|
ÖZET: Başvuran, kardeşinin iş kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle 2. Bölge zorunlu hizmetinden muaf tutulma talebinde bulunmuştur. Ancak, Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği gereğince, muafiyet talebinin kabul edilebilmesi için, vefat eden kişinin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 47. maddesi kapsamında olması gerekmektedir. Başvuranın kardeşi, 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi kapsamında değerlendirildiğinden, bu durum muafiyet talebini karşılamamaktadır.
İdare, başvuranın talebini olumsuz değerlendirirken, yönetmelikte belirtilen şartların sağlanmadığını belirtmiştir. Dolayısıyla, başvuranın 2. Bölge hizmetinden muaf tutulma talebi, mevzuat hükümleri çerçevesinde reddedilmiştir. Bu karar, başvuranın talebinin hukuki dayanağının olmaması nedeniyle verilmiştir. Başvuranın, idarenin kararına karşı yargı yoluna başvurma hakkı bulunmaktadır. |
T.C. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU
(OMBUDSMANLIK)
SAYI : 2022/12660-S.22.19351
BAŞVURU NO : 2022/7124
KARAR TARİHİ : 30/09/2022
RET KARARI
Adres:
BAŞVURUYA KONU İDARE : EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI
2.Bölge Hizmetinden Muaf Tutulma Talebi
BAŞVURUNUN KONUSU :
BAŞVURU TARİHİ : 16/05/2022
I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ
1. Kurumumuza yapılan başvuruda başvuran (TC Kimlik No: halen Şırnak
İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde sicil sayılı Polis Memuru olarak 2. Bölge zorunlu hizmetinde görev yaptığını, Milli Savunma Bakanlığına bağlı İzmir Bakım Fabrika
Müdürlüğü Komutanlığında kadrolu sigortalı işçi olarak görev yapmakta olan kardeşi TC:
kimlik numaralı ’un 08.11.2017 tarihinde görev başında çalıştığı esnada yaşamış olduğu iş kazası sebebiyle vefat ettiğini, bu nedenle İzmir ilinde ikamet etmekte olan ailesinin hayatta kalan tek çocuğu olduğunu, 21.03.2022 tarihli EGM GENELGE NO: sayılı yazıda 3. Maddesinde yeni düzenleme ile 2. Bölge hizmetinden muaf tutularak ailesinin ikamet ettiği İzmir iline atamasının yapılması talep etmektedir.
II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI
2. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden İçişleri Bakanlığı tarafından gönderilen cevabi yazıda özetle;
2.1. İlgi yazı ile tarafından, Şırnak Emniyet Müdürlüğü kadrosundan İzmir Emniyet
Müdürlüğü kadrosuna atanma talebinin reddine dair işlemin iptali talebiyle Kamu Denetçiliği Kurumuna yaptığı başvurusuna ilişkin yapılan inceleme ve araştırmaya esas olmak üzere gerekli bilgilerin talep edildiği anlaşılmıştır.
/
2.2. Başvurunun (1)’inci ve (4)’üncü maddesinde talep edilen hususlarla ilgili olarak; Devlet Memurlarının
Yer Değiştirme Suretiyle Atanmalarına İlişkin Yönetmeliğin “Özel Yönetmelikler” başlıklı 28’inci maddesinde “Kurumlar bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 ay içinde halen görevde bulunan memurların geçmiş hizmetlerinin bu Yönetmelik çerçevesinde nasıl değerlendirileceğini ve bu
Yönetmeliğin çeşidi maddelerinde kurumlarca tespiti öngörülen diğer hususları kapsayan özel
Yönetmeliklerini Devlet Personel Dairesinden olumlu görüş alınmak sureti ile çıkarırlar. Özel
Yönetmeliklerde bu Yönetmeliğe aykırı hükümler yer alamaz. Ancak, Mülki İdare Amirliği Hizmetleri ile
Emniyet Hizmetleri sınıflarına dahil memurlar hakkında kendi özel yönetmeliklerinin uygulanmasına devam edilir.” hükmü bulunmaktadır. Bu minvalde Teşkilatımızda atamalar Emniyet
Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği hükümleri kapsamında yapılmaktadır.
2.3. Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin “Bölgeler, Gruplar ve
Hizmet Süreleri” başlıklı 23’üncü maddesinde; “…Özel harekat branşlı personel hariç talep etmeleri hâlinde
aşağıdaki personel, ikinci bölge hizmetinden muaf tutulur:
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında
Kanun, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesi veya 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 45 inci ve 64 üncü maddeleri kapsamında, hayatını kaybedenlerin veya malûl olanların eşi, annesi, babası, çocukları, çocuklarının eşleri, kardeşleri ve kardeşlerinin eşleri. ‘ hükmü bulunmaktadır.
2.4. Başvuranın bahse konu yönetmelik hükmü kapsamında 2.Bölge (Doğu) görevinden muaf olma talebi ile idareye başvuruda bulunduğu, idarece yapılan değerlendirme neticesinde başvuranın sunmuş olduğu
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 25.04.2022 tarih ve ” HK. ” konulu yazısının incelenmesi sonucu, başvuranın kardeşinin vefat durumunun 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel
Sağlık Sigortası Kanununun 13’üncü maddesi kapsamında iş kazası olarak belirtildiği görülmüştür.
2.5. Yukarıda anılan Yönetmelik maddesinde personelin hangi kanunlar kapsamında 2.Bölge hizmetinden muaf olacağı açıkça düzenlenmiş olup, 5510 sayılı Kanunun 47’nci maddesi haricinde yer alan maddelere
Yönetmelikte yer verilmemiştir.
2.6. Bu kapsamda yapılan değerlendirme neticesinde başvuranın idareye yapmış olduğu başvurusunun
Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde belirtilen kanun maddeleri kapsamında yer almaması sebebiyle olumsuz olarak değerlendirilmiştir.
2.7. Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine göre ülkemiz l.Bölge (Batı) ve 2.Bölge (Doğu) olmak üzere iki bölgeye ayrılmış olup, İzmir Emniyet Müdürlüğü birinci hizmet bölgesinde, Şırnak Emniyet Müdürlüğü ise ikinci hizmet bölgesinde yer almaktadır. Emniyet Hizmetleri
Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinde “Bölgelerde Hizmet Zorunluluğu” başlıklı 5’inci maddesinde; “Personelin, atandığı bölgede, bu Yönetmelik ile kalması öngörülen süreden önce alınmasını gerektiren bir sebep olmadıkça o bölge için tespit edilmiş süre kadar hizmet görmesi zorunludur.
/
” ve yine “Bölgeler, Gruplar ve Hizmet Süreleri” başlıklı 23 ‘üncü maddesinde” …Personelin, atandığı bölgedeki grupta, belirlenen süreden önce atanmasını gerektiren bir sebep olmadıkça o birim için tespit edilmiş süre kadar hizmet görmesi zorunludur. hükmü bulunmaktadır. Bahse konu yönetmelik hükümleri kapsamında başvuranın 14.06.2020 tarihli onay ile ilk şark görevini yapmak üzere Polis Memuru olarak
Şırnak Emniyet Müdürlüğü kadrosuna ataması yapılmış olup, Şırnak ilinin (3) yıllık zorunlu hizmet süresini tamamlaması gerekmektedir.
2.8. Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin “Bölgeler, Gruplar ve
Hizmet Süreleri ” başlıklı 23’üncü maddesi kapsamında 2.Bölge (Doğu) hizmetinden muafiyet talep eden personelin eşi, annesi, babası, çocukları, çocuklarının eşleri, kardeşleri ve kardeşlerinin eşlerinin 3713 sayılı
Terörle Mücadele Kanunu, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 5510 sayılı
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesi veya 5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerinden herhangi birinin karşılaması gerektiği anlaşılmaktadır. Ancak başvuranın sunmuş olduğu Sosyal Güvenlik Kurumu
Başkanlığının 25.04.2022 tarih ve ” HK” konulu yazısının incelenmesi neticesinde kardeşinin
5510 sayılı 47’nci maddesi kapmasında değil 13’üncü maddesi kapsamında olması sonucu başvuranın
Yönetmelik hükümleri şartlarını sağlamaması sebebiyle 2.Bölge (Doğu) muafiyet talebinin olumsuz olarak değerlendirildiği anlaşılmıştır.
3. Başvuruya konu iddialar hakkındaki bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Sosyal Güvenlik
Kurumu Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen cevabi yazıda özetle;
3.1. Bilindiği üzere, vazife malullüğü kapsamının 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesi ile belirlendiği ve kamu görevlilerinin (TSK ve Emniyet personeli, hakim-savcı, öğretmen, mühendis, doktor, memur gibi tüm memurların) görevlerini yapmakta iken gerek görevlerinin çeşitli sebep ve tesiri ile gerekse işyerlerinde meydana gelen kazalar nedeniyle yürüttükleri görevleri yerine getiremeyecek derecede malul hale gelmeleri veya hayatlarını kaybetmeleri halinde kendileri ya da hak sahipleri hakkında uygulanacak hükümlerin belirlendiği bir statüdür.
3.2. 5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesine göre vazife malullüğü hükümleri yalnızca 4/1-(c) kapsamında sigortalı olanlar hakkında uygulandığından ve ilgilinin kardeşi her ne kadar kamu iş yerinde görev yapmakta ise de; söz konusu kamu iş yerinde 657 Sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (d) bendinde belirtilmiş olan “işçi” kadrosunda ve 5510 sayılı Kanunun 4-1/(a) bendine tabi olarak “oto bakım onarımcısı” mesleğinde görev yapmakta iken vefat ettiği tespit edildiğinden vefat durumu 5510 sayılı
Kanunun 47 nci maddesi kapsamında değerlendirilmemektedir.
3.3. Diğer taraftan 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerine göre çeşitli kanunlarda belirtilen hallerde ölen, yaralanan ve sakat kalanlara, nakdi tazminat verilmesi ve aylık bağlanması öngörülmüştür.
3.4. Ayrıca, Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin 9 uncu maddesinde; 2330 sayılı Kanun kapsamında bulunanların belirtilen görevlerde sakat kalmaları veya ölmeleri halinde; bağlı oldukları sosyal güvenlik kurumlarınca, sakatlanarak emekliye ayrılanlara görev malullüğü aylığı bağlanacağı, emekli aylığı almakta iken sakatlananların almakta oldukları aylıkların ilgili sosyal güvenlik kurumunca görev malullüğü aylığına dönüştürüleceği; görevde bulunduğu sırada ölenlere bağlanması gereken görev malullüğü aylığı veya emekli iken ölenlerin aldıkları emekli aylığının görev malullüğü aylığına dönüştürülmek suretiyle dul ve yetimlere intikal ettirileceği; bu hallerde bağlanan görev malullüğü aylığın % 25 artırımlı ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
3.5. Yine, anılan yönetmeliğin 13 üncü maddesinde; 2330 sayılı Kanunda öngörülen tazminatın ödenip ödenmemesi hususunun ilgili bakanlık ve kurumca belirlenecek Nakdi Tazminat Komisyonu tarafından inceleceği ve komisyon kararlarının, ilgili bakanlık veya kurumun en üst amiri veya bunların yetkili kılacağı merci tarafından onaylanacağı belirtilmiştir.
3.6. Öte yandan, 2330 sayılı Kanun uyarınca kurum, emekli, dul ve yetimlerin gelir ve aylıklarının % 25 artırımlı olarak ödenmesi, bunların usulüne göre düzenlenerek onaylanmış ve ilgiliye nakdi tazminat ödenmesine karar verilen Nakdi Tazminat Komisyon kararının Kuruma ibraz edilmesine bağlıdır. Buna göre, Kurum kayıtlarımızın incelenmesinde, T.C. Kimlik Numaralı
8.11.2017 tarihinde iş kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle hak sahipleri eşi ve kızına 4/1-(a) kapsamında
15.11.2017 tarihinden itibaren tahsis numarası ile ölüm geliri bağlandığı, ayrıca sigortalının ölüm
aylığı koşullarını sağlaması ve hak sahiplerinin ölüm aylığı talebine istinaden 15.11.2017 tarihinden itibaren 3/2105012 tahsis numarası ile ölüm aylığının da bağlandığı, ancak sigortalının ölüm olayının 2330 sayılı Kanun kapsamında sayılıp sayılmadığı hususunda dosyasında herhangi bir karar/bilginin bulunmadığı anlaşılmıştır.
açıklamalarına yer verilmiştir.
III. İLGİLİ MEVZUAT
4. 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın,
4.1. “Cumhuriyetin nitelikleri” başlıklı 2 nci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.”,
4.2. “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36 ncı maddesinde; “Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.
Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz.”,
4.3. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkrasında; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye
/
Büyük Millet Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikâyetleri inceler.”,
5. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,
6. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun “Sigortalı sayılanlar” başlıklı
4 üncü Maddesinde; Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından;
a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar,
b) Köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan ise;
1) Ticarî kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usûlde gelir vergisi mükellefi
olanlar,
2) Gelir vergisinden muaf olup, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı olanlar,
3) Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olan ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin
komandite ortakları, diğer şirket ve donatma iştiraklerinin ise tüm ortakları,
4) Tarımsal faaliyette bulunanlar,
c) Kamu idarelerinde;
1) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine tabi olmayanlardan, kadro ve pozisyonlarda sürekli olarak
çalışıp ilgili kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar,
2) Bu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine tabi olmayanlardan, sözleşmeli olarak çalışıp ilgili
kanunlarında (a) bendi kapsamına girenler gibi sigortalı olması öngörülmemiş olanlar ile 657 sayılı
Devlet Memurları Kanununun 86 ncı maddesi uyarınca açıktan vekil atananlar,
sigortalı sayılırlar.
6.1. “İş kazasının tanımı, bildirilmesi ve soruşturulması” başlıklı 13 üncü maddesinde; “ İş kazası; a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, d) (Değişik: 17/4/2008-5754/8 md.) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.
İş kazasının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi ile 5 inci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerine derhal ve Kuruma da en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde, b) (b) bendi kapsamında bulunan sigortalı bakımından kendisi tarafından, bir ayı geçmemek şartıyla rahatsızlığının bildirim yapmaya engel olmadığı günden sonra üç işgünü içinde, c) (Mülga: 17/4/2008-5754/8 md.) (Değişik paragraf: 17/4/2008-5754/8 md.) iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhütlü posta ile Kuruma bildirilmesi zorunludur. Bu fıkranın (a) bendinde belirtilen süre, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde, iş kazasının öğrenildiği tarihten itibaren başlar.
Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Bakanlık iş müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabilir. Bu soruşturma sonunda yazılı olarak bildirilen hususların gerçeğe uymadığı ve olayın iş kazası olmadığı anlaşılırsa, Kurumca bu olay için yersiz olarak yapılmış bulunan ödemeler, ödemenin yapıldığı tarihten itibaren gerçeğe aykırı bildirimde bulunanlardan, 96 ncı madde hükmüne göre tahsil edilir.
İş kazası ve meslek hastalığı bildirgesinin şekli ve içeriği, verilme usûlü ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin usûl ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”
6.2. “Vazife Malûllüğü” başlıklı 47. Maddesinde (Değişik: 17/4/2008-5754/27 md.) “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malûllüğü hükümleri uygulanır. 25 inci maddede belirtilen malûllük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir…”,
7. 2330 Sayılı Nakdi Tazminat Ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’un “Amaç” başlıklı 1 inci
Maddesinde “Bu kanunun amacı; barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle, trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olanların; Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet
Teşkilatında bulunan patlayıcı maddelerin incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hâle getirilmesi işlemlerinde görevlendirilenlerin bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya engelli hâle gelmeleri halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesidir.”,
7.1. “Kapsam” başlıklı 3 üncü Maddesinde “ Bu kanun; a) İçgüvenlik ve asayişin korunması veya
kaçakçılığın men, takip ve tahkiki veya trafik ve yol güvenliğini sağlamak konularında görevlendirilen:
/
1. Jandarma Genel Komutanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personelini, 2. Silahlı Kuvvetler mensuplarını, 3. Milli İstihbarat Teşkilatı mensuplarını, 4. Çarşı, mahalle ve kır bekçilerini, 5. Orman memurları ve personeli ile Gümrük Muhafaza memurlarını,
b) Güven ve asayişi ihlal eden eylemlere ve kaçakçılığa ilişkin olayların soruşturma ve kovuşturma işlemlerini yürüten adli ve askeri hakimleri, Cumhuriyet savcı ve yardımcılarıyla askeri savcı ve yardımcılarını; c) Güven ve asayişi ihlal eden eylemler ile kaçakçılığa ilişkin eylemlerin önlenmesine yönelik görev yapan mülki idare amirlerini; d) Tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakilleri ile ceza ve tutukevlerinin iç ve dış güvenliğini sağlamakla görevli bulunan personeli; e) Güven ve asayişin korunmasında hizmetlerinden yararlanılması zorunlu olan ve yetkililerce kendilerine bu amaca yönelik görev verilen kamu görevlileri ve sivilleri; f) İç güvenlik ve asayişin korunmasında veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki ile ilgili olarak güvenlik kuvvetlerine kendiliklerinden yardımcı olmuş ve faydalı oldukları yetkililerce tevsik edilmiş şahısları; g) Devlet güçlerini sindirme amacına yönelik olarak yapılan saldırılara maruz kalan kamu görevlilerini; h) Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Emniyet
Teşkilatında bulunan ve 24/2/2000 tarihli ve 4536 sayılı Denizlerde ve Yurt Yüzeyinde Görülen Patlayıcı
Madde ve Şüpheli Cisimlere Uygulanacak Esaslara İlişkin Kanunda tanımlanan patlayıcı maddelerin incelenmesi, muhafazası, nakli, imha edilmesi ve zararsız hâle getirilmesi işlemlerinde görevlendirilenleri; ı) Yukarıdaki bentlerde sayılanların yaptıkları görevler veya yardımlar sebebiyle saldırıya maruz kalan eş, füru, ana, baba ve kardeşlerini;” kapsar.
8. Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama Ve Yer Değiştirme Yönetmeliği’nin “Bölgeler, Gruplar ve Hizmet Süreleri” başlıklı 23 üncü Maddesinde; “…. Özel harekat branşlı personel hariç talep etmeleri hâlinde aşağıdaki personel, ikinci bölge hizmetinden muaf tutulur: a) 3713 sayılı Terörle
Mücadele Kanunu, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesi veya 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti
Emekli Sandığı Kanununun mülga 45 inci ve 64 üncü maddeleri kapsamında; hayatını kaybedenlerin veya malûl olanların eşi, annesi, babası, çocukları, çocuklarının eşleri, kardeşleri ve kardeşlerinin eşleri”
Hükümlerine yer verilmiştir.
IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ
9. Kamu Denetçisi Sadettin KALKAN tarafından yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, başvurunun reddi yönünde hazırlanan Ret Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.
V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme
10. Başvuran, Şırnak İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğünde Polis Memuru olarak 2. Bölge zorunlu hizmetinde görev yaptığnı, Milli Savunma Bakanlığına bağlı İzmir Bakım
Fabrika Müdürlüğü Komutanlığında kadrolu sigortalı işçi olarak görev yapmakta olan kardeşi
’un 08.11.2017 tarihinde görev başında çalıştığı esnada yaşamış olduğu iş kazası sebebiyle vefat ettiğini, bu nedenle İzmir ilinde ikamet etmekte olan ailesinin hayatta kalan tek çocuğu olduğunu,
21.03.2022 tarihli EGM GENELGE NO: sayılı yazıda 3. Maddesinde “5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve
Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesi kapsamında… hayatını kaybedenlerin veya malul olanların eşi, annesi, babası, çocukları, çocuklarının eşleri, kardeşleri ve kardeşlerinin eşlerinin 2. Bölge hizmetinden muaf tutulması” maddesine istinaden yeni düzenleme ile 2. Bölge hizmetinden muaf tutularak ailesinin ikamet ettiği İzmir iline atamasının yapılması talep etmektedir.
11. Başvuru konusuna ilişkin olarak; polis memuru olarak çalışan başvuranın kardeşi Milli Savunma
Bakanlığı’nda kadrolu sigortalı işçi olan Bakım Fabrika Müdürlüğü Komutanlığı işyerinde oto bakım onarımcısı olarak çalışmakta iken 8.11.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda vefat etmiştir. İdarenin gönderdiği bilge ve belgelerde yer alan ölü muayene tutanağında yer aldığı üzere
08.11.2017 tarihinde “alayda arızalı topun bakımını yaptığı sırada topun patlaması sonucu yaralandığı,
hastaneye getirildiği ve tüm müdahalelere rağmen öldüğü” ifade edilmiştir.
12. Bakım Fabrika Müdürlüğü Komutanlığı işyerinde oto bakım onarımcısı olarak çalışmakta iken
8.11.2017 tarihinde geçirdiği iş kazasına ilişkin Müfettiş tarafından İş Sağlığı ve Güvenliği Özel Teftiş
raporu hazırlanmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından Emniyet Genel Müdürlüğüne gönderilen 25.04.2022 tarihli ve ” HK.” konulu yazıda “Kurumumuzdan tahsis
T.C Kimlik numaralı 08.11.2017 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu vefat etmiştir. 5510 sayılı kanunun 13. Maddesi hükümleri dahilinde meydana gelmesi nedeniyle İş kazası sayılması kararı verildiğinden dosya işlemleri yapılmış olup”, ibaresine yer verilmiştir.
13. Başvuranın 2.Bölge (Doğu) hizmetinden muafiyet talebine ilişkin olarak Emniyet Hizmetleri Sınıfı
Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin “Bölgeler, Gruplar ve Hizmet Süreleri ” başlıklı 23’üncü maddesi kapsamında 2.Bölge (Doğu) hizmetinden muafiyet talep eden personelin eşi, annesi, babası, çocukları, çocuklarının eşleri, kardeşleri ve kardeşlerinin eşlerinin 3713 sayılı Terörle Mücadele
Kanunu, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 47 nci maddesi veya 5434 sayılı Türkiye
Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 45 inci ve 64 üncü maddelerinden herhangi birinin karşılaması gerektiği anlaşılmaktadır. Başvuranın kardeşinin 5510 sayılı 47’nci maddesi kapmasında değil 13’üncü maddesi kapsamında olması sonucu başvuranın Yönetmelik hükümleri şartlarını sağlamaması sebebiyle 2.Bölge (Doğu) muafiyet talebinin Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından olumsuz olarak değerlendirildiği anlaşılmıştır.
14. Mevzuata göre; “Vazife Malullüğü”, kamu görevlileri ile erbaş ve erlerin görevlerini yapmakta iken gerek görevlerinin çeşitli sebep ve tesiri ile gerekse işyerlerinde meydana gelen kazalar nedeniyle yürüttükleri görevleri yerine getiremeyecek derecede “malul” olmaları veya hayatlarını kaybetmeleri halinde haklarında uygulanacak hükümlerin belirlendiği bir statüdür.
Bu kapsamdakilerin malullükleri; Vazifelerini yaptıkları sırada, Vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden, Kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken, İdarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında, İşyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malullüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denilmektedir.
Yürürlükteki mevzuat hükümleri dikkate alındığında, kamu görevlilerinin (erbaş ve erler dahil) malul hale gelmeleri veya hayatlarını kaybetmelerine neden olan olay veya kazanın niteliğine, bu olay ve kazaların oluşmasına neden olanların amaçlarına ya da meydana geliş yer ve zamanına göre, farklı adlar ile anılan vazife malullüğü; “Normal vazife malullüğü”, “TSK vazife malullüğü”, “Harp malullüğü”, “2330 sayılı
Kanun kapsamında vazife malullüğü” ve “3713 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü” olmak üzere sınıflandırılmaktadır. (https://www.sgk.gov.tr/Content/Post/f2433486-c8ee-40fd-b496d96089427b07/Vazife-Malullugu-2022-05-14-09-00-33)
15. İşçilerde iş kazası olarak adlandırılan olayların 4/1-(c) kapsamında sigortalı olanlar hakkında meydana gelmiş olması halinde vazife malûllüğü hükümleri uygulanmaktadır. Bu kapsamda vazife malûllüğünün tespitinde ortaya çıkan malûllük ile yapılan görev arasında direkt bir illiyet bağının bulunması şartı aranmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gönderilen bilgi ve belgelerde de “Onur VAROL her ne kadar kamu iş yerinde görev yapmakta ise de; söz konusu kamu iş yerinde 657 Sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (d) bendinde belirtilmiş olan “işçi” kadrosunda ve 5510 sayılı Kanunun 4-1/(a) bendine tabi olarak “oto bakım onarımcısı” mesleğinde görev yapmakta iken vefat ettiği tespit edildiğinden vefat durumu
5510 sayılı Kanunun 47 nci maddesi kapsamında değerlendirilmemektedir.” yer verildiği üzere başvuranın
kardeşinin vefat durumunun 5510 sayılı Kanunun 47 nci Madde kapsamında değerlendirilmemesi gerekçelendirilmiştir.
16. Ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından gönderilen belgelerde “ 2330 sayılı Kanun uyarınca kurum, emekli, dul ve yetimlerin gelir ve aylıklarının % 25 artırımlı olarak ödenmesi, bunların usulüne göre düzenlenerek onaylanmış ve ilgiliye nakdi tazminat ödenmesine karar verilen Nakdi Tazminat
Komisyon kararının Kuruma ibraz edilmesine bağlıdır. Buna göre, Kurum kayıtlarımızın incelenmesinde, T.C. Kimlik Numaralı 8.11.2017 tarihinde iş kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle hak sahipleri eşi ve kızına 4/1-(a) kapsamında 15.11.2017 tarihinden itibaren tahsis numarası ile ölüm geliri bağlandığı, ayrıca sigortalının ölüm aylığı koşullarını sağlaması ve hak sahiplerinin ölüm aylığı talebine istinaden 15.11.2017 tarihinden itibaren tahsis numarası ile ölüm aylığının da bağlandığı, ancak sigortalının ölüm olayının 2330 sayılı Kanun kapsamında sayılıp sayılmadığı hususunda dosyasında herhangi bir karar/bilginin bulunmadığı”na yer verilmiştir.
/
17. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarelerin konu ile ilgili açıklamaları, mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte göz önünde bulundurulduğunda; Başvuranın kardeşinin vefat durumunun yönetmeliğin ilgili maddesinde yer verildiği üzere 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu, 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık
Sigortası Kanununun 47 nci maddesi veya 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun mülga 45 inci ve 64 üncü maddeleri kapsamında 5510 sayılı Kanunun 47 nci Maddesi kapsamında değerlendirilmediğinden ve bu doğrultuda Emniyet Genel Müdürlüğü’nün 21.03.2022 tarihli genelgesine istinaden başvuranın 2. Bölge hizmetinden muaf tutulma talebinin mevzuat kapsamında olmadığı ve başvuranın talebinin reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme
18. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu
Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; idarenin başvurana verdiği cevaplarda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini göstermediği bu nedenle “karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkelerine uymadığı anlaşılmış olup, idareden bundan böyle bu ilkeye de uyması beklenmektedir.
VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA
19. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup ANKARA İdare Mahkemesine yargı yolu açıktır.
VII. KARAR
Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE,
Kararın BAŞVURANA, EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE VE SOSYAL GÜVENLİK
KURUMU BAŞKANLIĞINA tebliğine
Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.
Şeref MALKOÇ
Kamu Başdenetçisi