ÖZET: Başvuran, Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) malulen yaşlılık aylığı alırken, aylığının kesildiğini ve bu durumun iş kazası kapsamından çıkarılması nedeniyle gerçekleştiğini belirtmiştir. İtiraz dilekçesine henüz yanıt verilmediğini ve icra takibi başlatıldığını ifade eden başvuran, malullük aylığının ödenmemiş dönemlerle birlikte yeniden ödenmesini talep etmiştir.

Sosyal Güvenlik Kurumu, başvuranın 2018 yılında geçirdiği iş kazasının iş kazası olarak değerlendirilmediğini belirten bir teftiş raporu hazırlamıştır. Bu rapor sonucunda, başvuranın sürekli iş göremezlik gelirinin başlangıç tarihi ile iptal edilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Ayrıca, 2018-2021 yılları arasında yersiz ödenen gelirlerin borç kaydedilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Başvuranın itirazı, hukuka ve hakkaniyete uygun bulunmamış, dolayısıyla talebi reddedilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın iddialarını ve idarenin açıklamalarını değerlendirerek, başvurunun reddine karar vermiştir. İlgili mevzuat çerçevesinde, başvuranın sürekli iş göremezlik gelirinin iptali ve yersiz ödemelerin geri alınması işlemlerinin kamu yararı açısından meşru bir amaç taşıdığı sonucuna varılmıştır. Başvuran, kararın tebliğ tarihinden itibaren yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir.

T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU

(OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/8297-S.22.12702

BAŞVURU NO : 2022/935

KARAR TARİHİ : 28/06/2022

RET KARARI

Adres

BAŞVURUYA KONU İDARE : SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI

İş kazasına istinaden bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin yeniden

BAŞVURUNUN KONUSU :

ödenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 18/01/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; SGK 4/A’ dan malulen yaşlılık aylığı alırken, aylığının tarafına bilgi verilmeksizin kesildiğini, malulen emekliliğinin iş kazası kapsamından çıkarılması nedeniyle kesildiği bilgisi verildiğini, itiraz dilekçesine de henüz bir cevap verilmediğini, hakkında icra takibi başlatıldığını belirterek mağduriyetinin giderilmesini malullük aylığının ödenmemiş dönemlerle birlikte ödenmeye devam edilmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kamu Denetçiliği Kurumunun 08/03/2022 tarihli ve sayılı yazısına istinaden Sosyal

Güvenlik Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen 30/03/2022 tarihli ve sayılı cevabî yazıda özetle; 2.1. Başvuranın, 13.06.2018 tarihli tahsis talebi ile 02.01.2018 tarihinde

Şirketinde geçirmiş olduğu iş kazasına istinaden sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasını talep ettiği, 2.2. Tokat Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 29.07.2019 tarihli ve 149 Karar No’lu Komisyon Kararı ile

02.01.2018 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası sayılmasına karar verildiği,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

2.3. Kurum Sağlık Kurulunun 07.11.2019 tarihli ve sayılı Kararı ile meslekte kazanma gücü kayıp oranının % 45,2 olarak tespit edilmesi üzerine, 01.01.2021 tarihinde kontrol muayenesi şartıyla

01.07.2018 tarihinden itibaren tahsis numarası ile sürekli iş göremezlik geliri bağlandığı,

2.4. 01.01.2021 tarihli kontrol muayenesine istinaden 19.10.2020 tarihli ve sayılı yazı ile Sivas

Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesine sevkinin yapıldığı, anılan

Hastane tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporunun değerlendirilmek üzere Kurum Sağlık Kuruluna gönderildiği, 2.5. Kurum Sağlık Kurulunun 09.12.2020 tarihli ve sayılı Kararı ile daha önce tespit edilen

% 45,2 meslekte kazanma gücü kayıp oranında bir değişiklik olmadığına ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği ve gelirlerinin ödenmesine devam edildiği, 2.6. Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen 24.02.2021 tarihli ve sayılı Teftiş Raporu ile başvuranın geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olmadığının tespit edilmesi nedeniyle gelirinin başlangıç tarihi ile iptal edildiği, 2.7. 01.07.2018-16.04.2021 tarihleri arasında yersiz ödenen gelir ve bayram ikramiyelerinin 5510 sayılı

Kanun’un 96’ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında başvuran adına borç kaydedildiği, 2.8. Başvuranın Kurumumuz Gönderme Kararına konu 11.10.2021 tarihli dilekçesine istinaden dosyanın yeniden incelenmesi sonucunda; yersiz ödendiği tespit edilen tutarların 5510 sayılı Kanun’un 96’ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında borç kaydedilmekle birlikte, geçirmiş olduğu kazanın

Kurumca önce iş kazası olarak değerlendirilmesi, daha sonra Kurumun denetim ve kontrolle yetkili memurları marifetiyle yapılan inceleme/soruşturma sonucu düzenlenen Teftiş Raporu ile iş kazası olmadığının tespit edilmesi nedeniyle yersiz ödendiği tespit edilen tutarların Kanunun 96’ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında değerlendirilerek borç kaydının düzeltildiği, 2.9. Bu itibarla, 5510 sayılı Kanunun 96’ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında oluşturulan borç takip işlemlerinin devam ettiği, belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı T.C. Anayasasının “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74’üncü maddesinde; “(…) Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye

Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler(…)” hükmü yer almaktadır.

4. 6328 Sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun “Kurumun Görevi” başlıklı 5’inci maddesinde; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir (…)” hükmü yer almaktadır.

5. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun’nun; 5.1. “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesin 4 ve 5 inci fıkralarında “ Kısa vadeli sigorta kolları: İş kazası ve meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortası kollarını, Uzun vadeli sigorta kolları: Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası kollarını,” tanımladığı, 5.2. “Sigortalı Sayılanlar” başlıklı 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasında “Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar, b) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise; 1) Ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olanlar, 2) Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar, 3)

Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları, 4) Tarımsal faaliyette bulunanlar,…………….”, 5.3. “Hizmet Akdiyle veya Kendi Adına ve Hesabına Bağımsız Çalışan Sigortalıların Tabi Olduğu

Kısa Vadeli Sigorta Hükümleri” başlıklı Üçüncü bölümünün “İş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması” alt başlıklı 13 üncü maddesinde “iş kazası; a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır. (2) İş kazasının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde, b) (b) bendi kapsamında bulunan sigortalı bakımından kendisi tarafından, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra üç işgünü içinde, c) iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu fıkranın (a) bendinde belirtilen süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabilir. Bu soruşturma sonunda yazılı olarak bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan, 96 ncı madde hükmüne göre tahsil edilir. İş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usulü

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir”, 5.4. “ İş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık sigortasından sağlanan haklar” başlıklı 16 nci maddesinde “İş kazası veya meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar şunlardır: a) Sigortalıya, geçici iş göremezlik süresince günlük geçici iş göremezlik ödeneği verilmesi. b) Sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanması. c) İş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine, gelir bağlanması. d) Gelir bağlanmış olan kız çocuklarına evlenme ödeneği verilmesi. e) İş kazası ve meslek hastalığı sonucu ölen sigortalı için cenaze ödeneği verilmesi………”, 5.5. “ Sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanma, hesaplanması, başlangıcı ve birden çok iş kazası ve meslek hastalığı hali” başlıklı 19 uncu maddesinde birinci fıkrasında “İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır. ” dördüncü fıkrasında “İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.”, 5.6. “Uzun Vadeli Sigorta Hükümleri” başlıklı Dördüncü bölümünün “Malul Sayılma” alt başlıklı

25 inci maddesinde “Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti

sunucularının sağlık kurullarınca usulüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60’ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûl sayılır.”, 5.7. “Malullük sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlıklı 26 ncı maddesinde “

Malullük sigortasından sigortalılara sağlanan hak, malullük aylığı bağlanmasıdır. Sigortalıya malullük aylığı bağlanabilmesi için sigortalının; a) 25 inci maddeye göre malûl sayılması, b) En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması, c) Malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması, halinde malullük aylığı bağlanır.

Ancak, 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre sigortalı sayılanların kendi sigortalılığı nedeniyle genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime ilişkin her türlü borçlarının ödenmiş olması zorunludur.”,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

5.8. 5510 sayılı sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin bazı geçiş hükümleri” başlıklı Geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrası; “17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu

Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 8/2/2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır.” 5.9. “Yersiz ödemelerin geri alınması” başlıklı 96 ncı maddesinde; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler; a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden, b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.

Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.

Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.

Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.” 6. 5510 sayılı Kanun’un 96 ncı maddesine istinaden düzenlenen ve 27/09/2008 tarihli 27010 sayılı

Resmi Gazete’de yayımlanan Fazla veya Yersiz Ödemelerin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar

Hakkında Yönetmelik’in; 6.1. “İlgililerin kasıtlı ve kusurlu davranışlarından doğan fazla veya yersiz ödemeler” başlıklı 5 inci maddesinde; a) Kuruma verilen veya ibraz edilen belgelerle gerçeğe aykırı bildirimde bulunulması, b) Örneği Kurumca hazırlanan belgelerle bildirilmesi taahhüt edilen durum değişikliklerinin bir ay içinde

Kuruma bildirilmemesi,

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

c) Kanunda öngörülen şartlar yerine gelmediği hâlde, sahte bilgi ve belgelerle sağlık hizmetleri ve diğer haklardan, ödeneklerden yararlanılması ile gelir veya aylık bağlatılması, ç) Sahte hizmet kazandırılmak suretiyle sağlık hizmetleri ve diğer haklardan, ödeneklerden yararlanılması ile gelir veya aylık bağlatılması, d) Boşanma nedeniyle gelir veya aylık bağlandıktan sonra boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşanması, e) Gelir ve aylıklarının kesilmesi gerektiği hâlde durumun gizlenmesi ve/veya bildirilmemesi, f) Sigortalılar ile gelir veya aylık alanlara yapılan ödemelerden, hak sahipliği sona ermesine rağmen her hangi bir kişi tarafından tahsilat yapılması, ilgililerin kasıtlı ve kusurlu davranışlarını oluşturur. (Ek cümle:RG-23/6/2017-30105) Ancak, sigortalılıklarının (b) bendinde belirtilen süre içerisinde bildirim yükümlüleri tarafından Kuruma bildirilmesi halinde ya da Kurum tarafından yeni bir gelir veya aylık bağlanması durumunda ilgililer (b) ve (e) bentleri kapsamında kasıtlı veya kusurlu sayılmaz.

(2) Birinci fıkrada sayılan durumların tespit edildiği tarihten geriye doğru en fazla on yıllık süre içinde yapılan fazla veya yersiz ödemeler, her bir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren hesaplanacak kanunî faizi ile birlikte tahsil edilir.

6.2. “Kurumun hatalı işlemlerinden doğan fazla veya yersiz ödemeler” başlıklı 6 ncı maddesinde, ilgililerin kasıtlı ve kusurlu davranışları dışında kalan, Kurum çalışanlarının kasıtlı veya kusurlu davranışı, ihmali, dikkatsizliği ve bilgisizliği gibi sebeplerden kaynaklanan yersiz ödemelerin Kurumun hatalı işlemlerini oluşturduğu düzenlenmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ CELİLE ÖZLEM TUNÇAK’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan “Ret

Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran; SGK 4/A’ dan malulen yaşlılık aylığı alırken, aylığının tarafına bilgi verilmeksizin kesildiğini, malulen emekliliğinin iş kazası kapsamından çıkarılması nedeniyle kesildiği bilgisi verildiğini, itiraz dilekçesine de henüz bir cevap verilmediğini, hakkında icra takibi başlatıldığını belirterek mağduriyetinin giderilmesini malullük aylığının ödenmemiş dönemlerle birlikte ödenmeye devam edilmesini talep etmektedir.

9. Dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde başvuranın 13.06.2018 tarihli tahsis talebi ile 02.01.2018 tarihinde Şirketinde geçirmiş

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

olduğu iş kazasına istinaden sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasını talep etmiştir. Tokat Sosyal Güvenlik

İl Müdürlüğünün 29.07.2019 tarihli ve Karar No’lu Komisyon Kararı ile 02.01.2018 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası sayılmasına karar verilmiştir. Kurum Sağlık Kurulunun 07.11.2019 tarihli ve sayılı Kararı ile meslekte kazanma gücü kayıp oranının % 45,2 olarak tespit edilmesi üzerine,

01.01.2021 tarihinde kontrol muayenesi şartıyla 01.07.2018 tarihinden itibaren tahsis

numarası ile sürekli iş göremezlik geliri bağlanmıştır. 01.01.2021 tarihli kontrol muayenesine istinaden

19.10.2020 tarihli ve sayılı yazı ile Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama

ve Araştırma Hastanesine sevkinin yapıldığı, anılan Hastane tarafından düzenlenen sağlık kurulu raporunun değerlendirilmek üzere Kurum Sağlık Kuruluna gönderilmiştir. Kurum Sağlık Kurulunun 09.12.2020 tarihli ve sayılı Kararı ile daha önce tespit edilen % 45,2 meslekte kazanma gücü kayıp oranında bir değişiklik olmadığına ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği ve gelirlerinin ödenmesine devam edilmiştir. Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından

Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen 24.02.2021 tarihli ve sayılı Teftiş Raporu ile başvuranın geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olmadığının tespit edilmesi nedeniyle geliri başlangıç tarihi ile iptal edilmiştir.01.07.2018-

16.04.2021 tarihleri arasında yersiz ödenen gelir ve bayram ikramiyelerinin 5510 sayılı Kanun’un 96’ncı

maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında başvuran adına borç kaydedilmiştir.

10. SGK tarafından Kurumumuza gönderilen 24.02.2021 tarihli ve sayılı Teftiş

Raporunda; sicil numaralı unvanlı işyerinde iş kazası hakkında inceleme yapıldığı, söz konusu rapora göre; Olay ile ilgili olarak işveren tarafından herhangi bir iş kazası bildiriminin yapılmamış olması, başvuran tarafından beyan edilen tanığın söz konusu tarihte çalıştığı iddia edilen ’e ait işyerinden sigortalı bildiriminin bulunmaması/sigortalı niteliğinin bulunmaması, olayın tek tanığı olarak beyan edilen

’nın ifadesinde evine yakın yerde engelli çocuğunu gezdirirken işveren . ile karşılaştığını, bu arada başvuranın .’yi aradığını, ve yardım istediğini bunun üzerine de ’nin kendisini başvurana yardıma gönderdiğini beyanı ile ilgili; – olay tarihinde ikamet adresinin Tokat Merkez olması

– ’in ifadesinde .’den bahsetmemesi, – ’nın hastaneye götürdüğünde engelli çocuğuna kimin baktığı, – .’nın engelli çocuğu varken ’i neden .’nin hastaneye götürmediği gibi çelişkiler, – olay ile ilgili verdiği ifadesinde kendisinin ilk olarak ’de bulunan sağlık ocağına götürüldüğünü beyan etmesine rağmen Tokat İl Sağlık Müdürlüğü ile yapılan yazışmada olay tarihinde böyle bir müracaatın olmadığının bildirilmesi gibi hususlar birlikte değerlendirilerek başvuranın

02.01.2018 tarihinde maruz kaldığı olayın işyerinde bulunduğu sırada işini yaparken olduğu yönünde

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

herhangi bir tespit yapılamadığından 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası

Kanunun 13.Maddesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.

11. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca 24.02.2021 tarihli ve sayılı Teftiş Raporuna istinaden başvuranın geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olmadığının tespit edilmesi nedeniyle geliri başlangıç tarihi ile iptal edilmiştir.01.07.2018-16.04.2021 tarihleri arasında yersiz ödenen gelir ve bayram ikramiyelerinin 5510 sayılı Kanun’un 96’ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında başvuran adına borç kaydedilmiştir.

12. Kurumumuzun 13/12/2021 tarih ve Başvuru Numaralı Gönderme Kararına konu başvuranın 11.10.2021 tarihli dilekçesine istinaden dosyanın yeniden incelenmesi sonucunda; yersiz ödendiği tespit edilen tutarların 5510 sayılı Kanun’un 96’ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında borç kaydedilmekle birlikte, geçirmiş olduğu kazanın Kurumca önce iş kazası olarak değerlendirilmesi, daha sonra Kurumun denetim ve kontrolle yetkili memurları marifetiyle yapılan inceleme/soruşturma sonucu düzenlenen Teftiş Raporu ile iş kazası olmadığının tespit edilmesi nedeniyle yersiz ödendiği tespit edilen tutarların Kanunun 96’ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında değerlendirilerek borç kaydının düzeltildiği anlaşılmaktadır.

13. Başvuranın geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olmadığının tespit edilmesi nedeniyle gelirinin başlangıç tarihi ile iptal edilmesi ve 5510 sayılı Kanun’un 96. maddelerinde yer alan düzenleme nedeniyle geri alınması yönündeki idari işlem kamu yararı çerçevesinde meşru bir amaç taşımaktadır. Zira aksi durum, kişilerin sebepsiz zenginleşmesine yol açabileceği gibi sosyal güvenlik fonlarına katkıda bulundukları halde kanunlardaki koşulları sağlamadıkları gerekçesiyle ödemelerden mahrum kalan kimseler yönünden de adil olmayan sonuçların doğmasına sebep olacaktır. Bu durum; sınırlı kamu kaynaklarının uygun olmayan yöntemlerle dağıtımına cevaz verilmesi anlamına geleceğinden, kamu yararıyla da örtüşmeyecektir.

Somut olayda 5510 sayılı Kanun’un 96. maddesi uyarınca yapılan ödemelerin iadesinin gerektiği belirtilmiş, bu çerçevede başvuranın mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin 5510 sayılı Kanun uyarınca gerçekleştirildiği, dolayısıyla müdahalenin kanuni dayanağının bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

14. 5510 sayılı Kanun’un 96’ncı maddesinin (a) ve (b) bentlerinin Anayasa’ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için itiraz yoluna başvurulmuş; Anayasa Mahkemesi anılan kuralların kamu yararı amacı taşıdığı sonucuna ulaşmıştır. İlgililere yapılan fazla veya yersiz ödemelerin geri alınmasıyla Kurumun gider kaybının önlenmesi, Kurumun aleyhine sebepsiz zenginleşmeye engel olunması ve böylece Sosyal

Güvenlik Kurumu’nun uğradığı kamusal zararın giderilmesi amaçlanmış; bu anlamda anılan kuralların kamu yararı amacı taşıdığı belirtilmiştir. Bu çerçevede, başvuruya konu olayda mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin meşru amaç şartını da taşıdığı değerlendirilmektedir.

15. Anayasa Mahkemesi kararlarında, mülkiyet hakkının sınırları ve güvenceleri açısından Anayasa’nın mülkiyeti bir hak olarak tanımlayan 35 inci maddesinin, temel hak ve hürriyetlerin sınırlanmasını düzenleyen 13 üncü maddesiyle birlikte ele alınması gerektiği; 35 inci maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan sınırlama ve güvence ölçütlerinin 13 üncü madde ışığında yorumlanması gerektiği

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

ifade edilmekte olup bu kapsamda bireyin hakkıyla kamu yararı arasında kurulması gereken adil dengeye vurgu yapılmaktadır (AYM, E:1999/33, K:1999/51, T:29/12/1999).

16. Ölçülülük ilkesinin “elverişlilik”, “gereklilik” ve “orantılılık” olmak üzere üç alt ilkeden oluştuğu, “elverişlilik” ilkesinin öngörülen müdahalenin ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmasını, “gereklilik” ilkesinin ulaşılmak istenen amaç bakımından müdahalenin zorunlu olmasını yani aynı amaca daha hafif bir müdahale ile ulaşılmasının mümkün olmamasını, “orantılılık” ilkesinin ise bireyin hakkına yapılan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç arasında makul bir dengenin gözetilmesi gerekliliği ifade edilmektedir. (AYM, E:2011/111, K:2012/56, T:11/4/2012; E:2012/102, K:14.2012/207, T:27/12/2012;

E:2012/149, K:2013/63, T:22/5/2013; E:2014/176, K:2015/53, T:27/5/2015; E:2015/43, K:2016/37,

T:5/5/2016; E:2016/13, K:142016/127, T:22/6/2016; Mehmet Akdoğan ve diğerleri, § 38).

17. Hukuka aykırı ödemelerin tahsiline ilişkin uyuşmazlıklarda mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin ölçülülüğü hakkında ise, kanuna aykırı olarak ödeme yapılması biçiminde ortaya çıkan sonuca tarafların ne derece katkısının olduğuna bakılması gerektiği, bu bağlamda tarafların yasal yükümlülüklerinin neler olduğu, bunların yerine getirilmesinde ihmalkârlık gösterilip gösterilmediği ve ihmalin varlığının tespiti hâlinde bunun hukuka aykırı sonucun doğmasında bir etkisinin bulunup bulunmadığının göz önünde bulundurulması gerektiği değerlendirilmektedir (Fatma Ülker Akkaya, B. No: 2014/18979, 22/2/2018, § 50; Uğur Ziyaretli, § 65).

18. Ayrıca ihlal teşkil ettiği iddia edilen müdahalenin temelini oluşturan kamu yararı karşısında bireye düşen fedakârlığın ağırlığının göz önünde bulundurulması, kanuni bir dayanağı olup meşru amaçlara dayansa dahi müdahalenin amacı ve kullanılan araçlar ile başvurucuya yüklenen külfetin ölçülü olup olmadığı hususlarının değerlendirme konusu yapılması, mülkiyet hakkına yönelik müdahale sonucunda ortaya çıkan yeni durumun ve bozulan yararlar dengesinin, bireye kişisel ve aşırı bir yük yüklememesi

gerektiği ifade edilmektedir (Korkut Bahadır, B. No: 2014/4025, 11/12/2014, § 43; Tevfik Baltacı, B. No:

2013/8074, 09/03/2016, § 48-50,66).

19. Kurumumuzca yapılan değerlendirme neticesinde; başvuranın sürekli iş göremezlik gelirinin

Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen 24.02.2021 tarihli ve sayılı Teftiş Raporu ile başvuranın geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olmadığının tespit edilmesi nedeniyle geliri başlangıç tarihi ile iptal edildiği, başvuranın 02.01.2018 tarihinde maruz kaldığı olayın işyerinde bulunduğu sırada işini yaparken olduğu yönünde herhangi bir tespit yapılamadığından

5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 13.Maddesi kapsamında

değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, yersiz ödendiği tespit edilen tutarların Kanunun 96’ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında değerlendirilerek borç kaydının düzeltildiği, idarece hatalı olarak ödendiği tespit edilen aylıkların iadesinin talep edilebileceği hususunda kuşku bulunmadığı anlaşıldığından başvuranın talebinin reddedilmesi işleminde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr

20. İyi yönetim ilkeleri yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; SGK’dan istenen bilgi ve belgelerin

Kurumumuza süresi içinde ve gerekçeli olarak gönderildiği, anılan idarenin başvuranla ilgili işlemlerinde kanunlara uygunluk, hesap verilebilirlik, makul sürede ve gerekçeli karar verme, kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi ilkelerine uygun hareket ettiği, ancak başvurana hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği, dolayısıyla iyi yönetim ilkelerinden karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi ilkesine uymadığı anlaşılmış olup idarelerin bu ilkeye de uyması beklenmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

21. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararın başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı dava açma süresinden arta kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup İstanbul İş Mahkemesinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE; Kararın BAŞVURANA ve e SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine; Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

Kep Adresi: kamudenetciligikurumu@hs01 kep.tr