ÖZET: Başvuran, Teftiş Kurulu Başkanı olarak görev yaptığı dönemde 667 ve 672 sayılı KHK’lar çerçevesinde kamu görevinden çıkarıldığını, OHAL İnceleme Komisyonu tarafından 10.09.2020 tarihinde göreve iade edildiğini ve 22.10.2020 tarihinde yeniden göreve başladığını belirtmiştir. İade sonrası, 13.01.2021 tarihinde kendisine ödenen maaşın 2020 yılı geliri olarak değerlendirildiğini ve %35 oranında gelir vergisi kesintisine tabi tutulduğunu ifade etmiştir. Ayrıca, geçmiş dönem maaş ödemelerinde asgari geçim indiriminin uygulanmadığını belirterek, vergi kesintisinin düzeltilmesi ve asgari geçim indirimi ile aradaki farkın faiziyle ödenmesini talep etmiştir.

Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürlüğü, başvuranın halen kurumda “Genel Müdür Danışmanı” olarak görev yaptığını ve geçmiş dönem ödemelerinin vergi matrahının yıllara göre ayrı ayrı dikkate alınması gerektiği konusunda tereddüt yaşandığını bildirmiştir. İdare, İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’ndan alınan görüş doğrultusunda, geçmiş yıllar için yapılan ödemelerin tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı dönemin ücreti olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu doğrultuda, asgari geçim indiriminin yalnızca ödemenin yapıldığı dönemdeki tahakkuk eden vergiden mahsup edilerek uygulandığı ifade edilmiştir.

Kamu Denetçiliği Kurumu, başvuranın taleplerini değerlendirerek, yapılan ödemelerin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait gelir vergisi dilimleri esas alınarak yeniden hesaplanması gerektiğine karar vermiştir. Ayrıca, önceki vergilendirmeden fazla tahsil edilen tutarların ve varsa asgari geçim indirimlerinin başvurana iade edilmesi yönünde Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürlüğü’ne tavsiyede bulunulmuştur.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

SAYI : 2021/12325-S.21.19789

BAŞVURU NO : 2021/6280

KARAR TARİHİ : 24/08/2021

TAVSİYE KARARI

BAŞVURUYA KONU İDARE : TÜRKİYE DENİZCİLİK İŞLETMELERİ ANONİM ŞİRKETİ

GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

İşe iade sonrası ödenen mali haklardan kümülatif vergi kesintisi

BAŞVURUNUN KONUSU :

yapılması.

BAŞVURU TARİHİ : 18/03/2021

I. BAŞVURANIN İDDİA VE TALEPLERİ

1. Başvuran, Teftiş Kurulu Başkanı olarak görev yapmakta iken 667 sayılı KHK ve 672 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden çıkarıldığını, OHAL İnceleme Komisyonu tarafından verilen 10.09.2020 tarih ve sayılı karar ile kamu görevine iade edildiğini 22.10.2020 tarihinde yeniden göreve başladığını, geçen süreye ilişkin yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının tarafına 13.01.2021 tarihinde ödendiğini, ancak bu ödemelerin tamamı 2020 yılı geliri telakki edilerek %35 oranında Gelir

Vergisi kesintisine tabi tutulduğunu geçmiş dönemlere ilişkin maaş ödemelerinde Asgari Geçim İndirimi uygulanmadığını belirterek vergi kesintisinin düzeltilerek ve asgari geçim indirimi uygulanarak aradaki farkın faizi ile ödenmesini talep etmektedir.

II. İDARELERİN BAŞVURUYA İLİŞKİN AÇIKLAMALARI

2. Kurumumuz tarafından bilgi-belge isteme yazısına istinaden Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş.

Genel Müdürlüğünden alınan cevabi yazıda;

2.1. Başvuran halen Kuruluşumuzda “Genel Müdür Danışmanı” olarak görev yaptığı, 2.2. Başvuran ihraç edildiği 28.07.2016 tarihi öncesi Teftiş Kurulu Başkanlığında Teftiş Kurulu Başkanı olarak görev yaptığı, 2.3. Başvuranın 28.07.2016 tarih ve 92 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile 28.07.2016 tarihinde kamu görevinden çıkartıldığı, 01.09.2016 tarihli 672 sayılı KHK eki listede isminin yer aldığı, /

2.4. T.C. Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun 10.09.2020 tarih, 2020/11196 No’lu kararı ve bu karara istinaden Yönetim Kurulunun 16.10.2020 tarih ve 703/74 sayılı kararı ile görevine iade edildiği,

22.10.2020 tarihinde fiili olarak görevine başladığı,

2.5. Başkanlıkça boşta geçen sürelere Gelir Vergisi Matrahının yıllara göre ayrı ayrı olarak mı dikkate alınması gerektiği, ya da ödemeye ilişkin tahakkukun yapıldığı yıla ilişkin vergi matrahının dikkate alınacağı hususunda tereddüt hasıl olduğu, 23.10.2020 tarih ve 44768 sayılı yazı ile T.C. Hazine ve Maliye

Bakanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları Gelir ve Kurumlar Vergileri Grup

Müdürlüğünden konu ile ilgili görüş istendiği, 2.6. İlgili Müdürlüğün 10.11.2020 tarih ve sayılı görüş yazısı, İhraç edilerek görevi sonlandırılan ve sonrasında görevlerine başlayan personellere geçmiş yıllar için yapılacak ödemenin. tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı dönemin ücreti sayılması ve Gelir Vergisi Kanunun 61. 63. 94 ve 103. maddelerine göre gelir vergisine tabi tutulması gerektiği, diğer taraftan bu ödemenin yapıldığı ayı izleyen aylarda

Ödenen ücretler üzerinden tevkif edilecek vergilerin hesabında bu ödemenin yapıldığı dönem dahil kümülatif vergi matrahının dikkate alınması gerektiği şeklinde olduğu, bu görüş doğrultusunda işlem yapıldığı, 2.7. Yapılan Toplu ödemede geçmiş yıllar için yapılan ödemenin, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı dönemin ücreti sayılması gereği, Asgari Geçim İndiriminin de sadece ödemenin yapıldığı dönemdeki tahakkuk eden vergiden mahsup edilerek uygulanması nedeniyle ödemenin yapıldığı ay İçin Asgari Geçim

İndirimi ödendiği, geriye dönük yapılan ödemeler için Asgari Geçim İndirimi ödemesi yapılmadığı, belirtilmiştir.

III. İLGİLİ MEVZUAT

3. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının,

3.1. “Dilekçe, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkı” başlıklı 74 üncü maddesinde;

“Vatandaşlar… kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikâyetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye

Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir… Herkes, bilgi edinme ve kamu denetçisine başvurma hakkına sahiptir.”,

3.2. “Yargı yolu” başlıklı 125 inci maddesinde;

“…İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.”,

3.3. “Kamu hizmeti görevlileriyle ilgili hükümler: Genel ilkeler” başlıklı 128 nci maddesinde;

“…Memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işleri kanunla düzenlenir. Ancak, malî ve sosyal haklara ilişkin toplu sözleşme hükümleri saklıdır…”,

4. 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun, “Kurumun görevi” başlıklı 5 inci maddesinde;

“Kurum, idarenin işleyişi ile ilgili şikâyet üzerine, idarenin her türlü eylem ve işlemleri ile tutum ve davranışlarını; insan haklarına dayalı adalet anlayışı içinde, hukuka ve hakkaniyete uygunluk yönlerinden incelemek, araştırmak ve idareye önerilerde bulunmakla görevlidir”,

5. 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun, “Aylığın Ödeme Zamanı ve Esasları” başlıklı 164 üncü maddesi;

“Aylıklarını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu ve 2914 sayılı Yükseköğretim

Personel Kanunu hükümlerine göre almakta bulunan Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri (sözleşmeli statüdeki personel dahil) ile kamu ve özel kesimde iş kanunlarına göre istihdam edilen işçilere çeşitli adlar altında yapılan nakdi ve ayni nitelikteki tüm ödemelerin hesaplanma kolaylığını ve basitliğini sağlamak amacıyla, bordro düzenlemesine, tahakkuk ve ödeme işlem ve sürelerine ilişkin esas ve usulleri tesbit etmeye, aydan daha kısa ya da daha uzun sürelerde yapılan ödemelerin aylık dönemler itibariyle tahakkuk ettirilmesi ve ödenmesine karar vermeye Maliye ve Gümrük Bakanlığı yetkilidir.

Üçüncü fıkra kapsamına giren personelin her türlü özlük haklarının ve tahakkuk işlemlerinin belli merkezlerden yapılabilmesi ve ödemelerin bankacılık sistemi aracılığı ile gerçekleştirilmesi için gerekli düzenlemeleri yapmaya ve gerekli tedbirleri almaya Maliye Bakanlığı yetkilidir.”,

6. 08/03/2018 tarihli ve 30354 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan ve 7075 sayılı

“Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun” ile kabul edilen 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri

İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin;

6.1. “Komisyonun oluşumu” başlıklı 1’inci maddesinde;

“ (1) Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/7/2016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük

Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik

Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.”,

6.2. “Komisyonun görevleri” başlıklı 2 nci maddesinde;

“Komisyon, olağanüstü hal kapsamında doğrudan kanun hükmünde kararnameler ile tesis edilen aşağıdaki işlemler hakkındaki başvuruları değerlendirip karar verir.

a) Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarma ya da ilişiğin kesilmesi,

b) Öğrencilikle ilişiğin kesilmesi c) Dernekler, vakıflar, sendika, federasyon ve konfederasyonlar, özel sağlık kuruluşları, özel öğretim kurumları, vakıf yükseköğretim kurumları, özel radyo ve televizyon kuruluşları, gazete ve dergiler, haber ajansları, yayınevleri ve dağıtım kanallarının kapatılması. …” ,

6.3. “Kararların uygulanması” başlıklı 10 uncu maddesinde;

“Kamu görevinden, meslekten veya görev yapılan teşkilattan çıkarılan ya da ilişiği kesilenlere ilişkin başvurunun kabulü hâlinde karar, kadro veya pozisyonunun bulunduğu kuruma, yükseköğretim kurumlarında kamu görevinden çıkarılan öğretim elemanları için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilir. Kamu görevine iade edilmesine karar verilenlerin eski kadro veya pozisyonuna atanması esastır.

Ancak müdür yardımcısı veya daha üstü ile bunlara eşdeğer yöneticilik görevinde bulunmakta iken kamu görevinden çıkarılmış olanların atamalarında, söz konusu yöneticilik görevlerinden önce bulundukları kadro ve pozisyon unvanları dikkate alınır. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına bildirilenlerin atama teklifleri; Ankara, İstanbul, İzmir illeri dışında ve 2006 yılından sonra kurulan yükseköğretim kurumlarına öncelik verilmek kaydıyla, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından kamu görevinden çıkarıldığı yükseköğretim kurumu haricinde tespit edilecek yükseköğretim kurumlarından birine önceki kadro unvanlarına uygun olarak on beş gün içinde yapılır. Kurumlar, bildirim veya atama teklif tarihini takip eden otuz gün içerisinde atama işlemlerini tamamlar. Bu kapsamda yer alan personele ilişkin kadro ve pozisyonlar, ilgililere ilişkin atama onaylarının alındığı tarih itibarıyla diğer kanunlardaki hükümlere bakılmaksızın ve başka bir işleme gerek kalmaksızın ilgili mevzuatı uyarınca ihdas, tahsis ve vize edilmiş sayılır. Söz konusu kadro ve pozisyonlar, herhangi bir şekilde boşalmaları hâlinde başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Atama emri, ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgililere tebliğ edilir. Tebliğ tarihini takip eden on gün içerisinde göreve başlamayanların bu maddeden doğan atanma hakkı ile mali hakları düşer. Kamu kurum ve kuruluşları atama ve göreve başlatma işlemlerinin sonucunu, işlemlerin tamamlanmasını takip eden on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirirler. İlgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümleri, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılır. Bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakları ödenir. Bu kişiler, kamu görevinden çıkarılmalarından dolayı herhangi bir tazminat talebinde bulunamaz.

Kapatılan kurum ve kuruluşlara ilişkin başvurunun kabulü halinde ilgili kanun hükmünde kararname hükümleri, söz konusu kurum ve kuruluş bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte söz konusu kanun hükmünde kararnamenin yayımı tarihinden geçerli olmak üzere ortadan kalkmış sayılır. Buna ilişkin işlemler ilgisine göre İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı veya Vakıflar Genel

Müdürlüğü tarafından yerine getirilir.

Komisyonun karara bağladığı dosyaya ilişkin olarak Komisyonda bulunan tüm evrak, birinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgilinin son görev yaptığı kurum veya kuruluşa, ikinci fıkra kapsamına giren dosyalarda ilgili kurum veya kuruluşa, diğer dosyalarda ise ek 1 inci maddeye göre husumetin yöneltileceği kurum veya kuruluşa devredilir.”,

7. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun;

7.1. “Mevzuu” başlıklı 1 nci maddesinde;

“Gerçek kişilerin gelirleri gelir vergisine tabidir. Gelir bir gerçek kişinin bir takvim yılı içinde elde ettiği kazanç ve iratların safi tutarıdır.”,

7.2. “Ücretin Tarifi” başlıklı 61 nci maddesinde;

“Ücret, işverene tabi belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez.”,

7.3. “Vergi Tevkifatı” başlıklı 94 üncü maddesinde;

“Kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, Vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya zırai işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler aşağıdaki bentlerde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecburdurlar.

1.Hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci Maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç), 103 ve 104 üncü maddelere göre….vergi tevkifatı yapılır…”,

7.4. “Vergi Tevkifatında Uyulacak Esaslar” başlıklı 96 ncı maddesinde;

“Vergi tevkifatı, 94 üncü Madde kapsamına giren nakten veya hesaben yapılan ödemelere uygulanır. Bu

Maddede geçen hesaben ödeme deyimi, vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade eder.”,

8. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun;

8.1. “Düzeltme talebi” başlıklı 122 nci maddesinde;

“Mükellefler, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler…”,

8.2. “Şikayet yolu ile müracaat” başlıklı 124 üncü maddesinde;

“Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler…”,

9. 166 Seri No.1u Gelir Vergisi Genel Tebliğinin; “Toplu İş Sözleşmeleri İle Eskiye Yönelik Olarak

Ödenen Ücret Farklarının Vergilendirilmesi” başlıklı 6 ncı maddesinde;

“Bilindiği gibi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde ücretin tanımı yapılmış, 94 üncü maddesinde ise yaptıkları ödemelerden vergi tevkifatı yapmak zorunda olan vergi sorumluları belirtilmiştir. Aynı Kanunun 98 inci maddesinde de, “94 üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmağa mecbur olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın 20’nci günü akşamına kadar bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye

/

mecburdurlar.” denilmiştir. Kanunun 96 ncı maddesinde ise, vergi tevkifatının nakden veya hesaben yapılan ödemelere uygulanacağı, hesaben ödeme deyiminin de vergi tevkifatına tabi kazanç ve iratları ödeyenleri istihkak sahiplerine karşı borçlu durumda gösteren her türlü kayıt ve işlemleri ifade edeceği belirtilmiştir.

Buna göre, toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uzaması ve sözleşmenin sonraki takvim yılında imzalanması veya sözleşme aynı yılda imzalamakla beraber sözleşmeden doğan farkların müteakip takvim yılında tahakkuk ettirilerek ödenmesi halinde, toplu sözleşmeden doğan farklar, tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı yılın ücreti olarak kabul edilmek suretiyle vergilendirilecektir.”,

hükümlerine amirdir.

IV. KAMU DENETÇİSİ ARİF DÜLGER’İN KAMU BAŞDENETÇİSİ’NE ÖNERİSİ

10. Başvuranın iddiaları, idarenin konu ile ilgili açıklamaları, ilgili mevzuat ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; başvuru konusuna ilişkin “Tavsiye Karar Önerisi” Kamu Başdenetçisi’ne sunulmuştur.

V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE

A. Hukuka ve Hakkaniyete Uygunluk Yönünden Değerlendirme

11. 1 no.lu paragrafta ayrıntılı açıklandığı üzere başvuran, Teftiş Kurulu Başkanı olarak görev yapmakta iken 667 sayılı KHK ve 672 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden çıkarıldığını, OHAL

İnceleme Komisyonu tarafından kamu görevine iade edildiğini 22.10.2020 tarihinde yeniden göreve başladığını, geçen süreye ilişkin yoksun kaldığı maaş ve diğer özlük haklarının tarafına 13.01.2021 tarihinde ödendiğini, ancak bu ödemelerin tamamı 2020 yılı geliri telakki edilerek %35 oranında Gelir

Vergisi kesintisine tabi tutulduğunu geçmiş dönemlere ilişkin maaş ödemelerinde Asgari Geçim İndirimi uygulanmadığını belirterek vergi kesintisinin düzeltilerek ve asgari geçim indirimi uygulanarak aradaki farkın faizi ile ödenmesini talep etmektedir.

12. İdarenin ödeme yapmadan önce İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Gelir Kanunları Gelir ve

Kurumlar Vergileri Grup Müdürlüğünden konu ile ilgili görüş istediği, 10.11.2020 tarih ve sayılı görüş yazısında, ihraç edilerek görevi sonlandırılan ve sonrasında görevlerine başlayan personellere geçmiş yıllar için yapılacak ödemenin tahakkuk ve ödemesinin yapıldığı dönemin ücreti sayılması ve Gelir Vergisi Kanunun 61. 63. 94 ve 103. maddelerine göre gelir vergisine tabi tutulması gerektiği, diğer taraftan bu ödemenin yapıldığı ayı izleyen aylarda Ödenen ücretler üzerinden tevkif edilecek vergilerin hesabında bu ödemenin yapıldığı dönem dahil kümülatif vergi matrahının dikkate alınması gerektiği belirtildiği anlaşılmıştır.

13. İdarenin söz konusu görüş yazısını dikkate alarak başvurana Kanunların izin verdiği tüm mali ve sosyal hakların ödendiği, vergisel açıdan da kümülatif işlem yapılarak ödenen dönemde kesinti yapıldığı anlaşılmıştır.

14. 15 Temmuz 2016 tarihinde başlatılan hain darbe girişimi nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarında çeşitli kadrolarda görev yapmakta iken FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı / iltisakı bulunduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılan ancak sonrasında yapılan incelemeler neticesinde terör örgütlerine veya Milli

Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum

/

veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisak veya bunlarla irtibatı olmadığı tespit edilenler çeşitli kanun hükmünde kararnameler ile yine doğrudan başka bir idari işlem tesis edilmesine gerek olmadan kamu görevine iade edilmişlerdir.

15. Söz konusu Kanun Hükmünde Kararnamelerin “İade hükümleri” başlıklı maddelerinde; daha önce çeşitli OHAL kararnameleri ile kamu görevinden çıkarılan ilgililerin kamu görevine iadeleri hususundaki usul belirtilerek; iade olan kamu görevlileri hakkında anılan OHAL kararnamelerinin tüm hüküm ve sonuçlarının yayım tarihinden itibaren ortadan kalkmış sayılacağı, ilgililerin kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

16. Diğer yandan, 23/1/2017 tarihli ve 29957 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararnamenin “Komisyonun Oluşumu” başlıklı 1 inci maddesinde; “Anayasanın 120 nci maddesi kapsamında ilan edilen ve 21/712016 tarihli ve 1116 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla onaylanan olağanüstü hal kapsamında, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti, aidiyeti, iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle başka bir idari işlem tesis edilmeksizin doğrudan kanun hükmünde kararname hükümleri ile tesis edilen işlemlere ilişkin başvuruları değerlendirmek ve karara bağlamak üzere Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur” hükmü ile Olağanüstü

Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kurulmuştur.

17. Ancak 685 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun

Hükmünde Kararnamede ilgililerin göreve iadesi durumunda kamu görevinden çıkarıldıkları tarihten göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal haklarının ödenmesine ilişkin hüküm bulunmaması nedeniyle OHAL Komisyonuna yapılan başvurunun kabulü sonucu kamu görevine iade usulü ile anılan Komisyon kurulmadan önce olağanüstü hal kanun hükmünde kararnameleri ile yapılan iade usulü farklılığını gidermek amacıyla 25/7/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7145 sayılı Bazı

Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 7075 sayılı

Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 10 uncu maddesinde yapılan değişiklik ile ilgililerin kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin kanun hükmünde kararname hükümlerinin, bu fıkrada belirtilen kişiler bakımından tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı bu kapsamda göreve başlayanlara, kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

18. Hukuk devletinin gereklerinden biri de idarenin hukukla bağlı olması ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerinden dolayı kişilere verdiği zararların tazmini olup, Anayasanın 125 inci maddesinde de İdarenin, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır.

19. Alınan tedbirler nedeniyle idarî işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanların mağduriyetlerini gidermek amacıyla da ilgililerin kamu görevine dönmesini öngören OHAL KHK’larıyla düzenleme yapılarak, görevine iade edilmesine karar verilenler açısından çıkarılmaya ilişkin Kanun

Hükmünde Kararname hükümlerinin tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan kalkmış sayılacağı, bu kapsamda göreve başlayanlara kamu görevinden çıkarılma tarihlerini takip eden aybaşından göreve başladıkları tarihe kadar geçen süreye tekabül eden mali ve sosyal hakların ödeneceği hüküm altına alınmıştır.

20. Kurumumuza benzer nitelikte “Vergi kesintilerinin iadesi talebi” ile ilgili 2019/17171 numaralı başvuru hakkında 27/03/2020 tarihinde; 2019/21902 numaralı başvuru hakkında 14/05/2020 tarihinde; “Bölge tazminatı ödenmesi talebi” ile ilgili 2019/18199 numaralı başvuru hakkında 03/01/2020 tarihinde; “Başvuranın kamu görevinden çıkarıldığı döneme ait mali ve sosyal haklarının ödenmesi talebi” ile ilgili 2019/12302 numaralı başvuru hakkında 19/12/2019 tarihinde; “Promosyon ödeme talebi” ile ilgili 2019/13756 numaralı başvuru hakkında 07/01/2020 tarihinde Tavsiye Kararları verilmiştir.

21. Tüm bu açıklamalar, mevzuat hükümleri ve yargı kararları birlikte değerlendirildiğinde; idarenin tesis etmiş olduğu idari işlem nedeniyle kendi iradesi dışında görevinden çıkarılan ancak daha sonra görevine iade edilen başvurana, göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, bu şekilde vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın ve varsa asgari geçim indirimlerinin iade edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

B. İyi Yönetim İlkeleri Yönünden Değerlendirme

22. İyi yönetim ilkelerine, 28/03/2013 tarihli ve 28601 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Kamu

Denetçiliği Kurumu Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin “İyi yönetim ilkeleri” başlıklı 6 ncı maddesinde yer verilmiştir. Bu ilkelere göre yapılan değerlendirmede, başvurana idarece verilen cevabi yazıda hangi sürede hangi mercilere başvurabileceği bilgisinin verilmediği görülmüş olup, ilgili İdarenin “Karara karşı başvuru yollarının gösterilmesi” ilkesine uymadığı tespit edilmiştir. İdarenin bundan sonra bahse konu ilkelere uygun davranması önerilmektedir.

VI. HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNE İLİŞKİN AÇIKLAMA

23. 14/06/2012 tarih ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 17’nci maddesinin sekizinci fıkrasına göre Kamu Denetçiliği Kurumuna, dava açma süresi içinde yapılan başvuru, işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurmakta olup, anılan Kanunun “Dava açma süresinin yeniden işlemeye başlaması” başlıklı 21’inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, ilgili idarece tavsiye kararı üzerine 30 gün içerisinde herhangi bir işlem tesis edilmez veya eylemde bulunulmaz ise (varsa) dava açma süresinden kalan süre işlemeye devam edecek olup, İstanbul Vergi Mahkemesi’nde yargı yolu açıktır.

VII. KARAR

Açıklanan nedenlerle BAŞVURUNUN KABULÜNE,

Başvurana göreve döndükten sonra yapılan ödemenin her bir vergilendirme döneminde ilgili dönemlere ait

Gelir Vergisi dilimleri esas alınmak suretiyle tekrar hesaplanması, bu hesaba göre vergilendirilmesi, bu şekilde vergilendirme yapıldıktan sonra önceki vergilendirmeden dolayı fazladan tahsil edilen tutar oluşması durumunda bu tutarın ve varsa asgari geçim indirimlerinin başvurana iade edilmesi yönünde yeni bir işlem tesisi için TÜRKİYE DENİZCİLİK İŞLETMELERİ A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE

TAVSİYEDE BULUNULMASINA,

Kararın, BAŞVURANA ve TÜRKİYE DENİZCİLİK İŞLETMELERİ A.Ş. GENEL

MÜDÜRLÜĞÜ’NE tebliğine,

6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 20 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, idare

tarafından bu karar üzerine tesis edilecek işlemin otuz gün içinde Kurumumuza bildirilmesinin zorunlu olduğuna,

Türkiye Cumhuriyeti Kamu Başdenetçisince karar verildi.

Şeref MALKOÇ

Kamu Başdenetçisi

/