|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, davacının 10.09.2017 tarihinde iş kazasına uğradığının tespiti davasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının kazadan önce Kuruma başvurduğunu ve talebinin kabul edildiğini belirterek davanın konusuz kaldığına hükmetmiştir. Ancak, Bölge Adliye Mahkemesi, bu kararı istinaf başvurusuyla inceleyerek, davanın esasına ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştur.
Mahkeme, davacının iş kazası talebinin, Kurum tarafından kabul edilmesinin ardından, davanın konusuz kalmasının yeterli bir gerekçe olmadığını belirtmiştir. İlk Derece Mahkemesi’nin, hukuki ve maddi olguları göz önünde bulundurmadan karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğu sonucuna vararak, kararı bozmuştur. Bu durum, iş kazası tespitinin yalnızca davalı Kurum açısından değil, işveren açısından da önemli sonuçlar doğuracağını ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını bozarak, uyuşmazlığın çözümüne yönelik daha kapsamlı bir değerlendirme yapılması gerektiğine hükmetmiştir. Bu karar, iş kazası tespit davalarında, hukukun gerekliliklerinin ve tarafların haklarının dikkate alınması gerektiğini vurgulamaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/5461 E. , 2024/5873 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2408 E., 2023/2235 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yusufeli Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/835 E., 2023/297 K.
Taraflar arasındaki iş kazası tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkete ait iş yerinde 28.04.2017 tarihinde tünel kalıpçısı olarak çalışmaya başladığı, davacının 04.07.2017 tarihinde beton dökümü yapılırken yüksekliği yaklaşık 2.10-2.20 cm olan beton kalıbının üzerinden, beton kalıbın kapatıldığı sırada sırt üstü şeklide yere düştüğü, davalı işveren şirketin yetersiz ve ilgisiz davranarak üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediği, kazadan sonra davacı ile hiç ilgilenmediği, hastahaneye dahi götürmediği, davacının kazadan sonra ağrısının olduğunu söylemesi üzerine iş arkadaşının Artvin Yusufeli Devlet Hastahanesi’ne götürdüğü, yapılan tetkikler sonucunda davacıda “femur (uyluk) kemiğinde” pozisyon değiştirme ve kırık olduğunun saptandığı, ortopedi servisine sevk edilen davacıya 3 günlük istirahat verildiği, kaza neticesinde 10.09.2017 tarihine kadar “devamlı olarak iş göremezlik” raporu aldığı, alınan raporda davacının “koksiks kırığı” meydana geldiği iddiasıyla dava konusu olayın iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hukuki ve yasal dayanaktan yoksun açılan davanın reddedilerek mahkeme masrafları ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesi gerektiği, iş kazası ile ilgili savcılık soruşturması ve işveren bildirimine rastlanmadığı, bilgi ve belgeye ulaşılamadığından komisyonun talebin reddine karar verdiği, tahkikatın henüz sonuçlanmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 28.04.2017 tarihinde işe başlatıldığı ve 04.07.2017 tarihli 3 günlük rapor ibraz ettiği, iddia edilen iş kazasının meydana gelmediği, 14.09.2017 tarihli ihtarname ile iş akdinin feshedildiği, Adana İş Mahkemesinin 2018/96 Esas sayılı dosyasında tanıkların iş kazasının olmadığını beyan ettikleri, davalı işverenin her türlü iş güvenliği eğitimi ve ekipmanını verdiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; 04.07.2017 tarihinde kazanın meydana geldiği, dava açılmadan önce 10.01.2019 tarihinde davacının Kuruma müracaat ederek dava şartını yerine getirdiği, davanın 20.09.2021 tarihinde açıldığı, Kurumca davacı talebinin 03.04.2023 tarihli denetmen raporu ile dava açıldıktan sonra kabul edildiği gerekçesiyle davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının Kurum tarafından iş kazası tahkikat işlemlerinin neticelendirilmesini beklemeden dava açtığı, dava konusuz kaldığından Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve Kurumun yargılama giderlerinden kurumun sorumlu tutulmasının hatalı olduğu iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dava açılmadan önce 11.01.2019 tarihinde davacının Kuruma müracaat ettiği, müracaatının makul süre içinde sonuçlandırılmaması üzerine iş bu davanın 20.09.2021 tarihinde açıldığı, Kurum tarafından talebin 03.04.2023 tarihli denetmen raporu ile dava açıldıktan sonra kabul edildiği, davalı Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının 10.09.2017 tarihinde iş kazasına uğradığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk
1. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu’nun (5510 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin ilgili 1 inci fıkrası şöyledir:
“İş kazası;
a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b) (Değişik: 17.04.2008-5754/8 md.) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d) (Değişik: 17.04.2008-5754/8 md.) Bu Kanun’un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında,
meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hâle getiren olaydır.”
2. 5510 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir:
“İş kazası veya meslek hastalığı sigortasından sağlanan haklar şunlardır:
…b) Sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanması.”
3. 5510 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesinin ilgili 1 ve 2 nci fıkrası ile 3 üncü fıkrasının ilk cümlesi şöyledir:
“İş kazası veya meslek hastalığı sonucu oluşan hastalık ve engellilik nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az %10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalı, sürekli iş göremezlik gelirine hak kazanır.
Sürekli iş göremezlik geliri bağlanmış olan sigortalının yeniden tedavi ettirilmesi halinde meslekte kazanma gücünü ne oranda yitirdiği, birinci fıkrada belirtilen sağlık kurullarından alınacak raporlara göre yeniden tespit olunur.
Sürekli iş göremezlik geliri, sigortalının mesleğinde kazanma gücünün kaybı oranına göre hesaplanır…”
3.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün kapsamı” kenar başlıklı 297 nci maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:
“(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.”
3. Değerlendirme
1.Mahkeme kararlarında bulunması gereken hususlar 6100 sayılı Kanun’un 297 nci maddesinde ayrıntılı olarak tek tek sayılarak gösterilmiştir. Aynı maddenin (2) numaralı fıkrası uyarınca da verilen karar ile taraflara yüklenen borç ve tanınan haklar, hiçbir şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde çok açık gösterilmesi gereklidir. Aksi takdirde ilamın icrası sırasında güçlüklerle karşılaşılabileceği gibi ilamın hiç icra edilememesi de söz konusu olabilir.
2. Davacı, davalılardan işveren şirkete ait iş yerinde 10.09.2017 tarihinde maruz kaldığı olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Meydana gelen iş kazası nedeniyle sigortalı ya da hak sahiplerine sosyal sigorta yardımı yapma görevi 5510 sayılı Kanunla davalı Kuruma verilmiştir. Davalı işverene karşı davacı sigortalı tarafından açılmış ya da açılacak maddi tazminata ilişkin davalarda Kurum tarafından yapılan bir kısım sosyal sigorta yardımının maddi tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması kamu düzenine ilişkin bir zorunluluktur. Bir başka deyişle bu tür davalarda elde edilecek hüküm hem işveren hem de davalı Kurum yönünden bir takım hak ve sorumluluklar doğurmaktadır.
3. İlk Derece Mahkemesince davalı Kurum tarafından olayın iş kazası kabul edildiği, dolayısıyla davanın konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün her iki davalı yönünden infazı mümkün olmayacağı gibi uyuşmazlığı çözdüğü de iddia edilemez. Dolayısıyla her iki davalıyı bağlayacak şekilde infazı kabil bir karar verilmesi gerekir.
4. Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.