ÖZET: Danıştay kararında, başvuranın Konya’daki iki İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirilmesi ve bu görev karşılığında aldığı ek ödemenin, iş yerinde 50’den az çalışan bulunması gerekçesiyle yersiz olduğu iddia edilmiştir. İdare, bu durumun kamu zararı oluşturduğunu belirterek başvurandan rücu talep etmiştir. Başvuran, ödemenin haksız olduğunu ve geri iade edilmesi gerektiğini savunmuştur.

Danıştay, yapılan ödemenin geri alınabilmesi için belirli şartların sağlanması gerektiğini vurgulamış, hatalı ödemenin idarenin açık hatası sonucu yapıldığını belirterek, başvuranın rücu edilen ek ödemelerin iade edilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bu karar, kamu görevlilerinin haklarının korunması ve adaletli bir ücret sisteminin sağlanması açısından önem taşımaktadır. İdareye, başvuranın ödediği miktarların iade edilmesi yönünde tavsiyede bulunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2020/89581-S.20.98122

BAŞVURU NO : 2020/95522

KARAR TARİHİ : 15/12/2020

TAVSİYE KARARI

KONYA VALİLİĞİ

BAŞVURUYA KONU İDARE :

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : Ek ödemenin iadesi hakkında.

BAŞVURU TARİHİ : 04/09/2020

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1) Başvuran özetle; 24/11/2017 tarihinde ( A sınıfı) iş güvenliği uzmanlığı sertifikasına sahip

olduğundan dolayı, Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğünün yazısına binaen Cihanbeyli Seniha

Ali Fuat Belgin Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Motorlu Araçlar Teknolojisi öğretmeni iken, Valilik oluru ile Konya iline bağlı 2 az tehlikeli NACE kodlu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne (Cihanbeyli ve Kulu İlçeleri) iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirildiğini, görevlendirildiği

İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde İSG/Katip sözleşmesi yaparak 6331 sayılı İş Sağlığı ve

Güvenliği kanununun 8 inci maddesinin 7 nci fıkrasına göre vermiş olduğu İSG hizmeti karşılığı toplamda 80 saati geçmemek kaydı ile ek ödeme ücreti aldığını, 01/07/2019 tarihinde tayin sebebiyle aynı ilçelerdeki sözleşmesini feshederek Antalya’da öğretmen olarak göreve başladığını, Cihanbeyli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden gelen 06/12/2019 tarih sayılı yazısı ile 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasasının 6 ncı maddesine dayandırılarak (bir işyeri sicil numarasında 50 kişiden az çalışan olması nedeniyle yersiz ödenen iş güvenliği uzmanlığı ücreti) kamu zararı oluştuğu kanaati ile tarafına açılan alacak takip nolu kişi borcunu (Anapara+Yasal Faizi) 11.855,48+1.182.01 13.037.49 TL olarak 08/01/2020 tarihinde ödediğini, Kulu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünden gelen 04/03/2020 tarih sayılı yazısı ile 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasasının 6. Maddesine dayandırılarak (bir işyeri sicil numarasında 50 kişiden az çalışan olması nedeniyle yersiz ödenen iş güvenliği uzmanlığı ücreti) kamu zararı oluştuğu kanaati ile tarafına açılan alacak takip nolu kişi borcunu da 9.447,85 TL olarak 16/03/2020 tarihinde ödediğini belirterek devamla “Kamu Zararı konulu yazıları incelendiğinde; Bir işyerinin toplam çalışan sayısı o işyerinin çalışanlarının SGK primini yatırmak için açmış bulunduğu tüm işyeri sicil numaralarındaki çalışanların toplamının sayısıdır. Kurumlarca gönderilen yazıların ekindeki yersiz ödeme yapılan cetvelin olduğu kısma bakıldığında Toplam Çalışan

Sayısı; 4857 sayılı İş kanununa göre çalışanların bir kısmı olan (Sadece İŞKUR/TYP li)

‘’Okullardaki Temizlik Çalışanları’’ görünmekte olup, ‘’Okullardaki Güvenlik Personeli’’ çalışanların İl Milli Eğitim Müdürlüğünden maaş aldığından sayı olarak cetvele girilmemiş, yine aynı kanuna tabi SGK primi yatırılan diğer çalışanların (ücretli öğretmenler, sözleşmeli öğretmenler ve 4/C’li personel vb.) sayıları cetvele yazılmamıştır. 6331 Sayılı İş sağlığı ve

Güvenliği Kanununa Kapsam ve İstisnalar kısmına baktığımızda; İSG hizmetinde bulunduğum

İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin SGK sicil numaralarına bağlı çalışan sayılarının tamamını oluşturan personelin yukarıda yazılı kanuna tabi olduğu yani istisnalı grupta bulunmadığı açıkça görülecektir. (657 liler hariç 01/07/2020 tarihine kadar muaf). Yani cetvelde gösterilmeyen (ücretli öğretmenler, sözleşmeli öğretmenler ve 4/C’li personel vb.) çalışanlar eklendiğinde işyerlerin toplam çalışan sayısı 50 ve üzeri olduğu görülecektir.

Her iki İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne hizmette bulunduğum süre zarfında, ilçemdeki okul ve kurumlarda İŞKUR kapsamında güvenlik için istihdam edilen personelin maaşları bulunduğu ilçede yapılmamış olup Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılmıştır. Diğer İllere bakıldığında okullardaki güvenlik personelinin, görev yaptıkları ilçelerde maaşları yapıldığı tesbit edilecektir. Bu durum çalıştığım kurumlardaki 4857 sayılı İş kanununa göre çalışan personel sayısına menfi yönde direk etki etmiştir. (Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü bu duruma benim hizmet sürem bittikten sonra 2019/2020 eğitim öğretim yılının başlamasıyla son vermiş olup, şuan okul güvenlik personeli çalışanların maaşları bulundukları ilçelerde yapılmaktadır).

Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü bu düzeltmeyi baştan yapmış olsa mevcut durumdaki mağduriyetim hiç olmayacaktı.

MEB’e bağlı aynı işi yapan iki İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine Valilik oluru ile görevlendirildiğimden dolayı bu iki ilçenin (dilekçe ekimde bulunan cetvelde göstermiş oldukları işkur/typ li temizlik elemanı) çalışan sayısı toplamı kamu zararı nedeninin ortadan kalkmasını sağlamaya yeterli olan sayıyı fazlasıyla karşılamaktadır…Tarafıma kurumlarca gönderilen yazıların ‘’yersiz ödeme yapılarak kamu zararı oluşması’’ nedenine dayanak olarak belirtmiş olduğu kanun maddesine bakıldığında; (6331 Sayılı İSG Kanununu Madde 6) Kanun maddesinde az tehlikeli sınıfta yer alan ve 50 den az çalışanı olan işyerlerinde işverenler veya işveren vekilleri; Bakanlıkça ilan edilen eğitimleri tamamlamak şartıyla iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütebilirler hükmü verildiğini görüyoruz. Görev yaptığım zamanlarda çalıştığım kurumların işveren veya işveren vekillerinin sözü geçen belgeye sahip olmadığını bildiğimden ve tüm bu anlattığım bilgilerin ışığında gelinen durumda mağdur edildiğimi düşünerek idarenin tarafıma yapmış olduğu işlemin iptalini, kamu zararı nedeniyle rücu olunan ücretin tarafıma geri ödenmesini talep ediyorum” şeklinde başvuruda bulunmuştur.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2) Başvuruya konu iddialar hakkında bilgi ve belge talebi içeren yazılarımıza istinaden;

2.1) Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 25.09.2020 tarih ve sayılı yazısında;

Başvuranın öğretmen unvanında halen Antalya İlinde görev yaptığı, Konya İlinde çalıştığı dönemde Milli Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 2014/16 sayılı

Genelgesi kapsamında Müdürlüklerince Valilik oluru ile Cihanbeyli ve Kulu İlçelerinde görevlendirildiği, başvuranın çalıştığı dönemde İSG uzmanı / Büro Yöneticisi olarak görevlendirildiği Kulu ve Cihanbeyli İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde 4857 sayılı Kanuna tabi çalışan personel sayılarının bir SGK sicil numarası altında 50 ve üzeri çalışanın olmadığının tespit edildiği, Cihanbeyli ve Kulu İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinden alınan ekte yer alan çizelgeye göre şartların taşınmadığı döneme yönelik ödeme yapıldığı, bu tespite göre fazla yapılan ödemelerin iadesinin istendiği, Çalışanlara İSG+Katip sistemi üzerinden 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun 8 inci maddesinin 7 inci bendine göre bir uzmana 80 saati geçmemek kaydıyla ödeme yapılması hükmüne göre ödeme yapıldığı, 6331 sayılı Kanunun 38 inci maddesinin (a) bendinin 1 inci fıkrası ve Milli Eğitim Bakanlığının 04/12/2015 tarih ve sayılı yazısı ile Milli Eğitim

Bakanlığının 18/05/2017 tarih ve sayılı yazısı içerisinde belirtilen “İş güvenliği uzmanları, 4857 sayılı İş Kanununa tabi olan personellerin bir SGK sicil numarası altında en az

50 çalışanı bulunması halinde İSG+Katip yazılımı üzerinden sözleşme yapılabilir.” Hükmü

şartını taşımadığından ödemelerin iadesinin istendiği,

2.2) Milli Eğitim Bakanlığı Destek Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 10/11/2020 tarih ve

sayılı yazısında özetle; Bakanlığa bağlı birimlerde (sözleşmeli, kadrolu ve diğer personeller dahil) aynı iş yerinde 50 sayısını geçmeyen çalışanlar için iş güvenliği uzmanları ödemelerinin mevzuata aykırı olduğundan yapılmamakta olduğu, Açıklamalarına yer verilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3) 18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,

3.1) “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü

maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan

Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,

3.2) Anayasanın Ücrette adalet sağlanması başlıklı 55 inci maddesinde; “Ücret emeğin

karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır. Asgarî ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da gözönünde bulundurulur”

3.3) “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler” bölümünde yer alan “Genel ilkeler”

başlıklı 128 inci maddesinin ikinci fıkrasında; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. (Ek cümle: 7/5/2010- 5982/12 md.) Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.”

4) 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun

Görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişiyle ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”

5) 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununun ilgili maddeleri;

5.1) “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (f) bendinde; “f) (Değişik:

12/7/2013-6495/101 md.) İş Güvenliği Uzmanı: Usul ve esasları yönetmelikle belirlenen, iş sağlığı ve güvenliği alanında görev yapmak üzere Bakanlıkça yetkilendirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı belgesine sahip, Bakanlık ve ilgili kuruluşlarında çalışma hayatını denetleyen müfettişler ile mühendislik veya mimarlık eğitimi veren fakültelerin mezunları ile teknik elemanı”

5.2) İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları başlıklı 8 inci maddesinin 7 nci fıkrasında;

(7) Kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olma niteliğini haiz personel, gerekli belgeye sahip olmaları şartıyla asli görevlerinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir. Bu şekilde görevlendirilecek personele, görev yaptığı her saat için (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında ilave ödeme, hizmet alan kurum tarafından yapılır. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu durumdaki görevlendirmeye ilişkin ilave ödemelerde, günlük mesai saatlerine bağlı kalmak kaydıyla, aylık toplam seksen saatten fazla olan görevlendirmeler dikkate alınmaz.

5.3) İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri başlıklı 6 ncı maddesinde; (1) Mesleki risklerin

önlenmesi ve bu risklerden korunulmasına yönelik çalışmaları da kapsayacak, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması için işveren; a) Çalışanları arasından iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve on ve daha fazla çalışanı olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde diğer sağlık personeli görevlendirir. Çalışanları arasında belirlenen niteliklere sahip personel bulunmaması hâlinde, bu hizmetin tamamını veya bir kısmını ortak sağlık ve güvenlik birimlerinden hizmet alarak yerine getirebilir. Ancak belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olması hâlinde, tehlike sınıfı ve çalışan sayısı dikkate alınarak, bu hizmetin yerine getirilmesini kendisi üstlenebilir. (Ek cümle: 10/9/2014- 6552/16 md.) Belirlenen niteliklere ve gerekli belgeye sahip olmayan ancak 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyeri işverenleri veya işveren vekili tarafından Bakanlıkça ilan edilen eğitimleri tamamlamak şartıyla işe giriş ve periyodik muayeneler ve tetkikler hariç iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütebilirler…”

6) 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun “Kamu zararı” başlıklı 71

inci maddesinde; “Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem, eylem veya ihmal sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde; a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması, b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması, c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması, d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması, e)İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması, f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.)

g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, esas alınır.

(Değişik üçüncü fıkra: 22/12/2005-5436/10 md.) Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir.

Alınmamış para, mal ve değerleri alınmış; sağlanmamış hizmetleri sağlanmış; yapılmamış inşaat, onarım ve üretimi yapılmış veya bitmiş gibi gösteren gerçek dışı belge düzenlemek suretiyle kamu kaynağında bir artışa engel veya bir eksilmeye neden olanlar ile bu gibi kanıtlayıcı belgeleri bilerek düzenlemiş, imzalamış veya onaylamış bulunanlar hakkında Türk

Ceza Kanunu veya diğer kanunların bu fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Ayrıca, bu fiilleri işleyenlere her türlü aylık, ödenek, zam, tazminat dâhil yapılan bir aylık net ödemelerin iki katı tutarına kadar para cezası verilir.

(Değişik son fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararının, bu zarara neden olan kamu görevlisinden veya diğer gerçek ve tüzel kişilerden tahsiline ilişkin usûl ve esaslar, Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.” düzenlemeleri yer almaktadır.

8.7) Kulu İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 2017/2018 ve 2018/2019 öğretim yılı iş sağlığı ve

güvenliği ödemeleri bilgi formu başlıklı tabloda ise, Kasım 2017 – Haziran

2019 tarihleri arasında 16.149,90.TL’nin hesaplandığı,

8.8) Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğünün 13/11/2019 tarih ve nolu “…İlçe İSG

uzmanı / büro yöneticilerinin İSG MEBBİS sistemine aylık puantaj girişinin ve aylık çalışma raporlarının girilmediği / eksik girildiği ve gerekli şartları taşımadığı halde puantaj yapıldığı görülmüş olup, gerekli şartları taşımadığı halde sehven isg+katip sözleşmesi yaparak 80 saat ek ödeme alanların incelemeleri yapılarak 20 Kasım 2019 tarihine kadar Müdürlüğümüz İşyeri

Sağlık ve Güvenlik Birimine bildirilmesi…” şeklindeki ilçe milli eğitim müdürlüklerine yazı yazıldığı, Anlaşılmaktadır.

9) Başvuran, mesleki teknik ve Anadolu lisesinde motorlu araçlar teknolojisi öğretmeni olarak

görev yaparken, valilik oluru ile Konya iline bağlı Cihanbeyli ve Kulu İlçe Milli Eğitim

Müdürlüklerinde iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirilmiş, kendisiyle İSG Katip sözleşmesi yapılmış ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında vermiş olduğu İSG katip (sözleşmesi) hizmeti karşılığında kendisine her iki ilçe milli eğitim müdürlüğünce ayrı ayrı ek ödeme yapılmış, daha sonra idare bir iş yeri sicil numarasında 50’den az çalışan olması nedeniyle yersiz ödeme yapıldığını belirterek kamu zararı oluştuğu gerekçesiyle başvurana rücu etmiş ve başvuran da bu ücreti ödediğini belirterek yapılan işlemin haksız olduğunu, rücu edilen ve ödemiş olduğu ek ödemenin kendisine iade edilmesini talep etmiştir.

10) Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 gün ve E:1968/8, K:1973/14 sayılı

kararında; idarenin yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı veya hilesi hallerinde süre aranmaksızın hatalı ödediği meblağı her zaman geri alabileceği, bunun dışında kalan hallerde hatalı ödemelerin istirdadının ise, hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içinde olanaklı olduğu ve bu süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceği belirtilmiş olup; anılan kararın gerekçesinde iyi niyet kuralı üzerinde de durularak idarenin sakat ve dolayısıyla hukuka aykırı işlemine, idare edilenlerin gerçek dışı beyanı veya hilesi neden olmuşsa ya da geri alınan idari işlem yok denilecek kadar sakatlık taşımakta ise, hatalı işlemde idare edilenin kolayca anlayabileceği kadar açık bir hata bulunmaktaysa ve idareyi bu konuda haberdar etmemişse, memurun iyi niyetinden söz etmeye olanak bulunmadığı ve bu işlemlere dayanılarak yapılan ödemeler için süre düşünülemeyeceği, bu ödemelerin her zaman geri alınabileceği; ancak bunun dışındaki hatalı ödemeler için memurun iyi niyetinin istikrar ve kanunilik kadar önemli bir kural olduğu ve bu nedenle yukarıda belirtilen istisnalar dışındaki hatalı ödemelerin ancak dava süresi içinde geri alınabileceği vurgulanmıştır. Yapılan ödemenin her zaman geri alınabilmesi olanağını tanıyan “Açık hata” halinin ise; yapılan ödemede, ödemenin muhatabı olan kişinin (idare edilenin) kolayca anlayabileceği kadar açık bir hatanın mevcudiyetini ifade ettiği kabul edilmektedir. Uygulamada bu çoğu kez ilgili mevzuata aykırı bir şekilde ve hiç gereği yokken yapılan ödemeler şeklinde ortaya çıkmaktadır. (Danıştay 2. Dairesi

2012 / 8229 Esas 2012 / 9842 Karar)

11) İstanbul Bölge İdare Mahkemesinin 3.İdare Dava Dairesinin 2019/179 E. 2019/357 K.

sayılı benzer nitelikli kararında; “…Uyuşmazlık bu çerçevede değerlendirildiğinde, davacıya yapılan ödemenin hatalı olduğunun basit bir incelemeyle değil, Maliye Bakanlığından gelen bir yazının değerlendirilmesi sonucu ortaya çıkarıldığı hususu dikkate alındığında, bu ödeme işleminin yok hükmünde olduğundan veya açık hatayla ya da ilgilinin gerçek dışı beyanı ve hilesiyle tesis edildiğinden söz etmeye olanak yoktur. Bu haliyle söz konusu ödemeler ancak ödendikleri tarihten itibaren altmış günlük genel dava açma süresi içinde geri alınabileceğinden, bu süre geçtikten sonra geri alınması hukuka aykırı olup, istinaf başvurusuna konu karar sonuç itibarıyla yerindedir…”

12) Başvuru içeriği, idareden gelen cevap ve ekindeki belgeler ile benzer nitelikli yargı

kararlarında öngörülen tespitler dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;

12.1) Cihanbeyli ve Kulu İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin, Konya Milli Eğitim

Müdürlüğünün (8.8) nolu paragrafta yer verilen yazısından sonra, yersiz yapıldığı iddia edilen ödemeyi fark ettikleri,

12.2) Yukarıda özetlenen Danıştay kararında hatalı ödemelerin istirdadının, hatalı ödemenin

yapıldığı tarihten başlamak üzere dava açma süresi içinde olanaklı olduğu ve bu süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceği kuralı gereğince; başvurana, Kasım 2017 – Haziran 19 tarihleri arasında (yersiz) ek ödemelerin yapıldığı, ek ödemelerin iadesine ilişkin yazıların ise (Cihanbeyli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü için) 31/12/2020 ve (Kulu İlçe Milli Eğitim

Müdürlüğü için) 27/01/2020 tarihlerinde başvurana tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, dava açma süresi (60 gün) geçtikten sonra, yersiz ödendiği iddia olunan ek ödemelerin ilgilisinden talep edilemeyeceği, değerlendirilmektedir.

13) Ayrıca, Anayasanın Ücrette adalet sağlanması başlıklı 55 inci maddesinde “Ücret emeğin

karşılığıdır. Devlet, çalışanların yaptıkları işe uygun adaletli bir ücret elde etmeleri ve diğer sosyal yardımlardan yararlanmaları için gerekli tedbirleri alır” hükmü düzenlenmiş olup, bu kapsamda da ortaya konulmuş olan emek karşılığında hak edilen ücretin idare tarafından ilgili kişiye ödenmesi aynı zamanda sosyal devlet ilkesinin de bir sonucudur.

14) Kurumumuzca yapılan değerlendirmede, başvurandan rücu edilen ek ödemelerin, idare

tarafından başvurana iade edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

15) İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede

yayımlanan Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmede, şikâyet başvurusu kapsamında, idarenin, başvurana ilişkin işlemlerle ilgili bilgi ve belgeleri süresi içerisinde ve gerekçeli olarak kurumumuza gönderdiği, bu anlamda “kararların gerekçeli olması” ve “kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi” ilkelerine uygun hareket ettiği ancak, başvuru sahibine verdiği cevapta idari işleme karşı hangi sürede hangi mercie başvurabileceğini göstermediği bu nedenle de karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı tespit edildiğinden, idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

16) 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası

uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, ilgili idarenin işlemlerine karşı, Konya İdare Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Başvuru kapsamında, mevcut bilgi ve belgeler çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda, yukarıda açıklanan gerekçelerle; BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Başvurana yersiz ödendiği iddia edilen ek ödemelerin başvurana iade edilmesi yönünde

KONYA VALİLİĞİNE TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Bu Kararın Başvurana, Konya Valiliğine ve bilgi için Milli Eğitim Bakanlığına tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası

uyarınca; İdare tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde

Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisi tarafından karar verildi.

e-imzalıdır

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi