ÖZET: Başvuran, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunda çalıştığı süre zarfında iş sonu tazminatının geç ödendiğini ve bu nedenle mali kayıplara uğradığını iddia etmiştir. Tazminatın hesaplanmasında, ayrılış tarihi olan 2019 yılına ait memur maaş katsayıları yerine, 2021 yılı için geçerli olan güncel katsayıların kullanılması gerektiğini belirtmiştir. İdare ise, başvuranın tazminat talebinin 22/09/2021 tarihinde yapıldığını ve bu talebin 13/10/2021 tarihinde karşılandığını ifade ederek, yasal bir düzenlemenin bulunmadığını savunmuştur.

Danıştay, başvuranın iş sonu tazminatı hakkının bulunduğunu ancak talebin geç yapılması nedeniyle idarenin yükümlülük altına girmediğini belirtmiştir. Mevzuat gereği, iş sonu tazminatının hesaplanmasında ayrılış tarihindeki memur maaş katsayılarının dikkate alınması gerektiği, ancak başvuranın talebinin zamanında yapılmaması nedeniyle idarenin enflasyon farkı gibi ek bir yükümlülüğe girmesinin hukuka aykırı olacağı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle, başvuranın talebi reddedilmiştir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2022/3527-S.22.5316

BAŞVURU NO : 2022/644

KARAR TARİHİ : 14/03/2022

RET KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU

BAŞKANLIĞI

BAŞVURUNUN KONUSU : İş sonu tazminatının geç ödenmesi dolayısıyla zarara uğradığından hesaplamada işten ayrılış tarihi yerine ödeme tarihi olan 2021 yılı için geçerli olan güncel memur maaş katsayılarının kullanılması ve konunun incelenmesi talebi hakkındadır.

BAŞVURU TARİHİ : 12/01/2022

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, 06.05.2019 tarihinde T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının sınavını kazanarak göreve başlaması nedeniyle Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumundaki görevinden ayrıldığını, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu personelinin de tabi olduğu 15754 sayılı

Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 7. maddesinde hüküm altına alınmış iş sonu tazminatı ödemesine mezkûr esasların Ek 6. maddesinde yer alan hükümlere de riayet etmek suretiyle hak kazandığını, bu nedenle görevden ayrılışını takip eden tarihte Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme

Kurumuna tarafına iş sonu tazminatının ödenmesi için başvuruda bulunduğunu, ancak ilgili Kurum tarafından söz konusu tazminatın ödemesinin 13.10.2021 tarihinde gerçekleştiğini, iş sonu tazminatı talebi ile Kurum tarafından yapılan tarafına ödeme işlemi arasında yaklaşık 2,5 sene geçtiğini, bu geçen süre zarfında enflasyon farkı, bugünkü değeri vb. gibi parametreler dikkate alındığında, mali kaybının olduğunu, bunun yanı sıra, 2,5 sene sonra ödenen iş sonu tazminatının hesaplanmasında da 2021 yılı için geçerli olan güncel memur maaş katsayılarının kullanılması gerekirken ayrılış tarihinde geçerli olan 2019 yılına ilişkin memur maaş katsayılarının kullanılması ile de mali zararlarının katlandığını ifade ederek konunun incelenmesini talep etmektedir.

II. İDARENİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Başvuruya konu iddialar hakkında;

2.1. Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün 25/02/2022 tarih ve – – sayılı cevabi yazısında; 5648 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrası 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 93 üncü maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı, ancak 27/12/2018 tarihli ve 25 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca söz konusu sözleşmeli personel hakkında 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılan ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanmasına devam edilmekte olduğu, 5648 sayılı

Kanunun 14 üncü maddesinin mülga birinci ve onuncu fıkralarında; “Kurumda hizmetler 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın istihdam edilen sözleşmeli personel eliyle yürütülür. Kurum personeli, sosyal güvenlik yönünden 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükümlerine tabidir.”, “Sözleşmeli personelin bu maddede belirlenenler dışında kalan görev ve yetkileri, hizmete alınma, görevlendirme, görevde yükselme ve görevden alınma şekilleri ile sözleşme esasları, unvan ve sayıları Bakanlar Kurulu kararı ile çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” hükümlerini yer aldığı, anılan hüküm uyarınca 17/3/2008 tarihli ve 2008/13451 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan mülga Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme

Kurumu Personel Yönetmeliğinde sözleşmeli personelin iş sonu tazminatına ve bu tazminatın nasıl hesaplanacağına ilişkin herhangi bir düzenleme yer almadığından, 375 sayılı Kanun Hükmünde

Kararnamenin Ek 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “Özel kanunlarındaki hükümler saklı kalmak kaydıyla birinci fıkra kapsamında sözleşmeyle çalıştırılan personel hakkında 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uygulanır.” hükmü uyarınca, söz konusu sözleşmeli personelin iş sonu tazminatı hakkında anılan Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Sözleşmeli Personel

Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 7 nci maddesinde yer alan hükümler çerçevesinde işlem yapılması gerektiği, anılan Esasların 7 nci maddesinde de; “Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personel ile haftalık çalışma saati süresi 40 (kırk) saatin altında bulunan personel (Milli Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla kapatılamaması hallerinde sözleşme ile çalıştırılacak öğretmenlerde 40 saat şartı aranmaz) hariç olmak üzere, fiilen, askerlik ve doğum dışında kesintisiz en az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan; a) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince sürekli tam iş göremezlik geliri, malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması, b)

Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi, c) İlgilinin ek 6 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca sözleşmeyi feshetmesi, ç) İlgilinin işe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi, d) İlgilinin ölümü, hallerinden birinin vuku bulmasından dolayı hizmet sözleşmesi sona erenlere, görev yapmakta olduğu pozisyon unvanı itibariyle, Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esas alınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personele 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli

Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere, çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında iş sonu tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de, tam yıl için hesaplanan miktardan o süreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılır.” hükmüne yer verildiği, yer alan hükümler çerçevesinde, ilgiliye iş sonu tazminatının, görev yapmakta olduğu pozisyon unvanı itibariyle, Devlet

Memurları Kanununa göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esas alınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personele 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı

Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere, her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında ödenmesi ve kıyaslamaya konu emekli ikramiyesinin hesabında da ayrılış tarihindeki memur aylık katsayılarının dikkate alınması gerekmekte olduğu, diğer taraftan, mer’i mevzuat kapsamında idarenin ilgiliye ödeme yaparken söz konusu tazminat tutarına resen yasal faiz uygulamasına cevaz veren herhangi bir mevzuat hükmü bulunmadığı ifade edilmiştir.

2.2. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Başkanlığının 18/02/2022 tarih ve – – sayılı cevabi yazısında; mezkûr personelin Kurumda 13/08/2012 – 06/05/2019 tarihleri arası 375 sayılı KHK’nın Ek 27’nci maddesine tabi olarak uzman personel unvanı ile görev yapmış olduğu, konuyla ilgili 13/10/2021 tarihinde iş sonu tazminatı ödemesi yapıldığı, iş sonu tazminatının ödenmesine ilişkin personelin ayrıldığı tarih itibariyle Kurumun tabi olduğu yasal bir düzenleme bulunmadığı, ayrıca personelin tazminat ödenmesine ilişkin 22/09/2021 tarihine değin yazılı bir talebinin olmadığı, 20 Ocak

2021 tarih ve 31370 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kurum Personel Yönetmeliğinin 45. maddesi ile iş

sonu tazminatı ödenmesi imkânı doğduğu, başvuru sahibi için hesaplanan iş sonu tazminatında 6/6/1978 tarihli ve 7/15754 sayılı Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esasların 7’nci maddesindeki

“kurumunda çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında iş sonu tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de, tam yıl için hesaplanan miktardan o süreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılır.” hükmü çerçevesinde işlem tesis edildiği, kuruma bugüne kadar ulaşmış herhangi bir yargı işlemi bulunmadığı ve başvuru sahibi tarafından 13/10/2021 tarihinde itiraz dilekçesi sunulmuş olduğu, konuyla ilgili 20/10/2021 tarihinde cevap verildiği tespit edildiği, kurum tarafından ilgili mevzuat hükümlerinin uygulandığı ifade edilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın; 3.1. “Devletin iktisadî ve sosyal ödevlerinin sınırları” başlıklı 65 inci maddesinde, “Devlet, sosyal ve ekonomik alanlarda Anayasa ile belirlenen görevlerini, bu görevlerin amaçlarına uygun öncelikleri gözeterek malî kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yerine getirir.” 3.2. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde; “Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir. Türkiye Büyük Millet Meclisi

Başkanlığına bağlı olarak kurulan Kamu Denetçiliği Kurumu idarenin işleyişiyle ilgili şikayetleri inceler.” 3.3. “Yönetmelikler” başlıklı 124 üncü maddesinde; “Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişileri, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilirler. Hangi yönetmeliklerin

Resmî Gazetede yayımlanacağı kanunda belirtilir.” 3.4. “Kamu Hizmeti Görevlileriyle İlgili Hükümler” ana başlığında “Genel Hükümler” kenar başlıklı

128 inci maddesinde; “Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri,

hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır.” 4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanunu’nun “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasında; “Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir.” 5. 5648 Sayılı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Kuruluş ve Görevleri Hakkında

Kanunun “Kurum personelinin statüsü, hakları ve atanmaları” başlıklı 14’üncü maddesinin mülga 1’inci ve 10’uncu fıkraları; “ (1) Kurumda hizmetler 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları

Kanunu ile diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın istihdam edilen sözleşmeli personel eliyle yürütülür. Kurum personeli emeklilik ve sosyal güvenlik yönünden 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununa tâbidir. Kurum personeline ilişkin tüm ihtilaflar iş mahkemelerinde görülür. (…) (10) Sözleşmeli personelin bu maddede belirlenenler dışında kalan görev

ve yetkileri, hizmete alınma, görevlendirme, görevde yükselme ve görevden alınma şekilleri ile sözleşme esasları, unvan ve sayıları Bakanlar Kurulu Kararı ile çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”, 6. 28/06/1978 tarih ve 16330 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 06/06/1978 tarih ve 7/15754 sayılı

“Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin Esaslar” konulu Bakanlar Kurulu kararının; 6.1. 1 inci maddesi: “ (Değişik:22/11/2010-2010/1169) Bu Esaslar, 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet

Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrası hükmü uyarınca kamu idare, kurum ve kuruluşlarında mali yılla sınırlı olarak sözleşme ile çalıştırılan ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri hakkında uygulanır.” 6.2. 7’nci maddesi; “Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personel ile haftalık çalışma saati süresi 40 (kırk) saatin altında bulunan personel (Milli

Eğitim Bakanlığında norm kadro sonucu ortaya çıkan öğretmen ihtiyacının kadrolu öğretmen istihdamıyla (1)

kapatılamaması hallerinde sözleşme ile çalıştırılacak öğretmenlerde 40 saat şartı aranmaz) hariç olmak (2)(3)

üzere, kurumunda fiilen, askerlik ve doğum dışında kesintisiz en az 2 hizmet yılını tamamlayanlardan; a) (Değişik:22/11/2010-2010/1169) 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu gereğince sürekli tam iş göremezlik geliri, malûllük veya yaşlılık aylığı bağlanması veya toptan ödeme yapılması, b) Hizmetlerine gerek kalmadığı için sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi, c) İlgilinin ek 6 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca sözleşmeyi feshetmesi, ç) İlgilinin işe alınma açısından gerekli olan niteliklerden herhangi birini sonradan kaybetmesi, d) İlgilinin ölümü, hallerinden birinin vuku bulmasından dolayı hizmet sözleşmesi sona erenlere, görev yapmakta olduğu pozisyon unvanı itibariyle, Devlet Memurları Kanununa göre girebilecekleri hizmet sınıfındaki aynı veya benzeri kadro unvanı esas alınarak hizmet yılı ve öğrenim durumu aynı olan emsali personele 5434 sayılı

Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre bir hizmet yılı için ödenecek azami (2)(3)

emeklilik ikramiyesi tutarını geçmemek üzere, kurumunda çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında iş sonu tazminatı ödenir. Bir yıldan artan süreler için de, tam yıl için hesaplanan miktardan o süreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılır.

Bu tazminatın ödenmesinde; daha önce iş sonu tazminatı, ikramiye ve kıdem tazminatı ile benzeri ödemelerde değerlendirilmiş süreler dikkate alınmaz. İş sonu tazminatı ödemesinde dikkate alınmış süreler kıdem tazminatı ile 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uyarınca ödenecek ikramiye hesabında değerlendirilmez. Ölüm halinde, yukarıdaki fıkra uyarınca hesaplanacak tutar, ölenin kanuni mirasçılarına ödenir.

(Değişik cümle:RG-4/1/2022-31709-CK-5060/3 md.) Kamu kurum ve kuruluşlarının yurt dışı teşkilatlarında sözleşmeli olarak çalıştırılan yabancı uyruklu personelden; hizmetlerine gerek kalmaması veya yaş haddi nedenleriyle sözleşmesi fesh edilen veya yenilenmeyenlere, yerel sosyal güvenlik mevzuatına göre emeklilik, malullük, ölüm veya mücbir sebep nedeniyle ayrılanlara, yerel mevzuata uyulmasının zorunlu olmadığı durumlarda Cumhurbaşkanlığının görüşü alınmak kaydıyla iş sonu tazminatı ödenebilir.

Ancak bu yolla ödenecek iş sonu tazminatı tutarı aralıksız olarak çalışılan her tam yıl için son aylık sözleşme ücretinin %50’sini geçemez. Bir yıldan artan süreler için de, tam yıl için hesaplanan miktardan o süreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılır.

Bu statüde çalışanların sözleşme koşullarına uymaması nedeniyle kurum tarafından, sözleşme esasları dışında herhangi bir nedenle çalışanlar tarafından, sözleşmesinin feshedilmesi veya yenilenmemesi hallerinde, iş sonu tazminatı ödenmez.

İş sonu tazminatı ödemelerinde emsal belirleme hususları ile uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütleri (4)

gidermeye Cumhurbaşkanlığı yetkilidir. ”, 7. 27/6/1989 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin, “Sözleşmeli personel istihdamı” başlıklı Ek Madde 27’ye göre; “(Ek: 2/7/2018 – KHK-703/178 md.) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet

Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi kapsamında personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarından teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere ait hizmetler 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen personel eliyle yürütülür.

Bunlara, mali ve sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdî ödemelerin bir aylık toplam net tutarı; 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 11 inci maddesi uyarınca belirlenen emsali personele mali ve sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçememek üzere Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makamca belirlenir. Bu madde kapsamında sözleşmeli olarak istihdam edilen personel, 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır. Ancak teşkilatlanmalara ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesi halinde personel 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ile ilgilendirilir ve bu şekilde ilgilendirilenler emeklilik hakları bakımından da emsali olarak belirlenen personel ile denk kabul edilir. Bu kapsamda istihdam edilecek personelde kurumsal hizmetlerin gerektirmesi halinde aranacak öğrenim ve yabancı dil bilgisi şartı ile diğer şartlar, bunların işe alınmaları, sınav ve istisnaları, sözleşme süre, usul ve esasları, görev, yetki ve yükümlülükleri, sözl eşmelerinin feshi ile istihdamlarına dair diğer hususlar Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınarak kurumlarca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”, 8. 20/01/2021 tarih ve 31370 sayılı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Personel

Yönetmeliğinin; 8.1. “Sözleşmenin sona erme halleri” başlıklı 41’inci maddesi; “ (1) Personelin sözleşmesi aşağıdaki hallerde sona erer: a) Kendi isteği ile ayrılma. b) Sözleşmenin feshi. c) Kendi isteği, yaş haddi, malullük sebeplerinden biri ile emekliye ayrılma. ç) Ölüm.” 8.2. “Kendi isteği ile ayrılma” başlıklı 42’nci maddesi; “(1) Personel Kuruma yazılı olarak müracaat etmek suretiyle görevinden çekilme isteğinde bulunabilir. (2) Çekilmek isteyen personel, çekilme isteğinin kabulüne kadar görevine devam eder. Çekilme isteği otuzuncu günün sonunda onaylanmayan personel görevden ayrılabilir.” 8.3. “İş sonu tazminatı” başlıklı 45’inci maddesi; “(1) Personele talebi halinde 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamında istihdam edilenlere ilişkin usul, esas ve şartlar çerçevesinde iş sonu tazminatı ödenir. (2) Ölüm halinde tazminat tutarı personelin kanuni mirasçılarına ödenir.” 8.4. “İş sonu tazminatı hesabı” başlıklı Geçici 1’inci maddesi; “ (1) 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı

Kararnamesinin geçici 4 üncü maddesi kapsamında, Kurumda 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 27 nci maddesine göre istihdamına devam edilenlerin Kurumda geçmiş hizmet süreleri iş sonu tazminatına hak kazanmada ve hesabında dikkate alınır.” düzenlemeleri yer almaktadır.

IV. KAMU DENETÇİSİ SADETTİN KALKAN’IN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

9. Kamu Denetçisi tarafından, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin hazırlanan Ret Karar Önerisi

Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka, Hakkaniyete ve İnsan Haklarına Uygunluk Yönünden Değerlendirme 10. Başvuran, 06.05.2019 tarihinde T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının sınavını kazanarak göreve başlaması nedeniyle Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumundaki görevinden ayrıldığını, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumuna tarafına iş sonu tazminatının ödenmesi için başvuruda bulunduğunu, ancak ilgili Kurum tarafından söz konusu tazminatın ödemesinin 13.10.2021 tarihinde gerçekleştiğini, idarece ödenen iş sonu tazminatının hesaplanmasında da 2021 yılı için geçerli olan güncel memur maaş katsayılarının kullanılması gerekirken ayrılış tarihinde geçerli olan 2019 yılına ilişkin memur maaş katsayılarının kullanılması ile de mali zararlarının katlandığını ifade ederek konunun incelenmesini talep etmiştir.

11. Başvuru konusu hakkında İdare tarafından yapılan açıklamalarda ise; mezkûr personelin Kurumda 13/08/2012 – 06/05/2019 tarihleri arası 375 sayılı KHK’nın Ek 27’nci maddesine tabi olarak uzman personel unvanı ile görev yapmış olduğu, konuyla ilgili 13/10/2021 tarihinde iş sonu tazminatı ödemesi yapıldığı, iş sonu tazminatının ödenmesine ilişkin personelin ayrıldığı tarih itibariyle Kurumun tabi olduğu yasal bir düzenleme bulunmadığı, ayrıca personelin tazminat ödenmesine ilişkin 22/09/2021 tarihine değin yazılı bir talebinin olmadığı, kurum tarafından ilgili mevzuat hükümlerinin uygulandığı savunulmuştur.

12. Mevzuat yönünden yapılan inceleme neticesinde; “Sözleşmeli Personel Çalıştırılmasına İlişkin

Esaslar” konulu Bakanlar Kurulu kararına göre; kamu kurumunda çalışılan her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında iş sonu tazminatı ödeneceği, bir yıldan artan süreler için de, tam yıl için hesaplanan miktardan o süreye isabet eden tutar kadar ödeme yapılacağı, 27/6/1989 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre 14/7/1965 tarihli ve

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi kapsamında

personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarından teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere ait hizmetler 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen personel eliyle yürütüleceği, bunların, mali ve sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdî ödemelerin bir aylık toplam net tutarı; 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek

11 inci maddesi uyarınca belirlenen emsali personele mali ve sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması

öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçememek üzere Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makamca belirleneceği, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Personel Yönetmeliğine göre; Personele talebi halinde 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamında istihdam edilenlere ilişkin usul, esas ve şartlar çerçevesinde iş sonu tazminatı ödeneceği ve 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin geçici 4 üncü maddesi kapsamında, Kurumda 375 sayılı Kanun

Hükmünde Kararnamenin ek 27 nci maddesine göre istihdamına devam edilenlerin Kurumda geçmiş hizmet süreleri iş sonu tazminatına hak kazanmada ve hesabında dikkate alınacağı şeklinde düzenlenmiştir.

13. Dosyanın incelenmesinden başvuranın Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Başkanlığı bünyesinde 13/08/2012 – 06/05/2019 tarihleri arası 375 sayılı KHK’nın Ek 27’nci maddesine tabi olarak uzman personel unvanıyla görev yaptığı, 06/03/2019 tarihinde görevinden çekilmek istediğine ilişkin dilekçe ile idareye başvuruda bulunduğu, 02/04/2019 tarihinde Olur ile istifasının idarece uygun bulunduğu, kurumdan 06/05/2019 tarihi itibariyle işten ayrılış yaptığı, 22/09/2021 tarihinde başvuran tarafından “İş

Sonu Tazminatı Talep Formu” ile idareye başvuru yapıldığı, idarece başvurana 13/10/2021 tarihinde iş sonu tazminatı ödemesinin gerçekleştirildiği tespit edilmiştir 14. 17/3/2008 tarihli ve 2008/13451 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan mülga Tarım ve

Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Personel Yönetmeliğinde sözleşmeli personelin iş sonu tazminatına ve bu tazminatın nasıl hesaplanacağına ilişkin herhangi bir düzenleme yer almadığı, öte yandan başvuranın 06/05/2019 tarihi itibariyle işten ayrılış yaptığı ancak “İş Sonu Tazminatı Talep Formu” ile idareye 22/09/2021 tarihinde başvuru yaptığı dolayısıyla Kurumuna daha önceden başvuru konusu talepte bulunmadığı hususları dikkate alındığında, bu geç ödeme nedeniyle idarenin enflasyon farkı gibi mali yükümlülük altına sokulmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olacağı değerlendirilmiştir.

15. Diğer taraftan bilindiği gibi idareler tarafından yapılan ödemeler ilgili yıla ait tutarlar üzerinden yapılmakta ancak bu ödemenin herhangi bir nedenle gecikmesi durumunda, 5018 sayılı Kamu Mali

Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile diğer yasal düzenlemelerde geçmişe dönük ödemelerde faiz ödeneceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı gerekçesiyle, aradan geçen süre zarfında enflasyon nedeniyle paranın alım gücünde meydana gelen azalmayı telafi etmek için herhangi bir ödeme yapılmamaktadır. İdareler böyle bir ek ödemeyi ancak bir mahkeme kararına istinaden yapmakta ve yapılan bu ödemede kamu zararı kapsamında ilgili memura rücu edilmek suretiyle tahsil yoluna gidilmektedir. Konunun yargıya taşınması üzerine idari yargı tarafından Danıştayın istikrar kazanmış içtihadı gerekçe gösterilerek idareye başvuru tarihi idareye başvurulması mümkün değil ise dava açma tarihinden itibaren faiz ödenmesine karar verilmekte (Danıştay 11.Dairesinin 02.04.2010 tarih ve E: 2009/5353, K: 2010/2671 sayılı kararı) ancak bu tarihler ile alacağın doğduğu tarihler arasındaki süreye ilişkin faiz talepleri reddedilmektedir. Bu sürelere ilişkin yapılan bireysel başvurular üzerine Anayasa Mahkemesi tarafından alacağın enflasyon karşısında önemli ölçüde değer kaybına uğratılarak ödenmesine yol açtığı gerekçesiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin kararlar verilmektedir. (Anayasa Mahkemesinin 2015/4812 başvuru numaralı bireysel başvuru kararı)

16. Görüleceği üzere geçmişe dönük ödemelerde ortaya çıkan hak kayıplarını giderecek bir düzenleme bulunmaması ve bunu telafi edecek başka bir hukuki araç bulunmaması nedeniyle yasal boşluğun yargı içtihatları ile faiz ödemesine hükmedilmek suretiyle doldurulduğu ancak gecikmeli ödeme nedeniyle faiz ödenip ödenmeyeceği, ödenecek ise hangi tarihten itibaren faiz hesaplanacağı ile ilgili yargı kararları arasında farklılıklar olduğu, mer’i mevzuatımız kapsamında ise idarenin ilgiliye ödeme yaparken söz konusu tazminat tutarına resen yasal faiz uygulamasına cevaz veren herhangi bir mevzuat hükmü bulunmadığı görülmektedir.

17. Elde edilen bilgiler ışığında; iş sonu tazminatının hesaplanmasında başvuranın 2021 yılı için geçerli olan güncel memur maaş katsayılarının kullanılması talebi ile ilgili olarak mevzuata göre Kurumda geçmiş hizmet sürelerinin iş sonu tazminatına hak kazanmada ve hesabında dikkate alınması gerektiği, personele talebi halinde 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamında istihdam edilenlere ilişkin usul, esas ve şartlar çerçevesinde iş sonu tazminatı ödeneceği dolayısıyla mevzuata göre her tam hizmet yılı için ayrılış tarihindeki hizmet sözleşmesinde yazılı aylık brüt ücret tutarında iş sonu tazminatı ödenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

18. Yukarıda anlatılan hususlar, başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuranın iş sonu tazminatı hakkının olduğu, başvuranın işten ayrıldığı tarih itibariyle Kurumun tabi olduğu yasal bir düzenleme bulunmadığı, mevzuata göre iş sonu tazminatı personelin talebi halinde yapılabileceği, başvuranın iş sonu tazminatı ödenmesine ilişkin ancak 22/09/2021 tarihinde yazılı talepte bulunduğu, idarece talebin 21 gün sonra karşılanmak suretiyle 13/10/2021 tarihinde iş sonu tazminatı ödemesinin gerçekleştirildiği anlaşıldığından, başvuranın iş sonu tazminatının hesaplanmasında ödeme tarihi itibariyle 2021 yılı için geçerli olan güncel

memur maaş katsayılarının kullanılması talebi hakkında idarece talebin reddi yönünde tesis edilen işlemde hukuka ve hakkaniyete aykırılık tespit edilememiştir.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme 19. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Söz konusu ilkeler yönünden yapılan değerlendirmeler neticesinde; başvurunun inceleme ve araştırması kapsamında Kurumumuzca istenilen bilgi ve belgelerin idare tarafından süresi içerisinde ve gerekçeli olarak Kurumumuza gönderildiği, böylece

“kararların gerekçeli olması ve makul sürede karar verme” ilkelerine uygun davranıldığı; idarenin, başvurucuya verdiği cevapta hangi sürede hangi mercilere başvurabileceğini de göstermediği, bu nedenle

“karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı anlaşılmış olup; idarenin bahse konu ilkeye uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

20. 6328 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, bu Ret Kararının başvurana tebliğ tarihinden itibaren, ilgili idarenin işlemine karşı (varsa) dava açma süresinden kalan süre kaldığı yerden işlemeye devam edecek olup; Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle BAŞVURUNUN REDDİNE, Kararın başvurana ve TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU

BAŞKANLIĞINA tebliğine

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi