onecikan-yargitay

ÖZET: Uyuşmazlık, davacıların murisi …’nun 20.04.2020 tarihinde geçirdiği kazanın 5510 sayılı Kanun kapsamında iş kazası sayılıp sayılamayacağı üzerinedir. İlk Derece Mahkemesi, davanın kabulüne karar vererek, olayın iş kazası olduğuna hükmetmiştir. Davalı şirket vekili, müteveffanın ağır kusurlu olduğunu ve olayın iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğini savunmuştur. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, kazanın işverenin verdiği araçta meydana geldiğini ve olayla kaza arasında uygun illiyet bağı bulunduğunu belirterek, iş kazası tespiti yönündeki kararı onamıştır.

Yargıtay, temyiz incelemesi sonucunda, İlk Derece Mahkemesi’nin kararının bozulduğunu ve yeniden yapılan yargılama sonucunda iş kazası tespitinin hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. Mahkeme, davacılara yapılan ödemelerin kesilmesi ve yersiz tahakkuk çıkarılması işleminin iptaline, ayrıca ödenmeyen gelirlerin yasal faizi ile birlikte hak sahiplerine ödenmesine karar vermiştir. Sonuç olarak, davalıların temyiz itirazları reddedilmiş ve usul ve kanuna uygun olan karar onanmıştır.

10. Hukuk Dairesi         2024/10156 E.  ,  2024/12672 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
    SAYISI : 2024/25 E., 2024/166 K.
    KARAR : Kabul

    Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen iş kazası olduğunun tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

    I.DAVA
    Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacı …’nun eşi ve diğer davacılar … ve …’nun babası … …’nun, sigortalı çalıştığı davalı işyerince kendisine işe gidip gelmesi için verilen … plakalı araçla işe gittiği esnada aracın arızalanması sebebiyle arızaya müdahale ederken mesai saatleri içerisinde başka bir aracın çarpması sonucu 20.04.2020 tarihinde vefat ettiğini, … …’nun vefatı öncesinde davalı şirkette finans müdürü olarak çalıştığını, müteveffanın 20.04.2020 tarihinde davalının tahsis ettiği araçla işe giderken aracının arızalanması sonucu arızaya müdahale etmek için aracı emniyet şeridine çektiği esnada başka bir aracın çarpması sonucu geçirdiği trafik kazası nedeniyle, … … ‘nun kaldırıldığı Medicalpark Gebze Hastanesinde vefat ettiğini, dava konusu iş kazasının, 20.04.2020 tarihinde saat 08:30’da civarında, Makine Organize Sanayi Bölgesi A Kapısı Kuzey Marmara otoyolu üzerinde Gebze istikametinde meydana geldiğini ileri sürerek, dava konusu olayın iş kazası olarak tespitine, davacılara iş kazası nedeniyle yapılan ödemelerin kesilmesi ve yersiz ödeme çıkarılması işleminin iptaline, kesintinin yapılmasından itibaren yapılmayan ödemelerin yasal faizi ile davacılara ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

    II.CEVAP
    1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; 20.04.2020 tarihinde … … ‘nun, Makine Organize Sanayi Bölgesi A Kapısı Kuzey Marmara otoyolu üzerinde Gebze istikametinde emniyet şeridi üzerinde durur vaziyette olan aracından kendisini yola atması nedeniyle gerçekleşen kaza dolayısıyla aynı gün ve tarihli otopsi raporunda belirtildiği üzere genel beden travmasına dayalı olarak vefat ettiğini, davacılar tarafından iddia edildiğinin aksine somut olayın iş kazası olarak nitelendirilemeyeceğini, davalı şirketin herhangi bir sorumluluğundan söz edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

    2.Davalı Kurum vekili, Kurum müfettişleri tarafından yapılan inceleme sonrası hazırlanan rapor ile olayın iş kazası olmadığı yönünde tespit yapıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

    III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
    İlk Derece Mahkemesinin 14.03.2023 tarih ve 2021/490 E.-2023/130 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

    IV. İSTİNAF
    A. İstinaf Yoluna Başvuranlar:
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

    B. İstinaf Sebepleri:
    1.Davalı şirket vekili, kaza anında iş güzergahının tersi yönde ve olmaması gereken bir istikamette müteveffanın bulunduğu hususu değerlendirilmeden karar verildiğini, illiyet bağının, müteveffanın ağır kusurlu olması nedeniyle kesildiğini, müteveffanın kazanın gerçekleştiği konumda bulunmasının iş yeriyle ya da göreviyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, davalının olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını belirterek, kararı istinaf etmiştir.

    2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde; Kuruma herhangi bir bildirim yapılmadığını, ilgilinin geçirdiği kazanın 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinde yer alan hallerden hiçbirine uymadığını, bu yönde rapor tanzim edildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.

    C. Gerekçe ve Sonuç:
    Bölge Adliye Mahkemesinin11.07.2023 tarih ve 2023/1506 E.-2023/1593 K. sayılı kararıyla, “…… meydana gelen olayda %100 olarak kusurlu kabul edilse bile olayın işe gelirken işverenin verdiği araçta meydana geldiği sabit olduğundan olayın 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi kapsamında iş kazası olduğu ve olayla kaza arasında uygun illiyet bağının da bulunduğu anlaşılmakla mahkemenin iş kazası olduğu yönündeki tespitinde hukuka aykırılık yoktur….” gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

    V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1.Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

    2.Daire kararında; … dosya kapsamı incelendiğinde, talebin 20.04.2020 tarihinde meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespiti, yapılan ödemelerin kesilmesi ve yersiz tahakkuk çıkarılması işleminin iptali, kesintinin yapılmasından itibaren yapılmayan ödemelerin yasal faizi ile ödenmesi talep edilmiş, İlk Derece Mahkemesince, davaya konu 20.04.2020 tarihli olayın iş kazası olarak tespitine, davacının sair talepleri tespit kararına bağlı olarak kurumca re’sen gözetilmesi / yerine getirilmesi gereken işlemler olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, iş kazası tespiti dışındaki hükmün infaza elverişli olmadığı, her bir talep hakkında da infaza elverişli hüküm kurulması gerektiği, “Davacının sair talepleri tespit kararına bağlı olarak kurumca re’sen gözetilmesi / yerine getirilmesi gereken işlemler olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,” dair hüküm kurulamayacağı gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, hüküm bozulmuştur.

    B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    İlk Derece Mahkemesinin 11.06.2024 tarih ve 2024/25 E.-2024/166 K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabulü ile
    1-Davaya konu 20.04.2020 tarihli olayın iş kazası olarak tespitine,
    2-Daha önceden davalı Kurum tarafından yapılan iş kazası tespiti nedeniyle davacılar lehine yapılan ödemelerin kesilmesi ve yersiz ödeme çıkarılması yönündeki kurum işleminin iptaline,
    3-Davalı Kurum’un (gelirlerin kesilmesine ilişkin) 16.03.2021 onay tarihli Gelir Bağlama Kararına istinaden ödenmeyen gelirlerin/aylıkların yasal faizi ile birlikte hak sahiplerine ödenmesine karar verilmiştir.

    VI. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

    B. Temyiz Sebepleri
    1.Davalı şirket vekili, Mahkemece iş kazası yönünde yapılan tespitin gerçeği yansıtmadığını, davacının ağır kusuru ile illiyet bağının kesildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyizen bozulmasını istemiştir.

    2.Davalı Kurum vekili, Kuruma herhangi bir bildirim yapılmadığını, ilgilinin geçirdiği kazanın 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinde yer alan hallerden hiçbirine uymadığını, bu yönde rapor tanzim edildiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, davacılar murisi … ‘nun 20.04.2020 tarihinde geçirdiği kazanın 5510 sayılı Kanun kapsamında iş kazası sayılıp sayılamayacağı noktasında toplanmaktadır.

    2. İlgili Hukuk
    6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi.

    3. Değerlendirme
    1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

    2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

    VII. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
    10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.