|
ÖZET: Uyuşmazlık, davacının 03.07.2016 ile 21.11.2016 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığını tespit etme talebine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi, davacının kamu işyeri olan davalı belediyede çalıştığını, tanık beyanları ve banka kayıtlarıyla destekleyerek kabul etmiştir. Davalı vekili, eksik inceleme yapıldığını ve belirsiz tanık beyanlarına itibar edildiğini savunarak kararı istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davacının çalıştığı dönemdeki ücret ödemelerinin banka kayıtlarıyla kanıtlandığını ve tanık beyanlarının davacının iddialarını desteklediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararını onamıştır. Temyiz aşamasında, davalı vekili, belirsiz tanık beyanlarına dayanarak hüküm kurulduğunu öne sürmüş, ancak mahkeme, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirmediğine hükmetmiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesi uyarınca onanmış ve temyiz eden tarafın giderleri kendisine yükletilmiştir. Bu durum, davacının çalışma süresinin tespitine yönelik taleplerinin hukuken geçerli olduğunu göstermektedir. |
10. Hukuk Dairesi 2023/14445 E. , 2024/2548 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/23 E., 2023/1541 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Baykan Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2018/714 E., 2021/783 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer’i müdahil vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer’i müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 03.07.2016 ile 21.11.2016 tarihleri arasında davalı … nezdinde geçen çalışmasının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; belediye başkanlığının kayıtlarında davacının dilekçesinde belirttiği tarihlerde çalıştığına ilişkin herhangi bir bilgi belge bulunmadığını, davacının iddiasının gerçeği yansıtmadığını, belediyenin asıl işveren konumunda olduğunu, dolaysıyla husumetin davacının bünyesinde çalıştığı şirketlere de yöneltilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı belediyenin kamu işyeri olması ve yürüttüğü faaliyetlerin süreklilik arz etmesi, davacının da hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davalı işyeri bünyesinde süreklilik arz eden işlerde çalışması, tanık beyanları ve banka kayıtlarından davalı yanca hizmet alımı sözleşmelerinin yürürlükte bulunmadığı ve davacının sigortasız olarak çalıştırıldığı dönemlere ilişkin olarak davacıya ödemeler yapılmış olması nedeniyle, ödemeler yapılan dönemler itibariyle davacının davalı … bünyesindeki çalışmasının gerçek, fiili ve devamlı olduğu kanaatine ulaşıldığı gerekçesi ile “davanın kabulü ile, 03.07.2016 ile 21.11.2016 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının ve çalıştığı sürenin sigorta kapsamında kaldığının tespitine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı … vekili; hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirmesi nedeni ile titizlikle araştırılması gerektiğini, eksik araştırma ile kurulan hükmün hatalı olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.
Fer’i müdahil … Başkanlığı vekili; eksik inceleme ve araştırma neticesinde hüküm kurulduğunu, eldeki davada hak düşürücü sürenin gerçekleştiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri belediye olup bir kamu kuruluşu niteliğinde olması sebebiyle söz konusu işyerinde geçen çalışmaların resmî kayıtlara dayanması ve ücretlerin yazılı belge ile ödenmesi esas olmakla birlikte, banka kayıtlarında davacının talep ettiği dönemde davalı Belediyeden ücret ödemesinin olduğu ve tanıkların davacının iddialarını destekler mahiyette beyanda bulunduğu, kamu işyerlerinde kesintisiz çalışmanın asıl olduğu göz önüne alındığında ve tüm bu deliller bir arada değerlendirildiğinde davacının 03.07.2016 ile 21.11.2016 tarihleri arasında davalı … nezdinde çalıştığının kabulüne ilişkin İlk Derece Mahkemesinin kararı yerinde bulunduğu gerekçesi ile davalı vekili ve feri müdahil vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili; yazılı delil niteliğindeki bilgi ve belgelere itibar etmek gerekirken belirsiz tanık beyanlarına itibar edilerek davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu, tanıkların, yalnızca davacının davalı kurum nezdinde belirsiz bir süre çalıştığına ilişkin bir bilgi sahibi olduklarını ifade ettikleri, davacının tam olarak hangi birimde ne iş yaptığına dair kesin bir bilgi sahibi olmadıklarını belirterek temyiz etmiştir.
Fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekili; dinlenen tanıkların beyanlarının belirsizlik içerdiğini, ücret bordrosu, puantaj cetveli ya da çalışmayı ispat edecek herhangi bir belge bulunmadığını belirterek temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının davalı … nezdinde 03.07.2016 ile 21.11.2016 tarihleri arasında geçen çalışmasının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesidir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.