|
ÖZET: Bu Yargıtay kararı, 11.01.2018 tarihinde meydana gelen bir iş kazasının tespiti üzerine yapılan bir davanın hukuki değerlendirmesini içermektedir. Davacı, Antalya Devlet Su İşleri (DSİ) tesislerinde temizlik işçisi olarak çalışırken yaşadığı kazanın iş kazası olarak kabul edilmesini talep etmiştir. Davalı DSİ ve SGK, davanın zamanaşımı ve husumet yönünden reddini istemiştir. Ancak, mahkeme, kazanın iş kazası olup olmadığını araştırmadan karar vermiştir.
Yargıtay, ilk derece mahkemesinin kararını bozarak, iş kazasının tespitinin tüm taraflar açısından kesin bir şekilde araştırılması gerektiğine vurgu yapmıştır. 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarınca, iş kazasının tespitine dair SGK’nın yazısının tek taraflı bir karar olduğunu belirterek, uyuşmazlığın tüm taraflar bakımından incelenmesi gerektiğini ifade etmiştir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin kararının bozulması ve davanın yeniden incelenmesi talep edilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, davalıların temyiz itirazlarını reddederek, iş kazasının tespitine ilişkin davanın kabul edilmesi yönünde karar vermiştir. Bu karar, iş kazalarının tespiti sürecinde tarafların haklarının korunması açısından önemli bir içtihat oluşturmuştur. |
10. Hukuk Dairesi 2024/10506 E. , 2024/12850 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/710 E., 2024/101 K.
KARAR : Davanın Kabulü-Karar Verilmesine Yer Olmadığına
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı DSİ vekili ile davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Antalya Devlet Su İşleri (DSİ) spor tesislerinde temizlik işçisi olarak görev yaptığını, iş kazası olan 11.01.2018 tarihinde asıl işvereninin … olmasına rağmen alt işveren KYS firması adına alt işveren işçisi olarak görev yaptığını, müvekkilinin KYS firmasında yaklaşık 15 yıl temizlik görevlisi olarak çalıştığını, 02.04.2018 tarihinde ”Hizmet Sözleşmesi ile çalışan işçilerin sürekli işçi kadrolarına geçirilmesi” suretiyle DSİ’de kadrolu işçi statüsüne geçirildiğini, 11.01.2018 tarihinde saat 10:30 civarında spor salonunda yürürken aniden ayağının kaydığını ve sırt üstü düşerek ağır yaralandığını, Kurum doktoru tarafından müvekkiline banyoda düştüğünü söylemesini, yakında işçilere kadro geleceğini, eğer iş kazası olduğunu söylerse kadroya alınmayacağını söyleyerek baskı altına aldığını, iş kazası nedeniyle vücudunda kırıklar olduğunu, Akdeniz Üniversitesi Hastanesinde ameliyat olduğunu, söz konusu iş kazası nedeniyle 03.05.2019 tarihinde Kuruma başvuruda bulunulduğunu, ancak dava tarihi itibariyle Kurum tarafından hiç bir işlem yapılmadığını, bir denetmen ataması yapılmadığını belirterek müvekkilinin 11.01.2018 tarihinde iş yerinde ayağının kayması sonucu yaralanma olayının iş kazası olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı DSİ vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının iddiasındaki tarihte müvekkil Kurumun değil, KYS firmasının personeli olduğunu, bu nedenle müvekkili idarenin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2- Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde; davacının 11.01.2018 tarihinde davalı şirkette çalışması olduğunu, iddialarının ispatlanması gerektiğini, Kurumun bu davalarda fer’i müdahil sıfatı ile davaya dahil olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
3- Davalı şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2021 tarihli kararı ile davanın konusuz kalmış olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı DSİ vekili ile davalı SGK vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.04.2022 tarihli kararı ile davalı SGK ve davalı DSİ vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.04.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı DSİ vekili ile davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, ” …Somut olayda, 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi uyarınca iş kazası olduğunun tespit edildiğine dair SGK Başkanlığının yazısı gerekçe gösterilerek, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; aslen Kurumca alınan karar tek taraflı ve sadece davalı … bağlayacak olup, uyuşmazlığın tüm taraflar yönünden kesin surette çözülmesi gerektiğinden, diğer davalılar bakımından da söz konusu olayın araştırılması, 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinde belirlenen şartları taşıyıp taşımadığı ve devamla iş kazası olup olmadığı hususunun belirlenmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.”gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalı SGK yönünden konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın davalılar DSİ Genel Müdürlüğü ve … yönünden kabulü ile davacının davalı KYS Turizm Madencilik Enerji Bilgi İşlem Temizlik ve Yemek Hizmetleri Gıda İnşaat Nakliyat Taahhüt İthalat İhracat Ticaret Sanayi Limited Şirketine ait 1299964 sicil sayılı iş yerinde 11.01.2018 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı DSİ vekili temyiz dilekçesinde; davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği iş kazasının meydana geldiğinin iddia edildiği tarihte diğer davalı KYS Tur. Mad. Enr. Bil. İşi. Yem. ve Tem. Hizm. Gıda İnş. Nak. Taah. İth. İhr. Tic. San. Ltd. Şti. personeli olduğunu, beyanlarına başvurulan tanıkların davacının düştüğünü görmediklerini ifade ettiklerini, dava dilekçesinde iddia edildiği şekilde düşmeye bağlı herhangi bir kırık belirtisi Kurum doktoru Dr. … tarafından muayenesinde tespit edilmediğini beyan etmektedir.
2. Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde; yargılama devam ederken müvekkili Kurum denetmen raporunda olayın iş kazası olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafın Kuruma başvuru şartını yerine getirdiğini, ancak Kurum tarafından bir tespit yapılmadan dava açıldığını, Kurum görüşü beklenmeden açılan dava devam ederken, söz konusu denetmen raporuna dayanarak verilen hüküm doğrultusunda davanın konusuz kaldığına hükmedilmesinin ve dolayısıyla Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 11.01.2018 tarihli kazanın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı DSİ vekili ile davalı SGK vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
11.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.