|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının iş yerinde kayıt dışı çalıştırıldığı iddiasıyla Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından tahakkuk ettirilen prim borcunun iptali üzerinedir. Davacı, babası olan dahili davalının işçi olarak yanında çalışmadığını ve Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu savunarak, tahakkuk ettirilen 75,08 TL borcun iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, yapılan yargılama ve toplanan deliller ışığında, davalı ile davacının arasında iş ilişkisi olduğuna dair yeterli delil bulunmadığını belirterek davanın kabulüne karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davalı SGK Başkanlığı’nın istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, davacı ile dahili davalı arasında baba-oğul ilişkisi bulunduğunu, ancak aralarında hizmet akdi ilişkisi olduğunu gösterir somut bir delil olmadığını vurgulamıştır. Bu nedenle, İlk Derece Mahkemesi’nin kararında isabetsizlik bulunmadığına karar verilmiştir. Sonuç olarak, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını onayarak, SGK’nın tahakkuk ettirdiği prim borcunun iptaline yönelik kararın hukuka uygun olduğunu tespit etmiştir. Bu durum, işçi-işveren ilişkilerinin belirlenmesinde somut delillerin önemini ortaya koymaktadır. |
10. Hukuk Dairesi 2024/11430 E. , 2024/13111 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/909 E., 2024/1116 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edremit İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/719 E., 2023/63 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, …’ı iş yerinde kayıt dışı çalıştırdığı gerekçesiyle Kurumca resen prim borcu tahakkuk ettirildiğini, Kurum işleminin yerinde olmadığını, …’ın babası olduğunu ve işçi olarak yanında çalışmadığını ileri sürerek, aksi yöndeki Kurum işleminin ve 1 günlük prime esas kazanç üzerinden resen tahakkuk ettirilen 75,08 TL’nin iptaline karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı SGK Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinde yasal mevzuata aykırı bir yön bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
2.Dahili davalı … 23.02.2022 tarihli beyan dilekçesinde; davacının oğlu olduğunu, 03.10.2019 tarihli tutanak tarihinde araç kullanacak durumda olmadığı için oğluna ait … plakalı aracı kendisinin kullandığını, esasen kendisine ait … plakalı araç ile şehir içi ve şehirler arası yük ve eşya taşımacılığı işinden dolayı gerçek usulde gelir vergisi mükellefiyet kaydının bulunduğunu, Kurumdan yaşlılık aylığı aldığını, davacı nezdinde şoför olarak çalışmadığı gibi ücretde almadığını açıklamıştır.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum kayıtları, celp ve ibraz olunan bilgi ve belgeler, Bursa 1. İdare Mahkemesinin 31.03.2021 tarih ve 2020/1010-2021/368 E.K. sayılı kararı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dahili davalı olarak eklenen kişinin davacı nezdinde fiili çalışması olduğuna dair bir delilin bulunmadığı, söz konusu aracın davacının babası tarafından kullanılmasının hayatın olağan akışında karşılaşılabilecek bir durum olduğu, tek bir vakıa ile şahıslar arasında iş ilişkisi bulunduğundan bahisle prim tahakkuku işlemi tesis edilmesinin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 10.09.2020 tarih ve 86507589-202.01.01-E.10764400 numaralı fark prim borcu yazısı ile 31,38 TL prim ve 43,70 TL damga vergisi olmak üzere toplam 75,08 TL borç tahakkuk işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; Çanakkale İl Emniyet Müdürlüğünün yazısına istinaden kayıtdışı çalışmanın tespiti sebebiyle yapılan Kurum işleminin yerinde olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda; davacı ile dahili davalı … arasında baba-oğul ilişkisi bulunduğu, Balıkesir 1. İdare Mahkemesinin 2020/1010 E.-2021/368 K. sayılı kararı ile davacı hakkında bu olay nedeniyle tahakkuk ettirilen 15.603,00 TL idari para cezasının iptaline karar verildiği, davacı ile dahili davalı oğlunun beyanlarının aksinin bir başka deyişle aralarında hizmet akdi ilişkisi bulunduğunu ve dahili davalının, davacı babası nezdinde sigortalı sayılmasını gerektirir nitelikte çalıştığını gösterir somut, yeterli ve inandırıcı herhangi bir delil bulunmadığı, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; Kurum işleminin iptali ile dahili davalı …’ın davacının işçisi olmadığının tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.