ÖZET: Başvuran, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nda sözleşmeli personel olarak çalıştığı süre zarfında iş sonu tazminatına hak kazanmak için gerekli olan bir ay öncesinden istifa bildiriminde bulunma yükümlülüğünün, mülakat sonuçlarının açıklanması ve atama tarihleri arasındaki zaman kısıtlılığı nedeniyle yerine getirilemediğini iddia etmiştir. Danıştay, iş sonu tazminatının ödenebilmesi için sözleşmenin feshedilmesi durumunda bir ay öncesinden bildirimde bulunulması gerektiğini belirten mevzuat hükümlerinin, başvuranın durumunda haklı bir nedenin varlığı nedeniyle uygulanamayacağını ifade etmiştir.

Başvuranın, İdari Yargı Hâkim Adaylığı sınavını kazanması ve atama tarihinin belirsizliği nedeniyle sözleşmesini bir ay önceden feshetme yükümlülüğünün bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, başvuranın iş sonu tazminatı talebinin reddine ilişkin işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, başvuranın iş sonu tazminatının ödenmesi yönünde işlem tesis edilmesi tavsiye edilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/4601-S.22.6982

BAŞVURU NO : 2021/19201

KARAR TARİHİ : 05/04/2022

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU

BAŞKANLIĞI

İş sonu tazminatı hk.

BAŞVURUNUN KONUSU :

BAŞVURU TARİHİ : 09/11/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, başvurusunda özetle; Kurumunuz bünyesinde 15/02/2010 – 02/06/2014 tarihleri arasında sözleşmeli personel olarak görev yaptığını, İdari Yargı Hâkim Adaylığı sınavına katıldığını ve mülakat sonuçlarının 05/05/2014 tarihinde açıklandığını bunu takiben 30/05/2014 tarihinde işten ayrılmak üzere başvuru yaptığını ve başvurusunun kabulü üzerine 02/06/2014 tarihinde kurumu ile ilişiğinin kesildiğini belirterek, her ne kadar iş sonu tazminatına hak kazanılması için 1 ay öncesinde istifa bildiriminde bulunması gerekiyor olsa da mülakat sonuçlarının açıklandığı tarih ile Adalet Bakanlığının İdari Yargı

Hâkim Adaylığına atanma tarihleri arasında 1 aylık sürenin bulunmaması nedeniyle bunun gerçekleşemediğini ifade ederek, haklı durumun varlığı karşısında tarafına bir ay önceden bildirimde bulunma yükümlülüğü yükletilmemesi gerektiğinden Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına ilişkin Esasların

7 inci maddesinin c) bendi ve Ek 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası kapsamında usulüne uygun olarak fesih

edilen sözleşme nedeniyle hak etmiş olduğu iş sonu tazminatının faiziyle beraber ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddia hakkında bilgi ve belge talep yazımıza istinaden Tarım ve Kırsal Kalkınmayı

Destekleme Kurumu tarafından gönderilen cevabi yazı ve eklerinde özetle;

2.1. Kurumun ulusal program ve stratejilerde öngörülen ilke ve hedefler çerçevesinde, Avrupa Birliği ve uluslararası kuruluşlardan sağlanan kaynakları da kapsayacak şekilde, kırsal kalkınma programlarının uygulanmasına yönelik faaliyetleri gerçekleştirmek üzere 18.05.2007 tarihli ve 26526 sayılı Resmi

Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5648 sayılı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Hizmetleri

Hakkında Kanun ile kurulduğu; Kurumun görev, yetki ve sorumlulukları 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı

Kararnamesinin Otuz Beşinci Bölümünde yeniden düzenlendiği, Kurumun kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip, özel bütçeli, mevzuatında hüküm bulunmayan hallerde özel hukuk hükümlerine tabi ve Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili kuruluşu olduğu; Kurumdaki hizmetlerin, 27.06.1989 tarihli ve

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 27 nci maddesine göre istihdam edilen sözleşmeli personel

eliyle yürütüldüğü,

2.2. Kurumun personeli, 16.04.2008 tarihli ve 26849 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Personel Yönetmeliğine tabi iken söz konusu yönetmeliğin 20.01.2021 tarihli ve 31370 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı

Destekleme Kurumu Personel Yönetmeliğinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik (Karar Sayısı:

3430) ile yürürlükten kaldırıldığı yine aynı tarih ve sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Tarım ve Kırsal

Kalkınmayı Destekleme Kurumu Personel Yönetmeliğinin 45 İnci maddesi ile de personele 657 sayılı

Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamında istihdam edilenlere ilişkin usul, esas ve şartlar çerçevesinde iş sonu tazminatı ödenebileceğinin hüküm altına alındığı,

2.3. Başvuru sahibinin Kurumda 15.02.2010-02.06.2014 tarihleri arasında uzman olarak görev yaptığı,

30.05.2014 tarihli dilekçesi ile Kurumdan ayrılmak istediğini talep etmesi üzerine 30.05.2014 tarihli ve

sayılı Başkanlık Makamı Olur’una istinaden 02.06.2014 tarihinde görevinden ayrıldığı ve ayrıldığı tarihte yürürlükte olan personel iş sonu tazminatı Bakanlar Kurulu’nun 15754 sayılı karan ile yürürlüğe giren Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslarım 7 nci maddesinde hüküm altına alındığı ve aynı maddede tazminata haiz olma şartlarının sıralandığı, bu itibarla, başvuru sahibinin 30.05.2014 tarihli dilekçe ile görevinden çekilme isteğini Kuruma bildirdiği ve 02.06.2014 tarihinde görevinden ayrıldığı, dolayısıyla iş sonu tazminatının ödenme şartlarının personel nezdinde sağlanmadığının görüldüğü, mezkûr esaslarda, iş sonu tazminatı ödemesine haiz olmak için idareye istifa tarihinden bir ay önce başvurulması gerektiğinin hüküm altına alındığı ve bu nedenle bu tazminatın ödenemeyeceği hususunun personele bildirildiği,

2.4. Başvuranın, sözleşme feshini 1 ay önceden bildirmeme durumunun kendi kusurundan kaynaklanmadığı, sözlü sınavın açıklanması ile atama tarihlerinin yakın olmasından kaynaklandığı hususlarına ilişkin ise Kurumun İdare olarak müspet yahut menfi bir değerlendirmede bulunmadan açık mevzuat hükümlerinin uygulanmasından sorumlu olduğunun değerlendirildiği, bahsedilen tavsiye kararlarının ilgili olaylar ve kişiler bağlamında değerlendirilmesi gerektiği, herkese şamil bir uygulamaya esas teşkil etmeyeceğinin düşünüldüğü,

ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Anayasanın “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet

Meclisi Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.”,

5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;

5.1 “İstihdam şekilleri” başlıklı 4 üncü maddesinde; “(…) B) Sözleşmeli personel:

Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, Bakanlar Kurulunca belirlenen esas ve usuller çerçevesinde kurumun teklifi ve Devlet Personel Başkanlığının görüşü üzerine Maliye Bakanlığınca vizelenen pozisyonlarda, mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileridir.

…

Sözleşmeli personel seçiminde uygulanacak sınav ile istisnaları, bunlara ödenebilecek ücretlerin üst sınırları ile verilecek iş sonu tazminatı miktarı, kullandırılacak izinler, pozisyon unvan ve nitelikleri, sözleşme hükümlerine uyulmaması hallerindeki müeyyideler, sözleşme fesih halleri, pozisyonların iptali, istihdamına dair hususlar ile sözleşme esas ve usulleri Cumhurbaşkanınca belirlenir. Bu şekilde istihdam edilenler, hizmet sözleşmesi esaslarına aykırı hareket etmesi nedeniyle kurumlarınca sözleşmelerinin feshedilmesi veya sözleşme dönemi içerisinde Cumhurbaşkanı kararı ile belirlenen istisnalar hariç sözleşmeyi tek taraflı feshetmeleri halinde, fesih tarihinden itibaren bir yıl geçmedikçe kurumların sözleşmeli personel pozisyonlarında istihdam edilemezler.

Bir yıldan az süreli veya mevsimlik hizmet olduğuna Cumhurbaşkanınca karar verilen görevlerde sözleşme ile çalıştırılanlar da bu fıkra kapsamında istihdam edilebilir.”,

5.2 Geçici 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında;“Kamu kurum ve kuruluşlarında 4/12/2017

tarihi itibarıyla, adam/ay esasına göre kısmi süreli çalıştırılmakta olanlar ile saat ücreti karşılığı çalışmakta olanlar hariç olmak üzere bu Kanunun 4 üncü maddesinin mülga (C) fıkrası kapsamında tahsis edilmiş geçici personel pozisyonlarında çalışmakta olanlar, pozisyonlarının tahsis edildiği teşkilat ve birimde, halen yürütmekte oldukları hizmetleri aynı şekilde yerine getirmeye devam etmek üzere, bu

Kanunun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası kapsamında ihdas edilecek sözleşmeli personel pozisyonlarına bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde kurumlarınca geçirilirler.

Bu madde kapsamında sözleşmeli personel pozisyonlarına geçirilenlere iş sonu tazminatı ödenmez. Bu personelin önceden iş sonu tazminatı ödenmiş süreleri hariç, iş sonu tazminatına esas olan toplam hizmet süreleri, yeni pozisyonlarında iş sonu tazminatına esas toplam hizmet süresi ile ücret ve izin sürelerinin hesabında dikkate alınır.”,

6. 28.6.1978 tarih ve 16330 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6.6.1978 Tarih ve 7/15754 Sayılı

Bakanlar Kurulu Karan ile yürürlüğe konulan ve Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin

Esasların;

6.1. 7 nci maddesinde; “Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personel ile haftalık çalışma saati süresi 40 (kırk) saatin altında bulunan personel (Milli Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde sözleşme ile çalıştırılacak öğretmenlerde 40 saat şartı aranmaz) hariç olmak üzere, kurumunda fiilen, askerlik ve doğum dışında kesintisiz en az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan; a) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince sürekli tam iş göremezlik geliri, malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması, b) Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi, c) İlgilinin ek 6 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sözleşmeyi feshetmesi, ç) İlgilinin işe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi, d) İlgilinin ölümü, hallerinden birinin vuku bulmasından dolayı hizmet sözleşmesi sona erenlere, görev yapmakta olduğu pozisyon unvanı itibariyle, Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esas alınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personele 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere, kurumunda çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında iş sonu tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de, tam yıl için hesaplanan miktardan o süreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılır. Bu tazminatın ödenmesinde; daha önce iş sonu tazminatı, ikramiye ve kıdem tazminatı ile benzeri ödemelerde değerlendirilmiş süreler dikkate alınmaz. İş sonu tazminatı ödemesinde dikkate alınmış süreler kıdem tazminatı ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uyarınca ödenecek ikramiye hesabında değerlendirilmez. Ölüm halinde, yukarıdaki fıkra uyarınca hesaplanacak tutar, ölenin kanuni mirasçılarına ödenir.

Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personelden; hizmetlerine gerek kalmaması veya yaş haddi nedenleriyle sözleşmesi fesh edilen veya yenilenmeyenler, yerel sosyal güvenlik mevzuatına göre emeklilik, malûllük veya ölüm nedeniyle ayrılanların iş sonu tazminatı konusunda, yerel mevzuata uyulmasının zorunlu olmadığı durumlarda, Dışişleri ve Maliye Bakanlıklarının uygun görüşleri alınmak koşulu ile sözleşmelere hüküm konulabilir.

Ancak bu yolla ödenecek iş sonu tazminatı tutarı aralıksız olarak çalışılan her tam yıl için son aylık sözleşme ücretinin %50’sini geçemez. Bir yıldan artan süreler için de, tam yıl için hesaplanan miktardan o süreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılır.

Bu statüde çalışanların sözleşme koşullarına uymaması nedeniyle kurum tarafından, sözleşme esasları dışında herhangi bir nedenle çalışanlar tarafından, sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi hallerinde, iş sonu tazminatı ödenmez.

İş sonu tazminatı ödemelerinde emsal belirleme hususları ile uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütleri gidermeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”,

6.2. Ek 6 ncı maddesinde; “Personelin; a) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması, b) İşe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi, c) Sözleşme dönemi içerisinde mazeretsiz ve kesintisiz üç gün veya toplam on gün süreyle görevine gelmemesi,

d) Hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması, e) Bir proje kapsamında işe alınması durumunda istihdam edildiği projenin tamamının veya proje bölümlerinin sözleşmede öngörülen süreden önce tamamlanması, f) Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olması, bu örgütlere yardım etmesi, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanması ya da kullandırması, bu örgütlerin propagandasını yapması, hallerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca sözleşmesi tek taraflı feshedilir.

Personel; kendi isteği ile bir ay önceden haber vermek koşuluyla veya Ek 1 inci maddenin dördüncü fıkrasının (b) ve (c) bendi uyarınca sözleşmeyi tek taraflı feshedebilir.

Hizmet sözleşmesi, ölüm ve 7 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sayılan hallerde kendiliğinden sona erer.”,

düzenlemelerine yer verilmiştir.

IV. KAMU DENETÇİSİ SN. SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİNE ÖNERİSİ

7. Kamu Denetçisi tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde; Başvuranın iddiaları, İdarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek hazırlanan

Tavsiye Karar Önerisi Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 8. Başvuran özetle, usulüne uygun olarak fesih edilen sözleşme nedeniyle hak etmiş olduğu iş sonu tazminatının faiziyle beraber ödenmesi talebiyle Kurumumuza başvuruda bulunmuştur.

9. Bilindiği üzere iş sonu tazminatı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 7 nci maddesi ile kamu kurum ve kuruluşlarında sözleşmeli personel statüsünde fiilen, askerlik ve doğum dışında kesintisiz en az 2 hizmet yılı çalışanlardan, mezkûr madde de sayılan hallerden birisi kapsamında hizmet sözleşmesi sona erenlere, görev yapmakta olduğu pozisyon unvanları itibarıyla, 657 sayılı Kanun’a göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esas alınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personele 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere, kurumunda çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında yapılan ödemedir. Bu kapsamda Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların; mezkûr 7 nci maddesinin atfıyla ek 6’ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sözleşmeli personelin bir ay önce haber vererek sözleşmeyi feshetmesi durumunun da iş sonu tazminatının ödeneceği haller arasında olduğu anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda somut olayda; Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun Kurumumuza gönderdiği bilgi ve belgelerden, başvuranın 30/05/2014 tarihinde tek taraflı hizmet sözleşmeni fesih talebinde bulunduğu, 02/06/2014 tarihi itibariyle de hizmet sözleşmesinin feshedilerek ayrılışının yapıldığı anlaşılan başvurana iş sonu tazminatının ödenip ödenmeyeceği temel uyuşmazlık konusudur.

10. Danıştay’ın, 657 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli personel statüsünde “Röntgen Teknikeri” olarak görev yapmakta iken 2009/1 KPSS sonucunda Tokat Devlet Hastanesine “Radyoloji Teknikeri” olarak atanan, 24/02/2009 tarihli dilekçesi ile 25/03/2009 tarihi itibarıyla ilişiğinin kesilmesini talep eden, 06/03/2009 tarihli iki ayrı dilekçe ile de ilişiğinin kesilme tarihinin 14/03/2009 tarihi olarak değiştirilmesini ve tarafına iş sonu tazminatının ödenmesini isteyen, 14/03/2009 tarihinde ise bahse konu görevinden ayrılan davacının, iş sonu tazminatının ödenmesi talebiyle açtığı davaya ilişkin olarak, Tokat İdare Mahkemesi tarafından, davalı idarece tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle verilen davanın reddedilmesine ilişkin kararı; haklı bir nedenin varlığı halinde, tarafların sözleşmenin feshine ilişkin olarak bir ay önceden ihbar yükümlülüğünün bulunduğundan söz etmenin mümkün olmadığı, 2009/1 KPSS sonucuna göre Tokat Devlet Hastanesine “Radyoloji Teknikeri” olarak atanması nedeniyle sözleşmesinin feshi talebiyle davalı idareye yapmış olduğu başvuru neticesinde anılan idare ile ilişiği kesilen davacının, söz konusu talebinin haklı bir nedene dayandığının açık olduğu, bu nedenlerle davacıya ilgili mevzuatı uyarınca iş sonu tazminatı ödenmesi gerektiğine değinerek bozduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte Yüksek Mahkemenin, Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinde,

657 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli personel statüsünde “Tıbbi Sekreter” olarak görev yapmakta iken

08/07/2010 tarihli dilekçe ile 2010/5 KPSS sonucunda Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesine

“Hemşire” olarak atandığından bahisle 12/07/2010 tarihi itibarıyla ilişiğinin kesilmesini talep eden davacının, iş sonu tazminatının ödenmesi talebini konu alan davada da benzer değerlendirmelere yer verdiği, neticeten de davacının talebinin haklı bir nedene dayandığına değinerek iş sonu tazminatının

ödenmesi gerektiği sonucuna ulaştığı görülmektedir. (Danıştay İkinci Dairesinin 23/01/2014 tarihli, E:

2010/488 ve K: 2014/277 sayılı kararı ve Danıştay On Birinci Dairesinin 15/02/2016 tarihli, E: 2015/1467 ve K: 2016/481 sayılı kararı.)

11. Yukarıda yer alan dava konusunda anlaşıldığı üzere, sözleşmeli “Kadastro Teknisyeni” olarak görev yapmakta iken, KPSS sonucuna göre Kırıkkale İl Tarım Müdürlüğü emrine atanması üzerine sözleşmesini fesheden davacının sözleşmeli olarak çalıştığı dönem için iş sonu tazminatı ödenmesi istemiyle açmış olduğu davada ilk derece mahkemesinin; sözleşmeli personelin kendi isteği ile sözleşmeyi feshetmesi halinde dahi iş sonu tazminatından yararlanacağını ancak sözleşme koşullarına uyulmayarak sözleşmenin feshi halinde tazminat ödenmeyeceği hususunun düzenlendiğini, dava konusu olayda davacının KPSS sonucuna göre atandığı kurumda başlayış tarihinin belli olmaması nedeniyle sözleşmenin feshini bir ay evvel haber vermemesinde fiili imkânsızlık nedeniyle kusurunun bulunmadığını, bu haliyle sözleşme koşullarına uyulmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, söz konusu koşula uyulamaması nedeniyle tazminat ödenmemesinin mevzuata aykırı olduğunu belirterek, davacıya iş sonu tazminatı ödenmesi gerekirken tazminat talebinin reddine ilişkin dava konusu işlemi hukuka aykırı bulduğu ve neticeten de, dava konusu işlemin iptaline, davalı idare tarafından davacının hak ettiği iş sonu tazminatının hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verdiği anlaşılmaktadır.

12. Başvuru konusu somut olayda; başvuranın Kurumunda uzman olarak görev yaparken İdari Yargı

Hâkimliğine ait sınavı kazanarak Adalet Bakanlığına atamasının yapılması ve hâkim adayı olarak göreve başlama tarihinin belirli olmaması nedeniyle hizmet sözleşmesinin feshine ilişkin bir ay önceden ihbar yükümlülüğüne uymasının beklenemeyeceği dolayısıyla bu durumun başvuran açısından haklı bir neden olarak kabul edilmesi gerektiği, başvurana bu yükümlülüğü yerine getirmediğinden bahisle iş sonu tazminatı ödenmemesine dair işlemin hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı anlaşılmaktadır.

13. Kurumumuzca başvuranın iddiaları, idarenin açıklamaları, emsal yargı kararları ve tüm dosya kapsamı birlikte ele alınarak yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvuranın iş sonu tazminatı ödenmesi talebinin reddedilmesi yönünde tesis edilen işlemin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 14. İyi yönetim ilkelerine 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiş olup; Kurumumuzun bilgi ve belge talebine süresi içinde cevap verildiği, İdarenin başvuranla ilgili işlemlerinde ‘kanunlara uygunluk’, ‘makul sürede karar verme’, ‘hesap verilebilirlik’, ‘şeffaflık’, ‘kararın geciktirilmeksizin bildirilmesi’ ilkelerine uygun davrandığı tespit edilmiştir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

15. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bu Tavsiye Kararının idareye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde idare tarafından herhangi bir eylem ya da işlem tesis edilmezse (varsa)

dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN KABULÜNE;

Başvuranın çalışmış olduğu sürelere ilişkin iş sonu tazminatının ödenmesi yönünde işlem tesis edilmesi hususunda TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMUNA TAVSİYEDE

BULUNULMASINA,

Bu kararın BAŞVURANA ve TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMUNA tebliğine;

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca; İdare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi