem tesis edip etmediği oluşturmaktadır.
12. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 3 üncü maddesi uyarınca işçilik alacakları için dava şartı arabuluculuk müessesesi getirilmiştir. Arabuluculuk kurumuna ilişkin genel ilkeleri düzenleyen 6325 sayılı
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca taraflarca arabuluculuk süreci sonunda düzenlenen ve şerh verilen anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge mahiyetinde olup üzerinde anlaşılan hususlar yönünden dava açılamamaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumunun 21.11.2017 tarih ve sayılı ve arabuluculuk sözleşmeleri konulu yazısı ile Sosyal Güvenlik Kurumunun 2020/20 sayılı İşveren
İşlemleri Genelgesinde taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladıkları anlaşma belgesinin icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılması gerektiğinden imzalanan arabuluculuk anlaşma tutanağının mahkeme kararı niteliğinde kabul edilerek işlem yapılması gerektiği ifade edilmiştir.
13. Öte yandan, 2020/1 sayılı Pasif İşgücü Hizmetleri Genelgesinin “Arabuluculuk Tutanağı ile Yapılan
Başvurular” başlıklı bölümünde taraflar arasında anlaşmanın sağlandığı arabuluculuk süreci sonunda
feshin 4447 sayılı Kanun’un 51 inci maddesi kapsamında olduğu anlaşılıyor ise fesih nedeninin güncelleneceği belirtilmiştir. Hükmün devamında işsizlik ödeneğinin ödenmesi, fesih kodunun güncellenmesi gibi hususlarda anlaşmanın sağlandığı arabuluculuk tutanakları ile feshin madde kapsamında olduğunun anlaşıldığı arabuluculuk tutanağı olmasına rağmen tutanakta feshin işçinin istek ve/veya kusuru nedeniyle gerçekleştiğine dair bir ifade içermesi veya işveren tarafından feshin kapsam dışı olduğunu gösterir somut belge (istifa dilekçesi, ikale sözleşmesi, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzeri tutanakların) ibraz edilmesi halinde fesih nedeninin güncellenmeyeceği ifade edilmektedir.
14. Bununla birlikte, arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşması halinde anlaşma belgesi ile işsizlik ödeneğinden yararlanma, belgenin içeriğine göre değişebilmektedir. Arabuluculuk anlaşma belgesinde belirtilen işçinin işten çıkarılma nedenleri ve işten çıkış kodları ile Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında yer alan işten çıkış kodları birbirinden farklı ise anlaşma belgesinde yazan hususlar nihai kabul edilmeli ve ona göre işlem yapılmalıdır. Anlaşma belgesinin içeriğinden feshin 4447 sayılı Kanunun 51 inci madde kapsamında olduğu açıkça anlaşılıyor ise tıpkı mahkeme kararıyla yapılan başvurularda olduğu gibi başkaca bir araştırmaya gerek duyulmaksızın bu koşul sağlanmış sayılmalıdır. Anlaşma belgesinin içeriğinden feshin 4447 sayılı Kanunun 51 inci madde kapsamında olduğu açıkça anlaşılmıyor ise ancak o zaman Kurum tarafından gerekli araştırma ve inceleme yapılmalıdır. (Seda Arslan Durmuş, “Arabuluculuk
Sürecinde Tarafların Anlaşması Halinde İşsizlik Ödeneğinden Yararlanma”, Süleyman Demirel
Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. XII, S. 2, 2022, 1159-1183, s.1181.)
15. Konuya ilişkin yargı kararlarına bakıldığında; Yargıtayın bir kararında; 4447 sayılı Kanun’un 48 nci maddesinde iş sözleşmesinin sona erdirilmesi durumunda işverence kuruma fesih türünün yazılı olduğu işten ayrılma bildirgesinin verileceği ve fesih türü bakımından işsizlik ödeneğine hak kazanma koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinde işverence kuruma verilen işten ayrılma bildirgesinde yazılı bilgilerin esas alınacağı belirtilmiştir. (Y. 7.HD. E.2013/7664, K.2014/13028, T.11.06.2014) Konuya ilişki başka bir kararda; işverenin işçinin devamsızlığına dayanarak iş sözleşmesine haklı nedenle son vermesi halinde, inandırıcı deliller ile bu durumun ispat edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. (Y. 9.HD. E.2001/17196, K.2002/2375, T.06.02.2002) Özetle, Yargıtay bu gibi durumlarda, ihtarname, tutanak ve fesih yazıları, tanık beyanları, bölge çalışma müdürlüklerine yapılan şikâyet ve yapılan soruşturma evrakı gibi delilleri dikkate alarak feshe dair belirleme yapmaktadır.
16. Bu noktada ifade etmek gerekir ki, 6328 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi uyarınca Kurumumuz idarenin işlem, eylem, tutum ve davranışlarını inceleyebilmektedir. Bu bakımdan, başvuru konusu talep bakımından incelenmesi gereken husus idarenin işsizlik ödeneğine dair inceleme ve araştırmasını yaparken mevzuata uygun işlem tesis edip etmediği noktasındadır.
16.1. İlgili idare işsizlik ödeneği talebi üzerine iş akdinin feshine dair kanıtlayıcı bilgi ve belgelerin gönderilmesini işverenden talep etmiştir. İşveren tarafından arabuluculuk belgelerinin teyit edildiğine dair beyan ile iş sözleşmesinin feshine ilişkin 25.07.2023, 26.07.2023, 27.07.2023 ve 31.07.2023 tarihli devamsızlık tutanakları, 01.08.2023 tarihli ihtarname ve 31.07.2023 tarihli SGK işten çıkış bildirgesinin ibraz edildiği bildirilmiştir. İdarece yapılan incelemede; işçinin ihtarından sonraki tarihli devamsızlık tutanaklarına itibar edilmeyeceği, yalnızca 25.07.2023 ve 26.07.2023 tarihli tutanakların dikkate alınacağı
ve Genelge hükmü uyarınca işveren tarafından feshin kapsam dışı olduğunu gösterir somut belge ibraz edildiğinden fesih nedeninin güncellenmeyeceği sonucuna varılmıştır.
17. Yukarıda yer verilen açıklamalar ve mevzuat hükümleri ışığında; başvuranın iş akdinin sona erme şeklinin 4857 sayılı Kanun’un 25/II-g hükmü olarak bildirildiği ve bu nedenle iş akdinin sona ermesinin işsizlik ödeneğine hak kazandırmayacağı, işçi ve işveren arasında işçilik alacakları yönünden başlanılan arabuluculuk sürecinin anlaşma ile sonuçlandığı, anlaşma belgesinde fesih nedenine ilişkin herhangi bir ibare yer almamakla beraber kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai alacağı, UBGT, AGİ, yıllık izin alacağı, maaş alacağı ve hafta tatili alacağı noktasında münferiden bir belirleme yapılmaksızın toplu bir hükme yer verildiği, anlaşma belgesinde fesih nedeni yer almamasına rağmen ilgili idarenin incelemesini yaparken arabuluculuk ve iş yeri tutanakları ile ihtarnamelerini dikkate aldığı, işçi tarafından feshin haksız olduğunu kanıtlayıcı delil ibraz edilmediği, ilgili idarenin Genelge hükmü uyarınca işveren tarafından ibraz edilen 25.07.2023 ve 26.07.2023 tarihli tutanakları somut belge olarak nitelendirmek marifetiyle işlem tesis ettiği görüldüğünden idare tarafından tesis edilen işlem bakımından mevzuata aykırılık tespit edilememiştir.
18. Kurumumuzca yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurana işsizlik ödeneği ödenmemesine yönelik Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine, 28.03.2013 tarih ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; ilgili idarenin makul sürede karar verme, kararların gerekçeli olması, kararların geciktirilmeksizin bildirilmesi ve karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkelerine uygun davrandığı anlaşılmıştır.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN YASAL MEVZUAT
20. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu
Ret Kararının başvurana tebliği tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlem ya da eylemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup Serik İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Yukarıda açıklanan gerekçeler ve dosya kapsamına göre; BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın BAŞVURANA ve TÜRKİYE İŞ KURUMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE tebliğine, Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi’nce karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi